banner374
     Uzun bir aradan sonra yeniden merhaba.Uzun bir süredir  yazılarıma ara vermiştim. Yeni bir enerji ile fikir ve değerlendirmelerimle yeniden yazmaya başlıyorum. Umarım okuyucu için keyifli ve doyurucu bir yazı olur.Doğrusu memleketin gündemi öyle dinamik ki yetişebilmek mümkün değil, bir gün geçmiyor ki ülke de herhangibir marjinal haber olmasın hergün yeni bir skandal hergün yeni bir olay.Bu kadar olay sonrasında zihinler bulanıyor, hafızalar kararıyor, ahlaksızlıklar kanıksar vaziyette yüceltiliyor.Ve bütün bunlar yaşanırken de insanlar hiç bir şey olmamış ya da olmuyor gibi hayatlarına devam ediyor.
     
     Aslında tüm bu yaşananlar da tüm eğitimcilerin başını iki elinin arasına alıp çocuklarımızı ve toplumu nasıl eğitiyoruz? Eğitimli insanlarımızın bakış tarzı ve hayatı algılayışını hangi temeller üzerine oturtuyoruz? Gerçekten "ahlaklı" bir nesil yetiştirebiliyormuyuz? Sorularını vicdanımıza sorup kendimizi sorgulamaya yöneltmeli.Yaşanan olaylar karşısında şikayete başvurmak yerine "kaliteli insan" yetiştirme üzerine kafa yormak daha erdemli bir duruş olacaktır. Gelin asırlar öncesinden güzel bir örnekle eğitime ecdadın verdiği önemi anlamaya çalışalım.


     Fatih hocasına karşı çok asidir. Sınıfta hiç akıllı durmaz,önünde oturan çocuklara kalem batırır,bağırır çağırır hocası AKŞEMSETTİN bir şey dediği zaman "SEN BANA BİŞEY DİYEMEZSİN BEN PADİŞAHIN OĞLUYUM"diye tehdit ederdi.
AKŞEMSETTİN artık bu durumdan rahatsız ama bir o kadarda çaresizdi.Padişahın karşısına bu konu hakkında gitmekten haya ediyordu.Padişaha çocuğunu şikayet etmek düşüncesi ona çok ağır geliyordu.Birgün artık herşeyi göze alıp Padişahın huzuruna çıktı ve olanları ona sıkılarak anlattı.Padişah durum karşısında bir müddet düşündü ve o müthiş planını Akşemsettinin kulağına usulca açıkladı.Aman yarabbi bu ne plandı,mümkün değildi bu planı uygulamak.Akşemsettin plan konusundaki rahatsızlığını padişaha ilettiysede Padişah onu dinlemedi ve bu iş olacak dedi.Ertesi gün yine ders ortamında ve yine Fatih Sultan Mehmet yaramazlık yapıyordu.Akşemsettinin uyarısına yine aynı tehdit cevabını verdiği sırada Padişah ansızın kapıyı açıp içeri girdi.Bu olay karşısında Akşemsettin hiddetlenerek Padişaha bağırdı ve bir tokat atarak, bu şekilde sınıfa giremeyeceğini izin istemesi gerektiğini söyleyerek derhal dışarı çıkmasını istedi. Padişah mahçup bir şekilde boynunu bükerek özür diledi ve dışarı çıktı.Olaylar karşısında Fatih Sultan Mehmetin nutku tutulmuş ne yapacağını şaşırmıştı.Güvendiği babası tokat yemişti.Fatih Sultan Mehmet allak bullak olmuştu.Az sonra kapı vuruldu ve Padişah mahçup bir şekilde içeri özür dileyerek girdi.

PLAN MUHTEŞEM İŞLEMİŞTİ...

     O günden sonra Fatih Sultan Mehmet asla yaramazlık yapmadı.ÇÜNKÜ GÜVENDİĞİ DAĞLAR KAR ALMIŞTI ARTIK...İŞTE AKŞEMSETTİNİN KULAĞINA FISILDANAN MUHTEŞEM PLAN,İŞTE ÇOCUK EĞİTİMİ.İŞTE ONLAR, İŞTE BİZ....KOSKOCA PADİŞAH SIRF ÇOCUĞUNUN TERBİYESİ İÇİN GÖZÜNÜ KIRPMADAN TOKAT YEMEYİ GÖZE ALMIŞTI...

     Ya biz... Belki de ülkemizin kaderini değiştirecek çocuklarımızın eğitimi için neyi göze alıyoruz, ne kadar risk alıyor neyi değiştirmeye azmediyoruz...Ya siyasilerimiz ve bürokratlarımız ahlaklı insan yetiştirmeyi kurbağanın sindirim sistemini ezberlemekten daha değerli bulduklarını sayısız hamasi nutuklarla kitlelere anlatırken bunu sağlayacak öğretmenlere ne kadar yardımcı oluyorlar kendilerini sorgulamalılar.

     Eğer kendimize geleceksek bu sadece eğitimle olacaktır, ve kendimizi eğitme çabamızla... Öğretmenlerimize sürç i lisan ettimse affola, sadece yaşadığımız ahlaksızlıklara teşhis koymaya çalıştım...

Mutlu günler temennisiyle...

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
cano 3 yıl önce

çok güzel bir örnek inşallah okuyanlar ders alır..