banner374

Türkiye’de, büyük eğitim reformlarının yapılış şekillerine bakıldığında; bu reformların, gerçekten eğitimsel açıdan gerektiği için mi, yoksa başka bazı saiklerle mi yapıldığı tartışma konusudur.

 

Bu durum, 8 yıllık temel eğitime geçiş uygulaması, bu uygulamadan 4+4+4 eğitim sistemine geçiş ve son olarak dershanelerin kapatılmasını da kapsayan değişikliklerde kendini açık bir şekilde gösteriyor.

 

Bütün bu değişikliklerde, toplumun ihtiyaçları, planlama, pilot uygulama ve uygulama adımlarının gözetilmediği gün gibi ortadadır. Bu adımlardan planlama sürecine daha yakından bakacak olursak;

 

Eğitimde planlamanın temel amacı, (E.Gümüş-M.Şişman-2012) eğitime ilişkin temel düzenlemeleri, toplumun çeşitli tür ve kademelerle ilgili eğitim taleplerini en etkili biçimde karşılamak, eğitim için tahsis edilen kaynakları verimli bir biçimde kullanmak, sonuçta eğitimden en üst düzeyde yararlar elde etmek, kısaca eğitim sisteminin etkililiğini sağlamaktır.

 

Öncelikle 8 yıllık temel eğitim yasasının, 28 Şubat koşullarında yapıldığını hatırlayalım. Yasanın çıktığı yıl ve izleyen yıllarda, uzunca bir süre derslik ve öğretmen açıkları hep gündemde kaldı. 8 yaş grubunun aynı okullarda, aynı bahçelerde, aynı kantinlerde ve aynı tuvaletlerde bulunması hep sorun yarattı. Köylerde, 6,7 ve 8.sınıflar için derslik yetiştirilemedi. Köylerde ikamet eden öğrenciler her gün kilometrelerce uzaklıktaki taşıma merkezi okullara taşındılar. Aç kaldılar, verilen yemeklerden zehirlendiler, trafik kazaları oldu, ehliyetsiz şoförlerin tacizine uğradılar vb.

 

Eğitimin ihtiyaçları düşünülmeden yapılan bu değişiklik, yine eğitimin ihtiyacından kaynaklanmayan bir başka değişiklikle son buldu.

 

4+4+4 eğitim yasasıyla.

 

Meclise getiriliş tarzı, tartışılmaması, Bakan’ın bile devre dışı olduğu koşullarda gündeme gelmesi gibi demokratik bir ülkede hiç olmaması gereken aşamalarla zihinlerde kaldı 4+4+4 eğitim yasası. Bir de norm kadro fazlası durumuna düşen sınıf öğretmenleri, bölünen okullar, evlerinden uzaklara gitmek zorunda kalan öğrenciler ve daha 60 aylıkken sınıf ve sıralarla tanışan minikler.

 

4+4+4 eğitim yasasının uygulamasının henüz sonuçları alınmamışken ve ortaöğretime-yükseköğretime geçiş sistemleri henüz oturmamışken, bu kez de dershanelerin kapatılması bahane edilerek, yeni bir takım uygulamalar getirilmeye çalışılıyor. Yasa ile Bakanlık bürokrasisinin ve okul yöneticilerinin büyük bir bölümü görevden alınmaya çalışılıyor.

 

Dershanelerin kapatılmasının kendisi bile siyasi bir kararken, eğitim sisteminin ihtiyaçlarını hiç ilgilendirmeyen bu görevden almalar, ne kariyer ve liyakat ilkeleriyle, ne de adalet ve hakkaniyetle bağdaşır.

 

Son 20 yılda yaptığımız büyük eğitim reformları, eğitim sisteminin ihtiyaçlarından çok, birtakım siyasi ihtiyaçları karşılamak için yapılmıştır. Eğitim sistemini siyasi hesaplaşmaların arenası haline getiren ülkelerin, eğitim sisteminden beklentilerinin en alt seviyede olmasını normal karşılamaları gerekir.

 

28 Şubat darbesi, eğitimde 8 yıllık zorunlu ilköğretimi hangi amaçla getirdiyse, 4+4+4 eğitim reformu da bu anlayışın tam tersi bir anlayışla yapılmıştır. Dershanelerin kapatılması ile ilgili tasarıya yeni bazı maddeler ekleyerek, MEB’de yönetici kıyımı yapılması, eğitim sistemini içinden çıkılmaz sorunların merkezi haline getirecektir.

 

Eğitim sisteminde yapılacak reformlarda izlenecek yol, başta planlama yapılması ve sistemin ihtiyaçlarından yola çıkılmasıdır.

 

-Gümüş,E.Şişman,M.(2012), Eğitim Ekonomisi ve Planlaması, Pegem Akademi, Ankara-2012

 

 

 

 

 

 

 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol