banner374
08 Nisan 2015 Çarşamba 15:25
"Bu Dersten Sınıfta Kaldık"

 TÜİK verilerine göre, Türkiye'de 6-15 yaş arası çocuklarda her gün internet kullanma oranı yüzde 45,6. 

Bilgisayar kullanmaya erken yaşta başlansa da, ileri düzey kullanımda parlak değiller. 21 ülkenin katıldığı Uluslararası Bilgisayar ve Bilgisayar Okuryazarlığı Çalışması (ICILS 2013) sonuçlarına göre, Türkiye'de öğrencilerin sadece yüzde 1’i ileri düzeyde bilgisayar becerilerine sahip, Çek Cumhuriyeti’nde bu oran yüzde 37, Kore’de yüzde 35, Avustralya’da yüzde 34 ve Polonya’da ise yüzde 33.
Türkiye’de bilişim teknolojileri dersi ilköğretim 5. ve 6. sınıflarda, haftada iki saat, zorunlu. Ders, 6. sınıftan itibaren seçmeli olarak alınabiliyor. Türkiye'de yaklaşık 13 bin bilişim teknolojisi öğretmeni, 35 bin bilişim teknolojisi sınıfı var. Atama bekleyen de 12 bin 500 civarında öğretmen... Üniversitelerde ‘Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi’ bölümlerinin sayısı ise 52'yi bulmuş durumda. Bu bölümler her yıl 3 bin mezun veriyor.
Diğer yandan Milli Eğitim Bakanlığı 'Fatih Projesi' ile eğitimde bilgi teknolojileri entegrasyonunu sağlamaya çalışıyor.
Ancak bilişim teknolojileri öğretmenlerinin çizdiği tablo kat edilecek daha çok yol olduğunu gösteriyor. Okullarda 'tamirci' gibi algılanmalarından, branş dışı öğretmenlere derslerde görev verilmesinden şikâyetçiler. Bilgisayarın çocuklar için ödev yapmak, oyun oynamak ve sosyal medya ortamlarına katılmak ötesinde üretim aracı haline getirilmesi gerektiğini vurguluyor. O nedenle, derslere yazılım eğitiminin de eklenmesini istiyorlar. Hatta dersin ilköğretimden üniversiteye kadar zorunlu olmasını talep ediyorlar.
"Tahtada bilgisayar anlatanlar var"
Şırnak’ta görev yapan altı aylık öğretmen  F.A. okulunda mouse’u tutmayı bilmeyen ve ilk kez bilgisayarla tanışan öğrenciler olduğunu söylüyor:
"Herkes yeni nesil bilgisayar kullanmayı biliyor ön kabulüyle hareket ediyor. Böyle bir gerçeklik yok. Öğrencilerime sadece bir ay bilgisayar nasıl açılır kapanır onu öğrettim. Fatih projesi var ama bilişim laboratuvarlarının hali perişan. Bizim laboratuvarımızda 19 bilgisayar var ama 4‘ü çalışmıyor. Diğerlerini de büyük çabalarla elden geçirttik. Hem laboratuvarlar yenilenmeli hem de ders saatleri artırılmalı. Yakınımızdaki iki okulda bilişim öğretmeni bile yok. Birinde fen, diğerine Türkçe öğretmeni derse giriyor. Laboratuvar yok. Tahtada bilgisayar anlatıyoruz. Tablet dağıtmakla bitmiyor. Bilişim dersinin önemini görmeleri lazım. Bilişim laboratuvarı olmayan okullar var, kimi de bozulup derslik yapılıyor."
"Branş dışından öğretmenlerle olmaz"
Bilişim teknolojileri öğretmenleri farklı bölüm mezunu öğretmenlere 100-180 saatlik kurslarla 'Bilişim Teknolojileri Rehber Öğretmeni' unvanı verilmesinin de sıkıntı olduğunu söylüyor. Çünkü bir yandan atama bekleyen binlerce bilişim öğreteni var.
Tarık Bilge atanamayan öğretmenlerinden biri. 2013 yılında Mehmet Akif Üniversitesi Eğitim Fakültesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Bölümü'nden mezun olmuş. Yeniden KPSS’ye hazırlanıyor. Kurslarla branş dışı öğretmenlerin bilişim teknolojileri rehber öğretmeni yapılmasının haksızlık olduğunu söylüyor:
"Okullarda bilgisayar dersine bile bilgisayar öğretmeni girmiyor. Geçen sene ücretli öğretmenlik yaptım ama bu sene yapamıyorum. Çünkü bir öğretmen branş dışı ama bu alanda kurs aldığı için görevlendirmişler. Çocuklara  21. yüzyıl becerileri kazandırmaktan bahsediyoruz. Bunun temeli bilişim derslerinden geçiyor. Bizim bir diğer unvanımız da eğitim teknoloğu. Bilişim derslerinin yürütülmesi, diğer öğretmenlere rehberlik yapılması, materyallere yardımcı olunması gibi bir görevimiz de  var. Teknolojiyi dağıtıyoruz ama bunu eğitim nasıl entegre edileceğini göstermiyoruz."
İngiltere'de zorunlu ders 
Doğu Akdeniz Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri  Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Yaşar  Özden, 21. yüzyıl öğrenci becerilerine bakıldığında, en temel becerilerden birinin teknoloji kullanımı olduğunu vurguluyor.
Özden, aslında Türkiye’de bilgisayar öğretmek için dersin ve öğretmeninin olması fikrinin erken fark edildiğini ama çok ilerleme sağlanamadığını anlatıyor:
"Bilgisayarı açmak, kapamak, word, exel  kullanmak bilgisayarın etkin kullanımı anlamına gelmiyor. Dersin içeriğine, öğrenciyi ileride üretici hale getirecek bir içerik bulunması lazım. Bu dersin okul öncesinden başlaması ve 12 yıl boyunca olması gerekiyor. Almanya bu dersin önemine vardı. İlkokuldan itibaren mecbur hale getiriyor. İngiltere’de eğitim okul öncesinden başlıyor. Teknoloji üreten çocuklar yetiştirmeliyiz. Fatih projesinin başarı olması için de bu öğretmenleri alanda kullanmak gerekiyor."
Özden, eskiden bilgisayar öğretmeni olmadığı için branş dışı öğretmenlere verilen kurslarla öğretmen açığının kapandığını ancak 2002’dan beri bu alanda öğretmenlerin mezun olduğunu ve onların atanması gerektiğini de söylüyor.
Kaynak: Al Jazeera
 
banner182
Son Güncelleme: 08.04.2015 15:23
Anahtar Kelimeler:
DerstenSınıftaKaldık
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol