banner374
31 Mayıs 2016 Salı 08:42
Şimşek: MEB, meslek liselerinin TOBB’a devrine önce evet dedi, sonra vazgeçti!
 Eğitim konusunda, Milli Eğitim bakanlarından çok daha fazla birikime ve vizyona sahip olduğunu söylersek, hiç de abartı olmaz...
Katıldığı törenlerde gençlere yaptığı nasihatlerinde ve uçak sohbetimizde, eğitime verdiği öneme yönelik çok net mesajlar vardı.

Her ne kadar asıl işi para olsa da, o ille de, iyi yetişmiş, ne istediğini bilen, çalışkan, kararlı ve sırada dışı bir gençlik istiyor. Çünkü geleceği ancak onlar inşa edebilir, çıtayı daha yükseklere ancak onlar çıkartabilir diyor.

Kendisini dinledikçe daha iyi gördük ki sadece eğitimin finansmanına ve kalitenin nasıl yükseltilebileceğine kafa yormamış, mesleki eğitimden müfredat programlarının içeriğine kadar her türlü ayrıntıya vakıf olmuş...

Okul çağına gelen üç çocuğu var. Eğitime olan ilgisi biraz da bu yüzden mi diye baktım, evet ama çok daha önemlisi, eğitimin kendi hayatında yarattığı değişimdi!..
Ömrünü ekonomiye adayan ve ekonominin koordinasyonundan sorumlu bir Başbakan Yardımcısı’ndan, para, para, para yerine, eğitim, eğitim, ille de eğitim sözlerini duymak sevindiriciydi!

Mesleki eğitim

Dijital ekonominin ve robotların hakim olacağı yeni dünyada, pek çok mesleğin yok olacağına ve geleceğimizi ona göre dizayn etmemiz gerektiğine her fırsatta dikkat çeken Şimşek, bu süreçte en büyük reformun, eğitimde, özellikle de mesleki eğitimde yapılması gerektiğini söylüyor.

Peki, bu nasıl olacak sorusuna hazırlıklıydı.

Belli ki bu konuda dersini çok iyi çalışmış.

Hayallerini, yaptıklarını, yapamadıklarını uzun uzadıya anlattı.

En şaşırtanı ise meslek liselerinin binalarıyla, bütçeleriyle, öğrencileriyle TOBB ve benzeri mesleki kuruluşlara devriydi.

Dünyada bunun örnekleri vardı ve biz de bu konudaki yazılarımızda sıkça dile getirmiş ve özel sektör olarak mademki ille de kaliteli ara insan gücü istiyorsunuz, o zaman siz de taşın altına elinizi koyun demiştik.

Davutoğlu’nun Başbakanlığı döneminde MEB’in de onayıyla bu konuda tüm hazırlıklar ve yasal düzenlemeler yapılmış ve devir noktasına gelinmiş. Ama ne olduysa olmuş ve iki ay önce MEB bu kararından vazgeçmiş, her şey ortada kalmış...

Bu çerçevede, eğitimdeki vergi oranlarının düşürülmesi ya da sıfırlanmasını hatırlattım.
Birkaç yıl önce, yine böylesi bir sohbette, vergileri gündeme getirmiş ve neden kaldırmadıklarını sormuş ve eğitimden aldığımız vergiler çok cüzi, niye kaldırmayalım ki cevabını almıştım.

O konuda da MEB’den ne istek gelmiş ne de ısrar.

Yani biraz üzerine gidilse, vergiler kalkacak, veliler rahatlayacak ama nerdeeee...

Bu çerçevede, eğitim sigortasının da zorunlu hale getirilmesine yönelik fikrini sordum.
Özel eğitimin biraz da bu yüzden gelişemediğini, velilerin, çocuklarının eğitiminin yarıda kalmasından korktukları için koleje yönelmediklerini ve bu yüzden devletin üzerindeki eğitim yükünün hafifleyemediğini anlattım.

Sigorta primlerinin okul, veli, devlet arasında paylaşılabileceğine vurgu yaptım. Niye olmasın ki, projelendirilsin hayata geçirelim izlenimi aldım.

Görünen o ki eğitim sektörü, bugüne kadar ağlamanın sızlamanın ötesine geçip Maliye’nin kapısı yeterince çalmamış!..

Abbas Güçlü
banner182
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol