02 Aralık 2019 Pazartesi 16:29
'Öğretmenin sınıftaki tavrı çocuğun gelişiminde etkilidir'

"OLUMSUZ DUYGULAR İZ BIRAKIR"

Psikoterapist Hülya Gümüş, çocukların gelişim döneminde olumsuz duyguların kalıcı iz bırakabileceğini belirtti. Gümüş, konuya şöyle açıklık getirdi: Hiç düşündünüz mü kendinizi kötü hissettiğiniz anları, olayı unutursunuz ama size hissettirdiği duyguyu unutmazsınız. Özellikle çocukluk yıllarınızda yaşamış olduğunuz olumsuz deneyimlerin etkisi hafife alınamayacak kadar büyüktür. Bu çerçeveden baktığımızda bir taraftan kendi geçmiş olumsuz anılarımız hakkında bilinçlenmek ve çözüm aramak, diğer taraftan temas halinde olduğumuz çocuklar için bir tedbir almak oldukça önemli görünüyor.

Psikoterapist Hülya Gümüş yapılan bir araştırmayı örnek vererek: Size 1985 yılında Amerika'da yapılmış en büyük ve çarpıcı toplum sağlığı çalışması olan bir araştırmadan bahsetmek istiyorum. Olumsuz Çocukluk Çağı Deneyimleri-ACE Studies (Adverse Childhood Experiences Studies). ACE çalışmasının ilk sonuçları 1998 yılında yayınlandı ve 2011 yılına kadar 57 çalışma daha paylaşıldı. Önemi her geçen gün daha çok anlaşılan bu alanda halen araştırmalar devam ediyor.

Bu araştırma gösterdi ki kronik hastalıklar ve psikolojik sorunlar ile olumsuz çocukluk deneyimleri doğrudan bağlantılı. Kalp hastalıkları, diyabet, akciğer kanseri, bağışıklık sistemi hastalıkları, depresyon, bağımlılık, psikotik bozukluklar, intihar olumsuz çocukluk deneyimleri ile bağlantılı.
Basitçe özetleyecek olursak ACE araştırması aşağıda listelenen 10 tip çocukluk travması belirlemiş, her biri 1 puan ve eğer bu 10 maddeden 4 ü ve daha fazlasını çocukluğunuzda deneyimlemiş iseniz siz de risk altındasınız.

*Fiziksel ihmal/istismar
*Sözel istismar
*Cinsel istismar
*Duygusal ihmal
*Bağımlılığı olan ebeveyn
*Aile içi şiddete tanıklık etmek
*Aile üyelerinden birinin hapiste olması
*Ruhsal bozukluğu olan aile üyesi
*Ayrılma / Boşanma
*Ölüm ya da terk etme.


ACE araştırması göstermiş ki, bağırmak, vurmak(tokat atmak, çimdiklemek,kulak çekmek,saç çekmek vb.), tehdit etmek, küçük düşürmek,alay etmek, aşağılamak, küfretmek, korkutmak, karşılaştırmak, hayali varlıklar ile korkutmak gibi davranışlar yani fiziksel ve ruhsal istismar olarak tanımlayabileceğimiz tüm bu davranışlar çocuklar için ileride karşılaşabilecekleri hafif düzeyde sosyal ve zihinsel problemlerden,ölümcül fiziksel hastalıklar da dahil olmak üzere pek çok sağlık sorununa sebep oluyor.

Çocukların dış dünyayı algılamalarında, kendilerini ifade etmelerinde varlıklarının kabul edildiğini ve bir birey olarak var olduklarını hissetmelerinde anne-babaları ve öğretmenleri çok önemli bir role sahiptir.

Duygular psikolojik sağlamlığımızın belirleyicileridir. Hissedilen duygu tartışması olmayan bir konudur, "ne ilgisi var, nasıl böyle hissedersin" diyemezsiniz. Basitçe dile getirilen olumsuz bir yargı çocukta olumsuz bir duyguya sebep olur ve çocuk kendisi hakkında olumsuz bir inanç geliştirir. Düşünün ki anne-baba aralarında "bu çocuk da bir başka işte, ablası böyle değildi, çok uğraştırdı bizi" gibi bir konuşma yaparken çocuk buna şahit olsun, çocuk duydukları karşısında kıskançlık, üzüntü, endişe duygularını hissedebilir. Bu duygular onda kendisi ile ilgili "başarısızım, hayal kırıklığıyım, sevilemem" gibi inançların gelişmesine sebep olabilir. Anne-baba için basit bir konuşma çocuk için olumsuz duyguların etkisiyle kalıcı travmatik bir anı olarak kişisel tarihçesinde yerini alır.

Çocuk için öğretmeni tarafından görülmek,onaylanmak çok önemlidir. Öğretmenin yorgun veya öfkeli bir anında sınıfın geneline olumsuz bir ifade kullanması yine çocuklarda "değersizim, başarısızım,sevilemem" gibi inançlara sebep olabilir.

Yetişkinlerin psikolojik sorunlarına travma perspektifinden bakıyor ve travma çalışıyorum. Geçmiş anılara ve kişinin kendisi ile ilgili negatif inançlarına baktığımızda anne-baba tutumları ve ilkokul öğretmeni en önemli aktörler.


Öğretmenlerin, ebeveynlerin toplum için çok önemli sorumlulukları var, sağlıklı bir birey yetiştirmek. Bu sorumluluk gerçekte bir çocukla temas halinde olan her birey için geçerli. Çocukların başarılarına, olumlu yanlarına odaklanmak, onları takdir etmek, duygularını anlamak ve kendilerini "değerli" hissetmelerini sağlamak yapılacak en güzel şey, akademik başarıdan çok daha kıymetli.

Çocuklarla kurulacak olumlu ilişki için şunları önerebilirim;

- Her birey sevgi ve ilgi ister,çocuklar da, bu konuda istekli olmalısınız
-Çocuklar arasında ayrım yapmadan eşit davranmalısınız
-İyi bir dinleyici olmalısınız, onu gerçekten dinlemelisiniz
-Yaşına uygun olarak onun fikirlerine başvurmalısınız
-Belirli kurallar koymalı ve bu kurallara uymalısınız
-Sorumluluk almasını sağlayacak görevler vermelisiniz
-Kınamak, kıyaslamak, etiket / lakap takmak gibi olumsuz davranışlardan uzak durmalısınız
-Yanlış yapsa da cesaretini kırmamalısınız
-Farklı alanlardaki başarılarını keşfetmeli ve takdir etmelisiniz
-Hatalı davranışlarını herkesin içinde değil, yalnızken ve olumlu bir iletişimle ifade etmelisiniz
-Problemlerini kendisinin çözebilmesi için fırsat vermeli, rehberlik etmelisiniz.

Okul yıllarında pek çok bilgi öğrenilir ancak zamanla bilgiler unutulur. Zihne kazınan ve iz bırakan şey hissedilen duygulardır. Çocuklar okul yıllarını güzel anılarla hatırlamalı, tüm hayatını etkileyecek olumlu inançlar geliştirmelidir.

BAŞARABİLİRİM, SEVİLİYORUM, DEĞERLİYİM gibi.

Hülya Gümüş

Psitoterapist / Aile Danışmanı

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.