banner374

İlk ve ortaöğretim sistemini 4+4+4 olarak kademelendiren 6287 sayılı yasanın uygulanmasının üzerinden iki eğitim-öğretim yılı geçmiş bulunuyor. İki yıl, yasa uygulamalarının değerlendirilmesi açısından yeterli bir süre.
 
Başta üniversiteler ve akademik çevre olmak üzere, eğitimle ilgili sivil toplum kuruluşları, eğitim konusunda kafa yoran uzmanlar ve eğitim sendikaları, 4+4+4 modelinin sonuçlarını enine-boyuna değerlendiriyor.
 
Bu yazımızda, yasanın çeşitli yönlerini değerlendiren dört araştırmanın sonuçlarını ve modelin iyileştirilmesine yönelik önerileri irdeleyeceğiz. Bu irdelemeyi yaparken, ortak bulguları, ortak sorunları ve ortak çözüm önerilerini ön plana çıkarmayı amaçlayacağız.
 
4+4+4 eğitim modelinin getirdiği yeniliklerden biri olan, 60-66 aylık çocukların ilkokula başlamasıyla ilgili yapılan ilk bilimsel araştırma; Ankara Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyelerinden Prof. Dr. Emine Gül  Kapçı ve arkadaşları tarafından, “İlkokul Birinci Sınıfa Farklı Yaşlarda Başlayan Çocukların Ruhsal ve Sosyal Gelişim ile Akademik Benlik Algıları Açısından Karşılaştırılması” başlığıyla yapılan araştırmadır(Kapçı ve diğerleri, 2014).
 
Araştırmada, 2012-2013 eğitim-öğretim yılında, 5 ve 6 yaşında ilkokula başlayan çocuklar, çeşitli duygusal, sosyal, davranışsal ve okul sorunları açısından karşılaştırıldı. Araştırma sonuçlarına göre; 5 yaşındaki çocukların 6 yaşındaki çocuklara göre sorun yaşadıkları alanlardan bazıları şöyle;
“Ev ödevlerini yapamama, matematiği  kavrayamama, harf-kelimeleri doğru yazamama, okuma güçlükleri, dikkat dağınıklığı, sınıfta yerinde oturamama, düşünmeden hareket etme, kontrolünün zor olması, yetişkinlerin isteklerine karşı gelme, sırasını bekleyememe, diğer çocukları rahatsız etme, arkadaşları tarafından istenmeme, oyunlara alınmama, söylenenleri yapamama, baş ağrıları, unutkanlık, kolayca sinirlenme, yorgunluk, diğer çocukların canını acıtmaya çalışma, huzursuzluk, öğrendiklerini hemen unutma, ürkeklik, korkma, herşeye ağlayarak tepki verme, ruh halinin hemen değişmesi, diğer çocukları işlerine ve oyunlarına müdahale etme gibi.” (Kapçı ve diğerleri, 2014).
 
Olumlu özellikler açısından ise 6 yaşındaki çocukların, 5 yaşındaki çocuklara göre daha fazla özellik sergilediği görüldü. Bu olumlu özellikler şöyle;
“Paylaşma ve sırasını bekleme, akranlarına yardım etme, diğer çocuklar için güzel şeyler yapma, hem kız hem erkek arkadaşları tarafından sevilme, yeni görevler almaya istekli olma, sınıf içinde yeni fikirler ortaya koyma, anlamadığında sorma, sınıfta uygun biçimde konuşma, sınıfta sessiz kalabilme, başarıları hakkında uygun biçimde konuşma, diğer çocuklarla işbirliği yapma, hatalarını düzeltme, arkadaşlar tarafından aranma, lider gibi davranabilme, kendinden söz ederken olumlu cümleler kullanma, çalışmasını ve sonuçlarını değerlendirebilme, kendini küçük görmeme ve bağımsız olarak çalışabilme.” (Kapçı ve diğerleri, 2014).
 
Bir başka araştırma, Eray Akkan tarafından yapılan, “4+4+4 Eğitim Modelinin
Değişim Yönetimi Bakımından İncelenmesi” başlıklı araştırma (Akkan, 2013).
 
Bu araştırmada Uşak il sınırları içerisindeki görev yapan öğretmenlerin Türk Eğitim Sisteminde 4+4+4 eğitim modelinin “planlanma” ve “hazırlık” aşamasına ilişkin görüşlerini değişim yönetimi ilkeleri bakımından değerlendirilmesi amaçlanmış. Akkan’ın (2013) araştırmasının sonuçlarına göre, öğretmenlerin 4+4+4 eğitim sistemine geçiş döneminde ‟planlama‟‟ ve ‟hazırlık‟‟ aşamalarının çok az düzeyde gerçekleştirildiğini düşünmektedirler. Bu durumun öğretmenlerin değişime direnç gösterme olasılıklarının yüksek olabileceğini ve 4+4+4 eğitim modelinde beklenen hedeflere ulaşmada bir takım problemler yaşanabileceğini düşündürmektedir.
 
Eğitim Reformu Girişimi tarafından yapılan “Temel Eğitimin Kademelendirilmesinin İzlenmesi” başlıklı rapor, 4+4+4 modelinin değerlendirilmesi için başvurulması gereken önemli araştırmalardan bir diğeri.
 
Araştırmaya göre, ortaokulların yeniden açılması ile 4. sınıftan 5. sınıfa geçen öğrencilerin okul ortamlarında önemli değişiklikler olduğunu ortaya koymaktadır. Bu süreç içinde öğrencilerin okuldaki arkadaşları ve öğretmenleri belirli ölçülerde farklılaşmıştır ve “4+4+4” düzenlemesi sosyal ortamın değişimi açısından birçok öğrenciyi etkilemiştir. Bu değişim, öğrenciler tarafından genel olarak olumlu biçimde algılanmamaktadır. Daha fazla öğrenci okullarda akran zorbalığı ile karşılaştığını bildirmekte ve yine daha fazla öğrenci okulu bırakmayı düşündüğünü dile getirmektedir. Ayrıca öğretmenlerdeki değişiklikle birlikte, öğrenciler derslerdeki değişimden de olumlu biçimde etkilenmediklerini belirtmektedir. Bazı öğrenciler, derslerin onlara daha zor geldiğini, bu nedenle notlarının düştüğünü ve okulu daha az sevdiklerini, bu kadar fazla dersi ve öğretmeni kaldıramadıklarını, ders kitaplarını birbirine karıştırdıklarını belirtmektedirler. Nitekim 5. sınıf öğrencilerinin Matematik, Fen, Türkçe ve İngilizce notlarının dağılımı, 2012-13 eğitim öğretim yılında 2011-12 eğitim-öğretim yılına kıyasla daha düşüktür ve bu farklılık istatistiksel olarak anlamlıdır (ERG, 2014).
 
ERG tarafından yapılan araştırma bulgularının işaret ettiği diğer önemli bir nokta “4+4+4” düzenlemesi sonucunda okulların işleyişindeki önemli değişikliktir. Tam gün öğretim veren okulların sayısı azalmış ve 2012-13 eğitim-öğretim yılında sabahçı ve özellikle öğlenci olan öğrencilerin akademik başarıları, tam gün öğretim alan öğrencilere kıyasla yaşanan dönüşümden daha fazla etkilenmiştir. Örneğin, 5. sınıfların İngilizce notu, 2011-2012 eğitim-öğretim yılında öğretim türüne göre farklılaşmazken, 2012-2013 eğitim-öğretim yılında tam gün öğretim veren okullarda eğitim alan öğrencilerin İngilizce notu ikili öğretim veren okullardaki öğrencilere kıyasla daha yüksektir ve bu farklılık istatistiksel olarak anlamlıdır.
Tam gün öğretim veren pek çok okulun, ikili öğretim vermeye başlaması ve seçmeli derslerin
ders çizelgelerine eklenmesi öğrencilerin okulda geçirdiği sürenin uzamasına yol açmıştır. Bunun bir yansıması olarak ikili öğretim yapan bazı okulların sabah 6:00’da başlayıp, akşam 19:30’da kapandığı görülmektedir. Okul saatlerindeki bu değişiklikle beraber daha fazla sabahçı öğrenci kahvaltı yapamadığını ve daha fazla öğlenci öğrenci öğle yemeği yiyemediğini bildirmektedir (ERG, 2014)
 
Ayrıca, özellikle Matematik Uygulamaları ve İngilizce seçmeli derslerinde, ilgili zorunlu dersin tekrarının yapılması ve test çözülmesi; Kur’an-ı Kerim dersinde ise genellikle “bilenlerin bilmeyenlere öğretmesi” yöntemiyle ders işlenmesi söz konusudur. Seçmeli derslerin bir diğer önemli sonucu, 5. sınıflar için kulüp faaliyetlerinin neredeyse tamamen ortadan kalkmış olmasıdır.
 
İnceleyeceğimiz son araştırma ise Eğitim Bir Sen’in, “4+4+4 Eğitim Reformunu İzleme Raporu.” Sendika, çalışmanın amacını, gerek yasalaşma sürecinde gerekse de uygulama aşamasında kamuoyunda çeşitli tartışmalara yol açan 4+4+4 eğitim düzenlemesinin hem başarılı yönlerini ortaya koymak hem de sorun alanlarını tespit ederek, mevcut sorunların çözümüne yönelik öneriler geliştirmek, olarak belirlemiş (Eğitim Bir Sen, 2014)
 
Rapor, sorun alanlarını şu başlıklarla incelemiş ve öneriler getirmiş;
 
I-İlköğretim Okullarının Ayrışması; Çalışma kapsamında görüşülen idareci, öğretmen ve veliler, ilköğretim okullarının ilk ve ortaokul olarak ayrışmasını, benzer yaş gruplarının aynı okula devam etmesini ve fiziki ortamı kullanmasını genel olarak oldukça olumlu karşılamışlardır.
 
II- Norm Fazlası Öğretmen Sorunu; Yasalaşma sürecinde ve sonrasında, ilkokulun beş yıldan dört yıla inmesi ile birlikte sınıf öğretmenlerinin norm fazlası duruma düşeceği sıklıkla ifade edilmiştir.
 
III- 66 Aylık Çocukların Okula Başlaması; Yasanın en çok tartışılan konusu olan zorunlu okula başlama yaşının 66 ay olarak düzenlenerek erkene çekilmesi, genel olarak okul idarecileri, öğretmenler ve veliler tarafından olumsuz karşılanmıştır. Katılımcılar, çocukların uyum konusunda başlangıçta birçok sorunla karşılaştıklarını ifade etmişlerdir.
 
IV- Haftalık Ders Saatinin Artırılması; 4+4+4 düzenlemesini olumlu bulup destek verenler de dâhil olmak üzere katılımcıların çoğu ders saatlerinin artırılmasını eleştirmişlerdir. Özellikle beşinci sınıf öğrencilerinin günde yedi veya sekiz saat ders almaya hazır olmadıkları ve öğleden sonraki son saatlerde çok sıkıldıkları, öğrencilerin dikkatlerinin dağıldığı ve derslerin veriminin düştüğü vurgulanmıştır.
 
V- Seçmeli Derslere İlişkin Değerlendirme; Çalışmaya katılan yönetici, öğretmen ve velilerin çoğu seçmeli ders uygulamasını olumlu karşılamışlardır. Özellikle en fazla seçmeli derslerden olan Kur’an-ı Kerim, Hz. Muhammed’in Hayatı ve temel dini bilgiler derslerinin konulması, veliler tarafından olumlu karşılamış ve bu derslerin seçilmesinde veliler aktif rol oynamışlardır. Eğitimde demokratik taleplerin karşılanması adına seçmeli dersler önemli bir adım olmuştur. Buna ilaveten, matematik uygulamaları ve yabancı dil dersleri en çok seçilen ve talep edilen dersler olmuştur.
 
VI- Zorunlu Eğitimin 12 Yıla Çıkarılması; Katılımcılar, zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılmasının, Anadolu liseleri ve imam hatip liselerinde herhangi bir yapısal değişime neden olmadığını belirtmişlerdir. Ancak, özellikle genel liselerin Anadolu liselerine dönüştürülmesi ve Anadolu liselerine sınavla sınırlı sayıda öğrenci alınması nedeniyle meslek liseleri bu süreçten oldukça olumsuz etkilenmiştir. Meslek liselerinin öğrenci sayısında çok ciddi artışların olduğu, sınıf mevcutlarının çok kalabalıklaştığı belirtilmiştir.
 
İncelediğimiz 4 araştırma bulgularına göre getirilen önerileri ise şöyle sıralayabiliriz;
 
Akkan (2013); eğitim sisteminde yapılan değişikliklerin istenilen düzeyde gerçekleştirilmesi için bu değişiklikleri uygulayacak olan öğretmenlerin daha çok katılımcı olduğu, ülkemizin gerçeklerine uygun, pilot uygulamalar yapılarak hazırlanmasının önemli olduğu düşünmekte, pilot bölgelerden gelen verilerin değerlendirilmesi, dönütler sonucu eksiklerin tartışılıp giderilmesi, bu süreçte mevcut hizmet içi  eğitim uygulamalarının da ciddi olarak ele alınması ve daha verimli hale getirilmesini değişim yapılacak eğitim programlarında üniversitelerden yardım alınmasını önermekte, ayrıca öğretmen eğitimi konusunda gerekli önlemler alınmadığı, yapılan değişikliklerle ilgili öğretmenlerimizin katılımı sağlanmadığı, görüşlerine başvurulmadığı ve öğretmenlerimize ihtiyaç duydukları destek verilmediği takdirde, sistemde yapılmaya çalışılan değişimin kâğıt üzerinde kalacağını ileri sürmektedir.
 
ERG (2014); araştırmanın bulguları sonucunda, “4+4+4” düzenlemesinin öğrenci başarısını ve okul memnuniyetini gözetecek biçimde sürdürülebilmesi için şu temel öneriler ortaya konulmaktadır:
1) İkili öğretim veren okulların sayısı hızla azaltılmalı ve bu amaçla okul inşaası için yatırımlara hız verilmelidir.
 
2) İlkokullardan ortaokullara geçen öğrencilerin sosyal çevreleri önemli ölçüde değişmektedir ve bu değişim öğrencileri olumsuz etkilemektedir. Ancak, okullarda rehberlik servisi bulunması öğrencilerin okul memnuniyetleri ile yakından ilişkilidir. Bu nedenle ortaokullarda rehberlik servisleri yaygınlaştırılmalıdır.
 
3) Benzer biçimde, ilkokullardan ortaokullara geçen öğrencilerin öğretmenleri ile ilişkileri okul memnuniyetleri ile önemli ölçüde ilişkilidir. Bu nedenle, branş öğretmenleri için, bu yaş grubundaki öğrencilerin gereksinimlerini karşılamalarına yardımcı olacak destek mekanizmalarının geliştirilmesi ve yaşama geçirilmesi gerekmektedir.
 
4) Bulgular, 2012-13 eğitim-öğretim yılında 5. sınıflarda derslerin boş geçmesinin öğrenci başarısını olumlu yönde etkilemediğine işaret etmektedir. Bu nedenle, her okulda derslerin verimli biçimde işlenebilmesini sağlayacak sayıda ve nitelikte branş öğretmeninin bulunması sağlanmalıdır.
 
5) Seçmeli derslere ilişkin hem öğrenci hem velilerin bilgilendirilmesi süreçlerinin iyileştirmelere açık olduğu göze çarpmaktadır. Ayrıca okullarda seçmeli derslerin, özellikle öğretmen bulunmaması nedeniyle, sık sık boş geçtiği bildirilmektedir. Bu nedenle, öğrenci ve velilerin bilgilendirilme sürecinin iyileştirilmesi ve her seçmeli dersin seçilebilmesi ve verilebilmesine uygun fiziki ve insan kaynağı koşullarının okullarda sağlanması gerekmektedir.
 
Eğitim Bir Sen’in (2014,) 4+4+4 modelinin iyileştirilmesine yönelik önerileri ise şöyle;
 
1. Yasanın en temel hedeflerinden biri olan ve ciddi pedagojik gerekçeleri olan ilköğretim okullarının ilk ve ortaokul olarak ayrışması hızlı bir şekilde sonuçlandırılmalıdır. Özellikle kademeli geçiş uygulamasından kaynaklanan sorunlar dikkate alınarak, fiziki imkânı uygun olan okulların bir an önce ayrışması uygun olacaktır.
 
2. Zorunlu okula başlama yaşının 66 ay olarak tanımlanması, ancak, okula başlaması
uygun görülmeyen çocuklar için sağlık raporu istenmesi uygulamasından vazgeçilmelidir.
Veli ve okul işbirliği ile çocuğun okula başlayıp başlamamasına karar verilmesi uygulamadaki birçok sorunu çözecek ve memnuniyetsizliği azaltacaktır.
 
3. Ortaokul ve liselerdeki haftalık ders saatinin daha aşağıya çekilmesi gerekmektedir.
Zaten Talim ve Terbiye Kurulu (TTK)’nun, 28.5.2013 tarih ve 22 sayılı kararla ortaokullarda haftalık ders yükünü 35 saate indirmesi çalışmanın bulguları ile örtüşmektedir.
 
4. Benzer şekilde, seçmeli derslerin fazlalığı çeşitli sorunlara (öğretmen ve derslik bulma
vb.) neden olduğundan seçmeli ders saatinin azaltılması gerekmektedir. Yine, TTK tarafından 28.5.2013 tarih ve 22 sayılı kararla ortaokullarda seçmeli ders saatini altıya ve üç seçmeli derse indirilmesi çalışmanın bulguları ile örtüşmektedir.
 
5. Alan değişikliği yapan sınıf öğretmenlerinden, tekrar sınıf öğretmenliğine dönmek isteyenlere değişiklik yapma imkânı verilmelidir.
 
6. Zorunlu eğitim süresinin 12 yıla çıkarılması dolayısıyla hazır bulunuşluk düzeyi lise eğitimi için yeterli olmayan öğrencilerin eksikliklerini kapatmaya yönelik telafi eğitimi programları düzenlenmelidir.
 
7. Seçmeli dersler ve alan öğretmenliğindeki ihtiyacın karşılanması için bütçe imkânları zorlanarak, 2013-2014 öğretim dönemi başlamadan önce 100 bin yeni öğretmen alınmalıdır.
 
Araştırmaların sonuçları ve önerileri birlikte değerlendirildiğinde; öncelikle 60 aylık çocukların okula başlama yaşının geçen öğretim yılında 66 aya çıkarıldığı; ilköğretim okullarının, ilkokul ve ortaokul şeklinde ayrılması sürecinin devam ettiği ve yeni okul yapımlarına hız verildiği görülmektedir. Ancak haftalık  ders saatleri ve seçmeli ders saatlerinin düşürülmesi, alan değişikliği yapan sınıf öğretmenlerinin tekrar eski alanlarına döndürülmesi, 1.sınıfı ve 5.sınıfı okutacak öğretmenlere hizmet içi eğitim verilmesi, okul rehberlik servislerinin daha işlevsel hale getirilerek rehber öğretmen açığının kapatılması, öğretmen başına düşen öğrenci sayısının azaltılması ve ücretli öğretmen uygulamasına son verilerek, norm kadro açığı kadar öğretmen atamasının yapılması gibi sorunlar, 4+4+4 modelinin hala çözüm bekleyen/ iyileştirilmesi gereken yönleri olmaya devam etmektedir.  
 
Kaynaklar
 
Akkan, E. (2013) 4+4+4 Eğitim Modelinin Değişim Yönetimi Bakımından İncelenmesi. Yüksek lisans tezi. Uşak Üniversitesi
 
ERG (2014) http://erg.sabanciuniv.edu/sites/erg.sabanciuniv.edu/files/444.ArastirmaRaporu.04.03.14.WEB_0_0_0.pdf (Erişim Tarihi; 06.06.2014)
 
Eğitim Bir Sen (2014) http://www.egitimbirsen.org.tr/ebs_files/files/yayinlarimiz/267-egitimbirsen.org.tr-267.pdf (Erişim Tarihi; 06.06.2014)
 
Kapçı, E.Gül (2014) Söyleşi, Eleştirel Pedagoji, Sayı:31, Ocak-Şubat 2014

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
öğretmen 2 yıl önce

kesinlikle 5+3 olmalı .bir nesil kaybediliyor.

Avatar
aliii 2 yıl önce

bence asıl sistem 1+5+3+4 olmalıydı. çocukların gelişim dönemlerine de daha uygun. ayrıca okul öncesi olması ile çocuğun hazırbulunuşluğunu destekliyor

Avatar
educator @öğretmen 2 yıl önce

5+3 olmalı.5.sınıf ilkokula dönmeli

Avatar
1+5+3+4 2 yıl önce

1+5+3+4 olmalı ve ayrıca alan değişikliği yapan öğretmenlerin sınıf öğretmenliğine tekrar dönderilmeleri şart.

Avatar
ahmet 2 yıl önce

4+4+4 sistemine öğretmenlerin karşı çıkmasının sebebi kendileri için değil de çocuklar için olduğunu ne zaman anlayacaklar. yazık hemde çok yazık; olanlar yine çocuklara olacak.

Avatar
BİLİMSEL ARAŞTIRMANIZA KİM İNANIR 2 yıl önce

elitlerin çocukları özel kolejlerde amerikan üniversitelerinde okur zaten.kim düşünsün avanı.işte böyle bilimsel araştırma kandırmacası bizlerede kalan.bu sistem öğrencileri velileri öğretmenleri perişan etmiştir.

Avatar
sınıf öğret. 2 yıl önce

kesinlikle 5+3 olmalı yazık oldu çocuklara maalesef eğitim zaiatı

Avatar
zeynep 2 yıl önce

lutfen ne olur il içi tayini çıkmayan sınıfçıları bol bol haber edin artık duyulsun sesimiz 4 senedir her gün 80 km yol yazık değilmi bu insanlara...