banner374
01 Ekim 2015 Perşembe 10:22
Eğitimden ayrımcılık ayıklanmalı
 Uluslararası Azınlık Hakları Grubu (MRG) ile Tarih Vakfı ortaklığında, Avrupa Birliği’nin mali desteğiyle 1 Mart 2014’te başlatılan Eğitimde Eşitliğin İzlenmesi Projesi kapsamında hazırlanan raporda, eğitimin amacının ve içeriğinin ideolojik referanslardan arınması gerektiği vurgulandı.
Türkiye’de yaşayan farklı toplulukların uluslararası standartlara göre korunan eğitim haklarının eşitlik temelinde güvenceye alınmasını ve bu toplulukların eğitim sisteminde maruz kaldıkları ayrımcılıkla mücadele edilmesini amaçlayan proje için 17 sivil toplum örgütünün katıldığı bir izleme ağı oluşturuldu. Proje koordinatörleri; İstanbul, Diyarbakır, Mardin, Ankara ve Edirne’de çeşitli okul yöneticileri, konuyla ilgili sivil toplum ve meslek örgütlerinin temsilcileri, etnik kökeni veya inancı nedeniyle eğitim sisteminde ayrımcılığa maruz kalan öğrencilerin ebeveynleriyle mülakatlar gerçekleştirdi.

“Türkiye ‘Milli’ Eğitim Sisteminde ‘Gayri Milliler” adı altında düzenlenen basın toplantısında, raporu sunan Uluslararası Azınlık Hakları Grubu (MRG) Türkiye Koordinatörü Nurcan Kaya, ‘gayri milli’ tanımıyla ilgili tesadüf yaşandığını belirterek, “Yakın dönemde yerliler-milliler diye bir tartışma yaşandı. Biz onun çok öncesinde bu isme karar vermiştik. Raporun yazarı olarak benim içimden geçen cümle buydu” dedi.

EĞİTİM PROGRAMLARI GÖZDEN GEÇİRİLMELİ
Türkiye’de eğitim sisteminde yaşanan temel ayrımcılık konularıyla ilgili genel resmi mevzuatı, çeşitli uygulamaları ve eğitim sisteminde ayrımcılıkla mücadelede yaşanan sorunları ortaya koymayı hedefleyen raporda, çözüm önerileri ise şöyle sıralandı:
-Mevcut öğretim programlarının çoğulcu, demokratik ve tüm kimliklere eşit yaklaşan bir içeriğe sahip olmaları için gözden geçirilmesi;
-Müfredatın Türkiye’de mevcut tüm farklı kimliklerin varlığı, tarihi ve kültürleri hakkında bilgi içerecek şekilde yeniden geliştirilmesi;
-Okullarda yalnızca bir din veya inanca ya da etnik kimliğe ilişkin kutlama ve anma gibi etkinliklerin düzenlenmemesi; 
-Ders kitaplarının Türkiye’deki toplumsal çeşitliliği yansıtacak bir içeriğe sahip olmaları için gözden geçirilmesi, bazı gruplara karşı önyargı ve kalıpyargı oluşturan ve/veya bazı grupları zararlı gösteren ifadelerin çıkarılması;
-Türkiye halkları tarafından konuşulan bütün dillerin müfredata seçmeli ders olarak alınması;

TEOG’DA DİN KÜLTÜRÜ SORUSU SORULMASIN
-Seçmeli dil derslerini tercih eden öğrencilerin bu tercihlerinden vazgeçmeleri için herhangi bir baskıya veya yönlendirmeye maruz bırakılmamaları; tercihler konusunda müdahalede bulunan okul idarecileri hakkında ilgili yasal işlemlerin yapılması;
-Azınlık okullarının özel okul statüsünden çıkarılması, azınlık gruplarına mensup çocukların eğitim hakkını ve devletin bu alandaki yükümlülüklerini tanımlayan kanun ve yönetmeliklerin hazırlanması; 
-Azınlık okullarında Ermenice, Süryanice, İbranice ve Rumca derslerini verecek öğretmenlerin yetiştirilmesi amacıyla eğitim fakültelerinde ilgili bölümlerin açılması;
-Bütün halkların anadillerinde öğrenim görme haklarının Anayasa tarafından güvenceye alınması;
-Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi (DKAB) dersiyle ilgili soruların TEOG yerleştirme sınavlarında sorulmasına son verilmesi;
-Hıristiyanlık ve Musevilik gibi dinlerin müfredata seçmeli ders olarak alınması halinde bu dersleri verecek öğretmenleri yetiştirmek üzere ilahiyat fakültelerinde veya başka fakültelerde ilgili birimlerin kurulması; bu gerçekleşinceye kadar her bir inanç grubunun kendisinin belirlediği, öğretmenlik yapma yeterliliğine sahip kişilerin öğretmenlik yapması;
-İmam hatip liselerinde okumayı tercih etmeyen öğrencilerin, özellikle Müslüman olmayan öğrencilerin bu okullara yerleştirilmelerine son verilmesi;
-Okullarda öğrencinin inancı nedeniyle taciz dahil ayrımcı muameleye maruz kalmasının mevzuatta açıkça yasaklanması.

hürriyet
banner182
Son Güncelleme: 01.10.2015 10:24
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
hsn 1 yıl önce

"okullarda yalnızca bir din veya inanca ya da etnik kimliğe ilişkin kutlama ve anma gibi etkinliklerin düzenlenmemesi; " milli ve dini bayramları da kaldıralım mı? azınlığın hakkı var da çoğunluğun yok mu?