banner374
30 Mayıs 2016 Pazartesi 11:48
Günümüzde İmam-Hatip Okullarının Liselerinin Akademik Başarısı
 Eleştirel Bir Değerlendirme

 

 

 

 

Bu yazıda İmam-Hatip liselerinin akademik başarısı ele alınmıştır. Son yıllarda, eski “mağdur” konumuna bir son vermek için AKP hükümetleri tarafından kaynak, bütçe, altyapı, kadro, materyal tarafından özel biçimde desteklenen; kamuoyunda sıkça tartışılan, “belli bir misyon” çerçevesinde ele alınan bu okulların geldiği nokta, akademik başarı açısından değerlendirilmiştir. Yazının temel tezine göre, İmam-Hatip liseleri onca yatırım, resmi ilgi ve “kayırma”ya karşın diğer lise türleri karşısında beklenen “atılımı” gösterememiştir. Yazıda önce, İmam-Hatip liselerine gelinceye değin dini eğitim yapan okulların tarihsel arkaplanı ele alınmış, ardından bu okulların giriş sınavlarında elde ettiği “başarılar” eleştirel bir akademik değerlendirmeye tabi tutulmuştur.

 

A-Osmanlı’da Eğitim Sistemi

 

Osmanlı Devleti’nde kuruluş döneminden itibaren ilim ve kültür alanında çalışmalar yapıldı. Osmanlı Devleti daha önceki Türk devletlerini örnek alarak eğitim sistemini daha da geliştirdi. Zira Türkler Anadolu’ya gelmeden önce de ilim faaliyetlerinde bulunuyorlardı. Özellikle Büyük Selçuklularda olduğu gibi Türkiye Selçuklu Devleti de çeşitli şehirlerde üniversite niteliğinde medreseler inşa etti. Osmanlı Devleti bu medreseleri örnek alarak daha da geliştirdi.

 

Medreselerin yanına kurduğu vakıf müessesleri sayesinde ilim faaliyetlerini geliştirerek devam ettirdi. Osmanlı Devleti’nin büyük bir devlet olmasında mükemmel bir yönetim anlayışı, güçlü bir ordu ve iyi bir eğitim sisteminin önemli payı olduğu bir gerçektir. Osmanlı eğitim sisteminin amacı devlete bağlı insan yetiştirmekti. Bireyin iyi bir insan ve iyi bir meslek sahibi olması, mesleğini icra ederken de geleneklere bağlı ve itaatkâr olması hedeflendi. Devletin kurumları, eğitimli insanlar sayesinde ayakta durabilirdi.

 

Osmanlı Eğitim Sistemi

 

Bu yüzden Osmanlı Devleti eğitime son derece önem verdi, bilim insanları korunarak desteklendi. Osmanlı Devleti’nde gayrimüslimler de eğitimlerini ibadethanelerinde (kilise, sinagog gibi) ve açtıkları okullar aracılığıyla yapabiliyorlardı. Osmanlı Devleti’nin bunlar üzerinde herhangi bir denetimi ve baskısı yoktu. Dinî vecibelerinde tam bir serbestlik içerisinde olan gayrimüslimler eğitim konusunda da aynı serbestliğe sahiplerdi.

 

 Osmanlı eğitim sistemi esnaf, köy ve mahalle halkının eğitildiği yaygın eğitim kurumları ile ilk, orta ve yüksek öğretim kurumlarının bulunduğu örgün eğitim kurumu olarak iki bölüme ayrılırdı.

 

1)​ Yaygın Eğitim Kurumları

• Halk Eğitimi:

Bu eğitim için camiler, tekkeler, zaviyeler ve kıraathaneler kullanılırdı. Buralarda tefsir, hadis, fıkıh gibi dinî bilgiler yanında hat ve tezhip gibi özel yetenek gerektiren çalışmalara yönelik de eğitim verilirdi.

• Esnaf (Meslek) Eğitimi:

Osmanlı Devleti’nde tüm esnaf kuruluşları aynı zamanda birer mesleki eğitim kurumlarıydı. Esnaf birlikleri başlangıçta Ahiliğe daha sonraları ise lonca teşkilatına bağlıydılar. Esnaflıkta uzmanlaşmak isteyenler çırak (şakirt) olarak işe başlar, meslekte ilerledikçe kalfa ve usta olurlardı. Usta olmaya hak kazananlara icazetname verilir, böylece bunlar iş yeri açabilirlerdi.

 

2)​ Örgün Eğitim Kurumları

• Sıbyan (Mahalle) Mektebi:

Genelde köy ve mahallelerde bulunurdu. Dört ve altı yaş arasında kız ve erkek çocuklar bu okullara giderdi. Bu okuldaki hocaların maaşları vakıflar tarafından karşılanırdı. Çocuklar okula “amin alayı” denen bir törenle başlarlardı. Sıbyan mektebinde eğitim karma ve ücretsizdi.

*Medreseler:

Medreseler Orta ve yüksekokullar medrese bünyesinde idi. İlk Osmanlı medresesi Orhan Bey döneminde İznik’te açıldı (1331). Daha sonra Bursa ve Edirne’de medreseler açıldı. İstanbul’un fethedilmesinden sonra Fatih Camisi bünyesinde kurulan külliyenin en önemli kısmı Sahnıseman (Sekiz Medrese) olarak oluşturuldu. Medreselerde dinî ilimler yanında tıp, matematik, fizik, kimya, tarih, coğrafya gibi bilimler de verilirdi. Eğitimini tamamlayanlar müftü, kadı, doktor, astronom, müderris (öğretmen) olurlar, Osmanlı aydınlarını oluştururlardı. Bürokrasinin büyük bir kısmı medreseden yetişirdi.

 Saray Eğitimi:

• Osmanlıda saray eğitimi üç kısımdan oluşurdu:

ŞEHZADE EĞİTİMİ

Bu tip eğitimin nasıl bir çizgi izlediğini bir şehzadenin ağzından aktaralım: “Ben Şehzade II. Mehmet. Padişah II. Murat’ın oğluyum. Eğitimime sarayda başladım. Okuma yazma yanında Kur’an-ı Kerim öğrendim. Daha sonra şehzadegân mektebi denilen yerde şehzadeler için verilen özel bir eğitime tabi tutuldum. On iki yaşında yedi tane dil biliyordum. Dinî, ilmî, siyasi bilgilerimi lalalarımdan öğrendim. On bir yaşımda lalamla birlikte Manisa sancağına idareci olarak atandım. Amacım burada devlet tecrübesi kazanarak Osmanlı tahtına çıkmak ve iyi bir padişah olmak.”

ENDERUN

Enderun da saray için çalışacak kadroların yetiştirilmesiyle ilgili bir sistemdi. Yine ilk ağızdan bir alıntı yapalım: “Ben Pargalı İbrahim. Devşirme sistemine göre on beş yaşında gayrimüslim bir aileden alınarak Anadolu’da bir Türk ailesinin yanına verildim. Türk ve İslam kültürünü aldıktan sonra sarayda acemi oğlanlar ocağına getirildim. Üç yıl dinî, ilmî ve askerî eğitim aldım. Gösterdiğim üstün başarı sonucunda sarayda saray üniversitesi özelliğine sahip olan Enderuna seçildim. Burada din ve ırk farkı gözetilmeksizin herkese eğitim hakkı verilmekte. Amacım, burada aldığım eğitim sonrası Osmanlı veziri olmak.”

HAREM

Harem de, oryantalist imgelerin aksine, Saray içi ciddi bir eğitim sistemiydi. Bu sistemin içinde yetişen Mihrimah Sultan neler yaşadığını şöyle anlatmış: “Ben Mihrimah Sultan. Kanuni Sultan Süleyman ve zevcesi Hürrem Sultan’ın kızıyım. Haremde dadı ve kalfaların eşliğinde dinî, ilmî ve mesleki eğitim aldım. Haremde babaannem, annem ve kız kardeşlerimin yanı sıra pek çok cariye bulunmakta. Burada ciddi bir eğitime tabi tutuluyoruz. Buradan yetişenlerin üst düzey devlet görevlileri ile izdivacı yapılmakta.”

 

 

 

Askerî Eğitim

Osmanlı askerî sistemi genel olarak tımarlı sipahiler ve kapıkulu askerlerinden oluşurdu. Tımarlı sipahiler, bağlı bulunduğu tımarlarda eğitim alırlardı. Tımar verilen sipahiler, tımarının gelirine göre “cebelü” denilen atlı askerleri toplar ve bunlara gerekli askerî eğitimi verirlerdi. Kapıkulu askerleri ise devşirme sistemi ile toplanır ve sarayda Acemi Oğlanlar Ocağında eğitime tabi tutulurlardı. Yetenekli olanlar, Acemi Oğlanlar Ocağından Enderun’a, diğerleri ise Yeniçeri Ocağına alınırlardı. Yeniçeriler burada meslek gruplarına ayrılırlardı. Bu bölümler şunlardı:

• Tüfekhane

Tüfek yapımı, bakımı ve onarımı ile ilgilenen askerî bölümdür.

• Tophane

Top dökümü ve yapımı ile ilgilenen teknik askerî bölümdür.

• Humbarahane

Havan topu dökümü ve el bombası yapımı ile uğraşan askerî bölümdür.

• Mehterhane

Askerî bando ve mızıka eğitimi veren bölümdür.

• Kılıçhane

Kılıç, mızrak, gürz vs. silahların yapımı ile uğraşan askerî bölümdür

 

Görüldüğü gibi, Osmanlıda oldukça geniş, ayrıntılı ve işlevsel bir eğitim sistemi vardı. Tüm bu formal ve informal eğitim sistemlerinde dinsel değerler baskın olsa da, bu okullar birebir din okulları değildi. Din okulları veya ağırlıkla dini eğitim veren okulların kuruluş, yapı ve sistem ile işleyişine ayrıca bakmak lazım.

 

B-İmam- Hatip Okullarının lerin Kuruluş Süreci ve Gelişimi

 

23-24 Kasım 2013 Tarihlerinde İstanbul Yıldız Üniversitesinin Davutpaşa Yerleşkesinde yapılan “1010.Yılında İmam Hatip Liseleriler”(Kaymakcan vd, 2015) Sempozyumda İmam Hatiplerin kuruluş süreci ve sonrası ile ilgili yapılan konuşmalardan alıntılanan bilgide şöyle denmektedir:,

 

Sempozyumun açılış sunumunu yapan Hayrettin Karaman,’nın konuşmasından şöyle demiş:“ “Çoğumuz İmam Hatiplerin cumhuriyetten sonra kurulduğunu zannederiz. Hâlbuki “100. Yaşında,” ifadesinden de anlayabileceğimiz gibi aslında İmam Hatip Liselerinin programına benzer okulların kökenleri Osmanlı devrine dayanıyor.”(Kaymakcan vd, 2015) 

Hayrettin Karaman’ın Hoca efendi’nin de konuşmasında vurguladığı gibi, İslami ilimlerin öğretilmesine ilk kez, Muhammed Peygamberinmizin mescidinde başlanmıştır. İslam dininin ilme verdiği önem gereği Peygamber sallallahu aleyhi vesellemmescidde Kur’an okuma ve yazma üzerine eğitim verdirmekteydi. 

Sahabe ve tabiin, Peygamberimizin bıraktığı ilmi mirasın aktarılması için her çağda ilim halkaları meydana getirdi. İlim tedrisatı zamanla, bilhassa büyük Selçuklu veziri Nizamül mülk’ün gayretleriyle, burslu öğrencilere maaşlı hocalar tarafından medreselerde, düzenli ve kapsamlı bir şekilde verilmeye başlandı. Bunun haricindeki halk eğitimi de dergâhlarda yine devam etti. 

Osmanlı’nın son döneminde medreselerin çağı anlamaktan uzak insan yetiştirdiği, çeşitli ortamlarda eleştiri konusu edildiiyordu. Bu tartışmalar sebebiyle dinî eğitimin, zamanın ihtiyaçlarına uygun bir şekilde verilmesi için bugünkü İmam Hatip Liselerinin İlk örneği olan Dar’ül-Hilafeti'l Aliyye Medreseleri açıldımıştı. Bu okullar müfredatları bakımından tıpkı bugünkü İmam Hhatipler gibi, aynı zamanda hem din derslerinin, hem kültür derslerinin okutulduğu okullardı.

Ancak Cumhuriyet kurulduktan sonra medreselerle beraber bu tip okullar da kapatıldı. Ne var kiAncak, Ttevhid-i Ttedrisat kanunu hazırlanırken “dinî eğitimin de devlet tarafından verileceği” kanun maddeleri arasında yer aldııyordu. Artık bütün eğitim müesseselerini açma ve oradaki müfredatı belirleme, eğitim kadrosunu tayin etme yetkisi devletin elinde toplanacaktırıyordu. Aslında 19. yüzyıl ortalarına gelene kadar Osmanlı toplumunda eğitim öğretim faaliyetleri,

 

Enderun ve birkaç büyük medrese hariç- devletin müdahalesinden uzak, özgürhür bir şekilde sürdürülüyordu. Hatta Osmanlı Devleti rüştiyeler, idadiler, sultaniler, yüksek okullar ve Darülfünun’lar gibi modern eğitim kurumları açmaya başladıktan sonra da yine vakıflarla desteklenen medreseler eskisi gibi faaliyetlerine devam ediyordu. Devlet sadece, Şer’iye ve Evkaf Vekâleti eliyle, vakıfların vakfiyelerde belirtilen şartnamelere uygun hareket edip etmediğini denetleme durumundaydı. 

Tevhid-i Tedrisat Kanunu, yeni kurulan devletin, Osmanlı Ddevletinin temel niteliklerinden kopup seküuler bir anlayışla kurulacağının ilk işaretiydilerindendi.. Nitekim, bu kkanunun, Halifeliğin ve "Şer’iye ve Evkaf Vekaleti’nin Kaldırılması hakkında kanunla aynı gün çıkarılması bunu göstermekteydi. Devlet, toplumu kendi anlayışına göre biçimlendirmek için eğitimi kendidevletin tekelinde aldıtopladı. Öyle ki birkaç kişiyi toplayıp herhangi bir şey öğretmek kanunlarımıza göre suç olarak tanımlandı. Evet, hırsızlık yapmak gibi, adam öldürmek gibi, suç! 
Ceza kanununun 263'üncü maddesi, eğitim kurumu açmayı suç addediyordu. Cumhuriyet rejimi, ulusal, üniter ve seküler bir sistem ve rejim kurmanın yolunun yeni bir nüfus politikasından geçtiğine hükmetmiş; böylece eğitim gibi insan yetiştiren kurumları devlet tekeline almıştı. Osmanlının dinsel düzen ve değerlerinden kopmak için, büyük bir şevkle kurulan modern okullarda bundan böyle din, öğretilecek konulardan herhangi biri olacak ve fakat asıl odak, kimlik referansı ve dünya görüşü milliyetçi değerlere göre şekillenecekti. Toplumda seküler-milliyetçi değerlere göre zemin, anlam ve işlev kaybeden dinsel değerlerle paralel bir şekilde din ağırlıklı okullar da giderek arka plana düşecek, zaman içinde kapanacaktı. Fakat 1950’den sonra, daha doğrusu 1940’ların sonlarına doğru bir paradigma değişikliği yaşanacak, eski dini okullar yeniden ön plana çıkacaktı. İmam Hatip Okulları, Yüksek İslam Enstitüsü, İlahiyat Fakülteleri gibi okullar, 1950 sonrası sağ (milliyetçi-muhafazakâr) yönemlerin döneminde seküler okullar karşısında giderek zemin kazanacak, kollanacak ve ön plana çıkarılacaktır. Bu süreç 2002 sonrasında hızlanacak, “bilhassa 28 Şubat 1997 döneminde mağdur”edildiği öne sürülen İmam Hatip okullarının önünde yeni bir yol, dikkat çekici bir büyüme hikayesi oluşacaktır.

 

Liselerin Üniversite Programlarına Yerleşme Sonuçlarının Karşılaştırılması

 

Yükseköğretime giriş sınavları ortaöğretim sisteminin tartışma konularının başında gelmektedir. Lise türleri, liselerin dönüşümü, dershanelerin dönüşümü, katsayı, öğretim programları, öğretmenlerin nitelikleri ve yeterlilikleri, takviye kursları ile liseler arasındaki eşitsizlikler ortaöğretimden yükseköğretime giriş sisteminde uygulanmakta olan süreçlerin alt tartışma başlıklarını oluşturmaktadır.

 

Bu bağlamda ÖSYS ürettiği sonuçlar bakımından lise türlerinin yükseköğretime öğrenci yerleştirme sıralamalarına bakmak önem kazanmaktadır. Eğitimbilimciler olarak okullarda yapılan öğretimin içeriğinin her düzeydeki okul türlerinde nitelikli olması gerektiğini söylememize, eşitlik ve kamusallık olgusuna vurgu yapmamıza rağmen, toplumsal hafıza ve genel algı liseler arasındaki farklılaşmayı kategorik olarak eleme, seçme, sıralama, başarı ya da başarısızlık üzerinden ele almaktadır. Yukarıdaki bakış açısına ve sisteme dair her türden eleştiri hakkımızı saklı tutarak, mevcut egemen algı ve bakış açısı üzerinden liselerin son 5 yıllık ÖSYS sonuçlarına bakmaya karar vererek bir araştırma yaptım. Yaptığım çalışmada kaynak olarak Milli Eğitim Bakanlığı, ÖSYM ve YÖK’ün istatistiklerinden yararlandım.

 

5 Yıllık ÖSYS Sonuçlarına;

-Her yıl yapılan genel başvurular,

-Açık, Ön lisans ve lisans programlarına genel yerleşme sayıları ile 5 yıllık artış oranları,

-Genel yerleşme ve son sınıf düzeyinde yerleşme oranları bakımından 5 yılda ilk 5 sırada öne çıkan lise türleri,

-Bazı lise türlerine 2011 ile 2015 arasında başvurularda oluşan sayısal ve oransal farklılaşmalar,

-Kendi alanında başvuranlardan lisans programlarına % 10 ve üzerinde bir oranda öğrenci yerleştiren lise sıralamaları,

-İmam hatip liselerinde 5 yılda yaşanan gelişmeler üzerinden bakıldığında oluşan sayısal ve oransal değişimler kıyaslanmıştır.

 

Tablo 1: ÖSYS’ye Başvuran Öğrenci Sayıları ile Yerleşen Sayılar ve Oranları

Yıl

Başvuran Genel Toplam

Açık Öğretime Yerleşen

Ön Lisans Programına Yerleşen

Lisans Programına Yerleşen

Yerleşenlerin Toplam Sayısı ve Oranı %

2011

1.759.403

184.690

255.511

350.911

791.112//44.96

2012

1.893.478

223.784

284.367

357.479

865.630//45.72

2013

1.924.547

205.367

286.622

385.708

877.697//45.61

2014

2.086.115

188.852

336.407

397.225

922.484//44.21

2015

2.126.696

198.141

357.236

417.714

973.091//46.22

Toplam

9.790.249

1.000.834

1.520.143

1.909.037

4.430.014

 

Buna göre, 5 Yıllık dönem içerisinde üniversiteye başvuranların % 10.22’si açık öğretim, % 15.53’ü ön lisans, % 19.50’si lisans programlarına yerleşmişlerdir. Son 5 yılda üniversiteye yerleşmek için başvuranların oranında % 20.87lik artış olmuştur. Açık öğretime yerleşenlerin oranında inişli çıkışlı bir seyir gözlenmektedir. Son 5 yılda üniversiteye yerleşmek için başvuran bireylerin % 45.25’i üniversitelerin açık öğretim, ön lisans ve lisans programlarına yerleşmişlerdir. 5 yıllık dönem içerisinde üniversitelerin ön lisans programlarının kontenjanları % 40, lisans programlarının kontenjanları % 19.04 oranında artmıştır. Ön lisans programlarının kontenjanları başvuruda yaşanan artış oranının iki katı olurken, lisans programlarındaki artış başvuruda yaşanan artış farkına paralel bir seyir izlemiştir. Yukarıdaki sonuçlara bakarak ön lisans programlarına yönelim olduğunu, bu artışın nedenleri arasında son yıllarda meslek liselerine devam eden öğrenci sayısındaki artışın etkisinin olduğunu söylemek mümkündür. Yeni açılan kamu üniversitelerinin ve özel üniversitelerin iki yıllık ön lisans programlarına yoğunlaşmış olmaları bu artışın bir başka nedeni olarak gösterilebilir.

 

Tablo 2: Bazı Lise Türlerinin 5 Yıllık Süre Zarfında ÖSYS’ye Başvuru Kıyaslaması

 

Lise Türleri

2011

2015

Oluşan Fark Sayı

Fark Oranı %

Genel Liseler

768.400

677.062

-91.338

-11.89

Diğer Lise Türleri

69.027

115.450

46.423

67.25

Meslek Liseleri

437.525

608.613

171.088

39.10

Açık Öğretim “

84.922

193.000

108.078

127.26

İmam Hatip “

79.282

128.783

49.501

62.44

Anadolu “

166.587

294.672

128.085

76.89

 

Genel liselerde 91.338 (% 11.89) öğrenci azalması olmuştur. Bu azalma Genel Liselerin Anadolu, Meslek ve İmam Hatip Liselerine dönüşümünden kaynaklanmaktadır. Diğer lise türleri kapsamına 5 Yıllık başvuru toplamları üzerinden yerleşme oranlarına göre ilk 5 sırada yer alan 5 lise türünün sayıları örneklem olarak alınmıştır. Bu liseler; Yabancı Dille Eğitim Yapan Özel Liseler, Fen, Özel Fen, Fen ve Öğretmen liseleridir. Meslek liselerinde 5 lise türünün sayıları örneklem alınmıştır. Bu liseler; Endüstri, Teknik, Kız, Sağlık ve Ticaret Meslek Liseleridir. Anadolu Liseleri Genel Liselerden sonra en çok öğrenci sayısına sahip olan liseler olması nedeniyle örneklem olarak alınmıştır. Anadolu Liselerindeki sayısal artış Genel Liselerin dönüşümünden kaynaklanmaktadır.

 

 

Tablo 3: Bazı Lise Türlerinin Lisans ve Ön Lisans Programlarına Genel Toplamda Yerleşme Oranları (2011-15)

 

Okul Türleri

2011

( %)

2012 (%)

2013

( %)

2014

( %)

2015

(%)

Genel liseler

31.00

30.51

31.32

30.19

31.31

Diğer Lise Türleri

64.80

63.06

63.38

61.82

63.82

Meslek Liseleri

17.80

17.60

18.18

18.84

19.29

Açıköğretim”

15.00

15.05

16.08

18.18

19.08

İmam Hatip “

20.00

19.08

21.73

27.30

27.99

Anadolu “

57.00

55.87

58.69

53.61

56.47

 

Tablo 10’da yer alan ÖSYS’ye lise türlerine göre başvuru yapan adayların arasından ön lisans ve lisans düzeyinde yükseköğretim programlarına yerleşme oranlarını göstermektedir. Bu kapsamda; son sınıf düzeyinde, liseyi bitirmiş ancak herhangi bir yükseköğretim programına yerleşmemiş, 2011-15 yılları arasında üniversitede öğretime devam edenler ile herhangi bir üniversiteyi bitirip yeniden sınavlara girenlerin yerleşme oranlarının ortalamalarını içermektedir.

 

Diğer lise türleri olarak ortalaması alınan liseler, 5 yıl oyunca ÖSYS’ye başvuranlar arasından yükseköğretime yerleşme oranlarına göre ilk 5 sırada yer alan liseleri kapsamaktadır. Bu liseler; sosyal bilimler, özel fen, fen, öğretmen, yabancı dille eğitim yapan özel liselerdir.

 

Örneklem alınan meslek liseleri; endüstri, kız, sağlık, teknik ve ticaret meslek liseleridir.

 

Yerleşme yüzdelik oranlarına göre 5 yılda imam hatip liseleri en yüksek yerleşme oranına ulaşmış görünmektedir. İmam hatiplerde 5 yılda 8 puanlık bir artış oranı yakalanmış durumdadır. İmam hatipleri 4 puanlık artış ile açık öğretim liseleri takip etmektedir. Örneklem alınan diğer lise türlerinde büyük bir değişim görülmemektedir.

 

Sonuçlar dönüşümle birlikte Anadolu Liselerinin istikrarsız bir sürece girmiş olduğunu ortaya koymaktadır. Dönüşüm, Anadolu Liselerinin genel yapısını bozuma uğramıştır.

 

Tablo 4: Bazı Lise Türlerinin Son Sınıf Düzeyinde Lisans ve Ön Lisans Programlarına Yerleşme Oranları (2011-15)

 

Lise Türü

2011

(%)

2012

(%)

2013

(%)

2014

(%)

2015

(%)

Genel Liseler

27.00

30.54

32.00

31.63

36.51

Diğer Lise Türl

76.40

74.87

72.84

73.79

73.60

Meslek “

26.00

26.85

27.28

30.70

28.35

Açıköğretim ”

18.00

18.65

20.23

23.39

24.06

İmam Hatip “

25.00

23.85

26.45

29.66

34.30

Anadolu “

63.00

63.70

71.79

59.37

62.45

 

Son sınıf düzeyinde yükseköğretim programlarına yerleşme oranlarında Genel Lise ve İmam Hatip Lise türlerinde 5 yılda 9 puanlık bir artış olmuştur. Bu lise türlerinin önemli sayılabilecek bir sıçrama yaptığını görmekteyiz. Diğer lise türlerinde belirgin artışların olmadığını söyleyebiliriz.

 

Sonuçlar diğer lise türü kapsamında örneklem aldığımız lise türleri ile Anadolu Liselerinde okuyan gençlerin avantajlı olma halini korumaya devam ettiğini göstermektedir.

 

 

 

 

 


*************Buraya bir bağlantı ve bugüne geçiş değerlendirmesi yapar mısın

İmam Hatipler İle İlahiyat Fakülteleri Zamanın Ruhuna Uygun Büyüyor!

 

İmam Hatip Ortaokul ve Liseleri son yıllarda zamanın ruhuna uygun olarak büyüyor. AKP’nin ve Cumhurbaşkanının en gözde okulları olan İmam Hatipler ve İlahiyat Fakülteleri ile İslami İlimler Fakülteleri birbiriyle paralellik gösteren çizgilerde büyümelerini sürdürüyor.

 

Tablo 51: İmam Hatip Ortaokul ve Liselerinin Son İki Yıllık Göstergeleri

Tablo 1

2014-2015 2015-2016

 

Okul Türü

Okul Sayısı

Öğrenci Sayısı

Okul Sayısı

Öğrenci Sayısı

Artış Farkı

Artış %

İmam Hatip Ortaokulu

1.597

385.830

1.961

524.295

138.465

35.89

İmam Hatip Lisesi

1.017

546.443

1.147

677.205

130.762

23.93

Toplam

2.614

932.273

3.108

1.201.500

269.227

--------

 

Tablo 1’den de görüldüğü gibi, *MEB Vverilerine göre İmam Hatip Ortaokulları bir önceki yıla göre 344 okul, İmam Hatip Liseleri ise 130 okul artmıştır. Toplamda her iki okul türü de bir yıl içindeki artış 474 okul olmuştur.artmıştır.

*Bir eğitim yılının başından diğer eğitim yılının başına kadar geçen bir yıllık sürede İmam Hatip Ookulları % 35.89, İmam Hatip Liseleri ise % 23,903 oranında artmıştır. büyümüştür.Haliyle bu okul ve öğrenci sayısındaki artış, ÖYS’ye olan başvurularda da kendini göstermiştir.

 

 

 

 

 

 

 

Tablo 62: İmam Hatip Liselerinde ÖSYS’ye Başvuran Öğrenci Sayıları, İle Yerleşen Sayılar ve Oranları Tablo 2

 

Yıl

Başvuran Genel Toplam Başvuru

Açık Öğretime Yerleşen

Ön Lisans Programına Yerleşen

Lisans Programına Yerleşen

Yerleşenlerin

Toplam Sayısı ve Oranı %

2011

79.282

13.283

4.071

11.886

29.740//37.51

2012

86.303

22.443

5.210

11.257

38.910//45.51

2013

102.859

24.910

5.854

16.495

47.259//45.00

2014

111.046

23.324

9.754

20.563

53..641//48.56

2015

128.783

19.433

13.455

24.651

58.047//45.07

Toplam

508.273

102.993

38.344

84.852

226.189

*

2011-2015 Yılları arasında üniversiteye yerleşmek için başvuru yapanların içinde İmam Hhatip Liselerinden liselerinden başvuranl adayların oranı arın sayısının üniversiteye genel başvuranların sayısı içindeki oranı % 5.19’dur.2011-2015 Yılları arasında İmam (hangi yıl????? ??). İmam Hhatip liselerinden ÖSYS’ye başvuranların genel toplamının yaklaşık yarısı (% 44.50’ü)’si bir yükseköğretim programına yerleşmiştir.r.hangi yıl?????

 

*İmam Hhatiplerdeki genel başvuru oranı tablo 2’de yer alan verilere göre 2011-15 arasında 5 yılda % 62.44 artmıştır. Bu artış oranı ön lisans programlarında % 230, lisans programlarında ise % 108 olmuştur. Bu rakamları tabloya bakarak mı buldun? Buldunsa, tabloya referans vermen lazım.

*

 

5 Yıllık dönemde İmam Hhatip liselerinden lisans programlarına yerleşenlerin genel toplam içindeki oranı % 4.44, ön lisans programlarına yerleşenlerin oranı % 2.51, açık öğretim programlarına yerleşenlerin oranı ise % 10.29 olmuştur. Hangi yıl?

 

*İmam Hhatip liselerinden başvuranların oranı 5 yılda % 62.44 artarken, programlara yerleşenlerin oranı % 95.18 artış göstermiştir. Başvuru oranındaki artıştan % 32.74 oranında daha fazla bir artışın yerleşenlerin oranında yaşandığını görmekteyiz. İmam Hatip Liseleri 28 lise türü arasında yükseköğretime başvuru sayısına göre öğrenci yerleştirme sıralamasında 2011’de 13, 2012’de 14, 2013’te 11, 2014’te 8, 2015’te 11.sırada yer almıştır.

 

.*Ortaokullarda okuyan tüm öğrencilerin % 10’u İmam Hatip Ortaokullarında, % 11.85’ İmam Hatip Liselerinde okumaktadır.

 

*28 Okul türü arasında İmam Hatip Liseleri 2015-16 İstatistiklerine göre öğrenci sayısı bakımından Genel Lise ve, Açık Ööğretim Lisesi’nden sonra 3. sırada gelmektedir. 5 Yıl önce İmam Hatip Liselerinin yeri 5.likSıra idi.da yer almaktaydı.

 

Tablo 73: İlahiyat ve İslami İlimler Fakültelerinin İki Yıllık Göstergeleri Tablo 3

2013-2014 2014-2015

Fakülte Tür

Fakülte Sayı

Öğrenci Say

Fakülte Sayı

Öğrenci Say

Artış Farkı

Artış %

İlahiyat Fak

52

62.133

56

74.019

11.886

19.13

İslami İlim “

13

3.690

14

5.092

1.402

37.99

Toplam

65

65.823

70

79.111

13.288

--------

 

2014-2015 YÖK Verilerinde *İlahiyat Fakülteleri, üÜniversitelerde bulunan 114 adettane 4 yıllık program arasında mevcutülke genelinde var olan fakülte sayısı ile 6. sırada, öğrenci sayısı itibarı ile 9. sırada yer almaktadır. hangi yıl??????. DİB Yetkilisinin yaptığı açıklamaya göre bu sayı 2016 yılın?????’da 86 olmuştur. 16 fakültede öğrenci bulunmamaktadır. Bu yıl kurulan bu yeni fakültelere öğrenci alımı kuvvetle muhtemeldir. 2015-16 YÖK İstatistiklerinde fakülte ve yüksekokul sayıları yayımlanmadığı için o yıla ilişkin verileri göremiyoruz.

*2013-14 öÖğretim yılında ilahiyat fakültelerine 15.on beş bin 567, İslam İlimleri Fakültelerine ise 1.bin 888 öğrenci yeni kayıt yaptırmıştır. Bu sayı 2014-15 öğretim yılında İslami İlimler Fakültelerine 1.bin 861, İlahiyat Fakültelerine ise 20.yirmi bin 073 öğrenci kayıt yaptırmış bulunmaktadır.

 

*İmam Hatip Liselerinde okuyan öğrenci sayısı ile mezun sayısında yaşanan artış oranı, İlahiyat ve İslam İlimleri Fakültelerinde okuyan öğrenci sayısında yaşanan artış oranları ile paralellik göstermektedir.

*Ayrıca 120 öğrencisi olan 1 tane İlahiyat Bilimleri Fakültesi ile 19 öğrencisi olan İlahiyat Meslek Yüksek Okulu da sisteme 2014-15 öğretim yılında dahil edilmiştir.

 

*İlahiyat ve İslami İlimler Fakültelerine ilginin bu denli yoğunlaşmasının nedenleri arasında; politik yönlendirmeler, İmam Hatiplerin sayısının artması, bu bağlamda liselerde meslek dersi öğretmeni ile Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni ihtiyacının yoğunlaşması, Diyanet İşleri Başkanlığında ve diğer kurumlarda oluşan din görevlisi personel ihtiyacından kaynaklanmaktadır. İlahiyat Fakülteleri kamuda iş bulmanın yeni adresi olarak görülmektedir. Bu tür okullardan mezun olanlar kamuda rahatça iş bulabilmekte, yönetici olabilmekte ve başka kurumlara geçebilmekte; hatta uygun yönetici pozisyonları için kariyer yapabilmektedir.

 

İlahiyat ve İslami İlimler Fakültelerinin yeni kayıt sayıları bu fakültelerin sadece İmam Hatip Liselerinden değil, diğer lise türlerinden de kayıt aldığını göstermektedir. 2013-14 Yılında İmam Hatip Liselerinden ÖSYS sonuçlarına göre lisans programlarına yerleşenlerin sayısı 16.0n altı bin 495 iken, söz konusu fakültelere 2014-15 öğretim yılında kayıt yaptıranların sayısı 21.yirmi bir bin 934’e ulaşmıştır. İmam Hatip Liselerinden mezun olanların da tamamı İlahiyat Fakültelerini tercih etmemekte, özellikle diğer sosyal bilim alanlarına da yönelim olmaktadır.

 

*Son iki yılda dini öğretim yapılan fakültelerin öğrenci sayısı, toplamda 39 bin artarak rekora doğru koşmaktadır.

 

Yapılan Çalışmaya İlişkin Değerlendirme ve Sonuç ve Sonuç

 

“-4+4+4’” rumuzlu lük yasa yürürlüğe girdiğinde “bu yasanın amacının İmam Hatip Okullarını büyütmek olduğunu, 4 yılda 1 milyon hedefi konulduğunu, bu hedefin yakalanabilmesi için defvletin bütün olanaklarının seferber edileceğini” ifade etmiştim. Geldiğimiz noktada ulaşılan 1,.2 milyon sayısı ile bu hedefin çok üzerine çıkıldığını görmekteyiz. Ama bu sonuca karşın y

-Yükseköğretim programlarına yerleşmede liseler arasında yaşanan eşitsizlikleler devam ediyor.

-Mesleki- teknik ortaöğretimde niceliksel büyüme var nitelik yerinde sayıyor. Öğrenci sayısı artıyor, dört yıllık yükseköğretim programlarına yerleşme oranı değişmiyor.

-Din eğitimi veren kurum sayılarındaki artış toplumda muhafazakârlaşmanın her geçen gün yükseldiğini gösteriyor. Başka bir ifadey ile, toplum muhafazakârlaştıkça din eğitimi veren kurumlara yönelim artıyor.

 

 

-Din eğitimi veren kurumlar iktidarın önceliğinde. Her türlü özendirme, itibar kazandırma ve teşvik doğrudan desteğe dönüşmüş durumda. İktidar, okullar arasında ayrımcılık yapmayı keskinleştirerek sürdürüyor. Yapılan yatırımlar karşılık bulmaya, dikilen ağaçlar meyvelerini vermeye başladı. Artık İmam Hatipler bir dönemin siyasi liderinin söylediği gibi “arka bahçe” olmaktan çıkmış, ”her yanı bahar bahçe” olan kurumlara dönüşmüşlerdir. AKP’nin yarattığı yeni sermaye sınıfı “Rantiye ve şantiye burjuvazisi” İmam Hatip Okullarının besleme kaynaklarının başında gelmektedir. Bunun yanı sıra Diyanet, medya, bürokrasi, yerel yönetimler, yargı, güvenlik, vakıflar, cemaatler, dernekler ve malum sendika yekvücut olarak İmam Hatip Okullarının güçlenmesi, korunması ve kollanması çabasının içine girmişlerdir. Destekler ayni ve nakdi olduğu kadar manevi destek olarak ta son sürat sürmektedir.

 

-İktidarın yeni nesil seçkinleri İmam Hatip Ttedrisatından geçerek kamusal alanda etkin olmaya, bu alana yön vermeye başladı. ”Edep, terbiye, ahlak, fazilet vb gibi toplumun erdem saydığı değerlerin ancak bu okullarda okuyanlar taşıyabilir” söylemi toplumu saflaştırmakta, bu saflaşmanın etkileri ile

İmam Hatiplere öğrenci akışı sağlanmaktadır.

 

-Fen ve Temel bilimlerde başarısız olan İmam Hatip mezunları sosyal bilim alanlarında kendilerine yer bulmaya başladı.

-Genel liselerin dönüşümü İmam Hatip Liselerine yaradı. Eğitimde “denge fren sistemi” giderek kaybolmaya yüz tuttu. Süreç din eğitimi veren kurumların lehine işliyor.

-Bu artış oranında devam ederse önümüzdeki 5 yıl içerisinde din eğitimi veren kurumlardaki öğrenci sayısı toplam öğrenci sayısının % 25’ine ulaşabilir.

 

 

-AKP veVE Saray tarafından yürütülmekte olan toplum mühendisliği stratejisine uygun olarak, seküler toplum yaşamının yüksek olduğu mahallelerin en gözde okulları İmam Hatiplere dönüştürülmektedir. Muhafazakâr mahallelerden servisler ile yapılan öğrenci taşınması sonucunda bu mahallelerin genel yapısı bozulmaktadır.ma uğratılmaktadır.

-Ülkede yeni bir rejim kurulmaktadır. Kurulmakta olan bu rejimin kadro, uzman ve her türlü personel ihtiyacını karşılamanın kaynağı İmam Hatipler olacaktır. Yeni dönemde İmam Hatiplere böyle bir misyon biçilmekte, bu misyona uygun bir vizyon kazandırılmaktadır.

27.05.2016 alaaddin dinçer/eğitimci

 

C-İmam Hatip Liselerinin HL’nin Temel Bilim Alanlarında 4 Yıllık YGS Sonuçları!

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İmam Hatipler ile ilgili yaptığı son açıklamalarından birindesında2 “ İmam hatiplere akademisyenlerden müdür atanmasını” önermiştidi. Aşağıda dökümü yapılan bulgulara göre her İmam-Hatip lisesine bir temel bilimler profesörünün müdür olarak atanması gerekmektedir. Müdürler profesör olunca ortaya çıkan bu olumsuz tablo değişir mi bilinmez ancak, Cumhurbaşkanı istiyorsa yapmamak ne mümkün! Cumhurbaşkanı, İmam-Hatipleri sürekli gündem yaparak öne çıkarıp bir misyon yüklemeye devam etse de, eğitim sisteminde yaşanan çarpıklıklardan dolayı öğrenci sayısı 4 yılda 1.2 milyona ulaşan bu okullar da etkilenmektedir.

 

Yazının bBu kısmında,araştırmanın amacı, Anadolu İmam Hatip ile İmam Hatip liselerinin temel bilim anlarındaki soru çözme ortalamaları üzerinden genel başarı sıralamasını içinde yeri değerlendirilecektir. açığa çıkarmak.

 

Soru çözüm ortalaması için incelenen bilim alanları, matematik ve fen bilimlerini ele aldım..

Kaynak olarak, ÖSYM’nin Liselerin 4 Yıllık YGS Soru Çözme Ortalamaları üzerinden yıllara göre hazırlamış olduğu başarı sıralamalarını içeren kitapları kullandımıldı. .

Ortalaması incelenen dersler ve test sayıları, matematik ve fen bilimleri testlerinin her birinden 40 soru toplamda 80 sorudur. İncelenen yıllar, 2012, 2013, 2014, 2015 yıllarıdır. Soru çözme ortalaması incelenen okul sayısı. Sayılarını tamamını aldımınmıştır.

 

2012 Yılı 210 Anadolu İmam Hatip 449 İmam Hatip Lisesi

2013 “ 220 “ “ “ 475 “ “ “

2014 “ 252 “ “ “ 521 “ “ “

2015 “ 168 “ “ “ 482 “ “ “ bunu da tablo haline getirelim

 

Tablo 4: Soru Çözme Ortalaması 1’in Altında Olan Lise Sayıları Tablo 4

 

Yıllar

Anadolu İmam Hatip Liseleri

Matematik Fen Bil

İmam Hatip Liseleri

Matematik Fen Bil

2012

20 183

256 441

2013

3 133

98 451

2014

16 135

146 354

2015

63 114

208 367

 

 

 

 

 

 

 

Tablo 5: Soru Çözme Ortalaması 1 İle 3 Arasında Olan Lise Sayıları Tablo 5ı

 

Yıllar

Anadolu İmam Hatip

Matematik Fen Bil

İmam Hatip

Matematik Fen Bil

2102

104 17

185 9

2013

67 68

311 24

2014

103 89

324 167

2015

69 139

229 106

 

Tablo 6: Soru Çözme Ortalaması 3 İle 5 Arasında Olan Lise Sayıları Tablo 6

 

Yıllar

Anadolu İmam Hatip

Matematik Fen Bil

İmam Hatip

Matematik Fen Bil

2012

52 7

7 0

2013

70 13

60 0

2014

66 16

50 0

2015

14 7

40 9

 

Tablo 7: Soru Çözme Ortalaması 5’in Üzerinde Olan Lise Sayıları Tablo 7

 

Yıllar

Anadolu İmam Hatip

Matematik Fen Bil

İmam Hatip

Matematik Fen Bil

2012

34 3

1 0

2013

80 6

6 0

2014

67 12

1 0

2015

12 8

5 0

 

Liselerin, Üniversitelere Yerleşme Sonuçlarını Karşılaştırılması!

 

Yükseköğretime giriş sınavları ortaöğretim sisteminin tartışma konularının başında gelmektedir. Lise türleri, liselerin dönüşümü, dershanelerin dönüşümü, kat sayı, öğretim programları, öğretmenlerin nitelikleri ve yeterlilikleri, takviye kursları ile liseler arasındaki eşitsizlikler ortaöğretimden yükseköğretime giriş sisteminde uygulanmakta olan süreçlerin alt tartışma başlıklarını oluşturmaktadır.

 

Bu bağlamda ÖSYS ürettiği sonuçlar bakımından lise türlerinin yükseköğretime öğrenci yerleştirme sıralamalarına bakmak önem kazanmaktadır. Eğitim bilimciler olarak okullarda yapılan öğretimin içeriğinin her düzeydeki okul türlerinde nitelikli olması gerektiğini söylememize, eşitlik ve kamusallık olgusuna vurgu yapmamıza rağmen, toplumsal hafıza ve genel algı liseler arasındaki farklılaşmayı kategorik olarak eleme, seçme, sıralama, başarı ya da başarısızlık üzerinden ele almaktadır. Yukarıdaki bakış açısına ve sisteme dair her türden eleştiri hakkımızı saklı tutarak, mevcut egemen algı ve bakış açısı üzerinden liselerin son 5 yıllık ÖSYS sonuçlarına bakmaya karar vererek bir araştırma yaptımılmıştır. Yaptığımılan çalışmada kaynak olarak Milli Eğitim Bakanlığı, ÖSYM ve YÖK’ün istatistiklerinden yararlandımılmıştır.

 

5 Yıllık ÖSYS Sonuçlarına;

-Her yıl yapılan genel başvurular,

-Açık, Ön lisans ve lisans programlarına genel yerleşme sayıları ile 5 yıllık artış oranları,

-Genel yerleşme ve son sınıf düzeyinde yerleşme oranları bakımından 5 yılda ilk 5 sırada öne çıkan lise türleri,

-Bazı lise türlerine 2011 ile 2015 arasında başvurularda oluşan sayısal ve oransal farklılaşmalar,

-Kendi alanında başvuranlardan lisans programlarına % 10 ve üzerinde bir oranda öğrenci yerleştiren lise sıralamaları,

-İlahiyat ve İslami İlimler Fakültelerinde son bir yıllık durum,

-İmam hatip liselerinde 5 yılda yaşanan gelişmeler üzerinden baktımılmıştır.

 

Tablo 8: ÖSYS’ye Başvuran Öğrenci Sayıları ile Yerleşen Sayılar ve Oranları Tablo 8

Yıl

Başvuran Genel Toplam

Açık Öğretime Yerleşen

Ön Lisans Programına Yerleşen

Lisans Programına Yerleşen

Yerleşenlerin Toplam Sayısı ve Oranı %

2011

1.759.403

184.690

255.511

350.911

791.112//44.96

2012

1.893.478

223.784

284.367

357.479

865.630//45.72

2013

1.924.547

205.367

286.622

385.708

877.697//45.61

2014

2.086.115

188.852

336.407

397.225

922.484//44.21

2015

2.126.696

198.141

357.236

417.714

973.091//46.22

Toplam

9.790.249

1.000.834

1.520.143

1.909.037

4.430.014

 

*Buna göre, 5 Yıllık dönem içerisinde üniversiteye başvuranların % 10.22’si açık öğretim, % 15.53’ü ön lisans, % 19.50’si lisans programlarına yerleşmişlerdir.

*Son 5 yılda üniversiteye yerleşmek için başvuranların oranında % 20.87lik artış olmuştur.

*Açık öğretime yerleşenlerin oranında inişli çıkışlı bir seyir gözlenmektedir.

*Son 5 yılda üniversiteye yerleşmek için başvuran bireylerin % 45.25’i üniversitelerin açık öğretim, ön lisans ve lisans programlarına yerleşmişlerdir.. 5 yıllık dönem içerisinde üniversitelerin ön lisans programlarının kontenjanları % 40, lisans programlarının kontenjanları % 19.04 oranında artmıştır.

*Ön lisans programlarının kontenjanları başvuruda yaşanan artış oranının iki katı olurken, lisans programlarındaki artış başvuruda yaşanan artış farkına paralel bir seyir izlemiştir.

*Yukarıdaki sonuçlara bakarak ön lisans programlarına yönelim olduğunu, bu artışın nedenleri arasında son yıllarda meslek liselerine devam eden öğrenci sayısındaki artışın etkisinin olduğunu söylemek mümkündür.

*Yeni açılan kamu üniversitelerinin ve özel üniversitelerin iki yıllık ön lisans programlarına yoğunlaşmış olmaları bu artışın bir başka nedeni olarak gösterilebilir.

 

 

Tablo 9: Bazı Lise Türlerinin 5 Yıllık Süre Zarfında ÖSYS’ye Başvuru Kıyaslaması Tablo 9

 

Lise Türleri

2011

2015

Oluşan Fark Sayı

Fark Oranı %

Genel Liseler

768.400

677.062

-91.338

-11.89

Diğer Lise Türleri

69.027

115.450

46.423

67.25

Meslek Liseleri

437.525

608.613

171.088

39.10

Açık Öğretim “

84.922

193.000

108.078

127.26

İmam Hatip “

79.282

128.783

49.501

62.44

Anadolu “

166.587

294.672

128.085

76.89

 

*Genel liselerde 91.338 (% 11.890) öğrenci azalması olmuştur. Bu azalma Genel Liselerin Anadolu, Meslek ve İmam Hatip Liselerine dönüşümünden kaynaklanmaktadır.

*Diğer lise türleri kapsamına 5 Yıllık başvuru toplamları üzerinden yerleşme oranlarına göre ilk 5 sırada yer alan 5 lise türünün sayıları örneklem olarak alınmıştır. Bu liseler; Yabancı Dille Eğitim Yapan Özel Liseler, Fen, Özel Fen, Fen ve Öğretmen liseleridir.

*Meslek liselerinde 5 lise türünün sayıları örneklem alınmıştır. Bu liseler; Endüstri, Teknik, Kız, Sağlık ve Ticaret Meslek Liseleridir.

*Anadolu Liseleri Genel Liselerden sonra en çok öğrenci sayısına sahip olan liseler olması nedeniyle örneklem olarak alınmıştır. Anadolu Liselerindeki sayısal artış Genel Liselerin dönüşümünden kaynaklanmaktadır.

 

 

Tablo 10: Bazı Lise Türlerinin Lisans ve Ön Lisans Programlarına Genel Toplamda Yerleşme Oranları (.Son 5 Yıl (2011-15) Tablo 10

 

Okul Türleri

2011

( %)

2012 (%)

2013

( %)

2014

( %)

2015

(%)

Genel liseler

31.00

30.51

31.32

30.19

31.31

Diğer Lise Türleri

64.80

63.06

63.38

61.82

63.82

Meslek Liseleri

17.80

17.60

18.18

18.84

19.29

Açıköğretim”

15.00

15.05

16.08

18.18

19.08

İmam Hatip “

20.00

19.08

21.73

27.30

27.99

Anadolu “

57.00

55.87

58.69

53.61

56.47

 

*Tablo 4’te (Tablo 10 mu yoksa; bir yanlışlık var mı??????) yer alan ÖSYS’ye lise türlerine göre başvuru yapan adayların arasından ön lisans ve lisans düzeyinde yükseköğretim programlarına yerleşme oranlarını göstermektedir. Bu kapsamda; son sınıf düzeyinde, liseyi bitirmiş ancak herhangi bir yükseköğretim programına yerleşmemiş, 2011-15 yılları arasında üniversitede öğretime devam edenler ile herhangi bir üniversiteyi bitirip yeniden sınavlara girenlerin yerleşme oranlarının ortalamalarını içermektedir.

 

*Diğer lise türleri olarak ortalaması alınan liseler, 5 yıl oyunca ÖSYS’ye başvuranlar arasından yükseköğretime yerleşme oranlarına göre ilk 5 sırada yer alan liseleri kapsamaktadır. Bu liseler; sosyal bilimler, özel fen, fen, öğretmen, yabancı dille eğitim yapan özel liselerdir.

 

*Örneklem alınan meslek liseleri; endüstri, kız, sağlık, teknik ve ticaret meslek liseleridir.

 

*Yerleşme yüzdelik oranlarına göre 5 yılda imam hatip liseleri en yüksek yerleşme oranına ulaşmış görünmektedir. İmam hatiplerde 5 yılda 8 puanlık bir artış oranı yakalanmış durumdadır. İmam hatipleri 4 puanlık artış ile açık öğretim liseleri takip etmektedir. Örneklem alınan diğer lise türlerinde büyük bir değişim görülmemektedir.

 

*Sonuçlar dönüşümle birlikte Anadolu Liselerinin istikrarsız bir sürece girmiş olduğunu ortaya koymaktadır. Dönüşüm, Anadolu Liselerinin genel yapısını bozuma uğramıştır.

 

Tablo 11: BazıYukarıda Yer Alan Lise Türlerinin Son Sınıf Düzeyinde Lisans ve Ön Lisans Programlarına Yerleşme Oranları (.Son 5 yıl (2011-15) Tablo 11

 

Lise Türü

2011

( %)

2012

( %)

2013

( %)

2014

( %)

2015

(%)

Genel Liseler

27.00

30.54

32.00

31.63

36.51

Diğer Lise Türl

76.40

74.87

72.84

73.79

73.60

Meslek “

26.00

26.85

27.28

30.70

28.35

Açıköğretim ”

18.00

18.65

20.23

23.39

24.06

İmam Hatip “

25.00

23.85

26.45

29.66

34.30

Anadolu “

63.00

63.70

71.79

59.37

62.45

 

*Son sınıf düzeyinde yükseköğretim programlarına yerleşme oranlarında Genel Lise ve İmam Hatip Lise türlerinde 5 yılda 9 puanlık bir artış olmuştur. Bu lise türlerinin önemli sayılabilecek bir sıçrama yaptığını görmekteyiz. Diğer lise türlerinde belirgin artışların olmadığını söyleyebiliriz.

 

*Sonuçlar diğer lise türü kapsamında örneklem aldığımız lise türleri ile Anadolu Liselerinde okuyan gençlerin avantajlı olma halini korumaya devam ettiğini göstermektedir.

 

 

Tartışma ve Sonuç

 

Anadolu İmam Hatip ile İmam Hatip Liselerinin 4 yıllık YGS matematik ve fen bilimlerinin soru çözme ortalama sonuçları karanlık bir tabloyu işaret etmektedir. Özellikle fen bilimleri alanında soru çözme ortalaması 1’in altında olan liselerin oranı Anadolu liselerinde % 66,47’ya, İmam-Hatip liselerinde ise % 81.26’ya ulaşmaktadır. Soru çözme ortalaması 5’in üzerinde olan Anadolu Liselerinin oranı % 3.41, İmam-Hatip liselerinin oranı ise 0’dır. Matematik alanı fen bilimlerine göre bir nebze daha iyi olmakla birlikte bu alanda soru çözme ortalaması 5’in üzerinde yer alan liselerin daha çok büyük kentlerde yer alan liseler olduğunu belirtmeliyim.

 

Hem Anadolu İmam Hatip hem de İmam-Hatip liselerinde ilk on okul arasına İstanbul ortalama 5 okul sokarak ilk sırada yer almaktadır. Beyoğlu Anadolu İmam Hatip Lisesi 3 yıl üst üste ilk sırada yer almaktadır. Türkçe ve sosyal bilimler alanlarının daha çok ezbere ve tekrara dayalı sözel dersler olması nedeniyle bu liselerin soru çözme ortalamaları bakımından diğer meslek liselerine göre daha olumlu bir noktada olduğunu söyleyebiliriz. Esas olarak bu alanlarda da yüzlerce lisenin soru çözme ortalaması % 25’in altındadır.

 

Sonuç olarak, tTemel fen bilimleri ve matematik Bilim alanlarında İmam-Hatiplerin bu denli kötü sonuçlar çıkarması belki bu okulların temel bilimlere mesafeli duruşundan kaynaklı olabilir. (hocam bu nokta çok önemli; eğer öyleyse, neden İmam-Hatipler temel bilimlere mesafeli duruyor; bunu birkaç cümle ile irdelemek çok iyi olur) Dini eğitim veren bu okulların temel fen bilimleri ve matematik alanlarında bu derece başarısız olmasının ayrıntılı biçimde araştırılması gerekiyor. Mesele sayı değil, nitleik olmalı. İktidar bu tür okulların sayısını artırırken düşen niteliğin nedenlerini iyi irdelemeli; zira bu okullarda okuyan çocuk ve gençlerimiz de bu ülkenin insanları ve aldıkları düşük nitelikli eğitimin sorumlu kurum, kişi ve politikaları belirlenmeli; ilgililer hesap vermelidir. Burada bu sonuca dair bazı “kaba” çıkarımlarda bulunabiliriz: Öncelikle, dini eğitim veren okullar eğitim felsefesi, yapı, yönetim ve materyal bakımından gözden geçirilmelidir. Bir yerlerde yanlış yapılmaktadır ama nerede? Bu ancak ayrıntılı akademik çalışmalarla ortaya konulabilir. Fakat göründüğü kadarıyla, bu okullara alt sınıf kökenli, daha çok milliyetçi-muhafazakar ailelerin çocukları gitmektedir. Bu çocukların kendileri gibi aileleri de “çağdaş kültürel sermaye”den yoksun olduklarından dolayı “geniş toplum çevresi”nin dışında, tabiri caizse marjinlerde (kenarlarda) kalmakta, haliyle dil, kültür, kimlik, sosyallik vs bakımından yoksul kalmaktadırlar. Bu çocuk ve gençlere bu okullarda ezbere dayalı, sorgulama ve eleştiriye izin vermeyen, cemaatçi, din merkezli ve fakat “dışa kapalı” bir eğitim verilmektedir. Bu okullarda muhtemelen pozitif bilimlere “İslami ilimler” kadar yer verilmemekte, verilse de alınan bu eğitim etkisini yeterince göstermemektedir. Bunun nedenleri ayrıntılı biçimde incelenmeli ve tartışılmalıdır. Bunca yatırım yapılan bu okullar sadece “arka bahçe” şeklinde politik bir misyon ile tanımlanırsa, buralarda okuyan yüzbinlerce çocuğa yazık edilmiş olur. Zira dünya teknik, teknolojik ve bilim açısından bambaşka yere giderken, geleneksel İslami ilimlerle trendi yakalamak mümkün değildir. Neden bu okullar bir Fen liseleri kadar başarılı olamamaktadır? Neden İslami eğilimli gençler, master ve doktora için İslam ülkelerine değil de Batılı ülkelere gitmektedir? Bu tür sorulara yanıt verebilmek için iktidarın İmam Hatip Okullarını geniş bir çevrede tartışmaya açması gerekir. Mesele mağduriyet şeklinde ele alınırsa, hiç yol alınamaz.

 

ancak, Sonuç olarak, bütün yatırım önceliklerini İmam-Hatip okullarınaliseleri üzerine yapan siyasi iktidar açısından oluşan tablo başarısızlığı göstermektedir. O nedenle başarısızlık sorunlarını liselere akademisyen idareci atayarak çözmek mümkün değildir. Çünkü sorunların kaynağı, eğitim sisteminin genel yapısal sorunlarında, eşitsizliklerinde yatmaktadır.

 

12 Yıllık kesintisiz zorunlu eğitimin bütün okul türlerinde ve sınıf düzeylerinde matematik ve fen bilimleri eğitimini öğretmeni hazırlama, müfredatı yenileme ve okul ortamlarını bilim dersleri yapılabilecek ortamlara kavuşturma bakımından yeniden yapılandırmak gerekmektedir. Bu dönüşüm gerçekleştiğinde temel bilim alanlarında daha olumlu bir noktaya gelinmesi mümkün olabilir. Bunun dışında yapılacak her türlü icraat, hamaset, propaganda ve ajitasyondan öteye geçmeyecektir.

 

 

Kaynakça

 

Kaymakcan, Recep. Vd (ed.), (2015) “100. Yılında İmam Hatip Liseleri” Uluslararası Sempozyumu. Bildiriler,(23-24 Kasım 2013, İstanbul), İstanbul: Değerler Eğtiimi Merkezi

 
Alaaddin Dinçer
Eğitim Ajansı

banner182
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol