Geçen yıl yapılan MEB idareci mülakatına bir yığın bilgi ve belge (iki yüksek lisans diploması, iki adet lisans diploması, bir adet önlisans diploması, bir adet ÜDS yabancı dil sınavı belgesi ve bir deste sertifika ile) gidip mülakat odasına girecekken kapıdaki görevli içeriye bir şey götürmek yasak, deyip de onları dışarıda bırakmış ve içeride eğitimle, eğitsellikle, okul yönetim becerisiyle, insan ilişkileriyle, öğrenci psikolojiyse ilgisi olmayan üç ezber tarih sorusu sorulmuş bunlardan ikisini doğru yanıtlamama rağmen jüri (jürinin kimlerden oluştuğu,  kim oldukları, beni değerlendirebilme yeterlilikleri, soruların sorulara verdiğim yanıtların neresinden yöneticiliğe uygun olup olmadığımı çıkardıkları vs saklı kalsın!) bana 23 puan vermişti. 

Sanırım bu puan ülkedeki en düşük puanlardan biriydi. Burada öz eleştiri yapıp acaba neyim eksik diyecek değildim zira o zaman 6 yıllık tecrübeli bir öğretmen, Türkiye'nin kaliteli üniversitelerinde lisans ve yüksek lisans yapmış, yabancı dili iyi düzeyde bilen, mezun ettiğim öğrencilerde iyi bir nitelik oluşturmuş, bu sitede onlarca eğitim yazısı yazmış ve ülkem için kaygılandığım için eğitim üzerine kafa yoran biriydim.

Bunun sonucunda 23 alıyorsam 80-90-100 alan bireylerin Oxford mezunu olmaları gerekiyor sanırım!

Sadede gelirsek idarecilik koltuğu (koltuktan kasıt: dönme özelliği olan, nispeten rahat ve ücret olarak daha iyi getiri sağlayan nesne değil!) ülkedeki en önemli koltuk olmalıdır.

İnsan eğitimi vermek ve insan eğitimin verildiği bir yeri yönetiyorsanız sizin üst düzeydi insanî değerlere sahip olmanız kesinlikle yetmez!

Üst düzeyde insanî özelliklere sahip olmanın yanında korkunç derecede yüksek eğitsel yeteneğiniz olması da yetmez!

 İnsan ilişkilerinde deneyimli ve sağduyulu,

Öğrenci gelişimini ve eğitsel bağlamı bilen, 

Okul iklimini sağaltmada yetkin,

Okul çevresindeki potansiyeli kullanma bilinci ve yeterliliği,

Eğitimin gelişimselliğini bilen,

Ülkenin tümcül kaynaklarını etkin ve yetkince kullanan ve kullandırtan,

Likayat kaygısı güden ve bunu sürdüren,

Öğretmenlerinden üst düzeyde verim alan,

vs..lere sahip biri olmalıdır.

Siz yukarıda daha yüzlerce sayılması gereken yeterliklere sahip idareci belirmemişseniz eğitimde gelişmeyi beklemeyin zira en başta yapmanız gereken "hakkaniyet"e uymamışsınız demektir. 

"Bizim sendikadan değil." gerekçesiyle düşüp vermek devletin işleyisinde aykırı bir uygulamadır.

Devlet; herhangi bir zümrenin, kitlenin ya da grubun tekelinde değil; bir alana en uygun kimse onun  oraya yerleştirilme işini yerine getirmesi gereken bir işlevde olmalıdır.

Devletin, ayrımcılık yapma hakkı yoktur!

Devlet, herkesindir ve devletin daha nitelikli olması için açılmış kadrolar, koltuklar, alanlar likayata göre verilmelidir.

Tersi yapıldığında sanırım boş konuşmuş oluyoruz.

Neyse -meli/-malı edebiyatına girip sıkmayayım sizi!

Bu sene öğretmenlikten 7. yılım ve okul idareciliğine talibim!

ÖSYM'nin yaptığı sınavdan (çalışmadan ve herhangi bir sendikanın sınav kitabına bakmadan!) 76.25 gibi nispeten iyi bir puan aldım.

Tabi bu arada juri bana 23 puan verirken ÖSYM'nin 76.25 vermesi arasındaki farkı neden oluştuğu ayrı bir konu..

Umarım gireceğim mülakatta bana;

Tüm alanların olduğu, sıkı, zor, kapsayıcı, eleyici, en iyinin belirlendiği bir görüşme bekliyordur zira ben hak etmediğim yerde bulunmayı insanlığa işlenmiş bir suç olarak görürüm.

Peki idarecinin vasıflı neden önemli?

Çünkü insan salatalık değildir ve gelişmeye içten programlı değildir, iyi yetiştirilmedir.

MEB'in mülakattan 60'nın altında puan alan idareci olarak görevlendirilemez ibaresi bakalım ne içinmişi de o zaman anlayacağız..

Aydın MERAL

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.