banner374
24 Ağustos 2015 Pazartesi 10:18
2015’in yenilikçileri arasında 3 türk kadını
 ABD’nin önde gelen teknoloji odaklı üniversitelerinden saygı duyulan bilim insanlarının jürisinde yer aldığı ‘35 Yaş Altı 35 Yenilikçi’ listesine, bu yıl 3 Türk seçildi. Dünyanın her tarafından, çalışmalarıyla insanlara umut veren 35 yaş altındaki 35 yaratıcı gencin olduğu 2015 listesinde, Duygu Kayaman, Gözde Durmuş ve Canan Dağdeviren de bulunuyor. 1999’dan beri yapılan ve daha önce Facebook’tan Mark Zuckerberg, Google’dan Sergey Brin ve Grafen’in öncüsü Nobel Fizik ödüllü Konstantin Novoselov gibi isimlerin olduğu liste, ABD’de bilim alanında en prestijli seçkiler arasında gösteriliyor. İsimler; mucitler, girişimciler, vizyonerler, iyilikseverler ve öncüler olmak üzere beş başlıkta belirleniyor. Listeye giren üç kadın çalışmalarını ve planlarını Hürriyet’e anlattı.
Cilt kanserine sensörlü teşhis
‘Mucitler’ başlığı altındaki 9 isimden biri olan 30 yaşındaki malzeme bilimcisi Canan Dağdeviren, dünyada medikal teknolojilerde çığır açıcı buluşlarıyla adından söz ettiriyor. Sabancı Üniversitesi mezuniyeti sonrası 2009’da ABD Illinois Üniversitesi’nde malzeme bilimi ve mühendisliğinde Fulbright bursu ile doktorasını tamamlayan Dağdeviren, çalışmalarına Genç Akademi Üyesi olarak Harvard Üniversitesi’nde ve Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde devam ediyor. Geliştirdiği en önemli icatlar arasında esnek bir yapıya sahip, cilt kalitesini ölçümleyebilen bir sensör yer alıyor. Bu cihaz cilt kanserinin görüntülenmesi ve erken teşhisinde zorlu biyopsilere gerek bırakmayacak büyük bir adım olarak değerlendiriliyor. Dağdeviren’in medikal teknoloji alanında diğer önemli buluşu ise kendi enerjisini üreten ve kalp pillerinin yerini alması beklenen bir cihaz. Hayvanlar üzerinde yapılan testlerde olumlu sonuçlar alınan cihaz, organların hareketleri ile kendi enerjisini üretebiliyor. “Bu prestijli listede olmaktan ve güzel ülkemi temsil etmekten dolayı mutluyum” diyen Dağdeviren şunları söyledi:

“Kendi alanım dışında olağanüstü işlere imza atmış genç araştırmacılar ile tanışacak olmak beni heyecanlandırıyor. Gelecek vadeden takım çalışmalarına adım atmada harika bir platform. Başarıların tespit, takdir ve teşvik edilmesi güzel. Bilimsel farkındalık ve ‘Ben de yapabilirim’ fikrinin genç arkadaşların kafasında ve kalbinde oluşması için bu tür listelerin gerekli olduğunu düşünüyorum. Şimdi Parkinson ve farklı beyin hastalarına yardımcı olabilmesi için iğne şeklinde bir pil üzerinde çalışıyorum. Geçen hafta maymunlar üzerindeki denemeler başarıyla sonuçlandı. Çok heyecanlı ve umutluyum. Yaptığım alet, beynin en ücra köşelerine kadar inerek, harap olmuş beyin devrelerini bulmamızı ve farklı ilaçlar ile tedavi etmemizi sağlıyor. Günümüz tıbbında, ilaçları ağız veya damar yolu  ile alıyoruz, vücuda gereksiz yereetkide bulunuyoruz. Beyin hücre topluluklarına, geliştirilen saç teli kalınlığındaki alet sayesinde inebiliyor ve kontrollü bir şekilde ilaç verebiliyoruz. “

HÜCRELERE ‘HAVA’LI TESPİT
Listede ‘Öncüler’ grubu içindeki 9 kişi arasında yer alan 30 yaşındaki Gözde Durmuş, ABD Stanford Üniversitesi Gen Teknolojileri Merkezi’nde hücre konusunda çalışmalar yapıyor. Durmuş, hücrelerin fiziksel yapılarını tanılayan bir cihazla dünyada adından söz ettiriyor. Bu cihaz hücreleri manyetik bir alanda havaya kaldırıyor. Nasıl yükseldiklerini analiz ediyor. Bu sayede kan, kanser ve bakteri hücreleri tespit edilebiliyor. Çünkü farklı hücreler,değişen yoğunluk nedeniyle yer çekimine farklı tepkiler veriyor. Maliyeti bir doların altındaki cihaz, kanserde zahmetli ve pahalı teşhisleri sadece bir saat içinde yapabiliyor.

ÇOCUKLUĞUMDAN YOLA ÇIKTIM
Gözde Durmuş, listede yer almanın büyük motivasyon kaynağı olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Girişimciliğin ödüllendirilmesi bir bilim kadını olarak gurur veriyor. Küçüklükten beri hayalim olan mesleği yapıyorum, laboratuvarda çok severek çalışıyorum ve yıllardan beri hem benim, hem de ailemin emeklerinin karşılıksız kalmadığını düşünüyorum. 35 kişinin olduğu listedeki isimlerin yüzde 10’u Türkiye’den. Bu liste ABD’de çok önemseniyor. Her genç bilim insanının hayali. Birkaç gündür çeşitli üniversitelerdeki arkadaşlarımdan tebrikler alıyorum. Stanford’daki çalışmalarımda hücrelerdeki biyolojik değişiklikleri çok hızlı, basit ve düşük maliyetli tespit edebilen bir teknoloji geliştirdim. Bu teknolojinin en heyecan verici kullanım alanlarından biri, antibiyotik duyarlılık testinin süresini birkaç günden bir saate düşürmesi. Hastanelerde şu anda kullanılan tekniklerle enfeksiyonlar için doğru antibiyotiğin bulunması birkaç gün sürüyor. Küçükken enfeksiyonlar nedeniyle hastaneye giderdik. Yani bu cihazı kendi hayatımdan yola çıkarak geliştirdim, diyebilirim. Antibiyotiklerin yanlış ve gereksiz olma ihtimali yüzde 50. Bu durum da son yıllarda herkesin korkulu rüyası haline gelen antibiyotik direncinin ve tedavi edilmez bulaşıcı hastalıkların yayılmasında en büyük etkenlerden biri. Geliştirdiğimiz bu aletle bakterilerin antibiyotiklere olan dirençlerini 1 saatte tarayabiliyoruz. Bu sayede, enfeksiyonun tedavisi için en doğru antibiyotiği bulmak için günler süren testleri 1 saate düşürebiliyoruz. Kanser hücrelerinin tespitinde, kişiye özel tedavilerin geliştirilmesinde yaptığımız deneylerde olumlu sonuçlar elde ettik.

ASLA MERAKINIZI KAYBETMEYİN
Ayrıca bu aletin ülkemizde sıklıkla görülen Akdeniz anemisinin izlenmesi ve tedavisinde de kullanılması düşünülüyor. Bu konuda Türkiye’den gelen kan örnekleri ile çalışmalarımız sürüyor. Cihaz henüz yaygın kullanım için pazarda yer almıyor, gerekli testlerin tamamlanmasının ardından bu da olacak. Bu aletleri, hastaların evlerinde bile sürekli kendilerini takip edebilecekleri hale getirmek en büyük hayalim. Öğretmen anne ve mühendis babanın kızı olarak Türkiye’deki üniversitelerden başlayarak bir şeyler yapılabileceğini göstermeye çalışıyorum. Bilim sevdalısı arkadaşlar çok okusun ve asla meraklarını kaybetmesinler. Çünkü bilim alanları birbirlerine çok yaklaştı. Sadece kendi alanları ile kısıtlı kalmamaya çalışsınlar. Kafalarında limitleri olmasın.”

‘HAYAL ORTAĞIM’ İLE LİSTEDE
Listedeki bir diğer isim ‘İyilikseverler’ başlığı altında kendine yer bulan 26 yaşındaki Duygu Kayaman. Bir görme engelli olarak geliştirdiği ‘Hayal Ortağım’ uygulaması ile görme engelli kullanıcıların günlük haberlere, köşe yazılarına ulaşabilmelerini, sesli kitap dinleyebilmelerini ve eğitim alabilmelerini sağlıyor. Microsoft’ta satış uzmanı olarak çalışan Duygu Kayaman, şunları söyledi:

“Geçen yıl GSMA Dünya Mobil Kongresi’nde önemli bir başarıya imza atan ve güçlü rakiplerinin önüne geçerek dünya birinciliği ödülüne layık görülen ‘Hayal Ortağım’ın şimdi de MIT Technology Review tarafından yılın en başarılı inovasyonlarından biri olarak seçilmesi çok anlamlı. Çünkü bu ödül, Türk gençlerinin birlikte çalışmayı başarabileceklerini, dünyadaki en başarılı inovasyonlara imza atabileceklerini gösteriyor. ‘Hayal Ortağım’ için geleceğin sosyal sorumlu liderlerini yetiştirmeyi hedefleyen, 100’e yakın Young Guru Academy (YGA) üyesi ile birlikte kat üstüne kat çıktık. İçeriğini ilerletmeye, her geçen gün son teknolojileri geliştirerek görme engellilerin hayatını değiştirmek için çalışmaya devam ediyoruz. Önümüzdeki yeni gelişme, görme engellilerin sinemadan sesli film izleyebileceği yepyeni bir teknoloji yaratmak. Görme engelliler ses tanıma teknolojisiyle sinemadaki filmleri Hayal Ortağım içinden sesli betimleme  ile dinleyebilecek. Bu da bir ilk olacak. Görme engellilerin alışveriş merkezlerinde rahatça yönlerini bulmasını sağlayan programı AVM’lere yaymaya çalışıyoruz. Çocukluğumda sesli kitap bulmak çok zordu. Okumayı çok seven biri olarak kaset kitapların azlığını ailem ve arkadaşlarım telafi ediyordu, benim için kitap okuyorlardı. Bu şekilde lise ve üniversite sınavlarına hazırlandım. Hayal Ortağım bu deneyimlerden yola çıkılarak doğdu.”
banner182
Son Güncelleme: 24.08.2015 10:21
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol