banner374
Üniversitelerdeki başörtüsü sorunun tartışıldığı 30 nisan 2006 tarihindeki Haberturk Basın Klübü programının konuklardan biri de 9.Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel idi. O programda Süleyman Demirel başörtülüler okumak istiyorsa Arabistan’a gitsin demişti. Kendi açısından bir çözüm önerisi gibi gelse de bu görüş esas itibariyle bu ülkede başörtülü bir şekilde okumak isteyenlerin varlık alanını sınırlayan/sıfırlayan bir yaklaşımdı. Bu ülkede; ana muhalefet liderliği, başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı yapmış birisiydi Süleyman Demirel. Demirel başörtülü öğrencilerin ailelerinin oylarıyla başbakanlığa getirilmişti ve onun aldığı maaş da bu insanlardan toplanan vergilerle ödeniyordu. Bu ülkenin bir vatandaşı olarak üzülmüş, kırılmıştım. Kendilerine Arabistan’ın adres gösterilmesi bu toprakların insanına ağır gelmişti.
Biraz daha geriye gidersek siyasi tarihimizde karşımıza yine Arabistan çıkar. 12 Eylül darbesi sonrası birçok öğretim üyesi “dönemin ruhuna” aykırı olduğu düşünülerek görevlerinden ayrılmak zorunda bırakılmıştı. Bu hocaların görevinden ayrılması yetmemiş ve birçoğu ülkeyi terk etmeye zorlanmıştı. 80 darbesi sonrası ODTÜ’lü solcu öğretim üyeleri de bu ülkeyi terk etmek zorunda kalmış ODTÜ’lü öğretim üyelerinin bir kısmı Arabistan Cidde Melik Abdülaziz üniversitesine gitmişti. İnsan hak ve özgürlüğüne olan saygısını tartışma konusu yaptığımız Arabistan ODTÜ’lü solcu hocalara kucak açmıştı o zaman.
O zamanlar Liyakat, Hak, hakikat kimin umurundaydı?
Buraya kadar yazdıklarım Arapça öğretmenleri Arabistan’a gitsin başlığını daha da ironikleştirdi biliyorum. Kimilerine Arapça öğretmenliği bölümü mezunlarının Arabistan’a gitmesi gayet normal gelebilir. Arapça öğretmenleri pratik yapar diye de düşünebilirsiniz. Ama bilinmeli ki darbecilerin zihin haritasındaki “Arabistan” ile Anadolu insanının gönlündeki Arabistan bambaşka yerlerdir ve iki Arabistan birbirine çok uzaktır.
 1100 imamhatip ortaokulu açılmış, imamhatip lise 1. Sınıfa 125 bin öğrenci kayıt yaptırmış ve Arapça öğretmenlerine olan ihtiyaç artmışken Arapça öğretmenlerinin Arabistan’a gitme fikri de sıcak gelmeyebilir size.  Fakat meseleye daha yakından bakarsak 7092 atama koduyla imam hatip okullarına atanan Arapça öğretmenlerinin il içi ve iller arası tayinlerde kendilerine –ihtiyaç olduğu halde- bir elin parmakları sayısı kadar okul açıldığından dolayı yaşadıkları sıkıntıyı bir daha yaşamamak için yan alanlarına geçiş yaptıklarını görürüz. Eylül ayındaki öğretmen atamasında 1100 küsur imamhatip ortaokuluna 7092 koduyla Arapça Öğretmenliği bölümü ve Arap Dili Edebiyatı mezunlarından atanan Arapça öğretmeni sayısı 12’dir. Lise 1. Sınıfa 125 bin kaydın yapıldığı imamhatip liselerine ataması yapılan Arapça öğretmeni sayısı ise 48’dir. 1230 koduyla İmamhatip Liselerine atanan İHL Meslek Dersi öğretmeni sayısı 512’dir. Daha önceki atamalardaki atama oranlarına bakıldığında Arapça öğretmeni sayısı daha da azdır. Arapça öğretmen adayları, kendilerinin 4 yıl Arapça öğretmeni olmak için ortalama 130 kredi Arapça dersi almalarına rağmen  ilahiyat 1. Ve 2. Sınıfta 30-40 kredilik Arapça dersi alan ilahiyat mezunları ile 10-12 kredi Arapça eğitimi almış İlköğretim din kültürü ahlak bilgisi öğretmenlerinin imam hatip okullarında Arapça öğretmeni olarak istihdam edilmelerine isyan ediyor. İlahiyat mezunları da ihtiyaç olduğu halde neden 55 puanın altındaki mezunlar da istihdam edilmiyor diyerek seslerini yükseltiyorlar. Bu amaçla bir internet sitesi üzerinden sorunun doğrudan muhatabı olmayan Din Öğretimi Genel Müdürü Prof. Dr. Sayın İrfan Aycan’a eleştirilerini ve taleplerini sıraladıkları bir yazıyla seslendiler. İrfan Aycan Hoca nezaket kuralları çerçevesinde 2002 yılından bu yana genel müdürlük olarak din kültürü ahlak bilgisi dersi ve ilahiyat fakültesi öğrencileri için neler yaptıklarını anlatan bir cevap yayınladı. İrfan Aycan hocamızın bu konudaki çalışmaları yadsınamaz bir gerçekliktir ve takdire şayandır. Ancak Sayın Aycan’ın ilahiyat fakültesi mezunlarına hitaben yazdığı cevapta arap dili edebiyatı ve Arapça öğretmenliği bölümü mezunlarının umutlarını iyice söndüren bir bölüm vardı.  “Sizin sorunlarınızı hep kendi sorunumuz bildik. Ayrı gayrı da yok. “  diye İlahiyat mezunlarına seslenen  İrfan Aycan Hoca’nın “İmam-Hatiplerin  1996 yılı öncesinde olduğu gibi Mesleki Arapça dersini Arapça Öğretmenliği ve Arap Dili ve Edebiyatı bölümü  mezunlarının  atama  alanı  olmaktan çıkararak sadece İlahiyat Fakültesi mezunlarının atama alanı haline getirdik ve Arapça dersinin bağımsız bir dil dersi olarak okutulmasını sağladık.” ifadeleri Arapça öğretmeni olmak için bekleyen Arapça Öğretmenliği ve Arap Dili Edebiyatı bölümü mezunlarını hayal kırıklığına uğrattı.  Ancak şöyle bir durum vardı ki 1996 yılındaki ilahiyat fakültelerinde okutulan Arapça eğitimi şimdikinden çok daha iyiydi ve o zaman Arapça hazırlık sınıfı vardı. 2002 yılından önce mezun olmuş ilahiyat fakültesi öğrencileri hazırlık Arapça eğitimi ve 4 yıl boyunca Arapça eğitimi aldığı için Arapçaya gayet hakimdiler. Fakat bugünün ilahiyat müfredatında Arapça, ilahiyat fakülteleri 1. ve 2. Sınıfta okutulmakta 3. Ve 4. Sınıfta okutulmamaktadır. Aynı şekilde Din Kültürü Ahlak Bigisi Öğretmenliği bölümü müfredatında da Arapçaya yok denecek kadar az yer verilmiştir.
4+4+4 Eğitim sisteminin en önemli ayağı olan İmamhatip Okullarında kalitenin daha da artması için bu okullarda okutulan temel derslerden biri olan Arapçanın daha iyi öğretilmesi gerektiğini belirtelim..
Vel hasılı kelam;
Bu kadar çok Arabistan’dan bahsetmişken II. Yeni şairlerinden Turgut Uyar’ın “Dünyanın En Güzel Arabistanı” isimli kitabını hatırlatmamak olmaz. Bir alıntı yaparak veda edelim:
Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum
Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
Seni aldım bu sunturlu yere getirdim
Sayısız penceren vardı bir bir kapattım
Bana dönesin diye bir bir kapattım
Şimdi otobüs gelir biner gideriz
Dönmiyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
Bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin
Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
Durma kendini hatırlat

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
Yunus ŞİRİN 4 yıl önce

teşekkür ederim sayın yazar. hislerimize tercüman olmuşsunuz.

Avatar
nurymn 4 yıl önce

ne kadar guzel anlatmışsınız durumumuzu agzınıza saglık bız arapça öğretmenelrıne goz gore haksızlık yapılıyor ırfan aycan bu dunyanın obur tarafı da oldugunuda unutmamalı...

Avatar
ARAPÇA ÖĞRETMENİ 4 yıl önce

irfan aycan beyin bu düşünceleri ne kadar da üzüntü verici arapça öğretmenleri açisindan. bizleri düşünmeyen haksizlik yapan adaletsizlik yapan bunun karşiliğini bulur

Avatar
arapçaa 4 yıl önce

uzun zamandır biliyorum ki ataması yapılmıyor.. eee uğraşmayın okumak için etmeyin tercih..

Avatar
tarık 4 yıl önce

turgut uyarı bari hatırladık sayenizde

Avatar
dertli 4 yıl önce

din öğretimi neyi adam gibi yapıyor ki yıllardır ihl meslekdersleri arapça öğretmenlerinin alan sorununun çözemedi

Avatar
gülce 4 yıl önce

din öğretimi uyuyacağına biraz ihl idarecileri ne haltlar yapıyorlar irdelesi tamamen kul hakkı ihlali ihl lerinin çoğunda ne kalita sayın başbakan

Avatar
gülce 4 yıl önce

din öğretimi uyuyacağına biraz ihl idarecileri ne haltlar yapıyorlar irdelesi tamamen kul hakkı ihlali ihl lerinin çoğunda ne kalita sayın başbakan