banner374
09 Ocak 2015 Cuma 13:05
Eğitimde Fırsat Eşitsizliği
  Milli Eğitimin temel ilkelerinden eşitlik ilkesine göre ‘Her yurttaş, hiçbir ayırım gözetilmeksizin öğretim ve eğitim hakkına sahiptir. Eğitimde, hiçbir kişiye, aileye veya zümreye ayrıcalık tanınamaz' ifadesi yer almaktadır. İnsan Hakları evrensel Bildirgesinde de ‘Her bireyin eğitim görme hakkı vardır' olarak belirtilmiştir. Ancak bu hak doğarken eşit olsa da zamanla birçok yönden eşitsizlik baş gösterir. Bu eşitsizlikler sosyal yapı, ekonomik düzey, ailenin eğitim durumu, coğrafi farklılıklar, beslenme gibi etkenlerden oluşabilmektedir. Türkiye'mizde bu eşitlik ilkesinin her coğrafi bölge için farklılık gösterdiğini söyleyebiliriz. Hatta bu eşitsizlik aynı bölgedeki farklı okullarda bile hissedilebilmektedir. Uluslararası Öğrenci Başarılarını Değerlendirme Programı'ndan (PISA) elde edilen bulgulara göre, okullar arası farklar OECD ortalamasından yüksektir. Hükümet bu konunun farkında olup birçok yenilik yapmaya çalışsa da bölgeler arası eşitliklerin sağlanması biraz zaman alacaktır.
  

Kamuajans.com - Eğitimde eşitlik anlayışına göre, eğitim ve öğretim gören bireylerin başarı düzeyleri arasındaki farklar,
tamamen yetenekleri ya da yatkınlıkları arasındaki “doğal” farklılıklardan kaynaklanması gerekirken, ülkemizde
bu farklılıklar öğrencilerin sosyoekonomik özellikleriyle, bölgesel farklılıklarla, okulların teknoloji ile
donatılmış olmasıyla, tecrübeli ve idealist öğretmen bulunmasıyla, velilerin okula bakış açısıyla ya da toplumsal
cinsiyet rolleriyle alakalı olarak farklılıklar arz etmektedir.
Sosyo-Ekonomik Özellikler ve Cinsiyetin Farklılıkları
Ailelerin gelir durumu ne kadar yüksek ve eğitimleri ne kadar iyi ise çocuklardaki başarı oranı da buna
paralellik göstermektedir. Maddi durumu iyi olan aileler özel takviye dersleri aldırabilmekte iken, maddi
durumu yetersiz ebeveynler mevcut kamu imkânlarıyla yetinmek durumunda kalarak eşitsizliğin küçük
tarafında yerlerini almaktadırlar.
Ortaöğretimde geliri düşük olan ailelerin kız çocukları açık öğretimi tercih etmekte bu durum da fırsat
eşitliğini ortadan kaldırmaktadır. Yine geliri düşük olan aileler erkek çocuklarının eğitimi için daha çok çaba
sarf edip özen gösterebilmektedir. Bu noktada eğitimde eşitlik ilkesinin sağlanabilmesi için kamu müdahalesi
gerekecektir.
Okullar Arasındaki Farklar
Ülkemizde maalesef en çok farklılığın ve eşitsizliğin bulunduğu konuların başında okullar geliyor. PİSA
araştırmalarında bu durum ile ilgili bilgiler mevcuttur. Aynı bölgede, dip dibe olan okullarda bile ayırım
yapılabilmekte, okullar merkezi ve arka mahalle okulları diye de nitelendirilebilmektedir. Bu okullar arasında
oluşan farklılık uçurumu; geliri yüksek velilerin merkezi denilen okulları tercih etmesi, madden ve manen
desteklemesiyle zamanla daha da derinleşmektedir. Bu eşitsizliğin ortadan kaldırılması konusunda kamudan ve
belediyelerden destek beklenirken maalesef yapılan yardımlar ve iyileştirme çalışmaları merkezi denilen veya
göz önünde olan okullara yapılmaktadır. Örneğin Fatih Projesi kapsamında tablet bilgisayar dağıtılan okullara
bakarsanız neredeyse tamamının merkezi denilen okullarda eğitim gören öğrencilere yapıldığını göreceksiniz.
Hal böyle iken eşitlik ilkesi ciddi manada sıkıntılı hal almaktadır.
 
Milli Eğitim Bakanlığı, ortaöğretimde okul türleri arasındaki eşitsizlik sorununu çözmek adına bütün
okulları Anadolu Liselerine dönüştürdü. Ancak bu değişiklik tabela değişimi dışında bir fark oluşturmadı. Daha
önceden hangi okullar tercih edildiyse yine bu düzen aynı şekilde devam etti. Bu konuda acilen bir reform
hareketi yapılarak bu eşitlik sağlanmalıdır.
Çözüm Önerileri
1. ‘Haydi Kızlar Okula' kampanyaları gibi projeler hayata geçirilerek cinsiyet eşitsizliği ortadan
kaldırılmalıdır.
2. Fatih projesi kapsamlı olarak devam etmelidir,
3. Eşitlik sağlanması konusunda daha ciddi, içe dönük, kararlı siyasi bir irade
gerekmektedir.
4. Eğitim finanse edilirken bölgesel farklılıklar göz ardı edilmemelidir.
5. Okul türleri arasında oluşan farklılıkların ortadan kaldırılması için yapılan düzenlemeler tabela
ile sınırlı kalmamalıdır,
6. Öğretmen atamaları konusunda geride kalan bölgelere öncelik tanınmalıdır
7. Ücretli öğretmenlik uygulaması ortadan kaldırılmalıdır.
8. Okullar teknoloji ile donatılmalı, öncelik merkezi okullara değil ihtiyacı olan okullara
yapılmalıdır.
9. Derslik sayıları arttırılmalı,
10. Veliler halk eğitim merkezlerinde eğitilmelidir,
11. Okul öncesi zorunlu hale gelmelidir.
12. Okulların eksikliklerinin giderilmesinde modernize edilmesinde belediyeler aktif olarak
görevlendirilmelidir.
(kamuajans)
banner182
Son Güncelleme: 09.01.2015 13:09
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
ALMANCA 2 yıl önce

asıl uzerinde durmaniz gereken konu gençlerin işsiz sayısının çokluğu dur bir işimiz yok ki aile kuralım yıllardır sevdiğim adamla evlenebilmek için atama bekliyoruz yazık günah değil mi al.sncaya 12 yılda toplam 1208 kontenjan vermissiniz daha üç çocuk diyorsunuz aile diyorsunuz bizim hayatımızı mahvetti artık evlensek te çocuğumuz olmaz be