banner374
2010 yılında TTKB 80 sayılı karar ekinde Arapça mezunlarına büyük bir darbe vuruldu. Arapça dersine girişte Arapça Öğretmenliği mezunları ile Arap Dili ve Edebiyatı mezunları mağdur edilerek İlahiyat ve Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi (DİKAB) mezunlarına da Arapça dersine giriş hakkı tanındı.
            Branş hakkı Arapça mezunlarında olmasına rağmen TTKB çizelgesinde Arapça dersi İlahiyat ve DİKAB mezunlarının da girebileceği dersler arasına konduğu için büyük bir haksızlık yaşanmaya başladı.
            İddiaya göre, bilerek veya bilmeyerek Arapça öğretmeni ihtiyacı; o tarihten sonra İlahiyatçı veya DİKAB  olarak belirtildi. 2010 yılından sonra Arapça branşından yapılan 10-20 kadroluk atamalar bu durumun ispatı niteliğinde.
            Arapça Öğretmenliği ya da Arap Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun birisi ile İlahiyat ya da Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliğinden mezun birisinin Arapça bilgisi bir olabilir mi? İlahiyat ya da Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenlerinin gidebilecekleri okul, girebilecekleri o kadar çok ders var ki yetişmiyor bile. Seçmeli dersler geldikten sonra öğrenci ve velilerin ekseriyeti Kuran-ı Kerim, Peygamberin Hayatı ve Dini Bilgiler derslerini seçtiler. Bu dersleri DİKAB öğretmenleri doldurmaktadır. Şu anda binlerce ders dışarıdan, ücretli öğretmenlerce doldurulmaktadır. Yani onlara Arapça dersi verilmesi, onlara Arapça’ya geçiş hakkı verilmesi gerçekten anlamsızdır.
            Arapça mezunlarının hakkı çeşitli şekillerde gasp edilmektedir. Hem branş hakkı Arapça mezunlarında olmasına rağmen TTKB çizelgesinde Arapça dersi İlahiyat ve DİKAB mezunlarının da girebileceği dersler arasına konduğu için, hem bunlara branş değişikliği hakkı tanındığı için, hem de öğretmen alımlarında Arapça branşından atamalara 10-20 gibi komik bir rakam konduğu için.
            Arapça mezunları durumu önce Yargıtay’a taşıdı. 4 yıldır karara bağlanmayan davanın ne zaman sonuçlanacağı bilinmiyor. Konu, yine birçok platformda gündeme getirilmedi.
Şimdi olayı en iyi şekilde detaylarıyla bilen bir Başbakan Yardımcısı var; Emrullah İşler. İşler’in bu soruna duyarlılık göstererek öğrencilerine sahip çıkıp çıkmayacağı merak ediliyor.
            Bilindiği gibi Emrullah İşler Gazi Üniversitesi Arap Dili Eğitimi Anabilim Dalı Başkanlığı yaparken Ankara’dan AK Parti milletvekili seçilmişti. İşler, şimdi de Başbakan Yardımcısı olarak görev yapıyor.
            Şimdi Arapça mağdurları, bu mağduriyetlerinin giderilmesi için çözüm bekliyor. Bakalım onca bakanın kulağını tıkadığı bu mağduriyete Sayın İşler, bir el atacak mı?

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
ilah-i adalet 3 yıl önce

el insaf be kardeşim arapçanın ne mağduriyeti var . gerçek mağdur görmek istiyorsan dönde fransızca öğretmenlerine bi bak. şu anda 50nin üstü bütün arapca öğretmenleri atandı ya fransızca 76'da kaldı

Avatar
eL-ARABİ @ilah-i adalet 3 yıl önce

arapçacılarla ilahiyetçı ve din kültürcülerini kariştirdin galiba. din kültürü öğretmeni nasil ki fransizcaya giremiyorsa arapçaya da girmemeli, yaziyi iyi tahlil edin lütmen

Avatar
ilah-i adalet @eL-ARABİ 3 yıl önce

ben yazıyı iyi tahlil ettim sende en son atamalarda arapçanın minimum puanını bir tahlil et 50 puanla atanıyorsunuz yazık değilmi bize

Avatar
ilah-i adalet 3 yıl önce

ana dili arapça olan fas tunus ve cezayir seninle arapça konuşmaz fransızca konuşmayı ifade eder neden acaba çünkü fransızca modernite'yi çağdaşlaşmayı ifade eder adamın fransızcası benim arapcamdan daha kötü ama adam fransızca konuşmayı tercih ediyor

Avatar
Hikmet Ay @ilah-i adalet 3 yıl önce

bu sene 50 puan üstü puan alıp atanamayan arapça öğretmeni sayısı ne kadar fransızca öğretmeni sayısı ne kadar bir karşılaştır istersen.....

Avatar
el-bir 3 yıl önce

kkeyfi uygulamaları bunlar görmüyor mu. din öğretimi gen .müd. ve imam hatip müd. normları öyle bi ayarlıyor kiiii. arapçacılara kadro yooook.