banner374
 66-72 AYLIK ÇOCUKLAR VE İLKÖĞRETİMDE OKULA DEVAM-DEVAMSIZLIK

Bugünlerde, 4+4+4 Eğitim Yasası ile ilgili, yasa çıkmadan önce yapılması gereken tartışmalar yapılıyor. Bu tartışmalardan en önemlisi de ilköğretimde zorunlu eğitim yaşının 72 aydan, 60 aya çekilmesidir.

Milli Eğitim Bakanlığı, yasayla 60 aya çektiği ilköğretime başlama yaşını, kamuoyundan gelen tepkiler üzerine fiili olarak 66 aya çıkarmak zorunda kaldı. Bakanlığın bulduğu formüle göre, 60-66 aylık çocukların velilerinin, çocuklarını okula göndermek istememeleri durumunda, ilgili okul müdürlüğüne bir dilekçe vermeleri yeterli. Ancak 66-72 aylık çocukların okula gönderilmemesi biraz daha zorlu bir süreci gerektiriyor. Çocuğu 66-72 aylık olan veliler ise, çocuklarını okula göndermek istemezlerse, uzman çocuk doktorundan, çocuğunun yaşının gerektirdiği gelişimi sağlamadığına dair rapor almak zorunda.

Bilindiği gibi, ilköğretim ve ortaöğretime kayıtlar e-okul üzerinden ve öğrencilerin bağlı olduğu nüfus müdürlüklerinden alınan kayıtlara göre otomatik olarak yapılıyor.

Bu durumda, veli çocuğunu, yukarıda saydığım dilekçe ve rapor süreçlerinden geçirmezse, o çocuk okula kayıtlı olacak ve hakkında devam-takip işlemleri yapılacak.

Yani çocuk gelmediği günler için devamsız sayılacak.

Bu konuyu ilköğretim açısından inceleyecek olursak; 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu karşımıza çıkar.

Bu kanunun “Okula Devam” başlıklı 52-59.maddeleri okula devam konusunu ve okula devamsızlık yapan öğrenciler için yapılması gereken işlemleri düzenliyor.

Kanunun, 52.maddesinde “ Her öğrenci velisi yahut vasisi veya aile başkanı çocuğunun mecburi ilköğretim kurumuna muntazaman devamını sağlamakla ve özrü yüzünden okula gidemeyen çocuğun durumunu en geç üç gün içinde okul idaresine bildirmekle yükümlüdür.

Mülki amirler, ilköğretim müfettişleri ve zabıta teşkilatı ilköğrenim çağındaki çocukların mecburi ilköğretim kurumlarına devamlarını sağlamakla veli yahut vasi veya aile başkanlarına ve okul idarelerine yardımla ve her türlü tedbiri almakla vazifelidirler.”hükmü,

53.maddesinde “Okula devam etmeyen öğrencilerin devamsızlık sebepleri okul idarelerince ve ilköğretim müfettişlerince araştırılarak devama engel olan maddi ve manevi sebeplerin giderilmesine çalışılır. Bu sebeplerin giderilmesi mümkün olmadığı takdirde durum, köylerde muhtara, diğer yerlerde mülki amirlere bildirilir. Bu makamlarca gerekli tedbirler alınır.”hükmü,

54.maddesinde “…öğrencilere bir yıl içinde 15 günü geçmemek üzere okul idarelerince izin verilir.”hükmü,

55.maddesinde “Hastalık, sel, kar, deprem ve yangın gibi okul idaresince takdir edilecek sebeplerle okula gelemeyen öğrenciler izinli sayılırlar. Bu hallerin dışında 53 üncü madde gereğince yapılacak teşebbüs ve alınacak tedbirlere rağmen;

a) Çocuğunu okula göndermeyen;

b) Verilen izin müddetini geçiren;

c) Geç nakil yaptıran;

d) Okul çevresi dışına çıkarak izini kaybettiren;

e) Çocuğunun devamsızlık durumunu özürsüz olarak zamanında okul idaresine bildirmeyen;

Öğrencinin veli veya vasi veya aile başkanları, okul idaresince köylerde muhtarlığa, diğer yerlerde mülki amirliğe hemen bildirilir. Muhtarlar ve mülki amirler en geç üç gün içinde durumun veli veya vasi veya aile başkanlarına tebliğini sağlarlar.

 Yapılan tebliğde okulca kabul edilecek geçerli sebepler dışında çocuğun okula gönderilmemesi hâlinde idarî para cezasıyla cezalandırılacağı bildirilir.”hükmü,

 

56.maddesinde “Muhtarlıkça veya mülkî amirce yapılan tebliğe rağmen çocuğunu okula göndermeyen veli veya vasiye okul idaresince tespit edilen çocuğun okula devam etmediği beher gün için onbeş Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu para cezasına rağmen çocuğunu okula göndermeyen veya göndermeme sebeplerini okul idaresine bildirmeyen çocuğun veli veya vasisine beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.”hükmü,

57.maddesinde “Okul idareleri ve mülkî amirliklerce bu Kanuna göre usulen sorulacak sorulara cevap vermekten kaçınanlar ile gerçeğe uymayan beyanda bulunanlara yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir.”hükmü,

59.maddesinde ise “…Yukarıdaki hükümlere aykırı davrananlara dörtyüz Türk Lirasından bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Bu Kanunda yazılı olan idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından verilir.”hükmü yer almaktadır.

 

Bu hükümlere göre, ilköğretim okullarına kanunun saydığı mazeretlerin dışında çocuğunu okula göndermeyen öğrenci velilerine, çocuğun okula gelmediği her bir gün için on beş TL para cezası, bu cezaya rağmen devamsızlıkta ısrar eden öğrenci velisine beş yüz TL para cezası, ayrıca gösterilen her türlü çabaya rağmen bu kanun hükümlerine uymayarak çocuğunu okula göndermeyen öğrenci velilerine dört yüz TL’den binTL’ye kadar idari para cezası verilir.

 

Yapılan bütün bu işlemlerden sonra çocuğun mazeretsiz olarak okula devamı sağlanamazsa, ilgili veliye para cezası nasıl uygulanacaktır, bu para nasıl tahsil edilecektir?

Asıl sorun burada başlamaktadır.

 

Uygulamada, mülki amirlerin idari para cezalarını Özel İdare Müdürlükleri kanalıyla gerçekleştirdikleri bilinmektedir. Mülki amirler, verdikleri idari para cezasını kaldırma yetkisine de sahiptirler. Bu durum, bu kanunda yer alan idari para cezalarının da uygulanmasında çeşitli sorunlar doğurmakta, adeta idari para cezalarının uygulanmasının önündeki en büyük engel gibi görünmektedir.

 

Şu soruyu sorup, cevabı konusunda bir araştırma yapıldığında, ne demek istediğin net olarak ortaya çıkacaktır.

 

Soru şu; Bu kanun hükümlerine göre okula devamsızlık yapıp, hakkında kanunun öngördüğü işlemler yapılıp, buna rağmen okula devamı sağlanamayan öğrenci velilerine, bu kanunun öngördüğü idari para cezası verilmiş midir?

Para cezası verilen veli varsa, sayısı kaçtır?

(Aslına bakılırsa, bu kanunda 2003 yılına (AKP iktidarı) kadar, çocuğunu okula göndermeyen veliler hakkında en son aşamada savcılık soruşturması da devreye giriyordu. Ancak bu hüküm o dönemde değiştirildi.)

Sorunun cevabını ben vereyim.

 

Geçmiş yıllarda okula devamsızlığın % 12-13 oranlarında olduğu bir ilçede yönetici olarak görev yaparken, bu kanunu bizzat uyguladım. Uygulamadan olumlu sonuçlar aldık ve görev yaptığım ilçede okula devamsızlık oranını % 3’lere kadar düşürdük. Son aşamada ise okula devam konusunda başarılı sonuçlar alınınca, bizim teklifimiz üzerine dönemin Mülki amiri verilen idari para cezalarını iptal etti.

 

Doğaldır ki, kanunun amacı bağcı dövmek değil, üzüm yemektir. Okula devam sağlanınca da verilen para cezaları amacını aşmış olacaktır.

Esasen uygulamada da okula devamsızlık nedeniyle verilen idari para cezası örneğine en azından ben, rastlamadım. Basını, özellikle de eğitim içerikli haber ve gelişmeleri birebir takip ettiğimi düşünüyorum ve bu konuda verilmiş ve uygulanmış herhangi bir cezanın olmadığı kanaatindeyim.

 

Bu nedenle, 66-72 aylık öğrencisi olan velilerin, bu yazıda dile getirdiğim görüşleri okumalarını ve buna göre hareket etmeleri gerektiğini düşünüyorum.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
yaptığınızın arkasında durun 4 yıl önce

böyle bir eğitimi şart gördüyseniz neden velilere istek hakkı bıraktınız madem zorunlu çocukları alın eğitime sene başında oluşan olumsuzlukları görün o zaman sizlerde biliyosunuz olmayacağını velilere istek hakkı koyuyorsunuz sizlerde bakan olarak eminimki biliyosunuz sistemin yürümeyeceğini onuniçin açık kapı bırakıyosunuz okulöncesi şart olmalı

Avatar
yavuz 4 yıl önce

bu sorun bir "eğitim" sorunudur. sağlık sorunu değil. bu yüzden bu öğrencilerin eğitim öğretim ortamında yer alıp almamayacaklarına doktorlar değil öğretmenler karar vermeli. ayrıca sayın hocam siz kendi çocuğunuzu bu ortamda okula göndermek istermisiniz?

Avatar
cengiz 4 yıl önce

hocam bu işin sakat olduğunu, bu kanunun uygulanamayacağını siz de çok iyi biliyorsunuz.ben de bir öğretmenim ve çocuğumu göndermeyeceğim.bakalım neler olacak?

Avatar
Abdullah Damar @yavuz 4 yıl önce

ben, iki çocuğumu da 72 ay dolduktan sonra gönderdim.üstelik ikisi de okula başlamadan okuma-yazma öğrenmişlerdi.