banner374
AHMET GÜNDOĞDU’NUN “4.Y” TEZİ 17 Aralık’ta başlayan darbe sürecinin aktörlerinin üzerinde ısrarla durdukları tezleri “hırsızlık” algısı idi. Ayakkabı kutuları ve para sayma makineleri ile imgeler üzerinden algı oluşturmaya, algılar üzerinden de ülke yönetimini devralmaya niyetli idiler besbelli. Ancak halkın sağduyusu galip geldi ve halk bu oyunu bozdu.


Sayın Başbakan’ın yolsuzluk ve hırsızlık iddialarına verdiği en önemli cevaplardan birisi şuydu: “Biz 3Y ile mücadele için yola çıktık: Yoksulluk, Yolsuzluk ve Yasaklar.” Burada şu mesaj veriliyordu. Biz, yolsuzlukla mücadeleyi ana gündem maddesi olarak görüyorken yolsuzlukla suçlanmak haksızlıktır. Halkımız 30 Mart seçimlerinde sayın başbakanın sözüne itimat ederken nereye hizmet ettiği aşikar olanlara da güvenmediğini açıkça ortaya koydu.


Memur-Sen Genel Başbakanı Ahmet Gündoğdu’nun Diyarbakır İstasyon meydanında 1 Mayıs İşçi Bayramı dolayısıyla yaptığı konuşmaya takip ederken bir cümlesi çok dikkat çekici idi. Şöyle diyordu Gündoğdu: “Başbakan, 3Y ile mücadele ettiğini söylüyor; Yoksulluk, Yolsuzluk ve Yasaklar. Biz buna bir Y daha ilave ediyoruz, Yağcılık. Yağcılık da mücadele edilmeli. Yağcılıkla bir yere gelenlerin millete tuzak kurmasına da izin vermeyiz. Milletin kuyusunu kazmasına müsaade etmeyiz. Küresel güçlerin oyuncağı olanları affetmeyiz. Affetmiyoruz” dedi. Sayın başkan böyle diyor. Muhteşem bir tespit. Harikulâde bir öneri. Evet, maalesef bu ülkenin en büyük sorunlarından birisi yalakaların makam işgal etmesi meselesidir.

Bu problem, sadece Ak Parti’nin meselesi de değildir. Dün de vardı, bugün de var. Bakın geçmişten bir örnek vereyim.. Mesela büyük hükümdar Sultan II. Abdülhamid Han, “Hazine-i Hassa’nın başına 28 yıl boyunca sırf liyakatinden dolayı Agop, Mikail ve Ohannes Paşaları getirmişti.” Getirdiği kişilerin boyuna posuna değil liyakatine bakmıştı. Ya da “Hünkârımmm” derken ağzından en çok m çıkan kişinin kim olup olmadığına bakılmıyordu. Yani Osmanlı’da insanların liyakatine bakılırdı. O yüzdendir ki Osmanlı, 600 yıl ayakta kalabilen bir imparatorluk olmuştur. Oysa bugünlerde başkanım demek kâfi gelmiyor; sonuna en az sekiz tane m eklemek lazım geliyor. Ağzından bal değil, mmm damlayan insanlar bir yerlere taşınıyor.

Ak Parti’li bile olmadığı halde Ankara’ya kapak atan sonra da bir bakanlıkta daire başkanlıklarında ya da bilmem nerelerde olan niceleri var ki liyakatinden değil Sayın Gündoğdu’nun ifadesiyle “takla atarak” oturdular makamlarına. Bir kısmı da iktidar partisinin bir yöneticisi ile akraba olmak münasebetiyle ulaştılar mevkilerine. Ya da bilmem ne cemaatine üye olduğu için referans elde ettiler. Oysa ülkenin beklentisi liyakat esaslı bir yönetim inşa etmek yönünde. Gördük ki cemaatinden referanslı insanlar, devlete değil cemaatine hizmet ettiler.

Liyakatsiz insanlar da ülkenin gidişatına en ufak bir katkı sunamadılar. Ülkemiz, başta sayın başbakan olmak üzere bir avuç samimi insan üzerinden bir yerlere geldi. Hülasa, Sayın başkan haklı; 3Y kuralına 4.Y eklenmeli. Ancak bu 4. Y ile yani yalakalıkla mücadeleye sadece devlet yönetimi değil, Sayın Gündoğu Başkan’da kendi teşkilatında başlamalı. Yakinen biliyorum ki bir kısım yalakalar, Eğitim-Bir-Sen referansı ile de bir yerlere gelebiliyorlar. Samimi olan bir hatırlatma bizimki. Çünkü dost acı da olsa gerçekleri söyler.

Yalakalar ise insanın yüzüne karşı methiyeler dizer. Resulullah efendimizin yanında birisini övdüler. Övene, “Onun boynunu kestin, duyarsa iflah olmaz,” buyurdu. (Buhari, Müslim). . .

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
öğretmen 3 yıl önce

her dönemin yalakaları ,yine okul idareciliklerine gelmek için,taklalarrına ve yalakalıklarına başladılar,hızlı bir şekilde sendika değiştiler.