02 Şubat 2018 Cuma 17:55
Eğitimde Zeytin Dalı Harekatı Nasıl Olur?

Bu yol;  klasik-klişe yollar gibi olmamalıdır,  devrimsel bir özelliğe sahip olmalıdır. Meydanı boş bulup eğitimin altını üstüne getirenlere, eğitimin cılkını çıkaranlara, kendi çıkarları uğruna çocuklarımızın gelecekleriyle  göz göre göre  oynayanlara karşı devirici; eğitimi adalet-eşitlik-liyakat temelinde inşa için bir  o kadar da  yapıcı olmalıdır...

Şahsen;  eğitim-öğretim ortamında eşitliğin-adaletin-hakkın-hukukun-liyakatın-barışın-güvenin-değerin-moralin-motivasyonun-iyiliğin-sevginin-değerin-maddi hazdan çok manevi hazzın  tesisi  için  ‘çevir kazı yanmasın’ diyerek  çevrilen- başa sardırılan-döndürülüp durdurulan yeniliklerle bir yere varılamayacağı düşüncesindeyim. Ve her fırsatta  yeniliklerin devrimsel bir ağırlığı-etkisi olmalıdır, diyorum.

Çünkü eğitim-öğretim sistemi ancak böyle bir müdahale ile yukarıda ifade ettiğimiz net-açık-anlaşılır-basit ve öngörülü (planlı) bir yola girebilir. Yoksa bilinçten uzak, bir labirent misali  gafil bir yol tutturulur ki o zaman çık çıkabilirsen işin içinden (Halimiz de budur aslında).

İşte bu nedenledir ki eğitim sistemimiz zaman, şartlar değişse de, birtakım yenilikler  yapılsa da işin içinde bir türlü çıkamıyor. Yani sarpa sarıyor.

Pekala, eğitim sistemi içinde doğru dürüst (maddi/manevi  eğrilik olmayacak/boynun neden eğri? sorusu sorulmayacak, nerem doğru ki cevabı verilmeyecek şekilde)-net-anlaşılır-basit-açık-öngörülü bir  yol  yapmak  için neler yapılmalı?

Eğitim sistemi  içinde ayak bağı olan, bu sistemin içini darmaduman eden, bozan  fırsatçı-çıkarcı-kendi yararını-mütemadiyen nemalanmayı gözeten  kurumlar ve yapılar silip süpürülmelidir. YANİ,  BU KURUMLAR VE YAPILAR,  TAMAMEN  DEVRE DIŞI BIRAKILMALIDIR,  SİSTEMİN DIŞINA  ATILMALIDIR,   HÜLASA DEVRİLMELİDİR.  BUNA, BİR VİZYON OLARAK  YUKARIDA İFADE ETTİĞİMİZ  O YOL İÇİN BİR YOL TEMİZLİĞİ DE DİYEBİLİRSİNİZ.

Örneğin, adaletsizlik-hukuksuzluk-eşitsizlik-haksızlık-mağduriyet-kavga gürültü  üreten MÜLAKATLAR gibi...

Örneğin, adaletsizlik-hukuksuzluk-eşitsizlik-haksızlık üreten, ikinci sınıf muamelesi yapan  SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENLİK gibi...

Örneğin,  ayrımı  iliklere kadar hissettiren ve üçüncü sınıf muamelesi yapan  ÜCRETLİ ÖĞRETMENLİK gibi...

Örneğin,  çocuklarımızı kurban verdiğimiz, bir açmazımız ve çıkmazımız durumundaki SINAV SİSTEMLERİ gibi...

Örneğin,  sistemin içindeki dayatmacı ve zorlayıcı uygulamaların meydana getirdiği MECBURİYETLER  gibi...

Örneğin, eğitim sisteminin zayıflıklarını ve açıklarını istismar eden birtakım kişilerin ve yapıların kendi çıkarları-yararları uğruna eğitime egemen  olma-kontrol etme-yön verme görüntüsü ve niyeti  içinde   insanlara duyumsattığı  MAHKUMİYETLER gibi...

Örneğin, sistemin içinde tekrarlandıkça olağanlaşan, ama  hiç de olağan olmayan, üç maymun olduğumuz için es geçtiğimiz, umursamadığımız can yakıcı-iç acıtıcı  GÜNAHLAR, HATALAR  gibi...

Örneğin,  ‘bizden-onlardan’ sınıflandırmaları ve ayrımları  ile adaletsizliği-ayrımcılığı- eşitsizliği-iltiması-haksızlığı-hukuksuzluğu körükleyen  VESAYET ODAKLARI   gibi...

Örneğin,  yönetim kadrolarında   bir sendikanın, bir görüşün, bir kesimin, hep o BİR’in ezici   İPOTEĞİ-HAKİMİYETİ  gibi...

Örneğin,  söylemi  ‘birlik-beraberlik’ olanların  sıra koltuk paylaşımına geldiğinde hiç oralı olmayan KOLTUKÇU  TUTUM  ve EYLEM  BİRLİKTELİKLERİ  gibi...  

Örneğin,  yetki-hak gaspı yaparak haddi aşan hoyrat ARACILAR  gibi...

Örneğin, bu sistemin içinde  üstencilerle-ezicilerle-bencillerle-doymak bilmezlerle baş edemeyen YALNIZLIKLAR-SUSKUNLUKLAR  gibi...

Bunları topladığımızda eğitim sistemimizin neden bir türlü rayına oturamadığını, kendisine bir yol bulamadığını hesap edebiliriz.

Daha güçlü bir öğretmen kadrosu, daha güçlü bir eğitim sistemi için MÜLAKATLARI-SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENLİĞİ-ÜCRETLİ ÖĞRETMENLİĞİ-SINAV SİSTEMLERİNİ-MECBURİYETLERİ-MAHKUMİYETLERİ-VESAYET ODAKLARINI-İPOTEK KOYUCULARI-ARACILARI devirme vakti geldi de  geçiyor.

Devrimsel bir yenilik ile elbette...

Sardırılan-döndürülen-çevrilen yeniliklerle değil tabi...

Bu eğitim devrimi ise karakterli-adam gibi adam-onurlu kadrolarla yapılır, MEB’te halihazırda böyle kadrolar var, yalnızca komut beklemekteler. Komut geldiği an harekete geçecekler.

Öğretmenler de,  öğrenciler de o eğitim ordusunun yolunu gözlemekteler. Özellikle YALNIZLAR VE SUSKUNLAR...

Bu ordunun açacağı yolda yürüyerek ülkemizi çağdaş medeniyetler seviyesine yükseltebilmek için...

Eğitim sistemi içinde kol gezen ve adaletsizlik-eşitsizlik-ayrımcılık-kötülük-haksızlık yapan, mağduriyetler yaratan ARACIYA-İPOTEKÇİYE-VESAYET ODAKALARINA korku salıp onları devirecek, öğretmeniyle-öğrencisiyle-velisiyle buluşacak bir ZEYTİN DALI  ordusu bu...

Sonra aramızda kimsenin çiğneyemeceği ve yıkamayacağı,  eğitimi güçlendirici ve öğretmene değer-önem veren bir sözleşme yapılmalı, bu sözleşme eğitimin anayasası olmalı... Kim ki bu sözleşmeyi çiğnemeye yeltenirse haddi bildirilmeli... İster  ağa olsun, ister paşa... Öyle bir sözleşme işte... Görün bakın o zaman ne adaletsizlik ne ayrımcılık ne eşitsizlik ne karmaşa ne  fırsatçılık ne istismarcılık ne ipotekçilik ne vesayetçilik ne bozgunculuk...

Not:  Bıktık artık şu yiyip yiyip doymayanlardan,

Bıktık artık kendi çıkar ve faydaları için şu adaletsizlik yaratan hoyratlardan,

Bıktık artık devletin-milletin malına ve hakkına ‘babasının çiftliğindeki mal’ muamelesi yapan vesayetçilerden...

BIKTIK, BIKTIK, BIKTIK...

Herkes,  eğitim ortamlarında ve alanlarında  adalet-eşitlik-liyakat-hukuk gösterisi bekliyor... Adalet-liyakat-eşitlik-hukuk açlığı çeken  suskun-yalnız-masum-mağdur bir kesim var... Yok mu onlara uzatılacak bir zeytin dalı?

Saygılar...

Yusuf SEVİNGEN

Anahtar Kelimeler:
EğitimZeytin Dalı
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Korhan atilgan 2018-02-02 21:19:16

Kalemine sağlık sayın hocam