banner374
 4+4+4 Eğitim Yasasının yürürlüğe girmesiyle birlikte, önceden aynı türde fakat ikili ve tam gün olmak üzere 8 yıllık kesintisiz eğitim vermekte olan ilköğretim okulları (İlkokul, ortaokul ve İmam-Hatip Ortaokulları), yedi tür olarak belirlendi.

Abartmıyorum!

Gelin şimdi bu okul türlerinin ayrıntılarına bakalım.

MEB Temel Eğitim Genel Müdürlüğünün 03 Temmuz 2012 tarih ve “”Okul Dönüşümleri” konulu yazıları doğrultusunda, illerde yapılan çalışmalarla, 7 farklı ilköğretim okulu oluşturuldu.

Bu okul türlerine bakacak olursak;

1) Müstakil ilkokul (Tüm öğrencileri 1-4 olacak ve 5-8'inci sınıfları tamamen ortaokula aktarılacak okullar ve birleştirilmiş sınıflı okulların tamamı),

2) Müstakil ortaokul (Tüm öğrencileri 5-8 olacak ve 1-4'üncü sınıfların tamamı ilkokula aktarılacak okullar),

3) İmam hatip ortaokulu (Tüm öğrencileri imam hatip ortaokulu olacak sadece 5'inci sınıf öğrencilerinin bulunacağı okul),

4) İlkokul ve ortaokul bir arada (3 yıl sonra ilkokul olacak), (1' inci sınıfa öğrenci alınacak, 1-4'ü ve 6-8'inci sınıfları bulunan ve 5'inci sınıfları ortaokula gidecek okullar),

5) İlkokul ve ortaokul bir arada (3 yıl sonra ortaokul olacak),(5'inci sınıfa öğrenci alınacak, 2-4'ü ve 5-8'inci sınıfları bulunan ve 1'inci sınıfları ilkokula gidecek okullar),

6) Ortaokul sabahçı, ilkokul öğlenci olarak ayrılacak (Kurumun iki ayrı kodu olacak), (Yakın çevresine ek bir okul yapılma durumu olmayan okullar olup, bu okulların hem birinci sınıfına, hem de 5'inci sınıfına öğrenci alınacak okullar),

7) İlkokul, ortaokul ve imam hatip ortaokulu bir arada (üç yıl sonra imam hatip ortaokulu olacak), (1 ve 5'inci sınıflara öğrenci alınmayacak, 2-4 ve 6-8'inci sınıfları mezun olduktan sonra tamamen imam hatip ortaokulu olacak okullar).”

Buna göre, yeni eğitim sistemine kademeli geçişte birçok okul binası aynı anda ilkokul, ortaokul ve imam-hatip ortaokuluna ev sahipliği yapmak zorunda kalacak. Farklı ders çizelgelerine, saatlerine ve programlarına tabi olan öğrenciler, üç yıllık geçiş döneminde aynı çatı altında eğitim görecek.

Peki, bu kadar fazla ilköğretim okulu türü nasıl oluştu?

Öncelikle bu konuda en büyük eksikliğin, inisiyatif kullanmayan Milli Eğitim Bakanlığında olduğunu düşünüyorum. Çünkü okul dönüşümlerinin taşra teşkilatlarına bırakılması, velilerden, siyasilere çeşitli basınçlara maruz kalan yöneticileri, zor durumda bıraktı. İncelendiğinde çok açık şekilde görüleceği gibi, aralarında 200-300 metre mesafe bulunan ilköğretim okulları, biri ilkokul, diğeri ortaokul olarak belirlenebilecekken, keyfi ya da çeşitli basınçlar nedeniyle hem ilkokul hem ortaokulun bir arada bulunduğu ilköğretim okulu olarak belirlendi.

Bu durum, haftalık ders saati 36-37 saat olarak değiştirilen ortaokulların sabahçı, ilkokulların öğlenci olarak belirlendiği ve ikili eğitim yapılan ilköğretim okullarını tam bir kaosa sürükledi.

Sabahın köründe, 10’ar dakikalık teneffüs yaparak 7-8 saat üst üste ders gören öğrenciler bu kadar ağır ders yükünü ne kadar taşıyabilecek?

Dinlenmeden derslere girmek zorunda kalan öğretmenler ne kadar verimli olabilecek?

Öğleden sonra 13.00-13.30’dan sonra derse başlayan ilkokul öğrencileri, günlerin kısalmasıyla yaşanacağı muhtemel güvenlik sorunlarını nasıl aşabilecek?

2012-2013 Öğretim yılı, okulların belirlenmesi açısından kayıp bir yıl olmuştur. İkili eğitim yapan okul oranının % 51 olduğunu bildiğimiz ülkemizde, zaman geçirilmeden çalışmalara başlanarak, en azından önümüzdeki öğretim yılında, bu kadar karmaşık okul türlerini daha aza indirerek, ilkokul ve ortaokulları bağımsız hale getirmek gereklidir.

Aksi halde, yasanın amaçlarından biri olan, ilkokul ve ortaokulların fiziki olarak ayrılması kâğıt üstünde kalacaktır.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol