banner374
23 Ekim 2015 Cuma 14:59
Okul öncesi okullaşmada yüzde 300 artış

 MEB Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği tarafından Sakıp Sabancı Basın Merkezi’nde düzenlenen “Basın Merkezi Toplantıları”na katılan Temel Eğitim Genel Müdürü Funda Kocabıyık, okul öncesi okullaşma oranlarına ilişkin gazetecilere bilgiler verdi.

Kocabıyık, okul öncesinde okullaşma oranlarının 2003-2004 eğitim-öğretim yılına göre 2014-2015 eğitim öğretim yılında yüzde 300 arttığını söyledi.

Genel Müdür Kocabıyık, ilkokul çağında olup okul öncesine kayıt yaptıran öğrenci sayısının 138 bin 439, 60-66 aylık olup ilkokula kayıt yaptıranların 74 bin 141 olduğunu belirterek Ayarlanmış Brüt Okullaşma oranının yüzde 75,5 olduğunu kaydetti.

Kocabıyık, çağ nüfusu 937 bin olan çocuğun 503 bin 926’sının okul öncesine devam ettiğini ifade ederek, ilkokul çağında olup okul öncesine kayıt yaptıran çocukların 138 bin 439 kişi olduğunu; Brüt Okullaşma Oranının ise yüzde 66,02 olduğunu belirtti.

Okul öncesinde olması gereken çağ nüfusundaki çocuklardan bazılarının ilkokula kayıtlarının  yaptırıldığına dikkati çeken Kocabıyık, yıllara göre okul öncesi okullaşma oranlarına ilişkin şu bilgileri verdi: "Okullaşma oranı 2002´de yüzde 11, 2003´te yüzde 12,5 olmuş. Son 12 yıldaki verilere baktığımız zaman tüm eğitim kademeleri içerisinde en çok okul öncesi eğitimde okullaşma oranı arttı. Okul öncesi eğitimde yüzde 300 oranında bir artış mevcut. 2014-2015´te okullaşma oranı yüzde 45,1. Bunu lise kademesi takip ediyor, burada artış yüzde 87. Geçen seneki önlemlerle 100 bin çocuğu eğitim öğretime kazandırdık. Bu da 5 yaşta tarihsel olarak en yüksek orandaki artış" diye konuştu.

Alınan önlemlerle ve yapılan teşviklerle okul öncesinde yüksek artış sağlandığını ifade eden Genel Müdür Kocabıyık, “Böylece bu yıl 97 bin 640 çocuğumuz daha okul öncesine kayıt yaptırmış oldu. Yaş grupları itibariyle, 3 yaş grubu çocuklarda yüzde 31; 4 yaş grubu çocuklarda yüzde 11; 5 yaş grubu çocuklarda ise yüzde 25 oranında artış sağlandı” değerlendirmesinde bulundu. 

Kurum bazında öğrenci sayarı ile ilgili bilgi veren Genel Müdür Kocabıyık şöyle devam etti: Resmi okullarda yüzde 84´ü olmak üzere 976 bin 296 öğrenci bulunuyor. Özel okulların payının en yüksek olduğu alan okul öncesinde, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına bağlı okulları da kattığımızda okul öncesi eğitimde özel sektörün payı yüzde 15´tir.

Erken çocukluk eğitimi hizmetleri kapsamında Millî Eğitim Bakanlığına bağlı anaokulları, ana sınıfları ve uygulama sınıfları bulunduğunu aktaran Kocabıyık, “657 sayılı Devlet Memurları Kanunu gereğince kamu kuruluşları bünyesinde açılan kreşler, ASPB izniyle açılan kreş ve gündüz bakımevleri ile İş Kanunu kapsamında açılan kreş ve gündüz bakımevleri bulunuyor.”

 

Okul öncesinde dezavantajlar avantaja dönüştürülecek

10’uncu Kalkınma Planı’nda 2014-2018 yılı hedefine göre okul öncesi eğitim ile ilgili 4-5 yaş grubu okullaşma oranını plan sonunda yüzde 70’e yükseltilmeyi hedeflediklerini aktaran Kocabıyık şöyle devam etti: Okul öncesi eğitimin yaygınlaştırılması ve eğitim ile istihdam ilişkisinin güçlendirilmesine yönelik çalışmalar yapılacak. Böylece öğrencilerin sosyal, zihinsel, duygusal ve fiziksel gelişimine katkı sağlayan okul öncesi eğitim, imkânları kısıtlı hane ve bölgelerin erişimini destekleyecek şekilde yaygınlaştırmayı hedefliyoruz.”

Millî Eğitim Bakanlığının öncelikleri arasında nitelikli, kolay erişilebilir okul öncesi eğitim imkanlarını tüm çocuklar için ulaşılabilir kılmak olduğunu vurgulayan Kocabıyık, konuşmasına şöyle devam etti: “Tüm çocukların zorunlu eğitime başlamadan önce en az bir yıl okul öncesi eğitimden faydalanmasını sağlamak. Dezavantajlı çocukların okul öncesi eğitimden faydalanmasını sağlamaya yönelik çalışmalar yapmak. Erken çocukluk eğitimi için yapılan hizmetlerin daha etkin ve etkili yürütülmesi için Temel Eğitim Genel Müdürlüğü bünyesinde Erken Çocukluk Eğitimi Daire Başkanlığı kuruldu.”

Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği’ne ‘Okul öncesi eğitim hizmeti resmî okul öncesi eğitim kurumlarında ücretsizdir’ maddesinin eklendiğini hatırlatan Kocabıyık, “Özellikle dezavantajlı çocukların aileleri üzerindeki ekonomik yükün minimize edilmesi amaçlanmıştır. Mevcut fiziki mekânlardan üst düzeyde faydalanmak için ikili eğitime geçilmiştir. Çalışan annelerin çocuklarının ikili eğitimden dolayı mağdur olmamaları için çocuk kulüpleri yaygınlaştırılarak faaliyetleri yeniden düzenlendi. Maddi durumu yetersiz dezavantajlı çocuklar için çocuk başına aylık 25 lira bağış kampanyası sayesinde çocuk başına yılda 300 lira kaynak aktarılarak okula devamları sağlandı.  Bu kapsamda 2 yılda 14 bin 000 çocuk okula kazandırılmış oldu” diye konuştu.  

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile yapılan görüşmeler neticesinde Şartlı Eğitim Yardımından okul öncesi eğitime devam eden çocukların faydalanmasının sağlandığını aktaran Kocabıyık, farklı kurumlara bağlı faaliyet gösteren erken çocukluk eğitim kurumlarının verilerinin e-okul sistemine aktarıldığını belirtti.

Nüfusu az veya daha küçük yerleşim yerlerindeki derslik ihtiyacını karşılamak için 1 ve 2 derslikli ana sınıfı projeleri geliştirildiğini dile getiren Kocabıyık, “Okul öncesi eğitim alan tüm çocuklara Pamuk Şekerim adlı ücretsiz eğitim materyalleri dağıtıyoruz. Ayrıca okul öncesinde kalite standartları sistemi ilköğretim kurumları standartları sistemine entegre edilmiştir. Dezavantajlı bölgelerde bulunan çocukların erişimlerini sağlamak için kurum temelli modellerin yanı sıra toplum temelli modeller çeşitlendirilmiştir ve yaygınlaştırılmıştır.  Fiziki kapasite eksikliği nedeniyle erken çocukluk eğitiminden faydalanamayan çocukların mağduriyetini gidermek amacıyla 144 atıl binanın onarımı yapılarak erken çocukluk eğitimi merkezine dönüştürülmüş, böylece bu kurumlarda yaklaşık 3 bin çocuk eğitim almaları sağlandı” değerlendirmesinde bulundu.   

Her mahalle ve köye okul öncesi eğitim hizmetinin götürülmesi ve toplum temelli modellerin yaygınlaştırılması için 1 ve 2 derslikli ana sınıflarının yapımına devam edileceği bilgisini veren Kocabıyık, Gezici Sınıf-Gezici Öğretmen uygulamasını yaygınlaştırmayı hedeflediklerini belirterek, “Yeteri kadar çocuk olmadığı için sınıf açılamayan ve taşınamayan yerleşim yerlerindeki çocukların da okul öncesi eğitim hizmetlerinden faydalanabilmesi için gezici sınıf-gezici öğretmen modelleri üzerinde çalışmalarımız devam edecek” diye konuştu.


banner182
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
Okulöncesi 1 yıl önce

İnşAllah okul öncesi zorunlu olur en az 5 bin atama istiyoruz

Avatar
okul önceci 1 yıl önce

öncelikle okul öncesi eğitimi tekrar zorunlu yapmanız gerekir.böyle başlamak emin olunki daha iyi olacak

Avatar
seda 1 yıl önce

Okul oncesi zorunlu olsun verilen sozler tutulsun o zaman okullasma oraninin arttigini goruruz pilot bolgelerle baslanabilir

Avatar
PDR 1 yıl önce

30 bi̇n atama da pdrye en az 3000 kontenjan. çünkü açik fazla 4 kademeye atanan bi̇r branşiz ve en az 3000 atama hakimiz. açik ve i̇hti̇yaç sayisi da fazla hakkimiz olani i̇sti̇yoruz. rehber öğretmenler olarak anaokullu, i̇lkokul,ortaokul,li̇se kademeleri̇ne atanabi̇li̇yoruz. okullarimizda en az 2 tane rehber öğretmen olmasi gereki̇rken bi̇r rehber öğretmen 5-6 okula görevlendi̇ri̇li̇yor. açik 16 bi̇n ci̇varinda.. rehber öğretmenlere en az 3000 kontenjan veri̇lmeli̇di̇r subat atamasinda. sağlikli çocuklarimiz yeti̇şebi̇lsi̇n di̇ye...

Avatar
öğretmen 1 yıl önce

okul öncesi zounlu olmalı tabiki sağlam bir temel gerçekten istiyosanız!

Avatar
SAĞLIKÇI 1 yıl önce

Hasta yaşlı bakımı ve sağlık hizmetlerine 500 kontenjan istiyoruz. Biraz adalet ne olur. Biraz eşit kontenjan dağılımı ne olur. Kul hakkını düşünen varsa tabii...

Avatar
Ogretmen 1 yıl önce

İyi hoş ama yapılanlar ne kadar yeterli verilen kitaplar...küçücük sınıflarda 30 öğrenci ilk okulda bile daha az iken sadece okullaşma oranını arttırmak apt yapiyi hazirlamamak eğitimi ileriye götürmez.

Avatar
okuloncesi 1 yıl önce

Madem okullaşma oranı arttı lütfen artık okulöncesi alımları da yukseltilsin mağdur edilen ve yığılan bir bölüm olduk..değerli funda kocabiyigin bolumumuze olan katkılarını biliyoruz, ancak magduriyetimiz giderilmeli şubatta 5000 öğretmen artık minik çocuklarına kavusabilmeli..