banner374
18 Ağustos 2015 Salı 11:25
MATEMATİK DERSİNİ HER ÖĞRENCİ ÖĞRENEBİLİR
 Merhaba! Ben Petek. Mersin Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Matematik Öğretmenliği mezunu çiçeği burnunda bir Matematik öğretmeniyim. Şunu söyleyebilirim ki üniversitede ne kadar iyi bir eğitim alırsanız alın meslek hayatına atıldığınızda bir afallama dönemi yaşayacaksınızdır. Özellikle öğretmenlikte geçerli bir durumdur bu. Ama mesleğinizi seviyorsanız karne dönemi gelip de verdiğiniz emeğin karşılığını bulduğunuzda o küçük yüreklerin heyecanını paylaştığınızda yaşadığınız tüm sıkıntılara değdiğini göreceksiniz.
Gelelim matematiğe. Çoğu insanın öğrencilik yıllarında korkulu rüyası olmuştur matematik. Oysa öyle midir gerçek olan? Sayı saymayı, kıyaslama yapmayı, toplama çıkarmayı biliyoruz. Metre, kilometre, litre gibi ölçü birimlerini tanıyoruz. Para sayabiliyor, alışveriş yapabiliyoruz. Günlük yaşamda insanın ihtiyaç duyduğu matematik budur ve herkes ihtiyaç duyduğu kadarıyla matematiği bilir. Eğer bunları yapabiliyorsanız siz de matematik biliyorsunuz demektir. Nasıl ki sayılar sonsuz ise matematik bilgisi de sonsuzdur.

Peki, hepimiz matematik bildiğimiz halde neden bu kadar korkuyoruz bu matematikten? Bir sebebini basit bir örnekle ele alabiliriz. ‘Marketten paramın 1/5’i ile süt, 2/3’si ile çikolata aldım. Geriye 2 lira param kaldığına göre başlangıçta ne kadar param vardı?’ okulda karşılaştığımız bir matematik problemi. Peki, hangimiz markete gidip ‘paramın 1/5’i ile süt almak istiyorum’  diyoruz? Okulda öğrenilen ile gerçek yaşamda kullanılan bilginin birbirinden uzak olması matematiği gözümüzde büyütmemize sebep oluyor. Benim kısa zamanda edindiğim tecrübeler bana gösteriyor ki normal zekâ seviyesine sahip her öğrenci günlük yaşamda kullandığı matematiği yapabiliyor asıl sorun günlük hayatın dışındaki matematiğe gelince başlıyor. Örneğin bir 8. Sınıf öğrencisi köklü sayılar konusunda zorluk yaşayabiliyor çünkü köklü sayıların gündelik hayatında kullanacak yeri yok.

Bu korkunun bir diğer sebebi de çocukların zekâ alanlarının farklı olması. Bahçeye karışık çiçek tohumları ektiğinizi ve hepsinin gül olması için onlara baskı kurduğunuzu düşünün. Sonuçta filizlenecek çiçeklerden kimisi gül, kimisi karanfil, kimisi papatya olacaktır. Çocuklarımızın da bu ektiğimiz tohumlar olduğunu, her birinin özünde farklı insanlar olduklarını, zekâ alanlarının, ilgilerinin farklı olduğunu göz önünde bulundurmalıyız. Eğer çocuğumuz zor matematik problemlerini kullanılan pek çok öğretim yöntemine rağmen hala yapamıyorsa onu daha da zorlayıp matematikten nefret etmesine sebep olmaktansa matematik dersini sevdirecek çalışmalar yapmalıyız. En önemlisi matematik dersinin gündelik hayatta çok büyük bir rolünün olduğunu öğrencilere aşılamalıyız.

Unutmayalım ki her çocuk özeldir ve hepsinin önce sevgiye sonra bilgiye ihtiyacı vardır.

Sevgiyle kalın.

 

PETEK DORAN

Matematik Öğretmeni
banner182
Son Güncelleme: 18.08.2015 11:28
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
matematik öğretmeni 1 yıl önce

matematik dersini öğrenmek isteyen her öğrenci öğrenebilir. matematik dersindeki birçok kazanım günlük hayat için değil. günlük hayattaki analiz, sentez, problem çözme becerilerini kazandırmak için.

Avatar
Hulusi Altıntop 1 yıl önce

Kesinlikle herkes matematik öğrenebili.
Bu cümlede 'öğrenebilir' kelimesi var. Yani insan isterse öğrenebilir mesajı var. Zorla öğretilemez biz öğretmenler zorla öğretiyoruz...

Avatar
hamit fırat 1 yıl önce

tecrübe eksikliği kokuyor, burham burham