banner374
25 Nisan 2015 Cumartesi 20:30
Eğitim önemini yitiriyor mu?
 Abbas Güçlü
Daha da önemlisi, eğitimsiz, bilimsiz bir kalkınma olur mu?

Bu sorunun cevabı kişiden kişiye, ülkeden ülkeye değişir.

İşte bu yüzden kesin bir cevabı yoktur.

Ve gelinen nokta çok şaşırtıcı.

İsterseniz gelin bu yöndeki gelişmelere bir göz atalım...

Diploma enflasyonu!

Eğitimin önemi düne göre daha da artıyor mu yoksa azalıyor mu?

Böyle abes bir soru mu olur, elbette artıyor, eğitimsiz olur mu diye hemen hayıflanmayın!

Muhtemeldir ki, birkaç satır sonra siz de bana hak vereceksiniz.

Eğitim ve bilim, toplum için mi yoksa, bireyler ve şirketler için mi?

Çok daha önemlisi, daha eğitimli bir toplum istiyor muyuz, istemiyor muyuz?..

Dünyanın pek çok yerinde olduğu gibi bu kavramlar bizde de tartışılmaya başlandı.

Amerika, üniversite ille de gerekli mi sorusunu daha şimdi tartışıyor.

Oysa biz yıllar önce bu noktaya geldik.

Üstelik üniversite mezunu sayımız onlardan çok geri olmasına rağmen.

Niye, çünkü girilmesi, okunması ve mezun olunması çok zor ve pahalı olan üniversitelerin verdiği diplomalar artık bir işe yaramıyor. İşsizlik sıralamasında ilk sırada üniversite mezunları yer alıyor.

Ve arkasından da şu soru geliyor?

Onca çile niye?..

Tartışılan önemli konulardan biri de, özellikle son yıllarda, bilimin toplumun çıkarlarından daha çok, şirketlerin çıkarlarına hizmet ettiği yönünde.

Eğitimin ve bilimin rantını, devlet ve halktan daha çok şirketler yiyor.

İşte bu noktada, bilim, onlarca yıldır olduğu gibi üniversitelerde değil, özel şirketlerin Ar-Ge'lerinde gelişiyor ve kamuya değil, onlara hizmet ediyor...

Tartışmalı konu çok!

Keşke eğitime yönelik siyasi söylemlerin arttığı şu günlerde olaya biraz da bu yönüyle bakılsa.

Ama yakından izliyorum, işin özüne giren neredeyse hiçbir parti ve hiçbir aday yok!

Örneğin hangi parti iktidara gelirse gelsin, ekonomiye ve daha birçok alana yönelik bakanları, çoktan belli. Hem de her bir partide öne çıkan üç beş isim var.

Peki, ya eğitimde?

Arayın ki birini bulasınız.

Eğitim kökenli bürokratlar, sendikacılar yok mu?

Elbette var ama bu isimlere partileri bile itibar edip, ön sıralara ya da vitrine çıkartmıyorlar.

7 Haziran'dan sonra ne mi olacak?

Son 10 yılın bir tekrarı olursa hiç şaşırmayın.

Eğitimle uzaktan yakından ilgisi olmayan, bakan olduğu gün eğitimle ilgilenip, bakanlığı bittiği gün, eğitimi ağzına almayan, yaptıkları işler çöpe atıldığında ağzını açmayan isimlerden biri gelecek, diğeri gidecek...

Ve bu da boşu boşuna geçecek yıllar anlamına geliyor!..

Verimlilik haftası!

Önümüzdeki hafta, Verimlilik Haftası'ymış. Hatta bu konuda Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın bünyesinde Verimlilik Genel Müdürlüğü bile varmış. Sanki verimlilik sadece sanayide söz konusuymuş gibi!..

Üretkenlik, verimlilik, tasarruf, pazarlama, kaynak yaratma, inovasyon ve daha pek çok kavram eğitim hayatımızın bir parçası olmalı ve sadece her öğrenciye değil, her yurttaşa mutlaka kazandırılmalıdır. Yoksa Verimlilik Haftası kutlamanın bir anlamı olmaz.

Üretmeyip, sürekli tüketen bir toplumu verimli hale getirmek mümkün mü?

Evet demek çok zor.

İşte bu yüzden, üretim ve verimlilik sadece Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın işi değil, topyekün devletin asli görevi olmalıdır.

Eğer bunu başaramazsak ne olur?

Bugün ne oluyorsa, o olur ve yerimizde patinaj etmeye devam ederiz...

Keşke eğitim hazır siyasetin gündemine girmişken, bir de öğrenciye kazandırılması gereken temel insani değerler, vatandaşlık bilinci ve kalkınmayı tetikleyecek temel kavramlar da biraz konuşulsa. Ama nerde...

Özetin özeti: Eğitim ve bilimin yerini ne para ne de hurafeler doldurur. Bu yüzden eğitim önemsiz ya da önemini yitirdi diyenlerin söylediklerine değil, aklınızın sesine kulak verin...

Milliyet

banner182
Son Güncelleme: 25.04.2015 20:31
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol