banner406
03 Haziran 2017 Cumartesi 11:22
TEOGS’yi Değersizleştiriyor muyuz?

Açıklanan sonuçlara göre Türkiye genelinde 15 bine yakın öğrencinin, 120 soruda  120 doğru yaptığı ile ilgili dış paydaş konumunda olan Eğitim-İş cephesinden bu durumun olağan olmadığını sorgulayıcı bir açıklama geldi (Aslında binlerle ifade edilen birinciler, sadece bu yılın değil, TEOGS’nin yapıldığı diğer yılların da ‘olağan olmayan’  bir gerçeğidir). Ve bu açıklama, bazı kamu-eğitim sitelerinde haberleştirildi.

Elbette, bir eğitim sendikası olarak Eğitim İş’in,  üstlendiği görev ve sorumluluk gereği,  ilgi alanında olan bir konuya dair sorgulayıcı bir düşün ve tutum içinde açıklamada bulunması, kimsenin elde ettiği  başarı üzerinde bir şaibe ya da kuşku oluşturmak maksadı taşımaz, ayrıca kimsenin kazandığı başarının kaynağı olan  alın terine ve emeğine  de  bir  halel  getirmez.

Özellikle eğitim-öğretim ile ilgili iş/işlemlerde sorgulayıcı olmak, her daim her konuda olabilmelidir. Eğitim-öğretim ortamında gelişimin önünün açılabilmesi, her yönden ilerleyebilmemiz, yanlışları eksiltmek ve  doğruları çoğaltmak için sorgulayıcı eleştirel metot şarttır diye düşünüyorum. Bu yazıda da, bu noktadan ve perspektiften hareketle  bu konuya ilişkin sorgulayıcı bir yaklaşım tarzı ile bakacağız.

Öncelikle,  hakkıyla ve emeğiyle 120 soruda 120 doğru yapmış olan her öğrencimizi, alın teri hakkıyla elde ettikleri başarılarından dolayı onlara emek veren ve yardımcı olan öğretmenleriyle birlikte tebrik ederiz. Ve başarılarının, her alana yayılarak devam etmesini temenni ederiz.

Yalnız, bilinmelidir ki, özellikle son yıllarda,  ülke genelinde,  bir ders yılı içinde  iki kez belli aralıklarla gerçekleştirilen  4 oturumlu (her dönem 2 güne yayılan her bir gün için üçer sınavlı 1 oturum olmak suretiyle dönem başı  2 oturumlu sınavlar grubu olarak nitelendirilebilir)  TEOGS’de binlerce öğrencinin,  120 soruda  120 doğru yapmış olması, kamuoyu nezdinde (özellikle iç-dış paydaşlar)  birtakım kuşkuları ve endişeleri beraberinde getirerek,  çözüm odaklı sorgulayıcı bir pencere açmamıza neden olmaktadır. Şöyle ki;

  1. Daha önce 8.sınıflara yönelik  olarak yapılan sınavlarda bir elin beş parmağını geçmeyen birinciler,  ne oldu da,  nasıl oldu da TEOGS’de binlerle sayılır duruma geldi?
  2. Oransal olarak birincilerdeki bu artış, özellikle PISA’da, başka uluslararası yarışma alanlarında yapılan ölçme değerlendirmeye dönük sınavlarda ve en önemlisi ÖSYM’nin yaptığı LYS’de neden  bu sonuçlara paralel bir seyir izlemiyor? Yani, özellikle  bu alanlarda,  TEOGS’nin etkisi ve getirisi neden gözlemlenebilir derecede değildir?
  3. TEOGS’ye  yani merkezi ortak sınavlara, öğrencilerin kendi okullarında katılmaları, o okullarda her ne kadar kendi öğretmenleri görevli değilse de,  bu sınavlarda  kendi okul yöneticilerinin bina sınav komisyon üyesi olduğu gerçeğini görmemize engel değil, bu bakımdan düşünüldüğünde bu görüntü dışarıya bir kuşku ya da şüphe  izlenimi vermiyor mu? Bunun ortadan kaldırılması gerekmez mi?
  4. 120 soruda 120 doğru yapmak sıradanlaştığında,  120 soruda  119 ya da 118 vs... doğru yapmak değersizleşebilir mi? Binlerin,  120 soruda 120 doğru yapmasının, 120 soruda 119-118-117 ... doğru yapanlara ne gibi olumsuz manada psikolojik ve sosyolojik etkileri ya da tesirleri olabilir?
  5. Bu sınavlar, öğrencilerin kendi okullarında yapılması hasebiyle Türkiye genelinde yani her bir okulda aynı standartta, ciddiyette, düzende, önemde, titizlikte, duyarlılıkta  ve disiplinde yapılmakta mıdır? Yoksa, öğrencilerin kendi okullarında sınava katılmaları,  yapılan sınavlara dönük  olarak güvensiz bir izlenim mi yaratmaktadır?
  6. Bu bağlamda, okulların kendilerini göstermek, okul müdürlerinin kendi reklamlarını yapabilmesi  için TEOGS’lerin bir yarışma arenasına dönüştüğü  gerçeğinden hareketle gelecek ders yılından itibaren öğrencilerin bu sınavlara başka okullarda girmesi, yukarıda söz ettiğimiz dışarıdan bakılan gözlerin sınavlara dönük ya da ilişkin edindiği güvensiz-kuşkulu izlenimini ortadan kaldırabilir mi?
  7. Okulun ve öğretmenin başarısının bu sınavlara endekslenmiş olması ve bu sınavların adeta  okullarda açılan kursların verimliliğini test eden bir araç gibi görülmesi, okul nezdinde bu sınavların amacı dışında anlaşılmasına mı neden olmuştur ve bu sınavlar reklamsal bir boyuta mı taşımıştır? Yani okulun yöneticisinin ve öğretmeninin başarısının yegane somut delili bu sınavlar mı olmuştur?
  8. Öğrencilerin ve öğretmenlerin kendilerini hem ilk dönem hem de ikinci dönem bu sınav tarihlerine endeksleyerek,  o tarihlerden sonra sanki eğitim-öğretim dönemi bitmiş gibi davranmaları, okullara ‘bu sınavlarla yatıp kalkan bir okul’  izlenimi vermiyor mu?   Bu durum, bu şekilde anlaşılan TEOGS’lerin okulları kıstırdığının ve kısıtladığının bir göstergesi değil mi? Başarısı bu sınavlara indirgenen ya da endekslenen  bir okul , öğretmen ya da yönetici,  başka alanlarda öğrencilerine ne katkı sunabilir? Ve en önemlisi kısıtlanan, kıstırılan bir okul, eğitim-öğretim alanında nasıl çığır açabilir?
  9. Özellikle eski zamanlarda,  beden eğitimi-resim-müzik gibi derslerden, bir sınıfta bulunan neredeyse herkes 100 tam puan alırdı, bu durumda 98 puan alan öğrenci kendi puanı için ‘düşük not’ psikolojisine girerdi, 100 tam puan alan ise o puanı ‘kıytırık puan’ olarak görürdü, bu nedenle bu derslere gereken önem, değer verilmez ve özen gösterilmezdi,  bu derslerin amacı öğrenciler üzerinde genellikle kazanıma dönüşemezdi, çünkü nasıl olsa sonuç belliydi, bir sınıfta neredeyse herkesin 100 tam puan alacağı bir sonuç tablosu ortaya çıkacaktı,  işte buradan gidersek, TEOGS’lerin de öğrenciler nazarında bu yola evrilme gibi bir ihtimali her geçen gün yükselmiyor mu? Yani öğrenci ve veli nazarında TEOGS’ler,  bir sınıfta 120 soruda 120 doğru yapan neredeyse tüm öğrencilerin olması hasebiyle beden eğitimi, müzik, resim gibi derslerle ilgili geleneksel not algısına ve bakışına sahip olmuyor mu, bu bakımdan da mevcut değerini, önemini ve itibarını giderek yitirme riski ile karşı karşıya değil mi? Ayrıca, veli nezdinde de, öğrencinin TEOGS’de  aldığı tam puana bakış ve algılayış, ‘zaten herkes alıyor’ gibi bir söylemle küçümseyici bir yaklaşıma dönüşebilir mi?
  10. TEOGS’lere dönük olarak,  beden eğitimi-müzik-resim gibi derslerin notlarına yönelik oluşan malum küçümseyici algının, anlayışın ve bakışın oluşma riski var mıdır?
  11. TEOGS’nin değersizleşmesi ve önemsizleşmesi, toplumda bir müddet sonra TEOGS’lere dönük olarak ‘göz boyayan-şişirilen yararsız  ölçme değerlendirmeler’ nitelendirmelerine ya da etiketlemelerine yol açabilir mi?
  12. Bir sınıftaki neredeyse tüm öğrencilerin,  TEOGS’lerde 120 soruda 120 doğru yapmış olması kamuoyu nezdinde ‘şişirilen sınavlar’ algısına yol açmaz mı? Okullar da o öğrencilerinin, YEP bazında  doğru adedi bakımından yani sınavlarda fire vermeyen başka okulların benzer öğrencilerinin gerisinde kalmaması için  yazılı sınav ve derse katılım-proje gibi puanlarını 100 tam puanlarla şişirme yoluna girmez mi? Bu durumda, okullar puan bazında hormonlu başarılı öğrenci yetiştirmiş olmaz mı? Ve bu başarılar, hormonlu üretimin kazancı gibi değil midir sizce?
  13. Bu sınav sonuçları bağlamında düşünürsek,  tavan ile taban arasındaki yığılma, hiyerarşinin orta yerinde bir daralmayı beraberinde getirmiyor mu? Tavan ile taban arasında bir daralma ile puansal başarı bazında  iki tip öğrenci çıkmıyor mu karşımıza? Bu tipleştirme, eğitim-öğretim ortamında keşfedilmeyi bekleyen bir kuşağın kaybedilmesine yol açmıyor mu? Ve böylece TEOGS endeksi bu kuşağa fatura edilmiş olmuyor mu?
  14. Yukarıda ifade ettiğimiz üzere 120 soruda 120 doğru yapan öğrencinin, diğer binlerin önünde,  puan bazında (YEP) yerini alabilmesi için okulundan gelen puanının tam olması gerektiğini göz önüne alırsak, bu durum bu öğrenciye verilen tam puanlar üzerindeki ‘şişirme puan’ algısını ve izlenimini nasıl ortadan kaldıracak? Bu tablo karşısında, ‘hak eden’ ile ‘hak etmeyen’ gibi bir kategorize etme baş gösterirse, bu durum,  en çok emeğinin ve bileğinin hakkıyla, alın teriyle o puanı alan öğrencilere büyük haksızlık olmaz mı? Bu sınavların hem yapılış tarzı hem sonuçları hem de diğer tartışmalı yerleri üzerinde kafa yorularak,  emeğin, alın terinin ve bileğin hakkını daha değerli kılacak yani değersizleştirmeyecek bir hale yola ya da doğru yola koyma girişimi yerinde, makbul ve uygun olmaz mı sizce?
  15. TEOGS’lerde binlerle ölçtüğümüz üstün başarıların bilimsel anlamda, uluslararası platformlarda gerçekleştirilen PISA vs... değerlendirmelerde bir karşılığının olmasını beklememiz olağan değil mi? Ve bu beklentinin karşılanamaması  durumunda,  TEOGS’ler üzerinde ölçme değerlendirme bağlamında kamuoyu nezdinden yapılan sorgulamanın daha da artması olağan olmaz mı sizce?
  16. Hülasa; TEOGS’yi ve onun üzerinden,  yapılan diğer  sınavları ve kazanılan  başarıları, bu şekliyle ve esasta,  mevcut kurulu-kurgulanmış düzen içinde,  kendi ellerimizle basitleştirip değersizleştiriyor muyuz? Emeği de, alın terini de,  bu kabın içinde eritmiş ya da tüketmiş  olmuyor muyuz?

Dilerim, her okul, öğretmen, yönetici bu sorulardan kendilerine düşenleri alır ve onun üzerinde düşünmeye koyulur, amacım aslında budur...

  •  TEOGS’deki üstün ve ülke geneline bakıldığında her yerden fışkıran başarıların, uluslararası arenada özellikle bir karşılığı olmalı diye düşünüyorum naçizane...

Bireysel bazda düşünüldüğünde her geçen gün  bayağılaşan ve kalitesizleşen toplumumuzda, TEOGS’ye giren ve yüksek başarı elde eden  kuşağın,  kattığı bir değer olmalı topluma  o zaman ki,  bu yüksek başarıların bir anlamı ve sonucu yani ürünü-çıktısı olmuş olsun...  Yoksa, işte o an, TEOGS’ler gerçek ölçme değerlendirme olarak görülmez...  Günden güne önemini de, değerini de yitirir...  Ben, böyle bir gidişat görüyorum, dilerim gerekli önlemler alınır ve insan kalitesi açığımızın olduğu şu günlerde, TEOG kuşağı bu açığımızı kapatır...

Yanılırsam, TEOG kuşağının,  özellikle bilimsel alanda,  uluslarası yarışmalarda kazandığı başarılarının önünde saygıyla ve mahcubiyetle eğileceğim...

Yusuf SEVİNGEN 

Anahtar Kelimeler:
TEOG
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
yeşim 2017-06-05 05:30:05

değerli miydi ki? ortaokullarda çocuklar teog branşlarına kilitlenmiş durumdalar. robottan farksızlar. bir yerde patlayacak ama nerede bilmiyorum