banner374
13 Eylül 2016 Salı 10:14
Okulda ilk gün düşünülenden daha önemli
 Okulların açılmasına bir hafta kaldı. Okul öncesi, ilkokul ve ortaokula başlayacaklara bir hafta önceden uygulanan oryantasyon programı bu yıl bayrama denk geldiği için yapılmadı. Tüm kademeler 19 Eylül’de dersbaşı yapacak. Oryantasyon da okullar açıldığında diğer eğitim programlarıyla birlikte uygulanacak.
Her yıl, okulla yeni tanışacak bazı minikler bu dönemde tedirgin olabiliyor. Araştırmalara göre ise en çok okul terki 9’uncu sınıfta görülüyor. Bu yüzden lisedeki ilk gün de çok önemli. Ara sınıflar için de uzun tatil sonrası okula dönüş zor olabiliyor. Bu süreçte ne yapmak gerektiğiyle ilgili önerileri Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Bölümü Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik (PDR) Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Binnur Yeşilyaprak’tan aldık:

AİLEDEN FARKLI BİR ORTAM

Yeni bir ortama girmek hangi yaşta olursa olsun bir uyum gerektirir. Ama ilkokula ya da ilk kez okula başlamak çok önemli aşama. Çünkü çocuk, aileden farklı bir ortama geçiyor. Okul, çok uzun süreci kapsayacak. Özellikle uyum sorunlarıyla uğraşırken hep ilk yaşantıları sorarız ve onları yorumlamaya çalışırız. Bu açıdan baktığımızda bir çocuğun okula başladığında ilk yaşadıklarının, onun geleceğini etkileyecek çok önemli bir rolü olduğuna inanıyoruz. Oryantasyon okulların açılışından üç gün veya bir hafta önce uygulanır yani tüm öğrenciler, üst sınıftakiler gelmeden önce okul, tüm eğitici-idari ve yardımcı personeli ile sadece yeni başlayanlar için hazırlanır. Böylece onlar kendilerini daha özel hisseder ve diğer öğrencilerin arasında kaybolmadan, üst sınıfların -olası- baskılarına maruz kalmadan serbestçe okulu tanır, birbirleriyle tanışır, burada ihtiyaçlarını nasıl karşılayacaklarını öğrenirler. Bu yıl uygulanamaması önemli bir eksiklik. Yine de eğitimcilerin kendisini hazırlamasını diliyorum.

ÜÇ BOYUTLU BİR SÜREÇ

Okula başlama üç boyutlu bir süreç. Ailenin, çocuğun ve okulun hazır olması gerekir. İlk günlerde çocuk okulla ilgili olumlu şeyler yaşamalı. Aileler kaygı uyandırıcı, olumsuz ifadelerden kaçınmalı. Okulun çok iyi olacağı gibi bir beklenti de yaratılmamalı. Bunun gerekli olduğu ve zaman zaman zorlanırsa kendisinin de, öğretmenlerin de çocuğa destek olacağı açıklanmalı.

‘OKUL OLGUNLUĞU’ GÖZLENMELİ

Tabii öğrencinin okula uyum sağlamasında hazır bulunuşu dediğimiz, ‘okul olgunluğu’ önemli. Fiziksel olgunluk; psikolojik, sosyal, zihinsel ve dil gelişimi açısından da bir hazırlık söz konusu. Okula hazır olup olmadığını ilk günlerde sınıf öğretmenlerinin gözlemlemesi ve aileyle işbirliği yapması gerekiyor. Sınıftaki genelden çok farklı birtakım davranışlar gösteriyorsa, etkinliklerde çok yetersiz kalıyorsa okul olgunluğunun henüz gerçekleşmediği söylenebilir.

9’UNCU SINIFLARDA UYUM PROGRAMI OKUL TERKİNİ ÖNLER

9’uncu sınıflara yönelik UNICEF ve Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ile bir proje geliştirdik. 2013-2014’te pilot uygulamayı; ikinci yıl yaygınlaştırmasını yaptık. Geçen sene tüm okullara yayılacaktı ama MEB bazı nedenlerle uygulayamadı. Araştırmalara göre 9’uncu sınıflar en fazla okul terkinin ve devamsızlığın olduğu bir dönem. Bunun nedeni de farklı bir okula ve eğitim sistemine geçen öğrencinin uyum sağlayamadığında yaşadığı zorluklar. Biz de öğrenci okula uyum sağlarsa, onu benimserse devamsızlığı azalır, başarısı artar gibi bir hipotezi test ederek başladık. 12 okulda pilot uygulama yaptık ve bütün bu hipotezlerimiz doğrulandı.

KURALLAR OYUNLA ÖĞRETİLMELİ

- Okullar, yeni başlayan öğrencilerin ihtiyaç ve sorunları dikkate alınarak hazırlanmalı, uyum programı önceden planlamalı.

- Çocuk güler yüzle karşılanmalı. Kaygılarını giderici açıklamalar yapılmalı. Örneğin, küçük bir ikramda bulunulabilir.


- İlk günler çocuğun okulda ihtiyaçlarını nasıl karşılayacağı öğretilmeli. Tuvalet nerede, acıkınca ne yapacak gibi. 5, 6 ve 7 yaş grubu için bu önemli. Kendilerini ilk günden güvende hissetmeleri gerek.

- Çocuğa, öğretmenlerin ciddi şekilde yaklaşarak “Artık okuldasınız, burada kurallar var bunlara uymazsanız cezalandırılırsınız” tavrını göstermemeleri gerekiyor. Bu kuralları oyunlarla öğretebiliriz.

- Öğrencinin yaşına göre bir etkinlikle, velilerle birlikte bir tanışma toplantısı yapılabilir. Velilere okuldan beklentilerinin sorulması, önerilerinin alınması, işbirliği içinde olacakları mesajının daha ilk günden verilmesi gerekir.

- Tüm okul, veli ve öğrencilerle birlikte gezilerek tanıtılabilir. Bu sırada küçük etkinlikler yapılabilir. Bir laboratuvara girildiyse, burada ne yapılacağına ilişkin küçük bir gösteri düzenlenebilir.

ÖĞRENCİYE SORUMLULUK VERİLMELİ

- Aileler ara sınıf öğrencilerinin yatma-kalkma saatlerini okullar açılmadan önce düzenlemeye çalışmalı. Bu sorumluluğu da çocuğa vermeli. Ülkemizde anneler çok koruyucu. Onları zorla kaldırıyor, yediriyor, çantasını hazırlıyor. Çocuğa fırsat verilmesini ailelere öneriyorum.

- Öğretmenler, ara sınıflar için de ilk gün esnek davranmalı, hemen ders konularına geçmek yerine öğrenciye tatilde neler yaptığını, bu yıla ilişkin beklentilerini sorabilir. Böylece zihinsel olarak öğrenci kendini okula hazırlar. 

ANNE YA DA BABA, ÇOCUĞUN YANINDA OLMALI

- Çocuğa, “Okula başlayacaksın ne hissediyorsun, neler bekliyorsun?” şeklinde duyguları sorulmalı. “Korkuyorum” derse, “Sen bebek misin?” gibi tepkiler verilmemeli. Bunu rahatlıkla ifade edebilmesi sağlanmalı.

- Okul alışverişi birlikte yapılmalı. Çocuğa seçme fırsatı, sorumluluk verilmeli.

- Çevresindeki okula gidenlerle görüştürülüp soru sormasına müsade edilmeli.

- İlk gün mümkünse velilerden biriyle okula başlaması iyi olur. 
- Çocuk eğer kaygılıysa, korkuyorsa nedenleri araştırılıp okuldaki psikolojik danışmanla birlikte ilgilenilmeli ve bunları giderici önlemler alınmalı.

www.hurriyet.com.tr
banner182
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol