banner374
11 Ocak 2015 Pazar 10:40
TEOG İstatistikleri Açıklanmalıdır!
 MEB TEOG Sınavı verilerini bu sene de açıklamadı, açıklamamakta da yine kararlı gözüküyor. Sınav sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte, pekâlâ istatistikî veriler de     açıklanabilirdi. Ancak açıklanmadı. Peki, ama neden? Bu konuda çok büyük bir kamuoyu  baskısı ve birçok kişinin bilgi edinme hakkını kullanmak istemesine karşın sınava dair     istatistikler, istatistikleri de bırakın altı derse ait Türkiye geneli ortalamalarına bile ulaşmak     imkânsız. İller, okullar, müdürler ve öğretmenler kendi sınav ortalamalarını ne ile kim ile     karşılaştıracaklarını, ne kadar başarılı veya başarısız olduklarını tespit edemiyor.

Bizim, ülke olarak en ciddi sorunlarımızdan birisi de hem ulusal hem uluslar
arası arenada kendimizi boy aynasında göremememiz veya kendimizi görmeye çalışırken
adımlarımızın “dev aynasına” doğru yönelmesi belki de. Artık teknoloji çağını yaşıyoruz,
teknolojinin imkânlarından neden istifade etmeyelim ki? Ayrı bir birim kuralım, dışarıdan
teknoloji satın alalım, bu iş için yeni bir müdürlük oluşturalım da demiyorum ben. Hali
hazırda böyle bir müdürlüğümüz var zaten. Ayrıca sınav istatistiklerinin açıklanması bakanlık
adına hiçbir maliyet ve zaman kaybına da neden olmayacaktır. İstatistiklerin açıklanmasının
önündeki tek engel; yapılacak birkaç dört işlem veya basit bir bilgisayar programından ibaret.
Ülkeye “dört işlemi öğretmekten” sorumlu koskoca bakanlık yapılacak birkaç dört işlemden
kaçmamalı, istatistikleri en şeffaf şekilde açıklamalı veya bu verilerin neden açıklanmadığını
açıklamalıdır.

Çok değil bundan sadece iki yıl önce “Türkiye'nin Eğitim Haritası Çıkarılacak”
başlıklı haberler yayınlanmıştı. Haberde “Milli Eğitim Bakanlığı ve TÜBİTAK'ın işbirliği ile
hayata geçirilecek proje ile öğrenciler, yılda bir kez sınıflarında sınav olacak. Elde edilecek
veriler yeni eğitim politikalarına yön verecek, sınav test şeklinde gerçekleşecek. Bütün bu
çalışmanın hedefi öğrencilerin kazanımları ve becerilerinin haritasını çıkarmak” şeklinde
bilgilere yer verilmiş ve hemen arkasından bu sınavlarla birlikte sadece öğrenci ve ders
kazanımları değil, öğretmen performansları da belirlenecek ve hatta öğretmen maaşları da
bu yönde düzenlenecekti. Türkiye'nin eğitim haritasını çıkarmak şöyle dursun hali hazırda
Ortaöğretime geçiş için düzenlenen bu sınavın genel istatistikleri bile açıklanmıyor. Ara ara
yazılı ve görsel medyada okuduğum “Öğretmen Performansları Değerlendirilecek”, “Başarılı
Öğretmen Daha Çok Maaş Alacak” şeklinde haberler artık inandırıcılığını tamamen yitirdi.
Artık eğitim camiası içerisinde bile karşılık bulmuyor bu tip haberler.

Oysa bu bir yarıştı, ilk oturumu başladı ve bitti. İkincisi de nisan ayında. Sadece 1
milyon 287 bin 847 ortaokul 8. sınıf öğrencisi de değildi bu sınavda yarışan. Bölgeler, iller,
il MEMler, eğitim bölgeleri, müdürler, okullar, branşlar bazında dersler ve öğretmenler,
anneler - babalar da bu yarışa dâhildi. İyi de yarışın birincisi, birincileri ya da sonuncuları
kimler oldu? En başarılı, en başarısız iller hangileri? Bu denli geniş çaplı bir sınav istatistiği
eğitimimizi daha ileriye taşımak adına kullanılamaz mı? İller, il MEMler, okullar, müdürler
ve öğretmenleri bu istatistikleri kullanarak motive edemez miyiz, eğitimimizi daha ileriye
taşımak adına ülke çapında böylesine bir rekabet ortamı oluşturamaz mıyız? Bu bir fırsat değil
midir? Fırsatsa, fırsatlar değerlendirmek için değil mi?

Bu işin psikolojik ve bilimsel tarafları da var. Şöyle bir örnek geliyor aklıma tam
da bu noktada: Yapılan bilimsel bir çalışma sonucunda, farklı ortamlarda, iki farklı atlet
grubundan, birbirlerinden habersiz şekilde, zamana karşı yarışmaları isteniyor, yarışlar
sonucunda bir gruba sonuçlar hemen açıklanırken diğer gruba sonuçlar hakkında herhangi bir
bilgi verilmiyor. Tekrar koşmaları istenen yarışmacılardan ilk yarışmadaki sonuçlar hakkında
bilgi sahibi olanların istatistikleri yükselirken, sonuçların yine açıklanmayacağı düşüncesiyle
ilk yarışma sonuçları hakkında bilgilendirilmeyen grubun istatistiklerinin ise düştüğü
gözlemleniyor.

Bazı ilçe MEM'ler kendi imkânları ölçüsünde ortak sınavlara ait istatistik çalışmaları
yapıyor ve yapılan bu çalışmaların o ilçedeki okul yöneticilerini ve öğretmenleri bir sonraki
sınav için ne denli motive ettiğini, okul ve öğretmenler arasında nasıl bir rekabet ortamı
oluşturduğunu, bu ilçelerin başarılarını her geçen sınavda artırdıklarını tahmin etmek hiç de
güç değil. Çünkü öğretmen ve okulların bu şekilde takip edildiklerini hissetmeleri bile inanın
birçok şey için yeterli.

Türkiye geneli istatistiklerin açıklandığını ve “A” dersinde “B” ilinin en başarılı
il olduğunu düşünelim. Açıklanmayan sonuçlar bu ildeki öğretmenler ve eğitim camiası
açısından da bir “haksızlık” olarak değerlendirilebilir. Elbette tam tersi de mümkün. Aynı
dersten “C” ilinin de en başarısız il olarak belirlenmesi durumunda ise bu kez de bu il
adına farklı önlemler ve düzenlemeler yapılabilecekken, öğretmenler hizmet içi eğitime
tabi tutulabilecekken, sonuçlar açıklanmasına karşın kimse kılını kıpırdatmıyor, istese de
kıpırdatamıyor. Çünkü kimse sonuçları, ortada bir istatistikî veri olmadığı için, okuyup
değerlendiremiyor. Oysa temel eğitimimizin son sınıfında yapılan bu sınavlar bize temel
eğitimimiz hakkında da bir takım fikirler verebilir, ortaöğretimimizi de bu verilere göre
şekillendirebiliriz? En başarılı il, birinciliği kaybetmemeye çalışır, sonuncu olan il ise bir an
önce sonunculuktan kurtulmanın yollarını aramaz mı? Benim bütün serzenişim işte tam da bu
yüzden.
 
ÖSYM; ALES, KPSS ve YGS gibi sınavların istatistiklerini açıklarken MEB
TEOG istatistiklerini neden açıklamaz? Yoksa sorun bu iki kurum arasındaki farktan mı
kaynaklanıyor? Bu iki kurumdan birisi sadece ölçme ve seçme yaparken, diğeri ölçme
ve seçme işlemlerini yaptığı öğrencilerin eğitimlerinden de mesul. İstatistikî verilerin
açıklanmamasının kime ne faydası varsa bilen açıklasın, bizler de öğrenelim. Yoksa herkesten
saklanan bir takım sonuçlar mı var, bir şeyler gizlenmek mi isteniyor? Belki de bizlerin
“aklının eremeyeceği”, bizlerin düşünemeyeceği kadar hassas sinir uçları var da o yüzden bu
veriler açıklanmıyordur, kim bilir?

Şeffaflık adına ve bilgi edinme hakkı çerçevesinde sonuçlar, hiç değilse dersler
bazında il ve ülke ortalamaları açıklanmalı, açıklanan bu veriler kimilerince “uzay çağında”
olduğu iddia edilen, onca yatırım ve desteklemenin yapıldığı güzel ülkemin eğitimi ve eğitim
sistemini daha ileriye taşıyacak şekilde kullanılmalıdır.

Gürdal KARABIYIK
Kamuajans.com
banner182
Son Güncelleme: 11.01.2015 10:48
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol