banner374
14 Eylül 2015 Pazartesi 14:39
Okullarda bilişim eğitimi için gerekli adımlar acilen atılmalı

 Bilişim Teknolojileri Eğitimi kavramına değinebilir misiniz? Bu kapsamda hangi konularda eğitimler veriliyor?

Bilişim Teknolojileri Eğitiminde dünyada 3 dönemden bahsedebiliriz. Yoğunlukla bilgisayar kullanma becerilerinin öğretildiği 80li ve 90’lı yıllar 1. dönem, bilgisayar kullanma becerilerinin, yerini bilgi toplumu becerilerine bıraktığı 1990-2010’lu yıllar 2. dönem ve bilgi toplumu becerilerinin yanında bilinçli, etkin kullanma, ahlaki ve etik değerlere duyarlı olma ve üretmenin önem kazanmaya başladığı 2010’lu yıllar ise 3. dönem olarak ifade edilebilir.  Ülkemizde 1. dönemde maalesef önemli bir uygulamaya rastlanmamaktadır.  2. döneme gelindiğinde ise ilk dönemde belli yeterlikler ve uzman gücü kazanmış toplumların yaptıklarını taklit etmeye yönelik çalışmalar hayata geçirilmeye başlanmış ama cihaz sahipliğini arttırmanın ötesine gidememiştir.   Bilgi toplu becerilerinin geliştirilmesi üzerine yoğunlaşılan 2.dönemin sonlarına doğru ise ülkemizde bilişim teknolojilerine ve okur-yazarlıklara ilişkin dersler kaldırılmış ya da seçimi mümkün olmayan bir yapıya dönüştürülmüş, alan öğretmenlerinin uzmanlıklarından faydalanılamamış, bu öğretmenler vasıfları dışında işlerde kullanılmış ya da norm fazlası olarak okullarda bekletilmiştir. 1. ve 2. dönemi gerektiği gibi geçirmeyen toplumlarda sağlanan alt yapıdan ve BT araçlarından umulan fayda edinilememiş, mevcut bilgileri ve kendi çabaları ile öğretmenlerin ve öğrencilerin bu olanakları kullanamayacakları zaman içinde ortaya çıkmıştır. İşte ancak bu zamanlarda tekrar BT eğitiminden bahsedilmeye başlanmıştır.
2013 yılından itibaren Bilişim Teknolojileri ve Yazılım Dersi  ülkemizde 5. ve 6. sınıflarda 2 saat zorunlu ders olarak 7. ve 8. sınıflarda ise öğrencilerin seçimine bağlı olarak yeni yeni verilmeye başlanmıştır. Derste 3 döneminde gereklerini karşılamaya yönelik çerçeve bir öğretim programı uygulanmaktadır. Yani öğretmen öğrenci seviyesine, okulundaki şartlara ve ihtiyaçlara göre Python’dan tutun da klavye tuşlarına kadar her konuyu seçmekte özgürdür. Fakat genelde öğretim yılı iki ay bilişim okuryazarlığı, iki ay programlama, iki ay bilgiyi yapılandırma ve iki ay iletişim konularına ağırlık verilerek planlanmaktadır.  Burada öğretmen BT sınıfı olup olmamasından tutunda öğrencilerin evde teknolojiye sahip olup olmamalarına kadar çok sayıda durumu değerlendirerek seçimlerde bulunur. Örnek vermek gerekirse 2 ay programlama ağırlıklı dersini planlarken için ister “scratch” ister “alice”ister “python” ister “basic” işlemek tamamen öğretmenin seçimine bırakılmıştır.
Bilişim Teknolojileri Öğretmenine ve derslerine ihtiyacımız yoktur denilerek kaybettiğimiz yılların telafisini yapmak adına bu süre maalesef yetersiz kalmakta, öğrenciler teknolojiyle tanıştıktan ve belli alışkanlıklar kazandıktan çok daha sonra ancak BT eğitimine başlamaktadır.
Dünyada bu alanda ne tür eğitim metotları uygulanıyor? Bu modelleri Türkiye’deki modellerle karşılaştırabilir misiniz?
Bugün dünyanın en önemli sektöründe nitelikli insan gücünün rekabet ve güç haline geldiği bu yarışta, bırakın gerilerde kalmayı daha başlangıç çizgisinde ayakkabılarımızı bağladığımız durumumuzda “çocuklar her şeyi biliyor” söylevleriyle kararlar uygulanmaktadır.  Yıllarca bilgisayarın ancak isminin, cisminin girdiği maalesef eğitiminin, hatta öğretmeninin giremediği, hiçbir zaman hak ettiği önemi görememiş bu alanda kat etmemiz gereken uzun yollar vardır.  Bahsettiğim dönemleri hakkıyla yerine getirememiş ülkelerin yabancı ülkelerdeki uygulamaları ya da benzerlerini uygulaması ve başarı kazanması söz konusu değildir. Türkiye’deki modellerle kıyasladığımızda BT eğitiminin birçok konusunun diğer derslere uyarlanmasında yetersiz kaldığımız rahatlıkla söylenebilir. Bugün ancak 5. Sınıfta bir bt öğretmeniyle buluşacak öğrencilerimizin örnek vermek gerekirse  e-posta konusunu çok daha önce hayat bilgisi dersinde görmüş olması gerekir. Bu geç kalış ayrıca seviye farklılıklarını da arttırmaktadır. Kimi klavye kullanmayı bilmiyorken kimi e-posta sunucusu kuracak durumu gelebilen bir grup öğrenciyi aynı sınıfta eğitmenin ne kadar zor olacağını dikkate almak gerekir.
Ayrıca dikkate değer bir diğer konu ise bizde “uzmanlığın tanınmaması” durumudur.  Bizim ülkemizde tüm öğretmenlerin BT’ye hâkim olduğu ya da 100 saatlik içeriği boş, verimsiz eğitimlerle BT öğretmenine denk yeterliliklerle donatılabileceği yanılgısı hâkimdir. 20 yılı aşkın bir süredir formatör, BT rehber öğretmeni adı altında öğretmenler eğitildiği varsayılmakta fatih projesi gibi önemli projeler atanmayı bekleyen binlerce BT öğretmeninin değil bu kişilerin sorumluluğuna bırakılmaktadır.
Son günlerde sosyal medyada özellikle atama ile ilgili birçok mesaj yer alıyor. Şu anki durumu değerlendirebilir misiniz? Yapılması gerekenlerden söz edebilir misiniz?
Öğretmen atamaları içinden çıkılamaz bir hale gelmiştir. MEB kendi kontenjanlarını en adil şekilde dağıtığını düşünerek sayıları belirlemekte fakat topumun ihtiyaçlarının ilkokullarda liselerde daha fazla derse, okullarda daha fazla bt öğretmenine ihtiyacımız bulunduğunu değerlendirememektedir.  Başta liselerde zorunlu derslere, diğer kademelerde ağ yönetimi, grafik animasyon, ileri programlama vb. ilave seçmeli derslere bir de haftalık ders çizelgesinde yerini alacak formatör/rehber öğretmenlik görevlerine yönelik yeni bir mevzuata gereksinimimiz vardır.  Ne kadar acıdır ki yetişmiş insan gücünüz varken, fatih projesindeki gibi baş döndüren rakamlarla yatırımlar yaparken bir iki mevzuat güncellemesi yapamıyoruz.
Bir eğitimci gözüyle Türk Bilişim sektörünün eksiklerinden söz eder misiniz? Bu eksikleri gidermek için neler yapılabilir?
Her türlü sıkıntı yalnız nitelikli eğitimle çözülebilir. Tom Peter’ın dediği gibi İşleriniz iyi gidiyorsa eğitim bütçenizi iki katına çıkarın, kötü gidiyorsa dört katına. Her şey nitelikli insan gücü elde etmemizle çözülebilir. BT öğretmenleri ciddi bir gereksiz ders gözüyle itibarsızlaştırma, angarya işlere koşulma ve donanım ihtiyaçlarını karşılayamama durumlarıyla zor günler yaşarken bir yandan da “bilenler bilmeyenlere bilgisayar öğretiyor şeklinde projeler 10 binler eğitmeye, bt tırlarını en ücraya ulaştırmaya çalışan çok sayıda özel girişim devletin gereksiz sandığı bu ihtiyacı gidermek için seferber olmaktadır.
Önemli bir konu da kendi imkanlarıyla bile önemli fikir ve proje üretmiş ciddi bir kitleye sahip olmamız ve bunları yeterince destekleyememizdir. Bu kişileri bir araya getirmek, ya da bir araya gelmiş kişi ve kurumları maddi manevi desteklemek büyük eksikliğimizdir. Örnek olarak sadece öğretmen ve öğrencilere yönelik “eğitim sosyal ağı” kurmuş bir böte bölümü öğrencimize projesini geliştirmek için bile destek bulamamış olmak bizleri üzmektedir.

Bilişim Teknolojileri Eğitimcileri Derneği olarak bu alandaki farkındalığı artırmak için ne gibi çalışmalarınız  var?
Bizler çok sayıda çalıştay toplantı ve davete katılmakta bu konuda bt eğitiminin sesi olmaya temsili olmaya çalışmaktayız. Kamuoyu oluşturarak çeşitli sıkıntıları ve çözüm önerilerini paylaşmayı, hazırladığımız raporlar ve bilgilendirme notlarıyla kaynaklar yaratmaya çalışmaktayız. BT öğretmenlerinin iletişimini arttırmak için toplantı ve yemekler organize etmekte gerektiğinde yetkililerle görüşmeler ayarlamaktayız.
Bunların yanı-sıra özellikle gençlerimizi ve öğretmenlerimizi destekleyecek projeler üretmekte ve bunları hayata geçirmeye çalışmaktayız. “Bilgi kaynağı olarak internet konulu projemizi” yeni tamamlamış şimdi “çocuklar ne yapıyor aileler ne biliyor” konulu projemize kaynak arayışına devam etmekteyiz. Materyallerimizi basacak, masraflarımızı karşılayacak sponsorlara ulaşmaya çalışmaktayız.

BÖTE öğrenci konseyinin her yıl bir üniversitemizde gerçekleştirdiği öğrenci kurultayları için de aynı şekilde arayışlarımız mevcuttur.
Ayrıca çok sayıda öğretmenimiz bilişim teknolojileri araçlarına muhtaç durumdadır onları da hayırseverlerimizle buluşturmaya çalışmaktayız.
71 ilde 260 BT öğretmeni ve akademisyen üyemiz bulunduğunu, bunların yanı sıra ülkedeki tüm okullarda gerçek ihtiyaç sahibi öğretmenlere ve öğrencilere ulaşabildiğimizi belirtmek isteriz. Bu öğretmenlerimiz ve öğrencilerimiz bir projeksiyona bir bilgisayara dahi ihtiyaç duymakta fakat her hangi bir destek alamamaktadırlar. Buradan derneğimize bağış yapabileceğinizi, bu bağışları vergiden düşebileceğinizi hatırlatır ya da elinizde bulunan araçların okullarımıza aktarılmasında seve seve yardımcı olabileceğimizi belirtmek isteriz.

bthaber.com
banner182
Son Güncelleme: 14.09.2015 14:43
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
gerek yok 1 yıl önce

okullarda bilişim öğretmenlerine ihtiyaç yok arızalar için meb bir bilgisayar firmasıyla anlaşsın yeter boş oturanlara devlet maaş ödeyecek kadar zengin değil

Misafir Avatar
gerek yok 1 yıl önce @gerek yok

türkçe'ye de gerek yok çocuklar türkçe biliyor, i̇ngi̇li̇zceye gerek yok lazım olursa tercüman tutarlar olmadı google translate var, tarihe gerek yok dizilerden öğreniyorlar, din kültürüne gerek yok camiler var, hatta okula öğretmene gerek yok... böyle cahil cahil iyiyiz...

Beğenmedim! (0)
Misafir Avatar
cmpescience 1 yıl önce @gerek yok

sen ilk önce bilişim öğretmenlerinin ne iş yaptığını öğren, sorun bence bugüne kadar sana bilişim eğitimi veremeyen eğitim sisteminde, eğitim şart.

Beğenmedim! (2)
Avatar
Bilişimc 1 yıl önce

yazdıklarım yayınlanmıyor:s