banner374
24 Mart 2015 Salı 22:28
MEB, Okul Öncesi eğitimde %100 okullaşma hedeflerini gerçekleştirsin
 Avrupa Birliği ve OECD ülkelerinde ise 60-72 ay yaş grubunun tamamında okullaşma yaygınlaşmış durumda. Milli Eğitim Bakanlığının 2010 yılında okul öncesi eğitimin yaygınlaştırılması ve iyileştirilmesi amacıyla çalışmalar başlatması sonucunda 2010-2011 öğretim yılında okul öncesi eğitimin zorunlu olduğu il sayısı 57 ‘ye ulaşmış olmasıyla birlikte okullaşma oranı 6 yaş grubunda %43 ve 5 yaş grubunda yaklaşık %30 olarak saptanmıştır. Önümüzdeki yıl AB uyum Yasaları çerçevesinde bu artışın %100 e ulaşması projesi için 18. Milli Eğitim Şurası’nda “tavsiye kararı olarak alınan” 1 yıllık zorunlu okul öncesi eğitime, “kademeli eğitim” içerisinde yer verilecek olması oldukça sevindirici ve önemli bir gelişmeydi. Ancak söz konusu düzenlemeyi MEB yasa tasarısı olarak Bakanlar Kurulu’na sunmazken, edinilen bilgiye göre; yeni sistemle ilgili yasa teklifi metni üzerindeki hazırlıkta son aşamaya gelinmiş durumda. 1 yıllık okul öncesi eğitimi, fiziki alt yapı yetersizliği ve projenin pilot olarak sürdürülmesini gerekçe göstererek kapsam dışına almak Fatih projesi ile başlatılan dönüşümün tekil kalmasına yol açacaktır. Uzmanlara göre bu yaş grubundaki çocukların zeka gelişimlerinin %70’inin bu dönemde tamamlanıyor olması okul öncesinin zorunluluğu gerçeğini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Okul öncesi eğitimin zorunlu hale getirilecek olması eğitimde yeniden yapılanma olarak tanımlanan FATİH projesi kadar değerli ve önemli adımların başında gelmektedir. Bunu geçerli kılacak en önemli etken insan beyninin ve psikolojisinin gelişen teknoloji ve psikolojideki öngörüler ışığında daha iyi tanınıyor olması ve ihtiyaçlarının biliniyor olmasıdır. Okul öncesi eğitim öğrencinin yaparak yaşayarak öğrenme sürecini erken dönemde başlatmanın yanında birinci kademe eğitime sağlıklı bir geçiş yapabilmesine olanak sunmaktadır. Eğitimde Fırsat eşitliği Türkiye’de her öğrenciye tanınmıştır. Yasalar karşısında her birey aynı fırsata sahiptir. Ancak belirli alanlarda imkan eşitsizliği bulunmaktadır. İmkan eşitsizliklerinin en başında okul öncesi eğitim gelmektedir. Bir çok velinin imkanları ölçüsünde çocuğunu özel Anaokullarına gönderebilmesi ve eğitimlerini erken dönemde başlatmasına rağmen, bir çok veli de çocuklarına bu fırsatı sunabilme imkanı bulamamaktadır. Okul öncesi eğitimin zorunlu hale getirilmesi imkan eşitsizliğini ortadan kaldırma yolunda önemli bir adım olacaktır. Okul öncesi eğitimin zorunlu hale gelmesiyle 48-72 yaş grubundaki öğrencilerin ilköğretime geçiş süreçleri daha verimli hale gelecektir. Bu süreçte üzerinde durulması gereken en önemli husus okul öncesi eğitimin zorunlu olsun , öğrencilerin ilköğretime geçişlerinin belirli bir plan çerçevesinde yürütülmesidir. Bilişsel gelişimleri belirli düzeye gelmiş, duygusal ve sosyal gelişimleri önemli ölçüde artmış olsa da, formal bir eğitime geçiş aşamasında bu grubun zengin içerikli bir programla ilköğretime hazırlanmaları sağlanmadıkça ilköğretim sınıflarına uyum süreçlerinde aksamalar yaşanacaktır. Bu grubun öğretim yılının ikinci yarısından itibaren ilköğretim branş öğretmenlerini tanıma, dersliklerini tanıma, mümkünse sınıf öğretmenini tanıma gibi etkinliklerle desteklenmesi gerekir.Avrupa Birliği ve OECD ülkelerinde ise 60-72 ay yaş grubunun tamamında okullaşma yaygınlaşmış durumda. Milli Eğitim Bakanlığının 2010 yılında okul öncesi eğitimin yaygınlaştırılması ve iyileştirilmesi amacıyla çalışmalar başlatması sonucunda 2010-2011 öğretim yılında okul öncesi eğitimin zorunlu olduğu il sayısı 57 ‘ye ulaşmış olmasıyla birlikte okullaşma oranı 6 yaş grubunda %43 ve 5 yaş grubunda yaklaşık %30 olarak saptanmıştır. Önümüzdeki yıl AB uyum Yasaları çerçevesinde bu artışın %100 e ulaşması projesi için 18. Milli Eğitim Şurası’nda “tavsiye kararı olarak alınan” 1 yıllık zorunlu okul öncesi eğitime, “kademeli eğitim” içerisinde yer verilecek olması oldukça sevindirici ve önemli bir gelişmeydi. Ancak söz konusu düzenlemeyi MEB yasa tasarısı olarak Bakanlar Kurulu’na sunmazken, edinilen bilgiye göre; yeni sistemle ilgili yasa teklifi metni üzerindeki hazırlıkta son aşamaya gelinmiş durumda. 1 yıllık okul öncesi eğitimi, fiziki alt yapı yetersizliği ve projenin pilot olarak sürdürülmesini gerekçe göstererek kapsam dışına almak Fatih projesi ile başlatılan dönüşümün tekil kalmasına yol açacaktır. Uzmanlara göre bu yaş grubundaki çocukların zeka gelişimlerinin %70’inin bu dönemde tamamlanıyor olması okul öncesinin zorunluluğu gerçeğini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Okul öncesi eğitimin zorunlu hale getirilecek olması eğitimde yeniden yapılanma olarak tanımlanan FATİH projesi kadar değerli ve önemli adımların başında gelmektedir. Bunu geçerli kılacak en önemli etken insan beyninin ve psikolojisinin gelişen teknoloji ve psikolojideki öngörüler ışığında daha iyi tanınıyor olması ve ihtiyaçlarının biliniyor olmasıdır. Okul öncesi eğitim öğrencinin yaparak yaşayarak öğrenme sürecini erken dönemde başlatmanın yanında birinci kademe eğitime sağlıklı bir geçiş yapabilmesine olanak sunmaktadır. Eğitimde Fırsat eşitliği Türkiye’de her öğrenciye tanınmıştır. Yasalar karşısında her birey aynı fırsata sahiptir. Ancak belirli alanlarda imkan eşitsizliği bulunmaktadır. İmkan eşitsizliklerinin en başında okul öncesi eğitim gelmektedir. Bir çok velinin imkanları ölçüsünde çocuğunu özel Anaokullarına gönderebilmesi ve eğitimlerini erken dönemde başlatmasına rağmen, bir çok veli de çocuklarına bu fırsatı sunabilme imkanı bulamamaktadır. Okul öncesi eğitimin zorunlu hale getirilmesi imkan eşitsizliğini ortadan kaldırma yolunda önemli bir adım olacaktır. Okul öncesi eğitimin zorunlu hale gelmesiyle 48-72 yaş grubundaki öğrencilerin ilköğretime geçiş süreçleri daha verimli hale gelecektir. Bu süreçte üzerinde durulması gereken en önemli husus okul öncesi eğitimin zorunlu olsun , öğrencilerin ilköğretime geçişlerinin belirli bir plan çerçevesinde yürütülmesidir. Bilişsel gelişimleri belirli düzeye gelmiş, duygusal ve sosyal gelişimleri önemli ölçüde artmış olsa da, formal bir eğitime geçiş aşamasında bu grubun zengin içerikli bir programla ilköğretime hazırlanmaları sağlanmadıkça ilköğretim sınıflarına uyum süreçlerinde aksamalar yaşanacaktır. Bu grubun öğretim yılının ikinci yarısından itibaren ilköğretim branş öğretmenlerini tanıma, dersliklerini tanıma, mümkünse sınıf öğretmenini tanıma gibi etkinliklerle desteklenmesi gerekir.

Okul öncesi eğitim neden gerekli?

1-Erken çocukluk eğitimiyle kazanılan bilgi beceri, dil yeteneği, sosyal nüfusa katılım yaşı, hatta bilgi teknolojilerini kullanımına yatkınlık gibi modern hayatın gereklerini ve becerilerini sağlamaya yönelik sayısız alanda büyük etkisi bulunmaktadır. 2-Okul öncesi Eğitim alan öğrenciler potansiyelini en üst düzeyde kullanmayı öğrenmenin yanında, fiziksel ve zihinsel yeteneklerini geliştiriyor, çevresiyle rahat iletişim kuruyor, kendine daha fazla güveniyor. 3-Bu eğitim sadece çocuğun sağlıklı ve başarılı birey olmasına katkıda bulunmuyor, gelecekte tüm toplumu etkileyen sosyal ve ekonomik sonuçların ortaya çıkmasına da ön ayak oluyor. 4-Okulöncesi eğitimin amacı çocukların bedensel, zihinsel, duygusal gelişimini, onların ilköğretime hazırlanmasını, yeterli imkanları bulunmayan çevrelerden gelen çocuklar için ortak bir yetiştirme ortamı ve fırsatı yaratılmasını, Ana dili Türkçe’nin doğru ve güzel konuşulmasını sağlamaktır. 5-Yabancı dil eğitimi verilmesi durumunda Dilde yüksek seviyede bir genel yeterlik kazanmalarında önemli rol oynadığı gerçeği bilinmektedir. Çocuklar yabancı dili tanıma aşamasında, oyun temelli ve duygusal anlamda destekleyici bir ortamda aktif öğrenme biçimiyle dili kullanma ve öğrenme becerisini erken yaşta kazanmış olurlar. Sonuç olarak; Bu farklı bileşenler göz önüne alındığında Okulöncesi eğitimin zorunlu hale getirilmesi ertelenmemeli. Öğrencinin ilköğretime sağlıklı geçiş yapması zorunlu okulöncesi eğitimle mümkün olacak ve öğrencileri ilköğretimin birinci sınıfına hazır hale getirmekle birlikte, başarılı, kendisine güvenen, sosyal ortamlarda kendisini ifade edebilen, uluslararası ölçme sonuçlarında belirli düzeye ulaşmış bireyler yetiştirebilmemizi kolaylaştıracaktır.
banner182
Son Güncelleme: 24.03.2015 22:29
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
okulöncesi öğretmeni 2 yıl önce

okul öncesi eğitim zorunlu olmalıdır çünkü çocuklar arsında sosyal duygusal bilişsel gelişim açısından hazırbulunuşluk farkı olmamalıdır

Avatar
okulöncesi 2 yıl önce

fırsat eşitliği için okulöncesi zorunlu olacak inşAllah.. verilen sözler unutulmasın branşımızın yanındayız adaletsizliğin haksızlığın her zaman karşısında olacağız

Avatar
okulöncesi 2 yıl önce

fırsat eşitliği için okulöncesi zorunlu olacak inşAllah.. verilen sözler unutulmasın branşımızın yanındayız adaletsizliğin haksızlığın her zaman karşısında olacağız

Avatar
okulöncesi 2 yıl önce

fırsat eşitliği için okulöncesi zorunlu olacak inşAllah.. verilen sözler unutulmasın branşımızın yanındayız adaletsizliğin haksızlığın her zaman karşısında olacağız

Avatar
okulöncesi öğretmeni 2 yıl önce

bu ülkenin daha güzel yarınlara taşınması okulöncesi eğitimden geçer .acilen okul öncesi eğitim zorunlu olmalı

Avatar
okul öncesi 2 yıl önce

çocuklarımızın en iyi şekilde yetişebilmesi için fırsat eşitliği sağlanmalı ,okul öncesi zorunlu olmalı

Avatar
ceylın 2 yıl önce

bu cagda hala zorunlu olmamasi buyuk kayiptir okuloncesi acilen zorunlu olmali

Avatar
anasınıfı 2 yıl önce

okulöncesi zorunlu olsun bir çok konuda avrupa ülkelerini takip ettiğimiz gibi bu konuda da avrupa ülkelerinin okulöncesine verdiği önem gibi ülkemizde önem vermelidir