banner374
07 Ekim 2014 Salı 12:59
Okullar dershaneye dönüşürse eğitim ne olacak?
 Bunlar olur olmadık zamanlarda ve her akla geldiğinde değiştirilemez. Değiştirilmemelidir. Demagojiye de gerek yok. Elbette her konu tartışılabilir ama tartışmanın bir yolu, yordamı ve bilimsel bir metodu vardır.
Bir süredir yakından izlediğimiz ve yaşadığımız eğitimle ilgili süreçlerde “okulların dershaneye” dönüşmesi gündeme gelmeye başlamıştır. Hayır, bir yanlışlık yok; dershanelerin okula dönüşümü değil, okulların dershaneye dönüşümü…

Daha önce de dershanelerin kapatılması ve okullara dönüşümü ile ilgili görüşlerimi paylaşmıştım ancak gelişmelere göre her geçen gün daha da endişeye kapıldığım için tekrar bazı noktaların altını çizmek istedim.
Eğitim ile öğretim arasındaki farkı ve ilişkiyi bilmeyen eğitimci yoktur sanıyorum. Umuyorum! Aksini düşünmek bile istemiyordum ama maalesef durumun böyle olmadığını da gördüm. Yaşananlara şahit oldukça, tüm eğitim sistemini her geçen gün içine çekecekmiş gibi yaklaşan tehlikeyi de görüyor ve bir kara deliğe benzetiyorum.

Okul, insan hayatında önemli bir yere sahiptir. Âlim olanın da zalim olanın da yolu okuldan geçer. Herkesin omuzuna, aklına, yüreğine, ama olumlu ama olumsuz dokunan bir eğitimci mutlaka olmuştur.
Bir insanın tüm öğrenim hayatı, yaşamı ve kariyeri ile ilgili karar verdiği okul yıllarında konuşmaya, dinlemeye, tartışmaya ve model almaya duyduğu ihtiyaç, dört seçenekten birini doğru işaretlemeye duyduğu ihtiyaçtan fazladır.

Oysa hayat çok daha ciddiye alınması gereken karmaşıklıkta ve görecedir. Doğru olarak işaretlediğinizi düşündüğünüz seçenek her zaman doğru olmayabilir!

Bu anlamda, belki sınav başarılarına odaklanmış bir öğretim sistemi düşünülebilir ama eğitim sistemi düşünülemez! Dolayısıyla dershaneleri okula dönüştürürken bu arada yapılabilecek yanlışları da mutlaka görmek gerekir. Bu konuda en büyük görev devletin omuzlarındadır. Çünkü okullarda görev yapan öğretmenler özellikle yöneticiler, kaygıları ve üzerindeki baskılar nedeniyle hata yapabilirler. Ancak devlet dershaneden okula dönüşen kurumları ve okulları bu süreçte çok yakından izlemeli ve onlara rehberlik yapmalıdır. Okullarda eğitimin kalitesini bozacak dershane uygulamalarına izin verilmemelidir.

Eğitim öğretim sistemi içerisinde, münazaralarda yaşandığı gibi “tatlı rekabetlere” her zaman ihtiyaç vardır ancak eğitimin eksenini bozacak sapmalardan kaçınmak gerekir. Özellikle avantaj sağlayacağı düşünülen ama eğitime zarar verecek uygulamalardan da ne olursa olsun uzak durulması gerekir. Bu, “etik” anlamda da bir eğitim kurumundan en beklenen davranıştır.

Ancak günümüzde köklü eğitim kurumları bile eğitim süreçleri ve gelecekleri ile ilgili endişe duymakta ve aralarında olmaması gereken bir rekabet ortamı oluşmaktadır. Hatta hiç vakit yitirmeden bu yıl uygulamaya başlanan modeller bile çoktan oluşturulmuştur. “6 gün okulları”, “öğleye kadar okul, öğleden sonra dershane” ilk etapta kabul gören modeller olmuştur. Yarın ne çıkacağını ise kimse kestiremiyor ancak eğitim adına iyi bir şeyler çıkmayacağını söyleyebiliriz.

Eminim ki eğitim kurumları, bu uygulamanın çok doğru olduğuna inandıklarından değil, öğrenci kaybetme korkusu, akademik başarısı yüksek öğrenci alamama endişeleri ile bu tür arayışlara girmektedir.
Ancak bunun nelere neden olabileceğini mutlaka görmek gerekir. Toplumun bugünkü ihtiyaçlarına göre değil 10, 20, 30 hatta 50 yıl sonrası düşünülerek sistemler kurulmalıdır. Palyatif çözümleri ciddi anlamda tartışmak gerekir. Özel okul sahipleri, yatırımcıları ile okul yönetimlerinin beklentilerinden çok öğrencilerin ve onların eğitim beklentileri ve gerekleri karşılanmalıdır. Ancak bu beklentilerin sadece öğretimle ilgili olmayacağı da asla unutulmamalıdır.

Eğitimin içerisinde değerler, ahlak, yaratıcılık, estetik, bilimsel düşünce yapısı gibi bir insanı insan yapan her şey vardır. Onlarca yılda oluşturulan dengeleri bozmamak, kaş yapalım derken göz çıkarmamak gerekir. Her şeyden önce bir öğrencinin eğitiminin öğretimi kadar değerli hatta ondan da değerli olduğunun bilinmesi gerekir. Kamuoyuna ve özellikle de konunun paydaşlarına durumu iyi anlatmak, insanların endişelerinden yararlanmamak, işin doğrusunu yapmak gerekir.

Dershaneleri kapatalım derken bütün okulları birer dershaneye dönüştürme riskinin hayati bir hata olacağı göz ardı edilmemelidir.

Ömer Orhan
banner182
Son Güncelleme: 07.10.2014 13:00
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol