banner374
04 Ekim 2015 Pazar 22:25
2015-2016 DYK Yılı mı? Ders Yılı mı?
 28 Eylül 2015 günü itibariyle okullarımız, 2015-2016 ders yılını açmışlardır. 3 Ekim 2015 günü itibariyle de okullarımız, 2015-2016 Destekleme ve Yetiştirme Kursları (DYK) yılını açmışlardır. Bu ders yılında, medya tüm dikkatleri ders yılından ziyade kurs yılının açılışına ve istatistiklerine (kurslara kaç kişi başvurdu? kurslarda görevli öğretmenler kaç para alacak? vs...) çekmiştir. Böylelikle anlaşılan şudur ki, kurs yılı ders yılının önüne geçmiştir. Bu yayınlar, bir algı yaratmanın stratejik bir kolu olarak yapılmaktadır diye düşünüyorum. Pekala, medyanın dikkatleri kurs yılına odaklandırmasının altında yatan nedenler nelerdir? Dilerseniz, şimdi gelin, bu nedenleri alt alta sıralayarak üzerinde duralım:

1-      Mahkemeye giden ve lehte karar çıkartan dershanelere ağzının payı verilmeye çalışılıyor...

Dershanelerin kapatılmasıyla beraber ortaya çıkan boşluğun doldurulduğu izlenimi verilmek istenmektedir. Zira; şunu biliyoruz ki, hem Anayasa Mahkemesi hem Danıştay gibi yüksek yargı organları, dershaneleri özel teşebbüs olarak değerlendirerek, bu kurumların kapatılmasının anayasal bir ihlal olduğu kanaatine varan kararlar vermişlerdir. DYK’lar, dershanelerin kapatılma ısrarının ortaya çıkardığı bir sonuçtur. Halbuki, dershanelerin çocukların okulda verilen ders açığını kapatan kurumlar olarak doğduğunu çok iyi biliyoruz. MEB, okulda verilen derslerdeki açığı kapatmak yerine, bu açığı kapatan dershaneleri kapatmayı yeğledi. Bu açık kapandığında, dershanelerin bu durumun doğal sonucu olarak kendiliğinden kapanacağını anlayamadı ne yazık ki. Bu bakımdan dershane ve DYK doğuş nedeni olarak taban tabana zıttır ve sonuçları da buna paralel seyredecektir diye tahmin ediyorum. Ama gel gör ki, MEB için DYK’lar dershane yerini tutuyor ve onun gibi görülüyor. Ve MEB’in gördüğü gibi görülmesi isteniyor. Bunun için de, medya çığırtkanlığı ile takviye kurs algısı takviye ediliyor. Lakin, jakobenlikte üstümüze olmadığı için DYK’ların dershane olabilecek bir potansiyeli var mı, yok mu? sorgusu yapılmıyor. Tıpkı, bir dönem 444 eğitim sistemine hazır mıyız, değil miyiz? sorgusunun yapılmaması gibi. Bakalım, parasız dershaneler olmaya namzet DYK’lar, birbirleriyle dershaneler gibi aşık atabilecek duruma gelebilecek mi?

2-      Veliye sus payı ve velinin ağzına bir parmak bal çalmak...

MEB, normal eğitim zamanlarında verilen derslerin, öğrencilere yetmediğini açık bir şekilde kabul etmektedir. Velilerden, olası gelebilecek ‘’dershane açığı kapatıyordu; ama onu da kapattınız...’’ tepkilerine karşı bir kuşanmadır DYK’lar. 2015-2016 ders yılında da, MEB DYK ile giyinip kuşanmış ve görücüye çıkmıştır. Görücüye teşhir görevini ise medya üstlenmiştir. Görücü ise hepinizin malumu olan velidir. Veli, DYK’lara başlık parası ödemeden nikah kıyabilmektedir. İlk bakışta, onlar açısından en cezbedici yanı da budur zannedersem.

3-      Öğretmene kazanç kapısı ve ücret-hizmet puanı avantajı...

MEB’in; ders yılında normal eğitim zamanlarında öğretmenlerin ek ders birim ücretinde ısrarla iyileştirme yapmaması, ek ders ücretlerinden kesilen gelir vergisi garabetinin, ‘’EK DERS ÜCRETİNDE KESİNTİ OLMASIN!’’ taleplerine rağmen ısrarla devam etmesi; ama kurs yılında DYK’larda 1 ders saati için normal zamanlardaki ek ders birim ücretinden yüksek bir ücret tarifesi uygulaması, normal eğitim zamanlarındaki dersler ile kurs dersleri ayrımını iyice gözler önüne seriyor. İşte tam da bu noktada, öğretmen tarafında, ek ders birim ücretinde yapılan bu bariz ayrım, nelerin önüne açabilir? diye sual etmeden duramıyoruz.

Devletsel verilen eğitim daha da ticari bir hal alabilir. Ve önü alınamayabilir. Öğretmen, en az 10 öğrenciyi meta olarak görmeye başlayabilir. Öğretmen, normal zamanlardaki dersleri eksik bırakıp kurs derslerini onun tamamlayıcısı gibi kullanarak istismarın önünü açabilir. Ve eğitim öğretim, bu durumda dibi görebilir. Kurslar, normal zamanlardaki derslerin altını oyabilir, kuyusunu ve mezarını kazabilir. Ve en önemlisi istikbalde normal zamanlardaki derslerin değil, kursların yetiştirdiği bir nesil çıkar karşımıza. Kursların yetiştirdiği bir nesil ise nasıl olur, bu nesil ile nasıl baş edilebilir, bu nesil nasıl tatmin edilebilir vs... gibi soruları sorarak, bunu da bilim insanlarının irdeleyici yanına bırakıyorum.

Sonuç olarak, DYK’lardan bir cacık olabilecek mi? Bunu hep birlikte kurs yılları ilerledikçe göreceğiz. Yoksa bazı veliler açısından takviyeler de yetersiz görülüp takviyenin takviyesini (özel derslerle vs...) de görecek miyiz?

Ayrıca, bu kurslar için yapılan prosedürün bazı okullar açısından artı iş yükü olduğu kesindir. Bu yılki sistemsel başvurular, arapsaçına dönmüştür. Öyle ki, bakanlığın sistemi kurs merkezlerine açıp kapatmaktan başı bir hayli dönmüştür. Ve kursların bir an önce başlatılması için takvimin de sıkıştırılarak, okulların elleri ayakları birbirine dolaştırılmıştır, okullar bu ders yılı başında kurs yılının başlaması için çalışmış, uğraşvermiştir. Ve zorunlu olmayan DYK’lar, zorunluymuş gibi gösterilen aba altı sopası ile bazı okullara kerhen açtırılmıştır. Bu okullarda verimi nasıl olur? Göreceğiz...

Artık okullar,

okulların açtığı DYK’lar ile boy ölçüşecek, aşık atacak...

Artık ders yılının değil,

kurs yılının verimi tartışılacak...

İşte ders yılı başlamadan bitti dememizin nedeni budur...

NOT: Öğretmenlere, normal zamanlardaki 1 ders saati karşılığında aldığı takriben 9 TL ile 1 kurs ders saati karşılığında aldığı takriben 18 TL’nin arasındaki farkın kaynağını açıklayabilir misiniz?

1 kurs ders saati ücreti=2 normal ders saati ücreti

Bu nasıl bir eşitliktir acaba!

Burada görüldüğü üzere bazen EŞİTTİR işareti, gözüne gözüne sokar EŞİTSİZLİĞİ... AMA KÖR GÖZE PARMAK... NE DİYELİM?

 

EŞİTSİZLİK DEMİŞKEN, ŞUNU İFADE ETMEDEN GEÇEMEYECEĞİM, HAFTA SONU KURSLARINDA GÖREVLİ BİR ÖĞRETMEN GİRDİĞİ DERS SAATİ KADAR ÜCRETLENDİRİLECEKKEN, KURSLARIN BİTİMİNE KADAR OKULDA DURACAK OLAN KURS YÖNETİCİSİ 2 SAAT İLE ÜCRETLENDİRİLECEKTİR... MESELA, ÖĞLEN DERSİ BİTECEK BİR ÖĞRETMEN AKŞAMA KADAR BEKLEYECEK BİR KURS YÖNETİCİSİNDEN DAHA FAZLA ÜCRETLENDİRİLECEKTİR...

BAKALIM, DERS VE KURS YILI KEŞMEKEŞİ NASIL SON BULACAK?

DERS YILI, KURS YILI İLE DAHA DOLAMBAÇLI MI OLMUŞTUR ACABA?

YA DA DERS YILI, KURS YILI İLE ARAPSAÇI MI OLMUŞTUR?

PEKALA, BU ARAPSAÇINA HANGİ TARAK GİDER DERSİNİZ...

VE DERS YILININ DEZAVANTAJLARINI, KURS YILI MI AVANTAJ YAPACAKTIR?

1 SORU

TAŞIMALI ÖĞRENCİLER, TAŞIMA ZAMANLARI KURS ZAMANLARINA UYMADIĞI İÇİN BU KURSLARDAN FAYDALANAMAYACAK MIDIR? MESELA, HAFTA SONU KURSLARINA ÖĞRENCİLERİN TAŞINMASI İÇİN İLLERE VE İLÇELERE BİR YAZI GİTMİŞ MİDİR? MALUM, SERDE ANAYASAL EŞİTLİK VAR...

DİREN, 2015-2016 DERS YILI!

Saygılarımla...

 

Yahya ASLAN

banner182
Son Güncelleme: 04.10.2015 22:25
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol