banner406
KURUMLAR ARASI GEÇİŞ YOLUYLA MEB’E GEÇENLERİN ZORUNLU HİZMET MAĞDURİYETİ GİDERİLMELİDİR

Zaman zaman okuyucularımız e-postalar ile mağduriyetlerini, taleplerini ya da sorularını iletiyorlar. Hepsine cevap veriyoruz.

Bu kez bir dostum ulaştı önce telefonla sonra e-posta ile. Mevzu şu: Kurumlar arası geçiş yoluyla Milli Eğitim Bakanlığına kadrolarına geçenlerin, daha önce görev yaptıkları yerlerin zorunlu hizmet kapsamında değerlendirilmemesi. Kanaatimizce son derece haklı talepleri var. Önce dostumun mektubunu paylaşayım.

“İlahiyat Fakültesi’nden 1996-2002 yıllarında mezun olduktan sonra Diyanet İşleri Başkanlığı’nda yaklaşık 8,5 yıl İmam olarak çalışıp 2011 yılında Milli Eğitim Bakanlığı’na Kurumlar Arası İlk Atama ile Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni olarak atandım. Üniversitede okuduğumuz süre içinde 28 Şubat’ta yaşanan meşhur post modern darbenin artçılarından İlahiyat mezunları da nasibimizi aldık. Tüm branş öğretmenlerine yeteri kadar kadro verilirken benim gibi İlahiyat mezunlarına 25-50 civarı kadro verilirdi. Mezun sayısı daha fazla sayıda olduğu için çoğu ilahiyat fakültesi mezunu açıkta kalmaktaydı.

Bizleri Milli Eğitim camiası dışında bırakmak için böyle bir yol izlediler. Okullarımızdaki Din Kültür ve Ahlak Bilgisi derslerini asıl olarak İlahiyat Fakültesi Mezunu öğretmenler vermesi gerekirken, ehil olmayan kişiler bu derslere girdiler. Benim gibi şanslı olanlarda başka Devlet kadrolarında görev alabildiler. Diyanet İşleri Başkanlığında İmam Hatip olarak çalışırken kurumlar arası ilk atama yolu ile MEB’ e geçmek için 13 defa başvuru yaptım. Ancak bu husustaki mağduriyetimiz giderilmediğinden MEB’e ben ve benim durumumdaki kişiler geçemedi.

Bu husustaki mağduriyetimiz 2011 yılında kısmen giderildi. Benim ve benim durumumdaki devlet memurlarının MEB’e 2010 yılından sonra Kurumlar Arası İlk atama ile geçtiğimizde çok sevdiğimiz Öğretmenlik mesleğimizi yapacak olmanın sevinci ile heyecanlandık. Ancak önümüze bazı engeller çıktı. Milli Eğitim Bakanlığınca 06.05.2010 yılında yayımlanan Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği ile 2010 yılından önce göreve başlayan öğretmenlerin zorunlu hizmetleri affedildi. Bu kanunla bir gün bile zorunlu hizmet yapmamış olan binlerce öğretmen zorunlu hizmetten muaf tutuldu. Belki bizler bu tarihte öğretmen değildik, ancak bizler de Devlet kademesinde çalışan birer memur idik. AYNI ZAMANDA ZORUNLU HİZMETİMİZİ YAPMIŞTIK

Milli Eğitim’e geçtikten sonra 2010’da çıkartılan kanun gereğince bizim de Zorunlu Hizmetimizin affedilmesini bekledik, ama olmadı. Bir de Milli Eğitim Bakanlığının 14/06/2013 tarihli yazısı gereğince o tarihten önce bakanlık bünyesinde sözleşmeli öğretmenlik yapmakta iken KPSS puanı ile kadroya geçen öğretmenlerde Zorunlu Hizmetten muaf sayılınca bize verilmeyen hakların adaletsiz olduğu, eşitler arası eşitsizlik yarattığı ve yeni bir mağduriyet oluşturduğu ayyuka çıktı.

Bu söylediklerimiz, size zorunlu hizmetten kaçtığımız izlenimi vermesin. Zaten çoğunluğumuz daha önceki kurumunda zorunlu hizmet bölgesinde çalışmış, bu görevi farklı bir kurumda da olsa- yapmış ve belli bir yaşa gelmiş insanlarız. Takdir edersiniz ki 40 yaşından sonra, çoluk çocuğa karışmış insanları daha önce bu görevi yapmış olmalarına rağmen tekrar- zorunlu hizmete göndermek, hakkaniyet ölçülerine sığmaz. Kaldı ki daha önce Milli Eğitim Bakanlığı’nda sözleşmeli olarak öğretmenlik yapan, hiç zorunlu hizmet yüzü görmeyen öğretmen arkadaşlarımızın zorunlu hizmetleri çıkarılan bir kanunla affedildi.

Geçtiğimiz zaman diliminde yayınlanan yönetmelik değişikliği ile 28 Şubat Mağduriyeti sebebiyle öğretmen olamayan arkadaşlarımızın önündeki 40 yaş sınırını kaldıran Bakanlığımız, 40’lı yaşlara gelmiş bizlerin de bu haklı feryadını duymalıdır.

Biz dinimizi en güzel şekilde bu ülkenin teminatı gelecek nesillere en güzel şekilde anlatmak için bu mesleğe, gönül vermiş insanlarız. Bizim durumumuzda çoğunluğu İlahiyat Fakültesi mezunu olan 28 Şubat Mağduru 6.000 (Altı bin)’e yakın öğretmen var. Ve bu altı bin öğretmen Sayın Milli Eğitim Bakanlığından çıkacak bir müjdeli habere odaklanmış durumda. Sorunumuzun çözümü için yaklaşık 4 yıldır mücadele içindeyiz. Yayımlanacak olan “Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğine” mevcut mağduriyetimizin giderilmesi için daha önce MEB dışında başka kamu kurumlarında çalışmakta iken 06.05.2010 tarihinden önce zorunlu hizmet yapanların da MEB.de fiilen öğretmen olarak çalışırken zorunlu hizmeti yapmış gibi sayılmalarının hüküm altına alınmasını talep etmekteyiz.

Kanaatimizce bu mağduriyetimiz yönetmeliğin “Zorunlu Çalışma Yükümlülüğünden Muaf Tutulacaklar” Başlıklı Madde 32/d maddesini talebimizi karşılar bir mahiyette düzeltme ile veya.“06.05.2010 tarihinden önce diğer bakanlıklarda görev yapmakta iken, söz konusu tarihten sonra İlk Atama veya Kurumlar Arası Atama ile Millî Eğitim Bakanlığı’na öğretmen olarak atananlar.” şeklinde bir ek madde ile düzeltilebilir.

Ayrıca 06.05.2010 tarihinden önce MEB dışında kurumlarda zorunlu hizmet bölgelerinde ki çalışma sürelerimizin öğretmenlikte geçirilen sürelerinden sayılması, bu hakların karşılığı haklardan faydalanmamızı talep ediyorum. Mevcut durumda kurumlar arası ilk atama yoluyla MEB’e geçen öğretmenler hizmet birleştirmesi yoluyla önceki kurumlardaki hizmetleri MEB’de hizmet yapmış gibi sayılıyor.(hizmet puanı, kadro, derece, terfi, memuriyetteki temel ve hazırlayıcı eğitim vb.)İlk defa öğretmenliğe atananlarda bir yıl staj dönemi devam ederken bizim durumumuzdakilerin daha önceki memuriyeti dikkate alınarak 6 aylık öğretmenliğe yönelik uygulama stajımız vardır. İlk defa öğretmenliğe atananlar gibi değerlendirilmiyoruz.

Daha önceki kamu görevini yaparken tabi olduğumuz yasa 657 sayılı Devlet memurları kanunudur. Bu kanun çerçevesinde Devlet Memuru olduk, görev yaptık ve zorunlu hizmette bulunduk. MEB’de görev yapan öğretmenlerinde tabi olduğu yasa 657 sayılı Devlet Memurları kanunudur.657 sayılı Devlet Memurları Kanundaki şartlara haiz memurlar olarak mevcut halimizle MEB’e kabul edildik. Anayasanın eşitlik ilkesi gereğince daha önceki kamu görevi sırasında yapmış olduğumuz zorunlu hizmetin öğretmenlikte fiilen geçirilmiş gibi sayılması gerekmektedir. Şu anda yaklaşık 6.000 Öğretmen Yönetmeliğin yayınlanmasını beklemektedir. Bizim sizden tek isteğimiz yayınlanacak yönetmelikte bu haksızlığın giderilmesidir. Bu konudaki desteklerinizi bekler, saygılarımızı sunarım.”

Değerli dostum son derece güzel ve sarih bir şekilde ifade etmiş durumu. Açıkçası ilaveye ihtiyaç yok. Çok şey mi istiyorlar. İmam hatiplik görevi esnasında Mardin’de, Sivas’ın mağduriyet yerleri olan köylerinde esasen zorunlu hizmetini tamamlamış olan kişileri tekrar zorunlu hizmete tabi tutmak son derece yanlıştır. Bakanlık yetkililerini göreve davet ediyor, bu son derece haklı talebi dikkate alacaklarını umuyorum..