banner374

       Öğretmenlik ne garip meslek!
       Bir ülkenin doktorunu, avukatını, mühendisini, bakanını, başbakanını hatta cumhurbaşkanını onlar yetiştirir. En çok onlar bilir onların kabiliyetlerini ve günü gelir "adam olacak çocuklar"ı ülkenin bir yapıtaşı haline getirir. Ammavelakin gün gelir yine aynı kişiler onları unutuverir. Öğretmen ise büyük zorluklarla aldığı küçük dairesinde emekliliğin tadını(!) çıkarır  ve yaşamının son bulmasını bekler.

       Şimdi bir de aynayı kendimize(öğretmenlere) çevirelim ve kronikleşmiş yanlarımızı görelim. Neden ülkemizde hak etmediğimiz bir muameleyle karşı karşıyayız? Neden diğer mesleklere oranla itibarımız her geçen gün azalıyor?

    Mebpersonel.com'da yazmış olduğum   "Gül ve Diken" isimli yazımda öğretmenin ve öğretmenliğin duygularını yansıtmaya çalışmıştım. Gelelim meselenin tribünden görünümüne.

       Birincisi: Mesleğimizin kendine ait bir jargonu(kendine ait pedogojik bir dili) mutlaka olmalı. Aslında eğitimin bilimsel metotları ortada; ancak bunları mesleki gelişim açısından yaşayan ya da yaşatan neredeyse yok gibi. Öyle olunca bir doktorla ya da mühendisle yanyana gelen öğretmen toplum gözünde basitleşiyor.

       İkincisi: Gariptir ki 3 ay zannedilen tatilleri 2 ay olmasına rağmen toplumca boş gezenenin boş kalfası şeklinde algılanmakta. Öğretmenlerimiz bu tatil sürelerini araştırma ve kendini geliştirme şeklinde kullanırlarsa verilen tatilin hangi amaca hizmet ettiğini gösterebilirler. yazıktır ki, öğretmenlerimiz kitap okuma hususunda sınıfta kalmıştır.

       Üçüncüsü: Öğretmenevlerinin toplumumuzdaki reaksiyonu kahvehaneden öteye gidememektedir. Saatlerini boş yere geçiren öğretmenlerimiz, halkımız tarafından da değersiz görülmeye başlıyor ; ancak bir doktoru aynı şekilde görmememiz çok zordur. Öğretmenlerimiz kahvehaneleri terketmelidir!

      Dördüncüsü: Ne yazık ki meslek grupları arasında birbirini en çok yanlız bırakanlar yine öğretmenlerdir.  Sözgelimi eş durumu atamalarına başvuracakların sayısı yüzbinleri bulurken Ankara'da bunun için yapılan bir eylemde 350-400 kişinin geldiği tespit edilmiştir. Dolayısıyla çok önemli haklarını bile talep etmekten çekinen bir meslek grubuyla karşı karşıyayız.

      Beşincisi: Bunların bir yansıması olarak ekonomik bütçesi yıllardır yükselmeyen ve diğer mesleklere oranla az kazanan ve az kazanınca toplum tarafından "acınılan"  bir duruma sürüklenmişlerdir. Dolayısıyla farklı kazanç yollarına yönelen, ticaretle uğraşan yani ek iş yapan, mesleğinden kopuk öğretmnlerimizi görüyoruz.

      Kıssadan hisse ne ola, deve sormuş: "nerem eğri?" deveye demişler: "neren doğru ki?"
      Artık şapkayı çıkarıp önümüze koyma vakti gelmiştir. Değersizleştiriliyor muyuz yoksa kendi kendimizi değersizleştiriyor muyuz?

     Biraz silkelenmenin vakti geldi de geçiyor.
    İnsanlar, öğretmenlerden "farkındalık" oluşturmasını ve mesleğinin gerçekten uzmanı olmasını bekliyor. Onları kahvehane köşelerinde değil kütüphanelerde görmek istiyor. Meslektaşları tarafından kösteklenen değil bilakis onunla omuz omuza hak aramasını istiyor.

   Sözü birkaç kelimeyle özetlemek istersek ihtiyacımız olan şeyler şunlardır:

   1. Pedogojik donanım ve jargon
   2. Araştırma ve kültürel donanım
   3. Boş vakit kavramını anlamlandırma
   4. Dayanışma
   5. Ekonomik ferah

   Değinilen husular hiçbir meslektaşımızı incitmek üzere yazılmamıştır; ancak Türkiye'de yıllardır süregelen bu algıyı değiştirmek yine öğretmenlerimizin elindedir.
 
                                  Sürç-ü lisan ettiysek affola...

Nedim Erensayın  Mebpersonel.com

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
çok haklısınız... 4 yıl önce

cok güzel anlatmışsınız tebrikler.

Avatar
Gökhan Ç 4 yıl önce

sayın nedim erensayin elinize sağlık. tespit etmiş olduğunuz hususlar çok doğru ve vazgeçilmesi zor olan alışkanlıklar. dayanışma konusunda şunu söylemek istiyorum. kanunlardan, amirlerden korkmak ve ceza alma endişesi var öğretmenlerde. en kısa sürede bu sorunların çözülmesi dileğiyle. teşekkürler.

Avatar
çok güzel tespitler 4 yıl önce

nedim bey ağzınıza sağlık

Avatar
Ferhat Köşker 4 yıl önce

çok haklı olduğunuzu düşündüğüm tespit ve görüşleriniz var.

Avatar
sblrl 4 yıl önce

evet bazı tespitlerinize katılıyorum ancak bazı değinimlerinizde de haksız olduğunuzu aslında öğretmenlere haksızlık ettiğinizi düşünüyom. "neren doğru ki" benzetmesi haksız oldu sanki..kısacası "ne ekersen onu biçersin.." eken de belli..!! saygılar

Avatar
bb 3 yıl önce

hocam 6.inci si yok onuda yazin bu arada masustan 6.inci yi yanlis yazdim herkezz oyle yazar ya herkezz ide yanlis yazdim dogrularini bulmak cok zor durun yaziverem belki sizde bulamassiniz :) 6. die yazilacak herkezz de herkessss die yazilcak hocammm:D siz blki bilmiyosunuzdur die sey ettim . :) :)