banner374
21 Eylül 2015 Pazartesi 13:17
Çocukların okul başarısı nasıl artırılabilir?

 Çocuğun kendini geliştirmesine imkan sağlayan, ona özgüven kazandıran aileler, uzmanlardan tam not alıyor. Karne başarısı çocuk için hayat başarısı anlamına mı gelir?  Karne başarısı çocuğun akademik alanda, yani ilerde eğitim anlamında başarısına işaret eder. Hayat başarısı ise kabaca, bir alanda meslek sahibi olmak, mesleğinde başarılı olmak, iyi sosyal ilişkiler kurmak olarak tarif edilebilir. Okul notları çok iyi olmayan bir çocuk da bir çok meslek alanında çok başarılı olabilir, iyi bir aile kurabilir ve sosyal olarak çok popüler olabilir.   Karnesi çok başarılı olan çocuk çok zeki midir?  Karne notları okullara göre çok değişkenlik gösterse de, yüksek olması çocuğun düzenli, sorumluluk sahibi olduğunu ve zekasını da iyi kullanabildiğini gösterir.    

Üstün başarı aslında bir problem olabilir mi?  Çocuklar için yaşıtları tarafından kabul edilmek, onlarla arkadaşlık kurmak ve duygusal alışverişte bulunmak gelişmeleri açısından çok önemlidir. Üstün başarılı çocukların zaman zaman yaşıtları tarafından dışlandığını görebiliyoruz, ya da çocuğun kendisi yaşıtlarını daha kısır bularak onlardan kendini uzak tutabiliyor. Ders alanında çok iyi olsa da bu durum sosyal ilişkilerin geliştirilmesi aşamasında çocuk için problem yaşatabiliyor.   Karnesinde ilk kez zayıf gelen çocuğa ailenin tepkisi ne olmalı?  İlköğretim döneminde çocuklar almış oldukları karneden değil, anne-babaların tepkileri nedeniyle kaygı duyarlar. Ailelerin tutumları ise farklılıklar göstermektedir.   Anne-babaların bir kısmı karnede zayıf gelmesi nedeniyle endişeli olan çocuklarda kaygıyı gidermek yerine daha fazla tepki göstererek kaygı ve korkuyu pekiştirmektedirler. İlk kez alınan bir zayıf, çocuğun problem çözme becerilerini test edeceği, geliştireceği için faydalı etkileri bile olabilir. Ailenin nasıl çözüm bulunacağı konusunda çocuğa rehberlik etmesi faydalı olur.  


Zayıf alan çocuğu aileler nasıl teselli etmeli?  Öncelikle çocuğun duygularının ifade etmesine olanak verip, neler yaşadığının değerlendirilmesi gerekir. Aşırı koruyucu ve kollayıcı bir yaklaşım sorunun yok farz edilmesine neden olur.   Başarısızlığın nedeninin çocukla birlikte değerlendirilip, başarısızlığın neden olduğunun onun anlaması sağlanmalı, çözüm yolları ile sorunun nasıl aşılacağı çocukla birlikte değerlendirilmelidir.   Çocuğun başarılı olduğu alanlar vurgulanarak, bunu da başarabileceği belirtilebilir. Belli kapasiteleri nedeni ile çocuğun daha fazlasını yapamayacağı düşünülüyorsa, anne-baba sevgisinin karnedeki notlardan bağımsız olduğunun ifadesi çocuk için faydalı olur.   Çocukların okul başarısı nasıl artırılabilir?   Çocuğun duygusal ve fiziksel ihtiyaçlarının yeterince sağlanması, sorumluluk duygusunun gelişmesinin desteklenmesi, ödevlerini düzenli yapmasının sağlanması, iyi davranışların ve notların ödüllendirilmesi başarının artmasına katkıda bulunur.   Çocukların okul başarısında hangi aile yapıları olumlu, hangi tutumlar olumsuz etki yapar.  


Çocuk ve ergenin başarısını olumlu ve olumsuz yönde etkileyen üç tip aile yapısından bahsedilebilir. Olumsuz etki oluşturan tutumlar açısından aile modelinin ilki aşırı kontrolcü ailelerdir. Bu tür aileler çocuğun diğer bütün davranış ve aktiviteleri gibi, ders çalışma süreçlerini de kontrol altında tutmaya çalışırlar ve çocuklarının her hangi bir işi tek başlarına yapabileceklerine inanmazlar. Çocuğun ödevlerini yaparken yanında durup, birçok ödevi birlikte yapar ve ödevin her şeyini denetlerler veya kendileri ders çalıştırmaya çalışırlar.   Bu durum, çıkan problemleri takip edecek başka birilerinin olması nedeniyle çocukların sorumluluk duygusunu kazanmasını engelleyeceği gibi, tepki olarak derslerin savsaklanmasına da yol açar. Çocukların kişilik gelişimine de bu sorun yansıyarak kendine güvensiz yapıların gelişmesine neden olur.   Olumsuz etki yaratan tutumlar açısından aile modelinin ikincisi aşırı koruyucu aile yapısıdır. Bu aileler çocukları ile aşırı ilgili olup, onlara görev vermeyerek ve onların yüklenecekleri işleri kendileri üstlenerek çocukları daha mutlu edeceklerini düşünürler.  

Çocuklarına ödev yapma ve ders çalışma sorumluluğu vermediklerinden sorumluluk duygusunu kazanmalarını engeller ve tembelleşmelerine neden olurlar. Bu durum aynı aşırı kontrolcü ailelerdeki gibi çocukların kişilik gelişimine yansıyarak kendine güvensiz yapıların gelişmesine neden olur.  

Çocuk ve ergenin sağlıklı ruhsal yapılar geliştirmesinde olumlu üçüncü rol oynayan aile modeli destekleyici ailedir. Bu tür aileler küçük yaşlardan itibaren çocuğa yapabilecekleri görevleri verir, bunları yaptıklarında da olumlu pekiştirici söz ve tutumlarla pozitif ve olumlu davranışların ortaya çıkmasına katkıda bulunurlar.  

Çocuğu aşırı kontrol etmez, yapamadıkları zaman ise hemen yardım etmektense kendi kendilerine bir çözüm bulmalarını sağlayarak çocukların problem çözme becerilerinin gelişmesine olanak tanırlar. Çocuğunu kontrol ederken sorumluluklarını hatırlatan destekleyici ve dengeleyici bir davranış gösterirler. Kendilerine güvenildiğinin, kendi başına başarabileceği, yapabileceği duygusunun çocuğa verilmesi çocuğun kendine güven duygusunun gelişmesine katkıda bulunur.  

Çocukların okul başarısında etkili olan diğer faktörler nelerdir?  Çocukların okul başarısında etken olan diğer önemli faktör içinde bulunduğu gelişim dönemidir. Ergenlik dönemi özellikle sosyal ve arkadaşlık uğraşlarının öne çıktığı, ilgi alanlarının geçici olarak başka alanlara kayabildiği normal bir gelişim dönemidir.

  Bu dönemde sağlıklı ve uyumu iyi olan bir çocuk bile okulda başarısızlık gösterebilmektedir. Ancak genellikle ergenler tamamen normal ve sağlıklı olan bu uyum sürecinden sonra kısa sürede toparlanarak okul ile ilgili sorumluluklarını yüklenmekte ve kendilerine uyan performansı yakalayabilmektedirler.  

Okul dönemi boyunca bazı sınıflarda çocukların uyumda zorlanmaları ve her zaman gösterdikleri başarının altına düşmeleri sık görülür. Bu dönemler ilköğretimin birinci ve altıncı sınıfları olup, birinci sınıfta yeni bir ortama uyum sağlama, arkadaşlarına ve öğretmenine alışmaya çalışma, altıncı sınıfta birden fazla öğretmenle ders yapma ve bazen yeni arkadaşlarla tanışma söz konusu olmaktadır.   Sekizinci sınıfta ve lise son sınıfta okula devam ederken aynı zamanda sınavlara hazırlanma kaygısı ve ek eğitim alma çabaları eklendiğinden çocuklarda başarısızlık ve davranış problemlerinin ortaya çıkmasına yol açabilmektedir.  

Çocuklarda okula başlangıçtan itibaren ders başarısızlığı gözlenmesi durumunda öğrenmeyi etkileyen dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, özel öğrenme güçlüğü olup olmadığının belirlenmesi önemlidir.   Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu çok sık karşılaşılan gelişimsel bir bozukluk olup, bu durumda olan çocuklar normal ya da normalin üzerinde zeka düzeyleri olduğu halde dikkat sürelerinin kısalığı nedeniyle dersleri uzun süre izleyememekte, ödevleri yapmada zorlanmaktadırlar.   Sadece matematik, yazma ya da okuma ile ilgili sorun bulunduğunda ise çocukta özel öğrenme güçlüğü bulunup bulunmadığı önemlidir.  

Çocuğa sevmediği dersleri sevdirmenin bir yolu var mı?  Öncelikle bu konu ile ilgili bir öğrenme güçlüğü olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir. Böyle bir sorun yoksa sevdiği ve yetenekli olduğu derslere yoğunlaşması, o alanlarda kendini geliştirmesi teşvik edilebilir. Sevmediği derslerde ise sorumluluğunun gereği, yeterli bir başarı gösterecek kadar yapması ve ilgilenmesi ayrıca gereklidir.  

Hangi durumlarda okul ya da sınıf değiştirmeyi önerilir? Çok büyük bir sorun olmadıkça okul ya da sınıf değiştirmeyi uygun bulmuyoruz. Başarı durumu için okul değiştirmek ise sorunun kaynağını yanlış yerde aramak olabilir. Yaşanan büyük bir olay nedeniyle çocuğun dışlandığı durumlarda, aşırı örseleyici öğretmen bulunması durumunda sınıf değiştirilebilir. Zekanın geri veya çok ileri olduğu durumlarda ise özel eğitim için sınıf değiştirilebilir.  

Başarısızlığın tek sorumlusu çocuklar mıdır, aile ve öğretmen nasıl diyalog kurmalı? Yukarıda bahsedildiği gibi ailenin de başarıda çok önemli rolü vardır. Anne-babanın eğitim yılı içinde okul ve öğretmen ile yeterince işbirliği yapması, çocuğun sınıf içindeki düzeyini öğrenmesi, çocuğun derse ilgisini, ödev yapmasını izlemesi gereklidir.   Toplantılara düzenli katılmak, öğretmen çağırdığında derhal okula gitmek, verilen önerileri uygulamak tüm yıl boyunca gereklidir. Bu görevin sadece anne ya da sadece baba tarafından değil, ortaklaşa yapılması da sorumlulukların anne-baba tarafından birlikte paylaşılması açısından önemlidir. Buna karşın, gerekli olmadığı halde sık sık okula gitmek, öğretmenle görüşme talebinde bulunmak öğretmenlerle olumsuz ilişki gelişmesine neden olabilir.   Okul başarısızlığı hangi psikolojik hastalıklara neden oluyor?  

En sıklıkla depresyon ve anksiyete bozuklukları dediğimiz aşırı kaygı, korku, panik, takıntı bozukluklarına neden olur. Bu durumlar olan başarısızlığın daha da artmasına neden olur. Mutlak tedavisi gerekir.  

Özellikle ergenlik çağında, benlik saygısının zedelenmesi nedeni ile impulsif intihar eğilimlerine neden olabileceğinden dikkatli olmak gerekir.  

Çocuk karne nedeniyle depresyona girerse ne yapmalı, aile bunu nasıl fark edebilir? Çocuk ve ergenlerde depresyon belirtileri yetişkinlerden daha farklı olabilmekte, tespit edildiğinde ise çocuklarda da rahatlıkla kullanılabilen ilaçlar ve psikoterapi ile kolaylıkla tedavi edilebilmektedir. Çocuğunuzda aşağıdaki depresyon belirtilerinden biri veya daha fazlası 15 günden uzun bir süredir mevcutsa, mutlaka uzman yardımı almanız gereklidir:   Sık sık üzüntülü olma ve ağlama, umutsuzluk   Olağan aktivitelere ilginin azalması veya daha önce severek yaptığı aktivitelerden zevk alamama;   Sürekli bir can sıkılması, enerji eksikliği veya aşırı hareketlilik   Sosyal soyutlanma, iletişim eksikliği   Öz saygı eksikliği ve suçluluk duygusu   Reddedilme veya başarısızlık konusunda aşırı hassasiyet   Alınganlık, öfke veya düşmanlık davranışlarında artma   Sık sık baş ağrısı, karın ağrısı gibi fiziksel şikayetler  

Konsantrasyon eksikliği   Yeme ve/veya uyuma alışkanlıklarında büyük değişiklik  
Evden kaçmakla ilgili sözler veya teşebbüsler  
İntihar veya kendine zarar verici davranış düşünceleri veya ifadeleri.  
Kardeşler arasında okul başarısında fark varsa ailenin tutumu ne olmalı?
Kardeşlerin yetenekleri ve gelişimleri birbirinden çok farklı olabilir, biri akademik olarak daha üstün yeteneklere sahip olabilir. Önce farkın nedenini değerlendirin. Başarılı olanın ödüllendirilmesinden kaçınmayın. Her ikisine de, kişilerin farklı beceri ve yeteneklere sahip olduğunu, ikisini de oldukları gibi sevip kabul ettiğinizi ifade edin ve gösterin.

Uzman Psikolojik Danışman SAİT ÖZDEMİR -

Kaynak:zamanecocuk.com

banner182
Son Güncelleme: 21.09.2015 13:21
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
örtmen 1 yıl önce

öğretmeni̇n eli̇ni̇ taşın altına sokmadıgı hi̇çbi̇r durumda yeterli̇ başarı elde edi̇lemez.