banner374
11 Şubat 2016 Perşembe 08:50
Görme engellilerin hazinesi: Sesli Kütüphane
 İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin Kütüphaneler ve Müzeler Müdürlüğüne bağlı olarak hizmet veren ve belediyenin ilk ve tek görme engelli kütüphanesi olan İBB Sesli Kütüphane, 10 yıldır hizmet veriyor. Sadece görme engellilere hitap eden kütüphane, imza attığı çalışmalarla bir sosyal sorumluluk projesine evrilmiş durumda.
Gönüllüler kütüphanenin mimarı

Kütüphane bünyesinde bulunan 8 sesli kitap üretme stüdyosunda görme engelliler için kitap seslendiren gönüllüler, haftada bir gün en az 1 saatini buraya ayırıyor. Randevu usulüyle çalışan kütüphanede, 2 yıldan bu yana yine görme engelli çocuklara gönüllüler tarafından birebir etüt dersi veriliyor. Ders vermek için gönüllü olan üniversiteli gençler, hem kendi ders bilgilerini artırmış oluyor, hem de görme engelli çocukların okul derslerine katkı sağlamış oluyorlar.

Her hafta yaklaşık 20 kişinin bilgi almak ve gönüllü olmak için müracaat ettiği Sesli Kütüphane'nin 150 aktif gönüllüsü var. Herkes gönüllü olarak kabul edilmiyor. Kişilerden önce bir deneme kaydı alınıyor. Kişi, eğer okumada zorluk yaşamıyorsa, nefesini doğru kullanıyorsa, kabindeki görme engelliler için özel üretilmiş kayıt cihazını doğru kullanabiliyorsa 'gönüllü okuyucu' olarak kabul ediliyor. Şu anda yaklaşık 150 tane okuması devam eden kitap var. Her kişi bir kitap okuyabiliyor. Ve kişi okuduğu kitabı bitirene kadar kitap kesinlikle sisteme eklenmiyor, ses değişikliği ve kopukluk olmaması için.

150 aktif gönüllü 4 bin sesli kitap

Sesli Kütüphane bünyesinde, her biri bir gönüllünün sesinden kaydedilmiş 4 bin adet kitap engellilerin hizmetine sunulmuş durumda. Kitapların kimi güncel, popüler yayınlardan, kimi gündemde olan romanlardan, kimileri klasiklerden oluşuyor. Kitap talebi kimi zaman görme engellilerden geliyor. "Bu kitap bana lazım okur musunuz" diyenler olduğu gibi, gönüllülerin de okumak istediklerini belirttiği kitaplar oluyor. Görme engelliler genel olarak sesli kitapta en çok romanları tercih ediyor. Bir diğer yoğunluk da Açık öğretim, YGS, LYS, KPSS hazırlık kitapları gibi test yayınlarında görülüyor.

Üyelik kolay ve ücretsiz

Sesli Kütüphane sistemine kayıtlı 6 bine yakın üye bulunuyor. Üye olmak için kişinin görme engelli olduğuna dair herhangi bir hastaneden alınmış bir rapor temin etmesi yeterli oluyor. Tüm işlemler ve hizmetler ücretsiz. Bir görme engellinin Sesli Kütüphane'den her ay 10 kitap edinme hakkı var. Ve görme engellilerin seçtiği sesli kitaplar, CD - DVD halinde kişilerin evlerine kadar ücretsiz şekilde gönderiliyor. Gönderilen eserler görme engelli kişide kalıyor, geri gönderme zorunluluğu yok.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin bu hizmetinden sadece İstanbul'da bulunan görme engelliler faydalanmıyor, kendilerine Türkiye'nin değişik illerinden ulaşan herkesin evlerine sesli kitaplar teslim ediliyor. Sesli Kütüphane'nin özellikle Diyarbakır'da yaşayan birçok müdavimi bulunuyor. Ve onlara da düzenli teslimat yapılıyor.


Sesli kitaplar engellilerin kapılarına ücretsiz teslim ediliyor

Görme engelliler, Sesli Kütüphane sistemine üye olduktan sonra merkeze gelip sesli kitap dinleyebiliyorlar, isterlerse tercih ettikleri kitabı bırakıp o kitabın taranmasını yani görme engellilere uygun programlarla işlenmesini sağlayabiliyorlar, isterlerse de talep ettikleri sesli kitaplar adreslerine ücretsiz olarak postalanabiliyor. Yakında hayata geçecek sistemle yaz aylarında artık internet dinleme imkanı da sağlanmış olacak. Sistemin mobil uygulamasının da hazırlanması ve kişilerin sesli kitaplara cep telefonlarından ulaşabilmesi düşünülüyor.

Kütüphane yöneticisi en büyük gönüllü

Görme engelliler için yepyeni dünyalar açan Sesli Kütüphane'nin yöneticisi Esra Korkmaz. Korkmaz, 6 yıldan bu yana İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı olarak çalışan Sesli Kütüphane'de görev alıyor. Aslında bilgisayar mühendisi. Daha önce bir süre Atatürk Kitaplığı'nda çalışan Korkmaz için Sesli Kütüphane'nin farklı bir anlamı var. Babası da görme engelli olan Esra Korkmaz, kendini bu işe adamış durumda.

Esra Korkmaz'ın babası 3 yaşında gözlerini suçiçeğinden kaybetmiş. Çocukluğunun, "Görme engelli birisi için nasıl hayatını daha kolay bir hale getirebilirim" diye düşünmekle geçtiğini vurgulayan Korkmaz, böyle bir projede çalıştığı için çok mutlu olduğunu ve sürekli 'daha fazla ne yapabiliriz' düşüncesiyle hareket ettiklerini belirtiyor. "Bu iş benim gecem gündüzüm" diyen Korkmaz, doğum izninde olduğu halde kütüphaneden ayrılamıyor.


"Mesai bitince iş bitmiyor, Pazartesi sendromumuz yok!"

Sesli Kütüphanenin hem gönüllüsü hem çalışanı olan Onur Esgicioğlu için de durum farklı değil. Formasyonu olduğu ve bir yıl öğretmenlik yaptığı halde ikinci ana dalı olan kütüphanecilikten vazgeçemeyerek 4 yıldır bu işi yapıyor. Ailesinde veya çevresinde bir engelli bulunmayan ve bir engelliyle ilk temas yeri Sesli Kütüphane olan Onur Esgicioğlu, toplumun engellilere karşı çok vicdanlı olduğunu ancak tam bir farkındalık olmadığını belirtiyor. Sesli Kütüphane ile birlikte hayatı büyük ölçüde değişen Esgicioğlu, "Çalıştığım diğer kütüphanelerde mesai bitince iş biterdi" diyor, oysa sesli kitaplar onu gönüllü bir kütüphaneci haline getirmiş.

Geçen yıl izin kullanmayı unutan ve tüm izinleri yanan Onur Esgicioğlu, mesaileri saat 17.30'da bittiği halde geç saatlere kadar engellilere kitap yetiştirmek için çalıştıklarını vurguluyor. "Bizim Pazartesi sendromumuz yok, ayaklarımız geri geri gitmiyor" diyerek, empati duygusu sağlanmadan engelliler için çalışmanın mümkün olamayacağını söylüyor.

5 yıldır her hafta düzenli olarak kitap seslendiriyor

Sesli Kütüphane'nin en emektar gönüllü okuyucularından biri ise Fatma Aydın. 5 yıldır düzenli olarak haftanın bir gününü ayırarak kitap seslendirmeye gelen Fatma Aydın, daha önce bir televizyon kanalında çalışmış ve belli bir süre seslendirme yapmış. Sesli Kütüphane'den bir arkadaşı sayesinde haberdar olan Aydın, ailesinde ve çevresinde bir engelli olmadığı halde onların bu ihtiyacının önemini fark etmiş durumda. "Buraya tamamen gönüllü olarak geliyorum ve her gelişimde sadece engeliler için bir şey yapmış olmuyorum, kendime de bir şeyler katıyorum" diyen Fatma hanım, kendisini faydalı hissettiğini ve manevi anlamda beslendiğini söylüyor. Okurken 'en iyisi'ni yapmaya gayret ettiğinin altını çizerek, okudukları bir başka insanın dünyasında canlanacağı için elinden gelen en duygulu şekilde seslendirmeye çalıştığını belirtiyor.

"Gözümün sadakası"

Sesli Kütüphane gönüllü okuyucusu olmayı, 'İnsanın kendine yaptığı bir iyilik' olarak niteleyen Fatma Aydın, seslendirdiği onlarca sesli kitap için ise "gözümün sadakası" diyor. "Görüyorsam, duyuyorsam, konuşabiliyorsam bunun hakkını vermeye çalışmalıyım" ifadelerini kullanıyor.

Yenişafak
banner182
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol