banner374
26 Mart 2015 Perşembe 03:32
Sınıfta Öfkenize Hakim Olabilmeniz İçin Öneriler
 Neyse ki dünyada böyle öğretmenlerin sayısı artık çok çok az diyebiliriz. İnsanın istenmeyen durumlarda öfkesine yenilip kontrolünü kaybetmesi elbette hoş bir durum değil. Bunu yapmak öğrencilerle olan ilişkinize ciddi zararlar verir ki bu da tüm öğrenme sürecini kötü etkileyebilir. Benim inancıma göre her şart altında sınıflarda öfkemize hakim olmamız gerekiyor. Bu noktada sizlerle öfkenizi tanımak ve sakin kalabilmek adına birkaç yol paylaşmak istiyorum:
  1. Tetikleyicilerden haberdar olun! Ne zaman öfkeniz artıyor?

Öfkenizi tetikleyen birkaç örnek durum, sanırım sorumuzun yolunu aydınlatacaktır:

  • Saygısızlık gösterildiğinde, kaba konuşulduğunda
  • Odaklanamayan ya da zaman kaybeden-kaybettiren öğrenciler
  • Etkinlikleri yapmayan ya da sürekli anlamadıklarını söyleyen öğrenciler
  • İngilizce öğretmenleri için durmadan Türkçe konuşan öğrenciler
  • Belirlenen sınıf kurallarını ihlal eden öğrenciler
  • Ödevlerini geçerli bir nedenleri olmaksızın unutan öğrenciler

Elbette yukarıdaki durumlar hiç de hoş değil, ancak insanlara bağırmak size bir şey kazandırmayacaktır. Öyle ki bu uzun yıllarca denendi ve her zaman hiç de hoş olmayan sonuçlar verdi: Bıkkın ve öğretim hayatından soğumuş öğrenciler! Şüphesiz ki sizler, böyle bir şeyin olmasını istemezsiniz. Eğitim hayatında böyle zamanlar yerine eğlenceli ve katılımcı öğrencilerle pekişen bir ortam beklersiniz. Ve unutmayın ki mutlaka herkesin algılayabileceği bir nokta vardır. Bu yüzden öfkenizi kaybetmek yerine, o noktaya ulaşmaya ve uygulanabilecek farklı disiplin metotları bulmaya gayret edin.

 

  1. Kaynağı düşünün! Neden öğrenciler olumsuz davranıyor?

Bu konuda her zaman düşüncelerimiz vardır fakat ben elimdeki kartları açık bir şekilde masaya koyuyorum: “Kötü öğrenci yoktur!” Tersine kötü öğrenme metodu vardır, kötü öğrenme ortamı vardır, kötü kitaplar vardır. Fakat bizim konumuzda bir insanı kötü diye azarlamak, kınamak çok kolay ve bir o kadar da anlamsız bir yaklaşımdır. Elbette birçok beklenti içindeyiz ama öğrencilere önce yeterlilik kazandırmak gerekiyor. Hem de hangi kötü davranışlara, çevreye ya da geçmişe sahip olurlarsa olsunlar.

Birçok davranışsal bozukluk sıkılmaktan kaynaklanır. Eğer öğrenciler;

  1. Kendilerinden ne beklendiğini net olarak biliyorlarsa,
  2. Görevi tamamlamak için ellerinde gerekli veri varsa,
  3. Doğru bir şekilde teşvik edilmişler ise, kolay kolay sıkılmayacaklardır.

Eğer bu noktalardan birisi eksik olursa işte o zaman sıkılganlık baş gösterir ve öğrencinin dikkati dağılmaya başlar ki bu noktadan sonra öğrenci de konudan uzak bir şekilde konuşmaya başlar, telefonuyla ilgilenir ya da camdan dışarıyı izlemeye koyulur.

  1. Net ve basit bir amaç belirlemek! Onların sınıfın amaçlarını bilmelerini sağlayın.1111

Böylelikle önlerinde bir hedefleri olacak ve herkesin üstüne düşen görev ve sorumluluklar belli olacak. Unutmayın ki bu yüzyılın öğrencileri verilen görevleri zor bulacak, biraz bakacak, sıkılacak ve umutsuzluğa düşüp eline telefonunu alacaktır. Bundan yola çıkarak aktivitelerinize farklı bir boyutlar kazandırın. Onlara umutsuzluğa düşecek ve sıkılacak fırsat vermemeye çalışın.

 

  1. Açık bir şekilde sunun ve sık sık kontrol edin.

Her ne kadar amaç açık bir şekilde belirtilse de örneğin; “Bugün uzun zaman önce gerçekleşen olaylar hakkında konuşacağız.” denilse de öğrencileriniz tam olarak ne yapacaklarını siz onlara direktifler verene kadar anlamayabilirler.

Bu noktada öğretmen olarak sunum kabiliyetiniz çok önemli. Doğru bir şekilde ne yapacaklarını anlatmanız, açıklamanız elbette zordur bu yüzden ayna karşısında prova yapın, sesinizi kaydedin ve tekrar tekrar dinleyin, konuşma sürenizi ayarlayın ve basit açıklamalar yapmayı tercih edin.

Öğrencileriniz ne yaptıklarını anladıklarında ise onları süreç boyunca sık sık kontrol edin, sorular sorun. Sorularınız önce kapalı sonra açık uçlu sorular olsun.

 

  1. Saygılarını kazanın.

Herkesin birbirine saygılı olduğu, dengeli, eğlenceli, disiplinli bir öğrenme ortamı sizin de saygınlığınızı arttırır. Unutmayın ki saygı duyulan birinin sözleri, onun öncelikleri, öğrenciler için de önemli ve öncelikli olacaktır.

 

  1. Rahat olun.

Eğer öfke kontrolü sizin için bir problem ise, aşağıdaki metotlara bir göz atın:

  • Derin ve yavaşça nefes alıp verin. Bu bir klişe ama işe yaradığını göreceksiniz.
  • Yumruğunuzu sıkıp açın ve bu işlemi tekrarlayın, aynı zamanda derin derin nefes alıp verin.

1112

  1. Meditasyon yapın.

Sessizce oturmak, sadece rahatlamanızı sağlamaz aynı zamanda yenilenmenizi, odaklanmanızı ve kendi özünüze ulaşmanızı sağlar. Meditasyon düzenli olarak yapıldığında sabır, tolerans, sevgi, bağışlama, anlayış gibi duygularınızı arttıracak ve her şeyi daha net algılamanızı sağlayacaktır.

 

  1. Ağzınıza gem vurun.

İstemediğiniz bu durum karşısında kötü sözler söyleyeceğinizi fark ettiğiniz an kendinize hakim olmalısınız. Unutmayın ki kötü söz bir yana, ses tonunuzu yükseltmek bile her kültür için utanç verici bir kontrol kaybı göstergesidir. Böylesi bir durumda öğrencileriniz tarafından baskın ve otoriter bir karakter olarak görülmez aksine otoritesini kaybetmiş bir öğretmen olarak görünürsünüz.

 

  1. Gülümseyin.

Evet, çok kolay değil mi? Birçok rahatsız edici durum karşısında gülebilmek bile inanın o durumları trajik olmaktan çıkaracaktır.

1113

  1. Orada onlar için olun.

Her davranışın üstesinden gelmenizi, gelmemizi elbette bekleyemeyiz. Hepimizin karşısında hiçbir şey yapamayacağımız durumlar olabilir ancak bu anlarda onlara yanlarında olduğunuzu hissettirmek büyük öneme sahiptir.

 

Umuyorum sınıfta öfkenizi kontrol etmeyi başarır, sağlıklı ve mutlu bir öğrenme ortamı yaratabilirsiniz.

 
Alıntı: İkincidort.com 
Kaynakhttp://busyteacher.org/21689-esl-classroom-10-ways-to-avoid-anger.html

banner182
Son Güncelleme: 26.03.2015 03:33
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
mmmmm 2 yıl önce

öğretmen olmayıp yazmak kolay arkadaş şöyle yapın böyle yapın demek te kolay bence sende yazılarına varsa kendi çocuğunda dahil evde eğitim verin önce...

Avatar
ali 2 yıl önce

hade be

Avatar
lokman 2 yıl önce

bu arastırmayı kolejde masa basında hazırlamıslardır gel bı kac ay derse gır de goreyım senı de o zaman