banner374
  

Değişimin Sekiz Adımı ve Dershaneler

Harvard Üniversitesi profesörlerinden John P. Kotter ile Deloitte Danışmanlık şirketinin başkanı Dan Cohen’in bir araya gelerek yazdığı “Değişimin Kalbi” (The Heart of Change) isimli kitap, günümüzde organizasyon  kültürünün dönüşümü, yeniden yapılanma, yeni bir teknolojiye geçiş, birleşme ve satın almalar ve yeni stretejiler gibi geniş çaplı değişim ve dönüşüm operasyonlarında başarılı olmak isteyen yöneticiler için vazgeçilmez bir başucu kaynağı niteliğindedir.

 

Uzun görüşmeler ve incelemeler sonucunda ortaya çıkan kitapta, değişimin sekiz adımı, örneklerle ortaya konulmaktadır. (http://www.capital.com.tr)

 

Bu adımları başlıklar halinde şu şekilde sıralamak mümkün;

-Acil durum duygusunu arttırın.

-Değişime kılavuzluk yapacak takım kurun.

-Vizyonunuzu doğru belirleyin.

-İyi iletişim ile katılımı artırın.

-Aksiyonların önünü açmak için yetki verin.

-Kısa dönemde kazanımlar yaratın.

-Gevşemeyin ve ipin ucunu bırakmayın.

-Değişimi sürekli kılın.

 

Bu adımları, MEB’in son projelerinden biri olan “Dershanelerin dönüştürülmesi/kapatılması” projesinde arayacak olursak, karşımıza nasıl bir tablo çıkıyor, irdeleyelim.

 

Öncelikle, organizasyon içinde mümkün olduğunca çok insanın “acil bir durum” olduğunu anlamasının sağlanması gerekiyor. Sadece yöneticilerin acil bir durum olduğunu algılaması yeterli değildir. Buna göre, dershanelerin dönüşümü konusunda acil bir durumun olup/olmadığı bir yana, MEB yöneticilerinin de büyük bir bölümünün, bu tasarıdan haberdar olmadığı biliniyor.

 

Acil durum duygusunu yarattıktan sonra, değişim hareketinin rotasını çizecek, rehberlik edecek takımlar kurulmalı. Dönüşümün kaçınılmaz ve acil olduğu duygusu insanları bu harekete gönüllü olarak yardımcı olmaya, liderlik etmeye teşvik eder. Ancak, istekli ve heyecanlı bir ekip bu işi başarabilir. Bu adımda sık yapılan hatalardan kaçınılmalı. Bu hatalardan ilki değişimin sorumluluğunun tek bir bireye verilmesi veya sadece yöneticilerden oluşan bir ekibe bu işin bir görev olarak yüklenilmesidir. Dershanelerin değişimi konusunda, bırakın ekip kurup çalışma yapmayı, gizli bir şekilde hazırlanan tasarı, basına yansımasıyla gün yüzüne çıkmıştır.

 

En önemli adımlardan biri de, ulaşmak istenilen ideal olarak tanımlanan “vizyon” konusudur. Birlikte belirlenecek vizyon, ideallere ulaşmada en önemli unsurlardan biridir. Dershanelerin kapatılıp, yerine ne konulacağı ya da dershanelere ihtiyaç duymayacak bir eğitim sisteminin köşe taşlarının nasıl düzenleneceği konusunda halen bir vizyon belirlenmiş değildir.

 

Değişime kılavuzluk eden takım, vizyon ve stratejileri organizasyon içindeki herkese duyurmalı ve onların desteğini almalıdır. Vizyon ve stratejileri net ve anlaşılır bir şekilde ortaya koyulamazsa, destek sağlanamaz. Çalışanlar arasında doğabilecek endişe, korku, “Acaba bana bir şey olur mu?” gibi olumsuz düşüncelerin önüne geçecek, onlarını ikna edecek hazırlıkları yapın. Şüphe uyandıracak tek bir noktayı bile karanlıkta bırakmadan onlardan gelen tüm soruları cevaplamak gerekiyor. Dershaneler konusunda, tarafların endişelerini giderecek adımlar çok geç atılmış, taraflar dinlenmiş fakat MEB yine büyük oranda bildiğini okumaya devam etmiştir. Bu nedenle, dershaneler konusunda iyi iletişimden söz etmek de mümkün olmadığı gibi, daha da ileriye giderek kötü iletişimin güzel bir örneği sergilenmiştir, denilebilir.

 

MEB, dershanelerin dönüştürülmesi/kapatılması projesinde, değişimin sekiz adımını projeye uygulama konusunda, görüldüğü gibi ilk dört maddede bile kötü yönetişim sergileyerek bu konuda kriz yaratmıştır. Değişimin ilk adımı olan, dershanelerin dönüşümünün aciliyetini dahi kamuoyunda yeterince tartıştırmamış ve “Ben yaptım oldu” mantığıyla hareket etmiştir.

Dolayısıyla, değişimin diğer adımlarından olan, aksiyonların önünü açmak için yetki vermek, kısa dönemde kazanımlar yaratmak, gevşememek, ipin ucunu bırakmamak ve değişimi sürekli kılmak gibi önemli adımları MEB’den beklemek gerçekçi bir beklenti olmayacaktır.

 

Toplumun büyük bir kısmını ilgilendiren bu tür projelerde, özellikle de eğitimle ilgili atılacak adımlarda/projelerde çok yönlü düşünmek, siyasi projeleri hayata geçirmek için eğitim sistemini yap-boz tahtasına çevirmemek ve değişimin gerektirdiği adımları atmak, toplumun bütün kesimlerinin yararına olacaktır.

 

Kaynak: http://www.capital.com.tr/8-adimda-degisim-haberler/17583.aspx

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol