banner374
 EBS’NİN KÖKLERİNE DÖNMESİ İÇİN ALİ YALÇIN BİR ŞANSTIR

Sendikacılığın Türkiye’de olumsuz bir algısı vardır. Bu algı durum dururken olmamıştır elbette.  Zira sendika ağaları vardır bu ülkenin. Bir de “sendikacılıktan geçinenler”.

Bu türden olumsuzlukların bertaraf edilmesi için memur sendikacılığı bir fırsattı. Çünkü işçi sendikalarında olduğu gibi ağalık oluşmasına fırsat verecek kadar ekonomik bir büyüklük henüz yoktu. Ancak gelinen noktada her sendika, mensupları tarafından eleştiriliyor. Kimisi fazla sesini çıkarmakla kimisi sessiz kalmakla eleştiriliyor.

Eğitim Bir-Sen, merhum M. Akif İnan tarafından kurulduğunda toplumun yok sayılan kesimlerinin gür sesi olması idealiyle kuruldu. Sayısal olarak gelinen büyüklüğü merhum Akif İnan’ın hayallerinin de ötesine geçti. Çünkü o günler, hayallere bile karantina uygulan zor yıllardı.

EBS büyüdü, bugün Türkiye’nin en büyük sendikası ve sivil toplum örgütü.

Ancak bir şeyler hep eksikti EBS’de. Aidiyet duygusu ve vakti zamanı geldiğinde gür bir seda…

Eğitim-Bir-Sen’in son zamanlarda kariyer basamağı olarak telakki edilmesi ne kadar hazindir. Şahsi menfaatlerinin peşinde koşanların mesken tuttuğu bir sendika olmak EBS’nin köklerinden uzaklaşmasının resmi olarak duruyor.

Sendikacılığın gür sedası ve EBS’nin köklerine dönmesi için önümüzdeki günlerde bir fırsat var.

Eğitim Bir-Sen’de genel başkanlık seçimi var malum. Takip edenler bilir, iki adayın yarıştığı bir seçim olacak. Genel başkan vekili Ahmet Özer ile genel başkan yardımcısı Ali Yalçın arasında kıyasıya bir yarış söz konusu. Ancak, Ali Yalçın teşkilatın desteğini alması itibariyle bir adım önde.

Peki, teşkilat neden Ali Yalçın diyor?

Yıllarını Eğitim-Bir-Sen’e ve sendikanın ait olduğu manevi köklere veren birisi Ali Yalçın. Yani çekirdekten yetişme ve teşkilatçı bir yapıya sahip. O yüzden teşkilat bağrına bastı.

Ankara’nın bürokratik kasvetinden köşeleri aşınmamış, üyelerinin toplu menfaatini tek tek bireyler için feda etmeyecek, adalet için sesini yükseltecek, menfaat için kümelenmiş her devrin insanlarına kapıyı gösterecek, öğretmenliğin onurlu bir meslek olarak icra edilmesi için elini taşın altına koyacak ve sömürgeci müfredat yerine yerli bir müfredat için çırpınacak birisine ihtiyaç var Eğitim-Bir-Sen’de.

Bütün bu ihtiyaçlar için Ali Yalçın iyi bir ekip kurması kaydıyla şanstır.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol