banner374
29 Haziran 2016 Çarşamba 00:30
TEOG Sınavının Çıkmazları
 Daha telaffuzlarına alışamadan, açılımlarını yeni öğrenmeye başlamışken, yeni bir sınavla süreci başa sarıyoruz. Özellikle liseye geçiş sınavlarında bu süreç daha canlı… “OKS, SBS, TEOG” derken genç nesiller “neyi niye” yaptığını çok fark etmeden sistemin çarkları arasında eziliyor veya bu çarklardan birisi haline geliyorlar. Yalnız, yapılan değişiklikler sadece şekilsel oluyor. “Bugün hava güzel.”, “Güzel bugün hava.”, “Hava bugün güzel.”, “Güzel hava bugün.”, vs. şeklinde özü aynı olan fakat sözde değişik görünen deneme-yanılmalarla bir nesil heba ediliyor. 
8. sınıfı bitiren bir öğrenci bir sınava girerdi ve başarı durumuna göre lise tercihi yapardı, öğrencilik yıllarımda. Bu sistem eleştiriye açıktı fakat netti. Yani neyin nasıl yürüdüğü ve seneye ne olacağı belliydi. Sonraki yıllarda ise sınav ortaokul kademesinin her bir basamağına bölüştürüldü. Daha okula ne için geldiğini doğru düzgün kavrayamamış çocukları her sene stres dolu süreçler sonunda yapılan sınav sisteminin batağına attık. Sonraki yıllarda ise tekrar 8. sınıf sonuna taşındı bu sınav. Fakat bu kez her dönem bir tane olacak şekilde iki parçaya ayrıldı. Şimdilerde ise bu sistemin de değişeceği konuşuluyor. Uzmanlardan oluşan ve deneyimli bir teşkilata sahip diyeceğimiz MEB, nasıl oluyor da onca yıldır etkili bir sınav sistemi geliştiremiyor. Bunun yolu her makul akıl için belli aslında:
Uzun vadeli,  gerçekçi ve uygulanabilir bir plan yapmak
Sınav sistemini daha fazla beceriyi kapsayacak ve okullardaki performansı objektif olarak ölçülecek şekilde düzenlemek
Bu programları, belirli gelişmeler ve alt yapı çalışmalarıyla bir süre sonra öğrencilerin becerilerine göre şekillenecek kişisel eğitim programlara dönüştürmek
Yukarıdaki maddeler ışığında, sistemli, özverili, ciddi ve samimi planlar geliştirilip uygulanmasıdır gereken. Ama sanki MEB ortaçağ simyacıları gibi kömürü altına çevirecek formülü aramaktadır. Diğer yandan, getirilen sınav sistemleri genellikle bu alanda başarılı olmuş ülkelerin sınav sistemlerini taklitten öteye geçmemektedir. Bu sistemler ise çoğu zaman ülkemizde tutmamaktadır. Çünkü ülkemizde ne o ülkelerdeki ekonomi, ne anlayış, ne altyapı, ne uzmanlık, ne de fırsat eşitliği vardır. Bu sebeple kâğıt üzerinde oldukça “modern”  görünen ama uygulanabilirliği sorgulanacak sistemler çöplüğüne dönmüştür ülkemiz.
Konu uzun ve hazin… Yazının başlığında da belirttiğim gibi TEOG sınavının çelişkilerinden bahsederken aslında sistemin de çelişkilerinden bahsetmiş olacağım. Bu sebeple yazıyı fazla uzatmadan TEOG sınavının çıkmazlarından bazılarını söyle sıralayabilirim:
TEOG sınavı ile, 8. Sınıf öğrencilerinin her iki dönemdeki derslerinin 2. sınavları yapılmaktadır. 1. ve 3. sınavlar öğretmenlerin kendi yapacakları yazılılardan oluşmaktayken, MEB’in 2. sınavı yapmasının ne mantığı vardır? Çünkü 1. ve 3. sınavlarla 2. sınav arasında çoğu zaman uçurum oluşmaktadır. Kimi öğretmenler –ki doğrusu da budur bence- öğrencilerin seviyesini dikkate alarak ders işlemekte ve yazılı sorularının düzeyini belirlemektedir. Madem MEB yazılı yapmak istemektedir o halde her dönemdeki üç yazılıyı da kendisinin yapması daha mantıklı değil midir?
Sınavlar 2. yazılı olarak yapıldığından öğrenciler 3. yazılıları çok fazla dikkate almamakta, 2. yazlılardan sonraki konulara karşı dikkatleri dağılmaktadır. Özellikle 2. dönem sonunda 2. yazılılardan sonra okullarda eğitim-öğretim bitme noktasına gelmektedir.
Yine sınavlar 2. yazılı olarak yapıldığından veliler ve okul idaresi öğretmenlere son yazılılar için baskı yapmakta, sınavların kaderi haksız rekabetlere kurban edilmektedir. Bazen öğretmenler kendi egoları ve başarı grafikleri için fazladan not dağıtmaktadır. Bu durum tam tersi refleksler de doğurabilmektedir. Öğretmenler kendi branşlarında, TEOG sınavından düşük bir ortalama elde ettiklerinde, tutarlılık açısından son yazılıları zor yapmakta ve öğrencilerin notlarını düşürmektedirler. Ki her dönem sonunda MEB’in diğer notlarla TEOG notları arasındaki tutarsızlıklarla ilgili soruşturma başlatacağını söylentisi yayılır. 
TEOG sınavı objektif ve ayırt edici bir sınav değildir. Her dersin soru sayısı 20 olduğundan, öğrencilerin “sallayarak” tutturma olasılıkları oldukça yüksektir. Dersle ilgisi olmayan öğrencilerin sallayarak, dersle ilgilenen öğrencilerin aldığı notları geçtiğine defalarca şahit olmuşumdur. Her soruyu A şıkkı yapmak bile öğrenciye o dersten en az 5 doğru yaptırabilmektedir.
TEOG sınavının öğrencilerin kendi okullarında yapılması da çeşitli sorunlara neden olmaktadır. Özellikle okula ve birbirine aşina olan öğrenciler sınav disiplini anlamında sorun çıkarmakta, şahit olmasam da kopya söylentileri birçok kişinin kulağına gelmektedir.
TEOG sınavında her ders için standart 40 dakika verilmesi gerçekçi bir uygulama değildir. Zira matematik için bu süre yeterli iken din kültürü ve ahlak bilgisi veya İngilizce dersleri için fazladır. Bu da öğrencilerin hızlı düşünebilme becerisinin önüne ket vurmaktadır.
TEOG sınavının gerçekçi bir sınav olmadığı ve amacına yeterince hizmet etmediğini anlatmak için bu maddeler yeter de artar bile. Geleceğin yetişkinliklerini daha etkili, daha gerçekçi, potansiyellerini daha çok ortaya çıkarıcı sınav sistemleri oluşturmak, şimdinin yetişkinleri olan bizler için bir vazifedir. Aksi halde, “neden ülkemiz hala gelişmiş ülkeler arasında yer almıyor”, sorusu daha uzun yıllar soruladuracaktır.
                                                                                                                                                     Müslüm KARAKUŞ
                                                                                                                                                        Eğitim Uzmanı
banner182
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
Ayşegül Bilgin 6 ay önce

Yazınızı okuduğumda içimden Geçen şuydu keşke tek sorunumuz bu olsa dedim.sınıf öğretmeni olarak el yazısı diretmesi,4+4+4 ün götürdükleri, ilkokula başlama yaşı,Norm fazlası öğretmenler gibi gibi... teogdaki gösterdiğiniz sıkıntılara katılmakla beraber eğitimde uzun vadeli planlar çözüm önerinizin eğitimin temeli olan ilkokul kademesi için de düşünülmesi gerektiği su götürmez bi gerçek olsa gerek