banner374
24 Nisan 2016 Pazar 21:51
23 Nisanlar, Vur Patlasın Çal Oynasın Değildir
 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, geçen hafta sonu her ne kadar coşkulu bir iklimde olmasa da, her ne kadar şenlik havasında olmasa da, her ne kadar eskiyi mumla aratsa da, Türkiye genelinde çeşitli RESMİ programlarla kutlanmak zorunda kalındı. Ne yazık ki böyle bir zorunluluk, tarihsel ilhamların neden olduğu içsel dürtülerden yoksun 23 Nisanları dumura uğratarak darmaduman şekilde ülke sathında egemen kılıyor aslında. Ve sonra 23 Nisanların kanuni bir mecburiyetten ve tarihin yüklediği toplumsal baskıya saik milli bir sorumluluktan dolayı kutlandığı o kadar besbelli oluyor ki. Eski zamanlarda takiye edilen fakat özellikle son yıllarda besbelli durumdaki bu haller ve düşünceler çevremizde ve etrafımızda resmen at koşturuyor. Bu nedenledir ki, üzülerek ifade etmem gerekiyor, milli günlerimize eskisi gibi gereken önem ve değer verilmiyor. Ve fırsat bu fırsat diyerek, 23 Nisanların ve diğer milli günlerin etrafında bazı hallenmelerin döndüğünü görebiliyoruz. Hallenenlerin tipik özellikleri, 23 Nisan gibi milli günlerin M. Kemal’i anımsatmasından ya da hatırlatmasından dolayı Atatürk ve Cumhuriyet tarihi ile ilgili birçok hazımsızlıklarıın depreşmesidir. İşte böyle bir depreşme bu kişilerde, Cumhuriyet tarihine bakışta büyük bir hezeyanı meydana getiriyor. O hezeyanın, milli bir bakıştan çok ırak ve yoksun olması nedeni ile güya milli ve yerliliği, hazımsız bu kişilerin, Cumhuriyet ve Atatürk’e düşmanlıkta birleşen birtakım tarihsel kişilere yamamaya çalıştığını da esefle müşahede edebiliyoruz. Ama bu yama, o kişilerin üzerinde milli ve yerli olmadıklarını besbelli bir şekilde gösteriyor.
Hiç kimse kusura bakmasın, bir MİLLİLİK VE YERLİLİK FURYASI ALMIŞ başını gidiyor, hatta dillerimize pelesenk olsun diye yapıştırılmış nur topu gibi MİLLİ VE YERLİLİĞE bir GÖMLEK biçiliyor, sonra bu GÖMLEK tarih yeniden yazdırılarak ŞEYH SAİTLERE, İSKİLİPLİ ATIFLARA, SEYİT RIZALARA, DAHA NİCE BU VATAN TOPRAĞINI İNGİLİZ STERLİNİNE değişenlere giydirilmek isteniyor. Ve hem emperyalistlerce hem de emperyalist maşası bu kişilerle mücadele ederek TÜRKİYE CUMHURİYETİ devletini kurmuş olan M. KEMALLERE VE SİLAH ARKADAŞLARINA ima yollu, alttan alttan giydirilerek tarihsel olgularla oynanıyor. Neredeyse 90 yıl önceki tarih hakkında deli saçması iddialarla bu tarihsel olgular üzerine algılar inşa edilmeye çalışılıyor. M. KEMALLERİN, ONUN YANINDA SAF TUTMUŞ SİLAH ARKADAŞLARININ, HATTA TÜRK MİLLETİ’NİN, 23 NİSANLARIN VE DİĞER MİLLİ GÜNLERİN ÜZERİNE , DELİ SAÇMASI İDDİALARLA YARATILAN ALGILAR KULLANILARAK, KISA-ORTA-UZUN VADEYE YAYILIP BETON DÖKÜLEREK KÜLLİYEN ÜSTÜ KAPATILMAYA ve ÖRTÜLMEYE çabalanıyor. Ama tarihsel olguları yani gerçeklikleri kapatmak ya da bu gerçekliklerin üzerini örtmek sanıldığı gibi kolay değildir. Zaten, TARİHTEN GELEN bununla ilgili çok güzel bir söz de vardır. Ne diyor o söz: ‘’TARİHİN, KÖTÜ BİR HUYU VARDIR, O DA GERÇEKLERİ ZAMANI GELDİĞİNDE TÜM ŞİDDETİ İLE YÜZÜNE VURMASIDIR.’’ Yani tarihin gerçeklerinden kaçılması mümkün değil, tarihi sağa sola bükebilirsiniz ama bu tarihi sağa sola bükerek tam manasıyla ortadan kaldıramazsınız, ortadan kaldırılamadığı için de gerçekliğin boyutu küçücük de olsa bir gün oradan tutanlar, onu baştan sona tüm haşmeti ve azameti ile ortaya çıkarıverir. O zaman feleğiniz şaşar işte. KUYRUKLU VE PÜSKÜLLÜ TARİHÇİLER BİLE BU GERÇEKLİĞİN GÜN YÜZÜNE ÇIKMASINI, toplumun dinsel duyguları üzerinden istismar yaparak, onları daha kolay şekilde kendilerine inandırmak için ANLATTIKLARI güya tarihi HİKAYELER ile engelleyemezler ve karşı gelemezler.

23 Nisanlarda ve diğer milli günlerde görülen tipik özellikleri, ATATÜRK’ü yok sayarak bu günleri kutlamak olan bazı TV’lerdeki görüntüleri ve sendikal açıklamaları da sizlerle paylaşmayı, MİLLİ BİR SORUMLULUK SAYARAK dikkatinize sunmak istiyorum. Tabi bundan önce birkaç kelam etmek isterim. Biliyorsunuz, bir ülke ya da devlet terörle mücadele ederken,   en çok MİLLİ BİRLİĞE ve BÜTÜNLÜĞE ihtiyaç duyar. İşte böyle bir bütünlüğü meydana getirmek için tarihsel ilhamlar ve atıflar imdada yetişmelidir. 23 NİSAN, 29 EKİM, 30 AĞUSTOS, 19 MAYIS gibi tescilli milli günler, içinde bulunduğumuz süreçte en çok ihtiyaç duyduğumuz milli bütünlüğün sağlanması için tarihi bir fırsattır aslında. Ama ne yazık ki, kindar duyguları milli duygularını aşmış bir güruh, biraz da dönemin havasından kaynaklı olsa gerek, tarihsel hezeyanları ve akıl almaz iddiaları ile resmen fırsatların heba edilmesine bir gerekçe olmaktadırlar. MİLLİ BÜTÜNLÜĞÜN BİR GEREKLİLİK OLDUĞU, ŞU İÇİNDE BULUNDUĞUMUZ ÇETİN DÖNEMDE, ONLAR BÖYLE BİR GEREKÇE OLMAYI BELKİ DE KENDİLERİNE TARİHSEL BİR MİSYON ADDETMEKTEDİRLER. Yukarıda da ifade ettiğim üzere gelin bakalım, bu 23 Nisan’da da nasıl göründüler karşımızda:

Kumanda ile geçgeç yapar iken, her 23 Nisan’da, ulusal ve uluslararası yayın yapan bazı TV kanallarımızın bu güne atfen kullandıkları sembolün, M. Kemalsiz Türk Bayrağı olduğu gözüme ilişmektedir. Diğer kanallar M. Kemalli Türk Bayrağı ile karşımızda görünürken, onların böyle bir hal ve görüntü içinde olmalarını ilk zamanlarda altında bir art niyet yoktur diye yorumluyordum. Ta ki, M. Kemalsiz müfredat isteyen sendikaları ve başka başka çalışmaları görünceye kadar. İşte bu saatten sonra M. Kemal’i Türkiye Cumhuriyeti tarihinden kazıma işinin birtakım kişilere ve kurumlara ve kuruluşlara ihale edildiği kanaatini taşıyorum. Böyle kötü ve zorlu bir dönemde bunun yapılıyor olması ise oportünist yaklaşımın bir tezahürüdür aslında. Bu kişiler, kurumlar ve kuruluşlar püsküllü ve kuyruklu yeni bir tarih yazılır iken, devletin ve milletin en zor anını kollamışlar, devletin ve milletin en zor anında ise M. Kemal’i tarih sayfalarından kin ve öç duygularıyla adeta fırlatmak için kendilerine fırsatlar yaratma derdine düşmüşlerdir. MİLLETİN DERDİ, ÇATIŞMA BÖLGELERİNDEN ALINAN ŞEHİT HABERLERİ İKEN, BU GÜRUHUN TEK DERDİ İSE VARSA YOKSA M. KEMAL’İ VE KURDUĞU DEĞERLERİ YOK ETMEK İÇİN UĞRAŞMAK OLMUŞTUR. İşte bu kesimler, MİLLİ VE YERLİ derken, bu hallenmelerinden dolayı MİLLİLİKTE VE YERLİLİKTE milleti kandırmaktadırlar. HARBİ MİLLİ VE YERLİ OLAN M. KEMAL İLE HAZIMSIZLIKLARINDAN DOLAYI DALAŞAN BU KESİMİN, kendilerine ihale edien M. Kemal’i kazıma işi ile ilgili kandırmaca metotları ile gidebildikleri yere kadar gitmeyi planladıkları gözden kaçırılamaz.

MİLLİ VE YERLİ olmanın telkin edildiği bu dönemde, 23 NİSAN YERLİ VE MİLLİ DEĞİL MİDİR DE ÜZERİNDE OYNANIYOR? YA DA M. KEMAL YERLİ VE MİLLİ DEĞİL MİDİR DE ÜZERİNDE OYNANIYOR? BİLİNİZ Kİ, MİLLİ VE YERLİ TELKİNİ SAMİMİ KİMSELER, M. KEMAL’İ, 23 NİSAN’I BİRLEŞTİRİCİ UNSUR OLARAK GÖRÜYOR. AMA İÇİNDE BULUNDUĞUMUZ DÖNEMDE, 23 NİSAN’I VUR PATLASIN ÇAL OYNASIN GÖRENLERİN, BİRLEŞTİRİCİ YANINI GÖREMEDİĞİNİ GÖRÜYORUZ. BU BAĞLAMDA, M. KEMAL’İ DE HAZIMSIZLIKLARINDAN DOLAYI YARGILAYICI BİR BAKIŞ İLE DEĞERLENDİKLERİ İÇİN BİRLEŞTİRİCİLİĞİNİ GÖREMEMEKTEDİRLER.

23 NİSAN 1920 CUMA GÜNÜ, HACI BAYRAM-I VELİ CAMİİNDE KILINAN CUMA NAMAZINDAN SONRA TÜRK MİLLETİ’NİN TEK ÇATI ALTINDA EMPERYALİZME KARŞI SAVAŞMAK ÜZERE M. KEMAL’İN ETRAFINDA TOPLANMASINDAN HAZIMSIZLIK YAŞAYANLAR, BİLMELİLER Kİ, 23 NİSAN ÇOCUKLARI TÜRK MİLLETİ’NİN TOPLAŞTIĞI BU GÜNÜ, TEK ÇATIYI VE O TEK ÇATININ ALTINDA TOPLANILMASINA VESİLE OLAN M. KEMAL’İ SİZLERE KARŞI KORUYACAKTIR (AHDİMİZ VAR BU ÇOCUKLARI DA VATAN İÇİN KORUMAK BOYNUMUZUN BORCUDUR, YÜKÜMLÜLÜĞÜMÜZDÜR, SORUMLULUĞUMUZDUR) ...

EVET,ESKİDEN TAKİYE ETMİŞ OLDUĞUNUZ NİYETİNİZİ, GİDEREK BESBELLİ EDİYORSUNUZ... ACABA DİYORUM BAZEN, HİÇ Mİ UTANMIYORSUNUZ? SİZCE BU RİYAKARLIK OLMUYOR MU? MÜSLÜMANIM DİYEREK İSLAM’A GİREN EBU SÜFYAN VE ÇOCUKLARININ BU RİYAKARLIĞI DEĞİL MİDİR, İSLAM’I BÖLEN VE PARÇALAYAN? ONUN İÇİN POLİSLER VE ASKERLER ÇATIŞMA BÖLGELERİNDE CANLARINI NAMLUNUN UCUNA KOYARAK MİLLİ BİR MÜCADELE VERİRKEN, MİLLİ OLAN TÜM DEĞERLER ETRAFINDA KENETLENMEYİ VE BİRLEŞMEYİ TARİHİN YÜKLEDİĞİ BİR SORUMLULUK SAYMALIYIZ. YOKSA TARİH ÖNÜNDE HESAP VERİRİZ...

Ayrıca, 23 Nisan’ı, M. Kemal ‘i yok sayarak kutlayan bir sendikanın, kemalist müfredat çıkışından belli değil miydi M. Kemal hazımsızlığı? M. Kemal’i en çok dillendireceğimiz ve anlatacağımız şu dönemde, M. Kemal’i sanki tarihte yokmuş gibi görmek, bu kimselerin bilinç altındaki tüm duyguları gün yüzüne çıkarıyor. Gün yüzüne bir bir çıkan bu duyguların, Türkiye Cumhuriyeti devletini tehdit eden düşüncelere gebe olduğunu ise burada ifade etmekte bir sakınca görmüyorum. Bilerek ya da bilmeyerek böyle bir yolun açılması, milli bir kenetlenme için çıkılan 19 Mayıs yollarına barikat koymak anlamına gelir. Bu ise tehlikeli sularda yüzmektir. Nasıl ki, bir kısım insanlar kumpas davalarında heba olan hayatlarına bakıp da bir kin ve öç alma içine girmeyerek, yaşadıkları her şeyi bir kenara koyarak, şu anda topyekun verilmesi gereken terörle mücadeleyi destekliyorlarsa, sizler de GERÇEKTEN MİLLİ İSENİZ MİLLETİN MİLLİ DEĞERLERİNE ALTTAN ALTTAN VURMAYI BIRAKIN ARTIK. BU, TARİHSEL SORUMLULUKTUR... BU SORUMLULUK HERKESİN BOYNUNUN BORCUDUR... YOKSA TARİH ÖNÜNDE HESAP VE-RE-ME-YİZ....

HAYDİ NE DURUYORSUNUZ, BİRLİK OLMA ZAMANLARINI İYİ DEĞERLENDİRELİM, GERÇEKTEN MİLLİ MİSİNİZ, DEĞİL MİSİNİZ ER MEYDANINDA GÖRELİM:

19 MAYIS- ATATÜRK OLMADAN FOSTUR

23 NİSAN- ATATÜRK OLMADAN FOSTUR

29 EKİM- ATATÜRK OLMADAN FOSTUR

30 AĞUSTOS- ATATÜRK OLMADAN FOSTUR

 

23 NİSAN

SÖMÜRÜCÜ İŞGALLERE KARŞI

TEK ÇATI ALTINDA

BULUŞMANIN SEMBOL GÜNÜDÜR...

VUR PATLASIN ÇAL OYNASIN DEĞİLDİR

YANİ...

 

NOT: 23 NİSAN’DA İÇİNDEKİ PROVOKATÖR ÇOCUKLARI ÇIKARANLAR,

23 NİSAN’A VE ATATÜRK’E SALDIRGANLIK YAPARAK BU ÇOCUKLARI BÜYÜTMEK İSTİYORLAR... AMA CÜMLE ALEM BİLSİN Kİ, ONLARIN PROVOKATÖR ÇOCUKLARI DEĞİL, 23 NİSAN ÇOCUKLARI BÜYÜYECEKTİR...

 

Saygılarımla...

 

Yahya ASLAN
banner182
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
misafir 8 ay önce

İslamda kutlu doğum da yok...

Avatar
ÖMER 8 ay önce

i̇çi boş bir bayram kanuni bir zorunluluk. i̇slamda böyle şeylere yer yok