banner374
15 Ekim 2015 Perşembe 11:53
Bir çömezim okul yolunda
 İLK HAFTALAR ÖNEMLİ
“İlk hafta ders olmaz zaten” deyip gitmemezlik etmeyin. Ders noktasında önemli değil gibi görünebilir ancak çevre yapmak açısından en kritik hafta. Genellikle başka şehirlerden gelen öğrenciler ailelerinden ayrılacak olmanın verdiği hüzünle bu hataya düşüyor. Ancak kampusa gittiklerinde koloniler halinde gezen grupların içine katılmakta güçlük çekebiliyorlar.

KANTİNDE TAKILIN

Sadece kendi sınıfınızdan değil, başka sınıflardan da arkadaş edinebilmeniz için iki yol var: Diğer bölümlerle ortak dersler ve kantin. Ders aralarında kantinde takılarak arkadaş çevrenizi genişletebilirsiniz. “İnce uçlu şarj aletin var mı?” diyerek bile muhabbete girebilirsiniz.

NOT ARKADAŞI EDİNİN

Bu arkadaşlık, her iki taraf için de çıkar ilişkisine dayanır. Devam zorunluluğunuz yoksa, derslerin de hepsine girmiyorsanız, bu arkadaşlık türünü seçmeniz gerekebilir. Böylece “Hoca sınav hakkında bir şey dedi mi? Hangi konulardan sorumluyuz?” gibi sorularınız yanıtsız kalmamış olur. “Üniversiteye gitmiyorum ki, nereden anlayacağım kimin dersleri takip edip etmediğini” diyorsanız birkaç ipucu verelim: Genellikle sınav zamanları kaloriferlerin yanında, kantinin ücra köşelerinde ve merdivenlerde not okurlar. Yalnız ya da yanlarında samimi değillermiş gibi görünen birileri olur ve onlara sürekli bir şey sorarlar. Siz de usulca yanaşıp “merhaba” diyerek bir tanışıklık başlatabilirsiniz.

HOCA GELİNCE AYAĞA KALKMAYIN

İlkokul ve lise öğreniminiz boyunca yaptığınız ritüel olduğundan hoca gelince ayağa kalkmak bir alışkanlık. Bunu üniversiteye başladığınızda bir süre sonra unutacaksınız. Fakat ilk günlerde hoca sınıfa geldiğinde ayağa kalkanları görürsünüz. Gülüşmeler olur, yanınızdaki arkadaşınız sizi yerinize oturmanız için çekiştirir. Çok önemli bir durum olmasa da gülüşmelerden rahatsız olurum, diyorsanız bu gibi durumlara karşı aklınızda çözümler olsun. Örneğin, ayağa kalktığınızda oturmayıp çöp atarmış gibi yapabilirsiniz.

HOCALARI İLK GÜNLERDEN GÖZLEMLEYİN

Şimdiye kadar çeşitli hocalar tanımışsınızdır. Ama bu yetmez. Örneğin derse geç kaldığınızda kapıdan süzülüp bir sıraya oturmak isterken, sınıf arkasından iğneli şekilde “Hoş geldiniz” diyen bir karşılama istemezsiniz. Bazı hocalar derse geç kalınmasına karşı çok titiz olur. Dersten sıkılıp çıkmak istediğinizde “Yolculuk nereye?” diye soran da çıkabilir. Hangi hocaya nasıl davranılacağını iyi bilmelisiniz. Sonra “Hoca bana taktı” olmasın.

BÜTÜNLEME KURTULUŞ DEĞİL

Sınavlarda genelde şu cümleler sık duyulur. Kötü geçen vizeden sonra: “Finale çok çalışırım.” Kötü biten final sonrası: “Aman bütünlemede geçeriz.” Bütünleme kötü bitince: “Error 404”. Bunu yapmayın. Sonraki sınavın ne getireceği belli olmaz.



Üniversiteliyim özgürüm

Çok çalıştınız. Geleceğinizi etkileyecek önemli dönemeçlerden geçip, zorlu kararlar verdiniz. Şimdi rahat bir nefes alma zamanı. Artık üniversitelisiniz. Peki ama bundan sonrası kolay mı? Üniversitede sizi ne bekliyor? ‘Çömezlik’ günlerini çok sıkıntı yaşamadan atlatmak için nelere dikkat etmelisiniz? Üniversiteli olmanın getirdiği sorumluluklar neler? Bunlar ve daha birçok sorunun yanıtını, Marmara Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Halil Ekşi ve İşletme Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Sedefhan Oğuz’dan aldık. “Temiz giyecek kalmadı, eyvah!”, “Sınava nasılsa çalışırım”, “Üniversiteliyim, özgürüm”. Marmara Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sedefhan Oğuz’a göre bunlar üniversiteye yeni başlayanlardan en çok duyulan cümleler. Çoğu öğrenci üniversiteyi kazanır kazanmaz liseli havasından çıkıp, ‘üniversite genci’ modeline bürünüyor. Ama unuttukları bir şey var: Üniversiteli olmanın getirdiği yükümlülükler. Örneğin, paranı idare edebilecek misin, arkanı toplayan biri olmadan yaşayabilecek misin? Prof. Dr. Oğuz, üniversiteye yeni başlayanların en çok nelerde zorlandığını, nerelerde yanlış yaptığını anlattı. İşte “Biz üniversiteli olduk. Artık kimse bize karışmasın” demeden önce düşünmeniz gerekenler:

ARTIK KİMSE BİZE KARIŞAMAZ

Üniversiteye gelince lisedeki disiplinden kurtulduklarını, kararlarını kendileri verdikleri için özgür olduklarını düşünüyorlar. Ama yanılıyorlar. Kendilerini derslerine göre ayarlamaları lazım. Lise gibi sık sınav, sözlü olmadığı için okulu asıp vize zamanı hiç ders çalışmamış olurlarsa, sınav dönemi zaman yönetimi konusunda zorlanıyorlar. Dinlenme ve ders çalışma zamanlarını ayarlamaları, kendilerini yönetmeleri zaman alıyor. “Üniversiteli olduk. Kimse bize ne yapacağımızı söylemesin” diye düşünüyorlar. Denileni kabul etmekte zorlanıyorlar. Üniversiteye gitmeyi de tamamen özgürlük olarak görüyorlar. Ailelerinden ayrılıp başka şehre gidenler “Yaşasın artık özgürüm” diyor ama bunun da yükümlülükler getirdiğinin farkında değiller. İlk sene en çok bunda zorlanıyorlar.

‘HAZIRLIK, LİSE GİBİ’ ŞİKÂYETİ

Eğer hazırlık okuyorlarsa lise gibi olmasından şikâyet ediyorlar. Derse sabah giriyor, saat 16.00’da çıkıyorlar. Bu onları bunaltıyor, “Ne biçim üniversiteli olduk biz” diyorlar. Hazırlık okuyarak üniversiteye başlayanlar en çok bundan yakınıyor.

TEMİZ GİYECEK KALMADI, EYVAH!

Ailelerine bağımlı yaşayıp da başka bir şehirde üniversiteye gidenler, her şeyde zorlanıyor. Paralarını idare etmekte, işlerini yapmakta. Örneğin her şeyi arkasından toplayan birisi olmadığı için temiz giyecek kalmadığı zaman “Eyvah” diyen öğrenciler var. Onu baştan akıl edemeyip sonradan idare edemiyorlar. Kendilerine yetmeyi öğrenmedilerse bu büyük problem oluyor.

VİZE ZAMANI PAÇALAR TUTUŞUR

Üniversitede, liseden farklı bir sınav sistemi var. İyi bir çalışma disiplinine sahip değillerse “Nasılsa yaparım” deyip zamanında çalışmayınca, vize döneminde zorlanıyorlar. Tabii sınavların hepsi bir haftada oluyor. Erteletmeye çalışıyorlar, paçaları tutuşuyor. Fakat bir süre sonra alışıyorlar bu sisteme. Dersi derste dinleyen öğrenci, üniversite eğitim hayatı boyunca zorlanmaz. Buna hazırlık sınıfı da dâhil.

KENDİ AYAKLARINIZ ÜZERİNDE DURMAYI ÖĞRENİN

Yeni üniversiteye başlayanlar arkadaşlarını iyi seçmeli. Zamanlarını ve paralarını dikkatli harcamalı. Bana göre, iyi öğrenci sadece ders çalışan demek değil. Öğrenci, muhakkak çok yönlü olmalı. Sosyal sorumluluk anlamında da kendini geliştirmeli. Bunlar hep onların kişiliklerine katkı. Mutlaka en az bir dönem bir eğitim programıyla yurtdışına gidip kendi ayakları üzerinde durmalarını öneriyorum.



Yanlış tercih yapan için uyum daha zor

Marmara Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Halil Ekşi, üniversiteye yeni başlayan öğrencilerin yaşadıkları sorunları dört başlıkta topluyor: Sosyal hayat, akademi, barınma ve yaşam alanları ile temel hizmetler. Bunları aşmak mümkün, ancak istemediği bir bölüme yerleşen öğrenciler için bu daha zor. “Geldikleri bölümü tercih etme durumları incelendiğinde öğrencilerin yüzde 40’ından fazlasının aile isteği, yakınların yönlendirmesi veya puan uygunluğu ile tercih yaptıkları görülüyor” diyor Ekşi, “İstemediği bir bölüme yerleşen öğrencinin üniversite yaşamını kabullenmesi ve uyum sağlaması da güçleşiyor. Bu öğrenciler, yaşadıkları hayal kırıklığının etkisinden çıkamayıp üniversite yaşamına biraz daha geç alışabiliyor.” Ekşi’nin üniversiteye yeni başlayanlara bazı önerileri var:

· Öncelikle üniversiteye henüz gelmeden şehri ve üniversite yaşam koşullarını araştırın. Şehirde barınılabilecek mekânlar, sosyal yaşam alanları, sağlık kuruluşları, güvenlik birimleri gibi alanları incelerseniz, kalacağınız yeri belirlemekte daha net ve doğru karar alabilir, üniversiteye uyum sürecini hızla geçebilirsiniz.

· Yerleşkeyi incelemek, eğitim-öğretim ve sınav yönetmeliğini okuyarak sistemi iyice tanımak uyum sürecinize katkı sağlar.

· Üniversite yerleşkesini incelemenin, gerekli birimleri görmenin, eğitim-öğretim ve sınav yönetmeliğini okuyarak sistemi iyice tanımanın uyum sürecinize olumlu katkısı olur.

· Öğrenci kulüpleri aracılığıyla bir yandan sosyalleşip kendinizi geliştirirken bir yandan da topluma katkı sunabilirsiniz.

· Sosyal çevrenizi zenginleştirin. Doğru arkadaş tercihi üniversiteye uyumu hızlandırır ve süreçten maksimum fayda alınmasına yardım eder.

· İçinde bulunduğunuz toplumla iletişim halinde olmanız da önemli. Yerleşim biriminizdeki komşularınızı tanıyın ve onların da sizi tanımasına izin verin, böylece kendinizi daha güvende hissedebilirsiniz.

· Aidiyet duygusu artan öğrenciler yaşadıkları bölgeye daha hızlı uyum sağlayabiliyor.

HÜRRİYET
banner182
Son Güncelleme: 15.10.2015 11:56
Anahtar Kelimeler:
çömezim okul yolunda
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol