banner374
01 Aralık 2014 Pazartesi 10:55
Anasınıfına Din Dersi Önerisi
 "Ben ataması yapılmayan edebiyat OGRETMENiyim ... Simdi diyeceksiniz ne var bunda binlerce ogretmen atanmayı bekliyor evet ne yazık ki bekliyor ve buna cok uzuluyorum en cok da ogretmenlik aşkıyla yananlara... 
Benim istegim ne para ne ek ders ücreti ne de tayin sadece sınıfıma girip o sınıfın havasını ciğerlerime çekmek istiyorum .. Çünkü benim ıcin yasamak artık bu .. Su an nefes alamıyorum .. Ne yediğimi anlıyorum ne içtiğimi ... Aklımda pek cok plan var öğrencilerime ,evlâtlarıma ,dair hepsini yapmayı heyecanla bekliyorum .. Ne yazık ki bu planlarımı uygulamaya koyamıyorum.. Koyamıyoruz.. 

 24 bin mezunla edebiyat bölümü kapıda bir de acikogretim var etti mı sana 30 bin ... Ne olacak bu kadar insan diyen yok üniversiteler havadan para geliyor diye dolduruyor öğrencileri  universitelere formasyon bahanesiyle ...      

En azından Osmanlıcayi zorunlu ders yapsalar binlerce edebiyat ogretmeni atanma derdini rafa kaldıracak .. Binlerce insanın yüzü gülecek ..Velhasil derdimiz cok  ama care yok sayın Güçlü ,bizim derdimizin sesi oldunuz cok tesekkur ederiz bu Ocak'ta edebiyattan 6 bin alım olsa bu bolum biraz nefes alacak zira ogretmenlik deryasında boğulup kalacak ... Saglicakla kalın.."

"Ben, bu yıl sınava giren 24BİN Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeninden sadece birisiyim.Bölümümüz her yıl ortalama 6500 mezun vermektedir. 40 binlik Eylül 2014 atamasında 24bin mezunu bulunan Türk Dili ve Edebiyatına 1115 gibi komik bir sayıda alım yapılmıştır Mezun sayısı  2015 yılında 30 bine ulaşacaktır.  Eyülde 1115 gibi komik bir sayıda alım yapıldığı için diğerbranşlarda her iki-üç kişiden biri atanırken bizde her otuz kişiden sadece biri atanabilmiştir. Görüldüğü gibi Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenliği mezunları mağdurdur. 24 bin edebiyat öğretmeni 40 binlik atamada 79 puan ile atanamazken birçokbranş 50-60 gibi düşük bir puan ile atanmıştır.

Liselerde en fazla ders saati Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenlerine aittir. Bundan dolayı da liselerde en fazla ihtiyaç duyulan öğretmenliktir. Ancak lisede en fazla atama edebiyat öğretmenlerine yapılmamıştır. Milli Eğitim Bakanlığı bu atama ile haksız kontenjan dağılımı yapmış ve bir ilke imza atarak 2008 den beri edebiyata yapılan atama içinde en düşük sayıyı 1115 i layık görmüştür.
 Bu yıl lise 1. sınıflara ilk kez 1 milyon 300 bin gibi devasal bir öğrenci kaydolmuştur.  Bu gençler öğretmensiz YGS ve LYS den en fazla soru gelen Türk Dili ve Edebiyatı dersinden nasıl başarılı olacaktır? Okullara başlayıp 2-3 ayda okulu bırakan ücretli-geçici öğretmenlerle mi başarı sağlanacaktır? Bu anlamda YGS ve LYS neden TEOG  kadar önemsenmiyor?

Ayrıca liselerde gençler, edebi metinleri, divan edebiyatı şiirlerini anlamıyor. Hal böyle olunca derslerden de başarısız oluyorlar. Ayrıca Osmanlıca bilmedikleri için Tanzimat, Servetifünun, Fecriati dönemleri edebi metinlerini, romanlarını orijinalinden okuyup anlayamıyorlar. Romanları orijinal dilinden okuyan değil dizilerden öğrenen bir nesil yetişmektedir. Bunun önüne geçmek için Osmanlı Türkçesinin zorunlu bir ders olması gerekmektedir.Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenleri Osmanlıca'nın zorunlu ders olmasını istiyor. Bu ders dil dersi olduğu için dil eğitimi gerektirmektedir. Bu sebeple bilimsel olarak Osmanlıca derslerinin tarih ve din kültürü öğretmenleri tarafından değil, SADECE Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenleri tarafından verilmesi gerekmektedir. Osmanlıca zorunlu bir ders olursa Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni açığı daha da artacak ve en fazla mezunu olan edebiyatçılardaki birikmenin bu sayede bir nebze de olsa önüne geçilecektir. Aksi takdirde çığ gibi büyüyüp gelen işsiz edebiyat öğretmenleri Türkiye'nin utancı olmaya devam edecektir.

 Türk Dili ve Edebiyatı mezunları acil bir çare beklemektedir. Siz yetkililere inanıyoruz ve güveniyoruz. 2014 Eylüldeki mağduriyetimizin giderilmesini istiyor ve ocak atamasında 6000 kontenjan talep ediyoruz."

GELECEĞİN SAĞLAM TEMELLERE OTURTULMASI İÇİN TÜRK DİLİ VE EDEBİYAT ÖĞRETMENLERİ OCAK AYINDA 6 BİN KONTENJAN BEKLİYOR

Bilindiği üzere Türk Dili ve Edebiyatı dersi, lise branşları içinde misyonu ve vizyonu çok ayrı ve ağır olan bir branştır. Öncelikle Anadolu coğrafyası üzerinde köklü bir geçmişimiz olduğu düşünülürse bu kültürün taşıyıcılığı  Türk Dili ve Edebiyatı sayesinde olmaktadır. 
Toplumlar kendilerini güven altında tutmak için gençleri  olumlu yönde eğitirler. Tam da bu noktada  “nasıl bir toplum istiyorsunuz?”  Sorusunu sormak yerinde olacaktır. İnsana yönelik eğitim ve öğretimde  dilin yeri en baştadır. Neyi, nasıl öğretirsek öğretelim dilden faydalanmak zorundayız. Bilindiği gibi insana en önce dil öğretilir, diğer bilgiler ondan sonra ve onun yardımı ile öğretilir. Bu bakımdan dil, diğer bütün bilgilerin anahtarıdır. 
“Konfüçyüs’e sorarlar:
- Bir ülkeyi yönetmeye çağrılsaydınız ilk olarak ne yapardınız?
Büyük düşünür şöyle karşılık verir:Milli eğitim Bakanlığı’nın (MEB) eğitim politikalarına yön verdiği bilinen yetkili sendika Eğitim-Bir-Sen, eğitimin geleceğine dair strateji ve uygulamaların belirleneceği 19. Milli Eğitim Şûrası için hazırladığı raporunu tamamladı. Raporda sendikanın 19. Milli Eğitim Şûrası’nda tartışmaya açacağı konular arasında çok dikkat çekici bazı başlıklar yer aldı.


MEB’den uygulamaya konulması istenecek öneriler özetle şöyle:

-Eğitim kademesinin yeterliklerini sağlamak koşuluyla okul dışı öğrenmelerin de diploma ve sertifikasyon bağlamında geçerli sayılması.

- Kur’an Kursu, görsel, işitsel sanatlar veya herhangi bir sportif branşa ilişkin kurslar kapsamında elde edilen yeterlikler ile, örgün eğitim sürecinde ders ya da sınıf muafiyeti ya da ölçme değerlendirme uygulamalarından muaf tutulma imkanı sağlanması.

- Ortaöğretim kurumları arasında yatay ve dikey geçişlere imkan veren düzenlemeler yapılması. Manevi gelişim esas alınsın - Sosyal bilgiler, tarih, coğrafya, hayat bilgisi, din kültürü ve ahlak bilgisi, Kuran-ı Kerim, Hz. Peygamber’in hayatı, Türkçe vb. derslerin öğretim programları özgün ve milli müfredat çerçevesinde geliştirilmesi.

- Okul öncesi dönemde çocuğun diğer gelişim alanlarıyla birlikte manevi gelişiminin de esas alınması ve din kültürü ve ahlak bilgisi dersinin, okul öncesi eğitim kurumları ile ilkokulun bütün sınıflarının ders programlarında yer alması.

- Özel imam hatip okullarının açılmasının önündeki engellerin kaldırılması.

Kız ve erkeğe ayrı eğitim önerisi - Karma eğitim mecburiyeti kaldırılarak, kız ve erkek öğrencilerin ayrı ayrı eğitim görebileceği okulların da bir seçenek olarak sunulması için gerekli düzenlemenin yapılması.

- Tüm öğrencilere eğitim kademesinin yeterliklerini sağlamak koşuluyla erken mezun olabilme imkanı sağlanması. Alkollü işletmede staj yasak

- Anadolu Otelcilik ve Turizm meslek liselerinin öğretim programları ve ders çizelgelerinden alkollü içki ve kokteyl hazırlama dersinin çıkarılması. Staj amacıyla tesis ve kurumlara gönderilen öğrencilerin alkollü içki servisi yapılan ya da alkollü içecek hazırlanan bölümlerde staj yapmasının yasaklanması.

- Milletin manevi değerlerini güçlendiren gün ve haftaların okul içi eğitim faaliyetlerine dahil edilmesi. Bu çerçevede Ramazan ve Kurban Bayramları, mübarek gün ve geceler, Kutlu Doğum Haftası, Muharrem ayı ve Aşure günü gibi günler bu faaliyetler kapsamında programlara dahil edilmesi.

- Raporda, Dersim tartışmalarının ardından gündeme gelen seçmeli Alevilik dersi ya da din kültürü ve ahlak bilgisi dersi içerisinde yer alan Alevilik ünitesinin genişletilmesine yönelik herhangi bir öneriye ise yer verilmedi. sözcükler düşünceyi iyi anlatamaz. Düşünce iyi anlatılmazsa, yapılması gereken şeyler doğru yapılamaz. Ödevler gereği gibi yapılmazsa, töre ve kültür bozulur. Töre ve kültür bozulursa adalet yanlış yola sapar. Adalet yoldan çıkarsa, şaşkınlık içine düşen halk ne yapacağını, işin nereye varacağını bilemez. İşte bunun içindir ki hiçbir şey dil kadar önemli değildir.”
İnsan, dilini edebiyatla öğrenir, dilinin zevkine, şuuruna edebiyatla varır. Aslında insan kendini, kendi varlığını, benliğini edebiyatla idrak eder. Kişiliğini, millî varlığını, kimliğini, benliğini, insan olmayı edebiyatla fark eder, anlar ve yaşar.

Çünkü edebiyat:
a) Çocuğun, psikolojik gelişmesini sağlayıp onu ruhen sağlıklı bir insan hâline getirir. 
Çünkü edebiyat: 

b) Çocuğun, bir Türk olmasını sağlar. Geçmişi çok uzun olan tarihî bir milletin ferdi kılar. 
Çünkü edebiyat: 

c) Çocuğun insan olmasını, insanlığın bir uzvu hâline gelmesini sağlar. 
Bütün bunlardan ziyade Ortaöğretimde YGS ve LYS’de Türk Dili ve Edebiyatı dersinin oranı %50’lere varırken yetkililerin KPSS atamalarında Türk Diline Ve Edebiyatına gereken önemi vermediğini görmekteyiz. Mezun sayısı 24 binlere ulaşan Türk Dili ve Edebiyatı,  Eylül atamasında 1115 gibi komik bir rakamla geçiştirilmiştir. O zaman buradan yetkililere Tekrardan  şu soruyu soralım “nasıl bir toplum istiyorsunuz?”  Gençlerin topluma kazandırılması için en yakın zaman olan Ocak atamalarında Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenlerine bu görevi verin. Emin olun ki bu ülke Mehmet Akifleri , Yahya Kemalleri, Necip Fazılları tekrar görecek tekrar tekrar okuyacaktır."
banner182
Son Güncelleme: 01.12.2014 11:01
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol