banner396
Lafı eğip bükmeden, peşin peşin söylemekte yarar var. İstendik davranış değişikliği süreci olarak
tanımlanan “Eğitim” ile bu sürecin en önemli unsuru “Öğretmen” kavramlarından çok manşet çıkar.
Çünkü,
Herkes ya bizzat, ya çocuğu, torunu, yeğeni, akrabası, hısımı, komşusu yüzünden ya da duyduğu, gördüğü, yaşadığı ile eğitimin içinde.
Hemen herkes, hemen her gün yazılı, görsel, işitsel basında veya sosyal medyada genellikle olumsuz örnek içeren eğitim olaylarıyla karşı karşıya.
Okullar çok sorunlu ve bu sorunlar istismara açık.
Öğretmenler sahipsiz, öğretmenler yapayalnız.
Sendikacılar dünyayı kurtarmak için siyaset yapar hale gelerek sendikacılık dışında her işle meşguller.
Veliler kulaktan dolma bilgilerle çok kolayca eğitimin, öğretmeninin ve okulun karşısına dikilebiliyor.
Veliler her istediği olsun istiyor ve bu konuda oldukça ısrarcılar.
Gereksiz inceleme, soruşturmalar en azından can sıkmaya devam ediyor.         
Sistem akşamdan sabaha değişebiliyor. Bu yıl uygulanan sistemden ertesi yıl vazgeçilebiliyor. Bu yönüyle sistem yazboz tahtası…
Programlar da sistemlerden farklı değil.
Yabancı dil öğretimi yerlerde sürünüyor.
Ezberci eğitim dünden daha beter durumda.
Denirse personel politikası politikadan çok uzaklarda.
Para yok, kaynaklar sınırlı.
Sınavlar, anında sosyal medyanın spekülatif sayfalarına konu olmakta.
Eğitimden çok şey bekleniyor. Ancak eğitimin girdisi maraz, çıktısı ise zayıf mı zayıf.
3600 meselesinde olduğu gibi öğretmenlerin özlük hakları alay konusu olmuş durumda.
Nöbet ücreti ortalıkta.
Yönetici görevlendirmeleri malum.
Mahkemeler eğitim ve öğretmen davalarıyla dolu.
Öğretmen rotasyonu hususunda kafalar karışık.
Plansız programsız öğretmen yapılan ve atanamayan binlerce gencin hayal kırıklıklarının iç acıtan öyküleri romanlara konu olmak üzere.
Öğretmene “Ek ders müjdesi” gibi kadük haberlerden kaynaklanan rahatsızlıklar hat safhaya vardı.
Bin bir hevesle kurulan BTS’ lerin halini sormaya hiç gerek yok.
Okul öncesi eğitim bir zorunlu oldu, bir isteğe bağlı.
24 Kasım öğretmenler günü sıfıra sıfır elde var sıfır diye tanımlayabileceğimiz kuru sözlerin havada uçuştuğu bol kepçe vaat dağıtan gün sanki.
Öğretmeni ödüllendir(me) politikası uygulanır oldu. 
Öğretmenler boğazına kadar kredi borcu içinde. Ya ev taksiti ödüyorlar ya da tüketici kredisi…
YÖK yok olmak üzere…
ÖSYM, KPSS skandallarının maşallahı var.
ÖKS, OGES, SBS, TEOG’ un çok kötü çağrışımları mevcut.
Öğretmenler mesleği itibarsızlaştırmak için adata yarışa girmiş durumdalar. Sakalla, kot pantolonla okula gelenleri mi ararsın, yaka bağır açık olanları mı?
Eğitimin her aşaması proje çöplüğüne dönmüş durumda…
Hak aramanın en iyi yolu olan eylemler yerlerde sürünüyor. Günü birlik işlem haline getirildi eylemlilikler.
Öğretmen üzerinden haber yapmak prim yapıyor. Eğitim sitelerinin başıboş, eğitim siteleri büyük oranda tıklanıp para kazanma telaşına düşmüş durumda. Veya çamur at izi kalsın, ben yazarım ispatla bakalım suçsuzluğunu ispat edebilirsen politikası izlenmekte.
Öğretmen üzerinden propaganda yapmada da aynı…
Siyasiler seçim beyannamelerine öğretmen adına, eğitim adına çok şey yazıyorlar ama seçilecek yerden aday yapılan öğretmen sayısı neredeyse bir elin parmağından daha az.
Görev başında kakıştırılan, görev başında darp edilen, dövülen, görev başında vurulan öğretmenler hemen her gün gazete manşetlerinde.
Öğretmenlerin gözetiminde, denetiminde yapılan sınav görevleri nedeniyle öğretmenlere ödenen ücretler çok komik.
Öğretmenlik mesleği ve öğretmenler alay konusu.    
Ve eğitimin kendisi eğitime muhtaç.
Ve eğitimin kendisi alay konusu,              
Off ki offf!
Ne mi yapmalı, öyleyse!                        
Öğretmen ayağa kalkmasına kalkmalı da, gerisini rahmetli Abdürrahim Karakoç’ un dediği gibi büyüklerimiz daha iyi bilir.
"Ya öğretmenler ayağa kalkamazsa!” dediğiniz duyar gibiyim. 
Çok doğru.
O zaman en altta öğretmen yer alır, onun üstünde veli, velinin üstünde öğrenci, öğrencinin üstünde MEB yer almaya devam eder. Öğretmenin sırtından MEB, öğrenci,veli hiç kimse inmez. Eğitim sorun olarak kalır. Bu gidişle eğitim ve öğretmen(den) daha çok manşet(e) çıkar.

                 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner389