banner374
15 Mart 2015 Pazar 01:07
Kalıpları Yıkmak: Tasarımı ve Keşfi Teşvik Eden Okul
 Yazar Will Richardson bu soruyu bir konferansta eğitimcilere sordu. Richardson’ın sorusu oldukça temel bir sorunu vurguluyordu: Eğitim politikaları üzerinde kontrol sahibi olanlar, eğitimin ve okulların eski modelleri üzerinde kararlar alıp duruyorlar. Yani bilgiyi elinde tutan ve bunu öğrencilerine aktaran öğretmenlerin olduğu modelden bahsediyorum. Oysa yeni nesil öğrenciler bambaşka bir şey istiyorlar.
“Konu çocuğumun bir şeyler öğrenmesi olduğunda size çok da fazla ihtiyacı yok aslında” diyor Richardson öğretmenlere. Eğer test sorularının çoğu hızlı bir Google aramasıyla cevaplanabiliyorsa, bunları öğretmeye değer mi?
“Modern öğrenme ve eğitim daha çok keşif demek” diyor Richardson. “Beklemekten çok yapmak demek.” Öğrenciler öğrenmeye devam etme ve ilgilerini ve tutkularını önemsedikleri projeleri hayata geçirmek için kullanma konusunda güçlendirilmeli. Öğretmenlerin dersi aktaran olmaktan, bireysel öğrenmeyi destekleyen olmaya nasıl geçiş yapabileceklerine dair bazı fikirleri var Richardson’ın.
“Okulların daha iyi olmasına değil, okulların gerçekten ama gerçekten farklı olmasına ihtiyacımız var” diyor Richardson.
İşte toplumun, sınav sonuçlarıyla ölçülen öğrenci başarısıyla hiçbir ilgisi olmayan öğrenme ve eğitim üzerine düşüncelerini değiştirmek için Richardson’ın üç fikri:
1. “Bilgi Kurtlarına” Yönelik Eğitim: Öğrenme kişinin kendisi tarafından yönetilmelidir ve bireyin ilgilerini ve tutkularını temel almalıdır, müfredatı ya da standartları değil. Bu şekilde öğrenciler okuldan, birçok şey hakkında biraz bilgi sahibi olmak yerine tek bir konu hakkında derin bir uzmanlık kazanarak ayrılırlar. Öğrenciler farklı ortamlarda çalışabilir, yeni fikirler üretebilir ve coğrafi sınırlamaları aşabilirler. Konuya duydukları ilgi, motivasyonlarını besler ve dünyanın farklı yerlerindeki farklı öğrencilerle birlikte çalışarak sosyal ağ kurma becerilerini artırabilirler. Bu tarz bir eğitimde bilgi akıcıdır ve süreklidir. Çocuklar daha fazla bilgi edindikçe, ilk anladıklarını ve öğrendiklerini gözden geçirirler.
“Modern öğrenme ve eğitimde her şey; üretme ve tekrarlama, neyin işe yaradığını ve yaramadığını anlamaya çalışma, gözden geçirme ve tekrar deneme ile ilgili” diyor Richardson. Böyle bir öğrenme ortamında çocuklar sürekli yeniden öğrenir ve hata yapmaktan çok daha az korkarlar.
2. Tasarım Odaklı Düşünmek: Bu fikir yeni değil, ancak Richardson’a göre geleceğin eğitimini düşünmenin en üretken yollarından biri. Tasarım odaklı düşünmede öğrenciler problem çözer, kendileri için düşünür, bilgiyi keşfeder ve sürekli olarak modellerini ve prototiplerini gözden geçirir ve değiştirirler. Tıpkı bir proje üzerinde çalışır gibi. Tasarım odaklı düşünme ile öğrenciler, öğrendikleri bilgileri yorumlamayı öğrenir ve farklı çözümleri ve fikirleri tekrar edip denemeye devam ederler. Bu süreçte öğrenciler, herkesin daha iyi bir gelecek tasarlamanın parçası olabileceğine dair özgüven geliştirirler.
3. Maker Hareketi: Maker hareketi, çocuklara gerçek ürünler yaratmaları için eğlenceli bir ortam sunuyor. “Bir fikrinizin olması ve bunu bir ürüne çevirmeniz artık daha kolay” diyor Richardson. Üç boyutlu yazıcılar ve lazer kesiciler gibi yeni teknolojilere artık daha kolay ulaşılabiliyor ve bunlar öğrencilerin hayal ettikleri şeyleri üretmelerine imkan tanıyor. “Bir çocuğun bir şeyler tasarlaması, problem çözmesi ve sekiz – dokuz-on yaşında gerçek problemleri çözmeyi başaran innovatif bir birey olarak tanınması ne kadar güzel bir şey. Hem de çok havalı” diyor Richardson.
Tüm bu fikirler öğrencileri şoför koltuğuna oturtuyor. Okul duvarlarının ötesinde de işlerine yarayacak olan özgüveni, araştırma becerilerini, kişilerarası öğrenmeyi ve ellerini kullanma becerilerini geliştirmelerini sağlıyor. Ve ayrıca bu projeleri tamamlamak için bireysel bilgiler edinmelerini ve zaten tasarlanmış bir şeye yeni bir fikrin nasıl uygulanabileceğine dair bir bakış açısı kazanmalarını sağlıyor. Ve tüm bu süreç boyunca öğretmenler, öğrencilerin düşünmelerinde oluşan boşlukları ve eksikleri işaret eden ve devam eden inovasyonu teşvik eden rehberler olarak en temel rolü üstleniyorlar.
Her ne kadar Richardson’ın fikirlerinin büyük bir kısmı, günümüz sınıflarında uygulaması pek mümkün gibi görünmese de, aslında bir taraftan ana fikir de bu. Richardson’a göre günümüz sınıfları modası geçmiş yerler ve kendilerine ne yapmaları gerektiğinin söylenmesini bekleyen ve sınavda neler sorulacağını soran çocuklarla dolu. Bu fikirler büyük olsa da Richardson’a göre bu tür bir eğitime ve öğrenmeye yavaş yavaş geçiş yapmanın da yolları var.
“Küçük parçalar halinde değişimi başlatabilirsiniz. Yeter ki başlayın!”

merakedencocuk.com
banner182
Son Güncelleme: 15.03.2015 01:08
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol