banner374
05 Ağustos 2014 Salı 20:06
Kimse Eğitim ve Öğretim Hakkından Yoksun Bırakılamaz
 Anayasamızın 42. Maddesi “Kimse eğitim ve öğretim hakkından yoksun bırakılamaz.” Hükmü yer almaktadır. Ancak MEB 2013 Faaliyet Raporunda 17 milyon öğrencinin bulunduğu ülkemizde yaklaşık 174.000 öğrencinin okula devam etmediği belirtiliyor. Devamsız öğrenci sayısının bu kadar çok olması, devlet açısından maddi-manevi kaynak israfı, millet açısından yarınların cehalete teslim edilmesi, ilgili bireyler açısından da ucu görünmeyen bir tünele yolculuk anlamına gelmektedir.

Devlet kurumlarımızın yapay/tali gündemlerle meşgul olurken sosyal devlet olmanın gereklerini tam olarak yerine getirememesi, yetişkinler için iş imkanlarının sınırlı olması ve çalışanlar için ücretlerin düşük olması vb. nedenlerle pek çok aile bütün bireyleriyle çalışmak zorunda kalmaktadır. Yani on binlerce öğrenci okula devam etmesi gereken zamanda beden ve ruh yapılarına uygun olmayan ortamlarda çalışmak zorunda kalmaktadır. Buna her yıl tarım ve hayvancılık faaliyetleri nedeniyle ilkbahar ve sonbahar dönemlerinde okula gelemeyenleri de eklerseniz ekonomik sebeplerle eğitimden uzaklaşanların sayısına yeni yüz binlerin eklenmesi gerekecektir.

Hükümetlerin, devletin sosyal devlet misyonunu hakkıyla eda edeceği imkanları hazırlamaması insan hakları ve çocuk haklarını garanti altına alan yasal düzenlemelere rağmen var olan çocuk işçi sorununun da temel sebeplerindendir. MEB yasal düzenlemelerle veli veya vasinin velisi/vasisi olduğu öğrenciyi okula göndermesini yasal bir zorunluluk olarak belirlemiş ve bu zorunluluğu önce idari para cezası, ısrar halinde de adli yaptırımlarla güçlendirmiş olmasına rağmen barınma, beslenme vb temel ihtiyaçları giderilmeden aileleri anılan yasal düzenlemelere uymaya zorlamak gerçekçi değildir ve nitekim bu düzenlemeler yüzbinlerce gencimizin eğitime katılımını sağlamada aciz kalmıştır. Eğitimde sürekli devamsızlık problemini çözmek istiyorsak öncelikle sorunun kaynağını kurutmalı, insan kaynaklarımızı ekonomik ve verimli kullanmalıyız.

T.C. Hükümetleri belli kesimlerin fayda veya zararını hedef alan çalışmalar yapmak yerine önce doğrudan milletin, ardından da kamunun menfaatlerini gözetmeli, bu bağlamda objektif, şeffaf ve liyakat esaslı personel atama sistemini kurmalıdır.  Aksi uygulamalar tüm kamu çalışanlarının ve MEB’de eğitimin vazgeçilmezi eğitimcilerimizin dikkatini dağıtarak, eğitimin gerçek problemlerine yönelmelerine mani olmaktadır. Eğitimin yönetimi, işin mutfağında yetişmiş tecrübe ve liyakat sahibi yöneticilerin koordinesinde işin gerçek sahiplerine bırakılmalıdır.

Eğitimde sürekli devamsızlık sorununun çözümü için;

a)İlgili tüm tarafların katılım ve katkılarıyla gerçekçi bir eylem/çözüm planı hazırlanmalı,

b)Mevcut yasal düzenlemeler uzmanlar tarafından güncel ve uygulanabilir hale getirmeli,

c)Ekonomik gerekçelerle okula gelmeyen öğrencilerin ailelerine sosyal/ekonomik destek projeleri hazırlanmalı

d)Yasal düzenlemeler tüm yetkililer tarafından tavizsiz uygulanmalıdır.

Osman BAHÇE

Aktif Eğitim-Sen

Genel Başkanı

banner182
Son Güncelleme: 05.08.2014 20:07
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
müdür 2 yıl önce

eğitimin gerçek sorunlarını gündeme getirdiğiniz için tşşk sayın sendika yetkilileri