banner374
18 Şubat 2016 Perşembe 10:32
Kütüphaneler tıklım tıklım
 Taksim’den Gümüşsuyu’na inenlerin gözüne son günlerde, gençlerin oluşturduğu uzun bir kuyruk takılıyor. Atatürk Kitaplığı’nın önünden başlayıp yola doğru kıvrılan bu kuyruk gün boyu hiç azalmıyor. Yaklaşık 300 kişilik kütüphaneye, daha fazla öğrenci alınamadığından dışarıdakilerin girebilmesi için içeriden birinin çıkması gerekiyor. Sabah erken davrananlar çok sıra beklemiyor. Öğlene doğru ise hem kuyruk, hem bekleme süresi uzuyor. Sözünü ettiğimiz, 4.5 saati bile bulan bir bekleyiş. Öğrenciler bu kadar saat kuyrukta neden mi bekliyor? Biz de bunun yanıtını almak için Atatürk Kitaplığı’nın yolunu tuttuk, “Nedir bu kütüphanenin sırrı?” diyerek öğrencilerle ve kütüphane yetkilileriyle konuştuk. 
Araştırmaya, sabah 10.00’da vardığımızda oluşan kuyruğun son üyesi Furkan Bektaş’a sorarak başladık. Lise son sınıf öğrencisi Bektaş, Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS), Lisans Yerleştirme Sınavları (LYS) ve Kamu Personeli Seçme Sınavı’na (KPSS) çalışmak için gelmiş. “Kütüphane ders çalışma verimliliğini arttırıyor. Evde ders çalışırken sıkılıyorsun ama burada rakiplerini, arkadaşlarını gördüğün için çalışma isteğin daha da artıyor” diyor.



4.5 SAAT SONRA ZAFER 

Almanya’dan geldiği için akşam lisesine gittiğini söyleyen Elif Nur Gölgeci, Yabancı Uyruklu Öğrenci Sınavı’na çalışmaya gelmiş. “Kütüphaneyi arkadaşlar önerdi” diyor, “İki haftadır geliyorum. Ben zor ders çalışırım ama burada çok iyi gidiyor. Çok öğrenci olduğu için ve çalışanları gördüğü zaman insanın ders çalışası geliyor. ‘Ben de çalışmalıyım’ diyorsun. Ferah, manzarası güzel, sıkılınca bahçeye çıkıyorsun. Ortam çok iyi. Bu kadar sıra olması biraz sıkıcı. Şimdiye kadar en çok 3 saat bekledim. İnat yapınca insanın gidesi gelmiyor.” Gölgeci, inat anlarından birini de bizimle yaşıyor, ‘uzun süre bekleme’ rekorunu kırarak 4.5 saatin sonunda kütüphaneye girebiliyor. Kuyruğun önlerine doğru ilerledikçe ‘sitemler’ de konuşmalara dahil oluyor. 

2.5 saattir bekleyen Büşra Cansever, “Mezunum, üniversite sınavlarına hazırlanıyorum. Evde verimli çalışamadığım için kütüphaneye geliyorum. Merkezi bir yer olduğu için ulaşım kolay. Bir de 24 saat açık. Diğerleri geç açılıyor, erken kapanıyor. 2.5 saattir buradayız. Arkadaşlar olunca bekleniyor. Bir de o kadar sabrettik, sıra azaldı, ayrılırsam içime oturur. O yüzden bekliyorum” diyerek durumu anlatıyor.

HABERİNİ YAPMAYIN!

Cansever ile konuşurken, kuyruğun ön sıralarından biri araya girip “Haberini yapmayın” diyor ve ekliyor: “Siz haberini yapınca daha çok kişi gelecek.” Bunu söyleyen Hesna Akyıl, yaklaşık 2.5 saattir sırada bekliyor. Kütüphanelerin sayısının yetersiz olmasından yakınıyor.

Bekleyenlerin yanından ayrılıp, kartımızı turnikeye okutarak, üzerinde kocaman harflerle Atatürk Kitaplığı yazan kapıdan giriyoruz. Kalemlikler, su şişeleri, test kitaplarıyla kaplı masaların etrafını dolduran öğrencileri görüyoruz. Denildiği gibi boş yer yok. Ders çalışan lise son sınıf öğrencisi Eda Naz Aksoy’a yanaşıp fısıltıyla saat kaçta ve neden buraya geldiğini soruyoruz. Yanıt net: “Ortamı daha sıcak ve sakin olduğu için tercih ediyorum. Arkadaş ortamı var, insanlar sıcakkanlı. Evime de yakın. Sabah 08.00’de geldim. Sıra hızlı ilerledi, 20 dakika bekledim. Akşam 18.30 gibi gitmeyi düşünüyorum. Okula gidince öğleden sonra geliyorum, hafta sonları da buradayım. Çalışma azmini arttırıyor. Ulaşım da çok kolay.”

Final ve vize haftaları geçtiği için genellikle üniversite sınavlarına hazırlanan adaylar var. Ancak KPSS’ye gireceklerin de uğrak yerlerinden, kütüphane. Yonca Milgar bunlardan biri, üniversite son sınıf öğrencisi. Milgar, “KPSS’ye hazırlanırken burada daha iyi konsantre oluyorum. Bir de diğer kütüphaneler 17.00’de kapanıyor. Burası 24 saat açık. 08.20’de kuyruktaydım. 50 dakika bekledim. Genelde hep kalabalık oluyor” diyor.

Üniversite adaylarının seçenekleri bununla da sınırlı değil. Bazı vakıf üniversiteleri de kütüphanelerini adaylara açıyor. Öğrenciler burada motive olarak verimli ders çalışıyorlar.

ATATÜRK'TE YER BULAMAYAN BEYAZIT'A

Beyazıt Meydanı’nda İstanbul Üniversitesi’nin yanında yer alan Beyazıt Devlet Kütüphanesi de üniversite sınavına hazırlanan öğrencilerle doluyor. Lise son sınıf öğrencisi Gökbur Durmaz, önce Atatürk Kitaplığı’na gittiğini, çok sıra olduğunu görünce Beyazıt’a geldiğini söylüyor: “Genelde hafta sonları buradayım. Atatürk Kitaplığı güzel ama çok kalabalık. Burası sessiz, soru çözüyoruz.” Öğrenci Hazal Günel de, “Hukuk istiyorum, ilk 10 bine girmem gerek” diyor ve ekliyor: “Sene başından beri kütüphanelerde ders çalışıyorum. Evde uykum geliyor. Burada başkalarını görünce insanın çalışası geliyor.”


İhtiyacı karşılamaya yetmiyor / Ramazan Minder (Atatürk Kitaplığı Müdürü)
Kitaplığı 2015’te yaklaşık 160 bin kişi ziyaret etmiş. 16 bin 432 de üyesi var. Geçen yıl 18 bin 454 kitap ödünç verilmiş. Atatürk Kitaplığı Müdürü Ramazan Minder, şu bilgileri verdi: “Kütüphaneyi 2014 Eylül’de 24 saat hizmete açtık. O günden beri hiç kapanmıyor. Okuyucu talepleri arttı. İstanbul’un çok merkezi bir yerinde, bütün ulaşım ağlarının bağlandığı ve gençlerin çok sık kullandığı bir lokasyon. Üniversitelere yakın. Boğazı görüyor, bahçesi geniş. Bu tarz büyük çapta bir halk kütüphanesi olmadığı için üniversite sınavları, KPSS, tıp gibi farklı sınavlara hazırlananlar geliyor. Aslında burası ciddi bir araştırma kütüphanesi. Araştırmacılar için özel bölümümüz var. Onlar kuyrukta beklemiyor. 

24.00’TE ÇORBA SERVİSİ
Toplam 300’e yakın sandalyemiz var. Günde 1000’e yakın insan giriyor. Bir giren 5-10 saat duruyor, ertesi sabaha kalanlar da oluyor. İstanbul şartlarında sandalye sayısı ihtiyacı karşılamaya yetmiyor. Daha büyük kütüphanelere ihtiyacımız var. İBB Kütüphane Müzeler Müdürlüğü’nün merkeziyiz. Çeşitli ilçelerde buraya bağlı 21 kütüphanemiz var. Hepsi tam kapasite çalışıyor, onlar da dolu. Oralardaki okuyuculardan da 24 saat açık tutma talepleri geliyor. Kütüphanelerimizi yıllık 1 milyonun üzerinde okuyucu ziyaret ediyor. 200 milyonun üzerinde kitap verebiliyoruz. 

Büyükşehir Belediyesi’nin çorba servis eden mobil büfelerinden biri, hafta içi her gece 24.00’te geliyor. Okuyucular çıkıp çorbalarını içiyorlar. 24 saat açık olunca herkes geliyor. Örneğin adam evinden uzaklaştırma almış, buraya geliyor. Sarhoş biri de gelebiliyor. Çok sarhoşsa engellemeye çalışıyoruz, sorun çıkaranlar olabiliyor, o da bizim için risk.

Çalışacak ortam bulamadıkları için geliyorlar / Ali Fuat Kartal / (Türk Kütüphaneciler Derneği Başkanı): Son verilere göre Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı 1121 halk kütüphanesi var. Şu an 110 kütüphane personel yetersizliği nedeniyle kullanılmıyor. Bakanlığın belediyelere devrettiği kütüphanelerin çoğu da kapandı. Birçok ilçede hiç kütüphane yok. Açık olanlar yoğun ancak bunun nedeni de ders çalışan öğrenciler. Onlar, kütüphanenin kullanıcı tanımına pek uymuyor. Çünkü kütüphaneye araştırmak ya da ödünç kitap almak için gelmiyorlar. Ders çalışabilecekleri ortam bulamadıkları için oralara yöneliyorlar. 

Türkiye’nin birçok yerinde durum aynı. Bu kütüphanelerdeki yoğunluğun nedeni okul kütüphanelerinin yetersiz olması. Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullarda açtığı yaklaşık 500 ‘z-kütüphane’ var. Ama buralarda mesleki eğitim almış kütüphaneci yok. Böyle bir proje başlatıldıysa buna uygun kütüphaneci kadrolarının da alınması gerekiyor. Üniversitelerin kütüphanelerinde de çok sorun var. Özellikle yeni açılanlarda. YÖK bu konuda bir çalıştay yaptı. Üniversite kütüphaneleri için bazı standartlar belirledi. Ama onlara uymayanlar bulunuyor.

Sayılarla Kütüphaneler
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2014 verilerine göre 
Halk kütüphanesi sayısı 1.211 Kullanıcı (okuyucu) 20.787.765
Kayıtlı üye 1.209.766
Gezici kütüphane sayısı 32
‘Gezici’deki kayıtlı üye 38.798

SAYISAL KÖŞE
Hasan ATASOY

Özeller daha başarılı

Benzer özelliklerde eğitim veren özel ve devlet okullarının ÖSYS yerleştirme sonuçlarına göre başarıları karşılaştırıldığında yıllara göre hepsinde düşüş olsa da, özellerin daha başarılı olduğu görülüyor. 2010’da devlette okuyan veya mezun 806 bin 455 adayın 161 bin 170’i lisans programına yerleşti. Yüzde 20.1 başarı oranı oluşsa da özel lise mezunlarında bu, yüzde 39. Devlet lisesi kökenli adayların yüzde 15.4’ü 2015’te lisans programlarına yerleşirken özel liselerde bu oran yüzde 27.8 olarak gerçekleşti.

Hurriyet.com.tr
banner182
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol