banner374
20 Kasım 2015 Cuma 09:06
ÖYP mağduriyeti 3. kez soruldu
 Başbakan Ahmet Davutoğlu'na cevaplaması için TBMM'de yazılı soru önergesi sunan CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, YÖK'ün ÖYP adaylarına Temmuz ayından bu yana yaşattığı zulmün nedenlerini sordu. Bu yıl konu üzerine TBMM'ye sunulan üçüncü yazılı soru önergesi olma özelliğini de taşıyan önergede YÖK'ün Temmuz ayından bu yana imza attığı hak ihlallerinin soruşturulması gerektiği ifadelerine yer verildi.
İşte Meclis'e sunulan soru önergesi:

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Aşağıdaki sorularımın Başbakan Ahmet DAVUTOĞLU tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim.

Dr. M. Sezgin TANRIKULU 
İstanbul Milletvekili

Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı (ÖYP) 20/03/2010 tarihinden itibaren, yeni kurulan üniversitelerimizin öğretim üyesi ihtiyacını karşılamak üzere başlatılan nitelikli bir akademisyen yetiştirme programıdır. 2010 yılından itibaren ÖYP araştırma görevlilerinin kadro ilanları Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) tarafından yürütülmektedir. 5 yıldır Temmuz ve Aralık aylarında ÖYP araştırma görevlisi ilanına çıkan YÖK, atamaları merkezi olarak yürütmektedir. Adayların her yıl ALES ve Lisans Not Ortalamalarının yanı sıra varsa Yabancı Dil puanları ile objektif olarak hesaplanan ÖYP notları aracılığıyla yerleştikleri kadrolar, üniversitelerden gelen talepler doğrultusunda ilan edilmektedir. YÖK'ün 14/05/2015 Genel Kurul Kararı ile sürece dahil ettiği alan sınavı adı altında sözlü mülakatlar kamuoyuna yansıyan geniş tartışmalara sebep olmuştur. Bir kadrolaşma ve torpil girişimi şüphesiyle yaklaşılan alan sınavı kararı, Haziran ayında Eğitim İş ve Eğitim Sen Sendikaları tarafından Danıştay 8. Daire'de yürütmenin durdurulması ve kararın iptali istemi ile açılan davalar neticesinde yargıya taşınmıştır. Nitekim bu yıl gerçekleştirilmesi planlanan Temmuz ataması da alan sınavı kararı ve Kurul'un hataları sebebiyle yapılamamıştır.

Yargıya intikal eden alan sınavlarına devam etmekte ısrarcı olan YÖK, Kurul'a olan güvenin zedelenmesine neden olmuştur. Yaşanan tüm aksaklıklar, hak ihlalleri ve planlanan atamaların yapılamaması sebebiyle oluşan mağduriyetin oluşturduğu zarar üzerine adaylar, sosyal medyadan tepkilerini dile getirmek ve BİMER üzerinden dilekçeler aracılığı ile demokratik taleplerini ifade etmek yolunu seçmişlerdir. Adaylar geniş kapsamlı bir açıklama elde edemedikleri gibi, 2 yıl geçerli olacağı iddiası ile zorlandıkları alan sınavlarının artık geçerli olmadığını ancak aylar sonra öğrenebilmişlerdir. YÖK'nun Maliye Bakanlığı'na 1 Eylül tarihinde gizli olarak gönderdiği bir yazıda, kadro talep yetersizliği gerekçe gösterilerek ÖYP'nin kaldırılması istemi bildirilmiştir. TBMM'ne danışmadan kaldırma kararını alan YÖK, söz konusu yazının bir gazetede haber olarak yayınlanması neticesinde, kararın üzerinden 21 geçtikten sonra açıklama yapmak mecburiyetinde kalmıştır. Adayların, YÖK'un kaldırılan bir programda 2 yıl geçerli olacağı iddiası ile alan sınavlarına devam etmesine yönelik itirazlarına BİMER üzerinden şu cevap verilmiştir: "2016 yılı bütçe görüşülmediğinden ÖYP'nin kaldırılması kesinleşmemiş sadece Maliye Bakanlığına teklif edilmiştir." denilmektedir. Fakat 23/10/2015 tarihinde 2016 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı TBMM'ne sevk edilmiştir. Kanun Tasarısı'nın ilgili hükümleri incelendiğinde anlaşıldığı üzere Maliye Bakanlığı YÖK'ün ilgili kaldırma talebine onay vererek, ÖYP atamalarına 2016 yılı içerisinde kadro ayırmamıştır. Bu bağlamda, 2016 Yılı Bütçe Kanunu Tasarısı'nda ÖYP atamalarına kadro ayrılmadığı ve kaldırma kararının resmiyet kazandığı gözlenmektedir.

Bu doğrultuda,


1- 25, 26, 27 ve 28 Ekim tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilen ÖYP Hukuk alan sınavlarının 2 yıl geçerli olacağı iddiası ile yapılmasının hukuki dayanakları nelerdir?

2- YÖK'un 14/05/2015 Genel Kurul kararında 2 yıl geçerli olacağı iddiası ile duyurduğu ÖYP alan sınavlarına binlerce aday girmiş bulunmaktadır. Maliye Bakanlığı'nın ÖYP'nin kaldırılması istemini onaylayarak 2016 yılında programa kadro tahsis etmemiştir. Bu karar 2 yıl geçerli olacağı düşünülen alan sınavlarının hükmünü de geçersiz kılmaktadır. Bu konuda yaşanan hak gaspının giderilmesi için Hükümet tarafından herhangi çalışma yürütülmekte midir? Yürütülmüyor ise, sebepleri nelerdir?

3- Kurula gönderilen dilekçeler ya cevapsız bırakılmakta ya da dilekçe içeriğine uygun cevaplar alınamamaktadır. Adayların Anayasa tarafından güvence altına alınan bilgi edinme hakları ihlal edilmektedir. Bütün bu yaşanan ihlaller ve aksaklıklar göz önünde bulundurulduğunda ortaya ciddi bir yönetim zafiyeti olduğu gerçeği çıkmaktadır. Konu ile ilgili geniş kapsamlı bir soruşturma açılacak mıdır? 

4- Her yıl Temmuz ve Aralık aylarında yapılan ÖYP araştırma görevlisi atamaları bu yıl yaşanan alan sınavı karmaşası neticesinde ve Kurul'un hataları sebebiyle gerçekleştirilememiştir. Aylardır oyalanarak her hangi bir açıklamaya ulaşamayan adaylar süreç içerisinde maddi ve manevi zarara uğratılmışlardır. Aynı zamanda araştırma görevlisi talebinde bulunan üniversitelerin ihtiyaçları da karşılanamamıştır. Adayların BİMER ve sosyal medya üzerinden ilettikleri binlerce şikayet mesajları ve dilekçeleri Kurul tarafından değerlendirmeye alınmamıştır. Sürecin yargıya taşınması ve ÖYP'nin kaldırılmasına rağmen alan sınavlarına 2 yıl geçerli olacağı iddiasıyla devam edilmekte ısrarcı olunmakta, bu doğrultuda yaşanan hak gaspı, ihlaller ve mağduriyetlerin giderilmesi için herhangi bir açıklama yapılmaktan da kaçınılmaktadır. Bu doğrultuda Aralık ayında yapılması planlanan ÖYP merkezi atamasının yaşanan mağduriyetleri gidermek için daha önce yapılması düşünülmekte midir?
banner182
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol