banner374
Dershaneler konusu yeniden gündeme geldi. Fakat dershaneleri merkeze alan tartışmalar  dershaneleri bir günah keçisine dönüştürerek eğitim sistemimizdeki yapısal sorunların/eksikliklerin halının altına süpürülmesine neden olmaktadır.
Tartışmanın daha sağlam bir zemine oturması için esas sorulması gereken soru; dershaneler niçin ortaya çıktı, neden talep görüyor?
Önce mevcut duruma bir göz atalım. Ülkemizde MEB onaylı 3700, merdiven altı diye tabir ettiğimiz 2000 civarında dershane var. Son zamanlarda sayısı hızla artan etüt merkezleri de işin başka bir boyutu.  
Bu konuya ilişkin en temel yanılgısı şu oldu Milli Eğitimin. Eğitim sistemimizde -daha özelinde sınav sisteminde- yapılan temel değişikliklerin çıkış noktası dershanelere olan ihtiyacı azaltmaya nihayetinde dershaneleri kapatmaya   yönelikti. Sistem değişikliği adına atılan adımlar refleksif adımlardı ve eğitim  gibi uzunvadeli planlama gerektiren bir süreci son dakika değişiklikleriyle yürütmek kendi kalemize son dakika golü olarak döndü hep. (Bir tarafta öğretmen adaylarına gelen alan sınavı, öte yandan öğretmenlerin yan alana geçiş meselesi… ) Yeni sınav sisteminin tanıtımı yapılırken ön plana çıkarılan husus hep “dershanelere olan ihtiyacın yeni sınav istemiyle ortadan kalkacağı” öngürüsüydü.  İşte bu öngürüler tersine işleyince en sonunda “dershaneleri kapatıyorum, kapatacağım” noktasına gelindi. Altmış binin üzerinde çalışanın olduğu bir sektörle ilgili tartışmaları “kapatıyorum kapaattım” diye sonlandırmak bir çözüm olamaz. 
Her sınav değişikliğiyle endişesi biraz daha artan velilerse fedakarlık yaparak çocuklarını dershanelere gönderdi. Öğrenciler ders çıkışında(bazen dersten kaçarak) dershanelere akın etti, hafta sonlarında sabahın en erken saatlerinde öğrenciler dershanelere gitmek için otobüs duraklarını doldurdular. Ailelerin ve öğrencilerin bu sıkıntıya katlanmalarının nedeni nedir sorusu anlamlıdır!
40 soruluk sınavlarda 5 net ortalaması, sınavlarda sıfır çeken öğrencilerin sayısı, PİSA sınavında OECD ülkeleri içinde sonlarda yer almamız, okuma yazma ve dört işlem becerilerinin istenen düzeyde olmaması ve daha birçok sorunu çözmek elbette kolay değil, on yedi milyon öğrencinin olduğu bir yapıyı  düzene koymak elbette kolay değil!
Hala büyük şehirlerde derslik ve bina sıkıntısı söz konusu. Antalya, İstanbul, Ankara gibi büyükşehirlerde hala ikili öğretim var. Sınıf mevcutları otuz kırkların üstünde.  Dershane öğretmenleri enerjilerini ders anlatmaya harcarken okullarda öğretmenler enerjilerinin önemli bir bölümünü öğrenciler arası sorunları çözmeye, sınıf içi düzeni sağlamaya harcıyor; geriye kalan zamanda da ders anlatıyor. Bir hedefi olmayan öğrenciye hedef koymak, farklı hedefleri olan öğrencileri “sınavlarda başarılı olma” hedefinde birleştirmek hiç de kolay bir iş değil. Öğrenciler ve veliler çok iyi biliyor ki okullardaki öğretmenlerin dershanedeki öğretmenlerden hiç farkı yok. Öğrenciler ve veliler dershanelerdeki rekabet ortamının okullara göre daha iyi olduğunu düşünüyor. Dershanelerdeki sınıfların okullardaki sınıflara göre daha homojen bir yapıya sahip olması dershanelerin tercih sebebleri arasında yer alıyor.
Derslik sayısının artırılması,sınıf mevcutlarının düşürülmesi, okulların iç mekanlarının genişletilmesi imkanlarının geliştirilmesi gerekiyor.
Disiplin ve sınıf geçme yönetmeliğinin değiştirilmesi bu bağlamda çalışanla çalışmayanı, bilenle bilmeyeni  ayırt eden daha adil bir sitemin işler hale getirilmesi gerekiyor.
2023 hedefleyen, büyük projeleri hayata geçirmeyi planlayan ülkemiz eğitim alanında birçoğu kağıt üzerinde kalan küçük ve kısa vadeli projelerle yetinemez.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
doğru 3 yıl önce

önce disiplin ve sınıf geçme yönetmeliği değişmeli kesinlikle.. okumak isteyenble istemeyen aynı sınıfta.. bilen de geçiyor bilmeyen de gelen de geçiyor gelmeyen de ne anladık bu işten..

Avatar
hasan 3 yıl önce

çok doğru ne denebilir ki?

Avatar
veli 3 yıl önce

kızım çok güzel bir fen lisesinde okuyor.buna rağmen okul eğitiminin bu sınav sisteminde yeterli olduğuna inanmıyorum.önce ya sınavı müfredata göre düzenliyecekler yada müfredatı sınava göre....

Avatar
sayın veli 3 yıl önce

fen lissesinde okuyanlarla diğer liseleri aynı kefeye koyan bir anlayış var