banner374
26 Ocak 2016 Salı 17:55
Eğitim'de Reform Niteliğinde Adımlar Atılacak

 Maliye Bakanı Naci Ağbal, muhalefetin Sayıştay raporlarına ilişkin eleştirileri üzerine, "Sayıştay konusuna girerseniz kaybedersiniz. Çünkü bugün bize gösterdiğiniz Sayıştay raporlarının hiçbirisi 2002'den önce yoktu, yok hükmündeydi. Öyle bir raporu, herhangi bir şekilde parlamentoya getirecek bir yasal çerçeve yoktu" dedi.

 Ağbal, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, 2016 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Tasarısı'nın tümü üzerindeki görüşmelerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

2016 yılı bütçesinin AK Parti hükümetlerinin 14'üncü bütçesi olduğuna işaret eden Ağbal, "Dolayısıyla bütçe karnemizi, bütçe performansımızı, ekonomik politikalara ilişkin geçmişimizi her bakımdan test edebileceğimiz, tartışacağımız bir geçmişten geliyoruz" diye konuştu.

Bütçelerde yapılmak istenen, varılmak istenen hedefe varma noktasında 14 yılın hem ekonomik politikalar, hem de kamu maliyesi politikaları anlamında önemli kazanımların elde edildiği bir dönem olduğunu anlatan Ağbal, "2016-2018 Orta Vadeli Programı (OVP) ve 2016 yılı bütçesine bu açıdan bakıldığında bize göre gerçekçidir, bize göre dayandığı varsayımları itibarıyla tutarlıdır. Bize göre bu bütçe gerek gelir, gerekse harcama tarafı itibarıyla makroekonomik varsayımlarla tutarlıdır ve millete vadettiği hizmeti gerçekleştirecek özelliklere sahip bir bütçedir" değerlendirmesinde bulundu.

Bir ekonomi politikası veya bütçenin ancak siyasi istikrar varsa gerçekleştirilebileceğini ifade eden Ağbal, 2016 yılı bütçesinin arkasında yatan en önemli, en kuvvetli varsayımın siyasi istikrar olduğunu söyledi. Geçen yıl kasım ayında gerçekleştirilen genel seçimler sonrasında güçlü bir AK Parti hükümetinin kurulduğunu belirten Ağbal, siyasi istikrarın güçlü olmasının OVP'de ve bütçede öngörülen tahmin ve hedeflerin en güçlü dayanaklarının başında geldiğini kaydetti.


Özellikle yeni anayasa çalışmaları ve reform gündeminin bütçenin gerçekçiliğini ortaya koyan ikinci faktör olduğunu dile getiren Ağbal, "Tek başınıza iktidar olabilirsiniz ama eğer bir planınız, programınız, bir reform gündeminiz yoksa, o takdirde o bütçeyle, OVP'yle öngördüğünüz hedeflere ulaşmanız mümkün değil" dedi. - "Adalet reformu ekonomiye itici güç sağlayacak" Gelecek 3 yıl boyunca büyüme oranlarında artan bir ivme beklediklerini, enflasyonda aşağı yönlü bir patika ile cari açığın daha da aşağıya geleceğini öngördüklerini ifade eden Ağbal, işsizlik oranlarında ılımlı da olsa aşağıya yönlü bir patika öngördüklerini söyledi.

Bakan Ağbal "Kişi başına milli gelir artacak. Dolayısıyla bütün bunları sağlayacak olan hükümetin gündemidir, planıdır, programıdır, reformudur" şeklinde konuştu. Seçim beyannamesi ve hükümet programında da ifade ettikleri şekilde güçlü bir reform gündemlerinin olduğunu anlatan Ağbal, "Önümüzdeki dönemde başta yeni anayasa olmak üzere hukuk devletinin daha da güçlendirilmesi, bu anlamda adalet reformu ekonomiye itici güç sağlayacak bir faktör olacaktır" dedi. - Eğitim reformu Eğitim reformunun da çok önemli olduğuna dikkati çeken Ağbal, bir ülkede beşeri sermayeyi, niteliği yukarı çekecek en önemli faktörün eğitim olduğunu kaydetti. Ağbal, "Eğitim alanında inşallah yasal ve idari düzenlemelerle hem ilk ve ortaöğretimde hem de özellikle yüksek öğretimde yapacağımız yasal düzenlemelerle önemli bir reform gündemini sizlerin de katkılarıyla gerçekleştireceğiz" görüşüne yer verdi.


Eğitimde üç temel faktör bulunduğunu, bunların eğitim ortamı, öğretmen ve öğrenci olduğunu anlatan Ağbal "Öğrencinin eğitime erişiminden, nitelikli eğitim almasına kadar onu etkileyen bütün çevre faktörlerinin iyileştirilmesi babında, aileden başlayarak sınıfa kadar eğitim ortamının geliştirilmesi anlamında yasal ve idari düzenlemeler yapacağız" şeklinde konuştu. - "Kamu maliyesi çerçevesini güçlendirmemiz lazım" Kamu yönetimi alanında da önemli bir reform gündemleri olduğuna işaret eden Ağbal, özellikle bürokrasinin azaltılması, bürokratik işlemlerin kaldırılması, merkezi idarelerin yetkilerinin yerel idarelere kaydırılması anlamında çok sayıda düzenleme yapacaklarını ifade etti. Kamu maliyesi konusuna da değinen Ağbal, "Anayasada öngörülen kamu maliyesi çerçevesini güçlendirmemiz lazım" dedi. Ağbal, Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ve Sayıştay Kanunu ile ilgili yaptıkları yasal düzenlemelerin de Türkiye için önemli birer reform olduğunu anlatarak, bunun daha da geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

Bakan Ağbal, "Biz de zaten hükümet programında önemli bir reform bileşeni olarak kamu maliyesi alanını özellikle seçtik. Çok yakında inşallah Meclise yeni bir kamu ihale kanunu getireceğiz" dedi. - "Sayıştay konusuna girerseniz kaybedersiniz" Muhalefetin Sayıştay raporlarına ilişkin eleştirilerini de yanıtlayan Ağbal, şunları kaydetti: "Yani biliyorsunuz, 2011 yılında yaptığımız Sayıştay Kanunu düzenlemesi önceki hükümetler döneminde yapılmayan bir düzenleme. Bu düzenlemeyi de iktidarıyla muhalefetiyle birlikte yaptık. O yılları da biliyorum.


Sayıştay konusuna girerseniz kaybedersiniz çünkü bugün bize gösterdiğiniz Sayıştay raporlarının hiçbirisi 2002'den önce yoktu, yok hükmündeydi. Yani öyle bir rapor düzenlenmiyordu, öyle bir raporu, herhangi bir şekilde parlamentoya getirecek bir yasal çerçeve yoktu. Raporların içeriği konusunu tartışılabiliriz, benim de eleştirilerim var ama bir hakkı teslim edelim; Sayıştay Kanunu ile yapılan bu düzenlemelerle kamu maliyesinde hesap verilebilirlik, şeffaflık, saydamlık güçlendirilmiştir." Muhalefetin yasanın hazırlanması konusunda önemli katkıları bulunduğunu dile getiren Ağbal, daha sonra Sayıştay Kanunu çerçevesinde hazırlanan raporların kalitesinin daha da artırılması, içeriğinin zenginleştirilmesi konusunda en az muhalefet kadar istekli olduğunu belirtti. Sayıştay raporlarının, idarenin kendisine ayna tutmasına fırsat verdiğini ifade eden Ağbal, "Eksiklik veya yanlışlıkları varsa, idare burdan ders çıkarır ve onları düzeltir" diye konuştu.

- "Raporların daha da geliştirilerek kalitesinin artırılması önemli" Sayıştay raporlarında eleştiri konularının çoğunun taşra düzeyinde ve bürokratik düzeyde yapılan uygulama hataları veya mevzuata aykırılıklar olduğunu belirten Ağbal, şöyle devam etti: "Olabilir, mevzuata yüzde 100 mükemmel uyum sağlansa zaten Sayıştay takdirname verir. Bu İngiltere'de de mümkün değil, Fransa'da da mümkün değil, Almanya'da da. Sayıştay raporlarının veya Sayıştay denetiminin en önemli beklenen çıktısı, aslında idarenin gelişmesi ve iyileştirme alanlarının tespit edilerek bu alanda yasal ve idari düzenlemeler yapılmasıdır. Yani siz büyük bir kütleyi inceliyorsunuz, bakıyorsunuz. Diyelim ki üç tane örnek buldunuz, o üç örnek aslında sistematik bir hata değil.

Yani sistematik olarak yönlendirilen, bilinçli bir şekilde yapılan mevzuata aykırılık değil. Bir Sayıştay bulgusunun önemlilik dediğimiz derecelendirmeye uygun olarak raporlanması gerekir. Ben de görmek isterim, bizim önümüze getirilen bulgular gerçekten önemlilik eşiğini aşan bir bulguysa hep beraber onun üzerine gitmemiz lazım." Bakan Ağbal, Sayıştay raporlarının daha da geliştirilmesi ve kalitesinin artırılması hususunun hep beraber sahip çıkılacak bir konu olduğunu vurguladı.

AA

banner182
Son Güncelleme: 26.01.2016 18:12
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
öğretmen 11 ay önce

eğitimde sadece sınıf ingilizce din kültürü ve rehberlik ataması. nasıl bir reform anlamadım. somut bir proje var mı fatih projesi dışında