07 Eylül 2019 Cumartesi 18:16
Üniversite dönemi gençlerin psikolojisini etkiliyor

Her birey, yaşamı boyunca pek çok değişim geçirir ve her değişim bir döngüye tekabül eder. Sosyal roller, kim olduğunun sorgulanması, yaşantılar her evrede yeni baştan tanımlanır. Üniversiteye başlama dönemi de ergenliğin çalkantılı evresinin durulmaya başladığı, insanın kendini daha anlaşılır bir şekilde keşfettiği, hayattaki hedeflerin bulunmaya çabalandığı ilk yetişkinliğin başlangıç dönemine denk geldiği gözlemlenir. Medicana International İstanbul Hastanesi Uzman Psikolog/Pedagog Reyhan Ateş Yücel, üniversiteye yeni başlayan gençlerin psikolojisi hakkında önemli bilgiler verdi.

Gençler kendi sorumluluklarını alabilmeli

Psikolog Reyhan Ateş Yücel, üniversiteye başlamayla birlikte gençlerin, bağımsızlığını kazanarak ailesinden duygusal olarak ayrışabilmesi gerektiğini, bağımsız ilişkiler geliştirerek kararlarına yön verebilmesinin önemine değinerek, "Bu ayrışma, ebeveyni dışsallaştırma değil, hedefleriyle kendi yaşamının sorumluluğunu alabilmesi, okul bittiğinde kendine maddi ve manevi olarak bakabilme becerisini kazanabilmesi demektir. Ancak lise döneminin son yıllarında, bahsedilen gerçekliğin algılanması o kadar da kolay değildir. Gençler lisede yoğun hazırlık ve sınav telaşının ardından sadece üniversiteli olma hayali ile tercihlerini yaparlar. Bu hayal gerçekleştiğinde ise bir boşluğa düşebilirler. Üniversiteli olmak demek sadece bir meslek ve diploma edinmek değil bundan çok daha fazlasıdır.Kendini yeniden bulma, isteği yönünde hayatını şekillendirmeye başlama, daha bağımsız olma vb. gibi farklı gelişimleri içinde barındırır" diye ifade etti.

Hedefler belirlenmeli


Üniversiteye başlarken hedeflerinizi iyi belirlemesi gerektiğini açıklayan Reyhan Ateş Yücel, şu konulara dikkat çekti: "Okul bittiğinde yapmak istedikleriniz, öğrenim sürecinde kendinizi nasıl zenginleştirebileceğiniz vb. gibi hedefleriniz olmazsa hayal kırıklıkları da beraberinde gelebilir. Kazandığınız hatta kayıt olduğunuz bölüm kaderiniz olmak zorunda değildir. Size ve hedeflerinize uygun olmadığını düşünüyorsanız bölümü bir sonraki yıl değiştirebilir ya da yan dal, çift dal gibi imkanlarla kendinizi ve hedeflerinizi yeniden tanımlayabilirsiniz. Üniversiteli olmak demek sadece derslere girip çıkmak demek değildir. Okulunuzun size sunduğu imkanlardan faydalanmalısınız. İlgileriniz doğrultusunda okulun kulüp etkinliklerinden yararlanmayı, üniversitenin çok kültürlü yapısını tanımayı ve anlamaya çalışmayı, kendinizi zenginleştirmeyi ve eğlenmeyi unutmayın".

"Dilinizi geliştirmeyi unutmayın"

Reyhan Ateş Yücel, sadece okulun sunduğu ders programlarıyla yetinilmemesi gerektiğinin altını çizerek, "Unutmayın okul, dört yıllık bir süreçte size mesleğiniz ve sizin için gerekli tüm donanımları sunamaz. Kendini zenginleştirmek, daha fazla öğrenmek kişisel çaba ile olur. Kendinizi bu anlamda zorlayın, çok okuyun ve yabancı literatürü mutlaka tarayın. Gerekirse daha birinci yılın sonunda kendinize staj imkanları oluşturmaya çalışın. Dil olarak da kendinizi geliştirmeyi ihmal etmeyin. Sadece akademik kariyer için değil, dünyada bir yer edinebilmek, farklı kültürleri anlama ve bakış açınızı zenginleştirmek için de öğrenmeyi bir yaşam şekline dönüştürme gayret edin. Ekonomik bağımsızlığınızı kazanmaya küçük adımlarla başlayabilirsiniz. Üniversitelerin panolarında sıklıkla küçük iş ilanları çıkar, bunları mutlaka takip edip, yarı zamanlı çalışmayı deneyin. Son olarak kendinize, nasıl bir gelecek hayal ettiğinizi sorun ve daha birinci yıldan itibaren bu hayalin gerçekleşmesi için gerekebilecek çalışmaları ve çabaları göstermekten çekinmeyin" önerisinde bulundu.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.