banner374
03 Aralık 2014 Çarşamba 10:03
Nabi Avcı: 'Şura Gündeminde Olmayan Bir Konuda Karar Alınamaz'
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, "Şuramıza katılan değerli üyelerin, kişisel olarak veya kendi kurumları adına, sendikaları, dernekleri, vakıfları adına veya kişisel kendi adlarına değişik konularda açıklama yapmaları gayet anlaşılabilir. Ama tüm bunlar şuramızı ve şurada alınacak kararları bağlayan açıklamalar değildir" dedi.

Bakan Nabi Avcı'ya bazı basın mensupları, Milli Eğitim Şura Genel Kurulu Toplantısı'nın öğleden sonraki oturumuna gelişinde, karma eğitime ilişkin ne tür kararlar alınacağını sordu. Bunun üzerine Avcı, şura gündeminde olmayan bir konuda karar alınmasının mümkün olmadığını ifade etti.

Daha sonra Bakan Avcı, Divan Başkanlığının oluşturulması için Milli Eğitim Şura Genel Kurulu Toplantısı'na katıldı.

Burada konuşan Bakan Avcı, medya mensuplarına yönelik uyarıda bulunmak istediğini belirterek, şura toplantısına gelişinde bazı medya mensuplarının röportaj yapmak istediğini ve gündemiyle hiç ilgisi olmayan konularda, ne gibi kararlar alacaklarını sorduklarını aktardı.

Şura yönetmeliğinin 15. maddesinde hangi konuların, nasıl görüşüleceğini ve nasıl karar alınacağını net bir şekilde tanımladığını anlatan Avcı, şunları kaydetti:

"Dolayısıyla gündemde olmayan bir konuda, hele böyle peşin, başkanın önceden bildiği kararlar almak zaten mümkün değil. O bakımdan şüphesiz şuramıza katılan değerli üyelerin kişisel olarak veya kendi kurumları adına, sendikaları, dernekleri, vakıfları adına veya kişisel kendi adlarına, değişik konularda açıklama yapmaları gayet anlaşılabilir. Ama tüm bunlar şuramızı ve şurada alınacak kararları bağlayan açıklamalar değildir. Şuramızın konuları belli. 4 ana konuda konuşacağız ve bunu da şura yönetmeliğimizin ilgili maddeleri uyarınca tavsiye kararlarına dönüştüreceğiz. Bu bakımdan medyanın, üyelerimizin kendi adına yaptıkları açıklamalar üzerinden şura kararları alınmış gibi yayın yapmalarını yanlış olacağını vurgulamak için bu ön açıklamayı yapıyorum."

Bakan Avcı, şuraya katılan eski bakanlara, TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu üyelerine, ÖSYM ve YÖK, STK'lardan gelen katılımcılara ve tüm şura üyelerine teşekkür etti.

-"Öğrencilerin görüş ve önerileri ayrı önem taşıyor"

Şura Genel Kurulu Divan Başkanvekili Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Orhan Erdem de bu yılki Milli Eğitim Şurası'nda daha öncekilerden farklı olarak şuraya katılan tüm üyelerin oy kullanma hakkına sahip olduğunu bildirdi.

Özellikle öğrencilerin, velilerin, öğretmenlerin ve okul yöneticilerinin katılım oranlarının bu yılki şurada arttığını dile getiren Erdem, sivil toplum kuruluşlarından, eğitim alanında faaliyet gösteren sendikalardan üye sayısıyla dengeli bir katılım sağlandığını bildirdi.

Oluşturulacak gruplarda, gündem konularıyla ilgili konuların müzakere edileceğini dile getiren Erdem, "Grup çalışmaları, müzakere edilecek görüşlerin farklılık ve çeşitlilikleriyle daha bir anlam kazanacak. Ortak akıl ile eğitim sisteminin geliştirilmesi için görüş ve önerilerin saygı ve hoşgörü anlayışı içinde ifade ve müzakere edileceğine inanıyoruz. Özellikle öğrencilerin görüş ve önerileri ayrı bir önem taşıyor. Çünkü bu şurayı öğrencilerimiz için, onlara daha iyi bir geleceğin kapılarını nasıl arayabileceğimizin yollarını aramak için gerçekleştiriyoruz" dedi.

Şurada "Öğretmen niteliğinin arttırılması" tartışıldı

Milli Eğitim Şurası'nda "Öğretmen niteliğinin arttırılması" tartışıldı. Tartışmalar sonucunda, öğretmenlik mesleğine orta vadede çoktan seçmeli sınavlar yerine, öğretmen yeterliliklerini temel alan, objektif bir çoklu değerlendirme sisteminin geliştirilmesi benimsendi.

"Öğretmen Niteliğinin Arttırılması" konulu komisyonda, öğretmen yetiştirilmesi ve istihdamı konusundaki sorunlar ve çözüm önerileri tartışıldı.

Komisyon üyeleri tarafından Milli Eğitim Bakanlığı'nın öğretmen ihtiyacının 115 bin dolayında, ancak eğitim fakültelerinden mezun olanların sayısının 40-42 bin dolayında olduğu, yapılan atamalarla bu ihtiyacın giderek azalacağı ifade edildi.

Öğretmen seçimi için çeşitli önerilerin getirildiği komisyonda, bir öneri olarak sunulan "mülakatla" seçim sistemi de tartışıldı.

Tartışmalardan sonra komisyonda, öğretmenlik mesleğine orta vadede çoktan seçmeli sınavlar yerine, öğretmen yeterliliklerini temel alan objektif bir çoklu değerlendirme sisteminin geliştirilmesi benimsendi.

"Öğretim Programları ve Haftalık Ders Çizelgeleri"nin ele alındığı komisyonda ise okul öncesi eğitimin en az bir yıl zorunlu olması, okul öncesinden başlayarak 1, 2 ve 3. sınıflarda da değerler eğitimlerinin verilmesi konuları ele alındı.

Üyelerinin, görüşlerini açıkladığı tartışmaların ardından komiyonda, öğretim programlarının oyun temelli olması, okul öncesinde değerler eğitiminin verilmesi, okul öncesinden itibaren yetenek gelişiminin izlenmesi, ilkokuldan itibaren normal (tekli) eğitime geçilmesi konularında görüş birliğine varıldı.

Komisyon Başkanı Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hayati Akyol, komisyonun ilk gününde okul öncesi eğitime ilişkin görüşlerin sunulduğunu belirterek, öne çıkan konular arasında okul öncesi eğitimde değerler eğitiminin de verilmesi görüşünün öne çıktığını ifade etti.

Akyol, komisyon üyelerinin değerler eğitiminin okul öncesinde verilmesi konusunda hemfikir olduklarını belirterek, "Tartışma, değerin ne olduğu kısmen de nasıl verileceği üzerine yoğunlaştı. Komisyon üyeleri evrensel, milli ve yerel ve dini değerler verilmesi yönünde görüşlerini açıkladılar. Diğer tartışılan konulardan biri de okullarda normal eğitim verilmesi yönündeydi" diye konuştu.

"Okul Güvenliği", "Eğitim Yöneticilerinin Niteliğinin Arttırılması" konu başlıkları da oluşturulan komisyonlarda görüşülmeye başlandı.
banner182
Son Güncelleme: 03.12.2014 10:07
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol