banner374
05 Ocak 2016 Salı 09:27
YÖK’ten değişim atağı ve kalite?
 Peki kaç soruda 20 net?
160 soruda!

Dünyanın neresinde yüzde 12.5’lik başarı kalite ölçütü olarak ele alınır, sormak gerekir!

Lisede 6-7 dersi zayıf olan sınıf geçiyor, meslek liselerinde dört işlemi bilmeden mezun olanlar sınavsız üniversiteye giriyor, yüzde 12.5’lik başarıyla YGS barajı aşılıyor.

Çok daha vahimi, kontenjanlar dolmadığı için barajı aşan herkes üniversiteli, üniversiteli olan herkes de üniversite mezunu olabiliyor...

Başkan ne diyor?

YÖK Başkanı Yekta Saraçkaliteyi artırma konusunda iddialı ama radikal değişiklikler yapmak yerine, kurbağayı ürkütmeden, ufak dokunuşlarla sistemi düzeltmeye çalışıyor.

Bunu yaparken de MEB’in yetki alanına girmek istemiyor.

Örneğin lise mezuniyeti için bakalorya ya da bitirme sınavı teklifine çok sıcak bakıyor, “Bakalorya kaliteyi yükseltir, başvuru sayısını azaltır, çok da iyi olur ama bu bizim işimiz değil” diyor.

Sınavsız geçişlerin üniversitelerde kaliteyi düşürdüğüne inanıyor, sınırlama getirilmesine ya da kaldırılmasına sıcak bakıyor ama bu bizim işimiz değil Meclis’in işi diyor. Çünkü yasal değişiklik gerekiyor.

Üniversitelerin girdileri gibi çıktılarının da kalite kontrolünden geçmesi gerektiğine inanıyor, destekliyor, yasal zemin hazırlıyor “Ama bu bizim değil, özerk, farklı bir kurumun işi olması gerekir” vurgusunu yapıyor.

Birbirinin kopyası üniversite fikrine o da karşı, her üniversitenin farklı bir alanda ihtisaslaşmasından ve ülke sorunlarına sahip çıkmalarından yana “Ama bu konuda da son sözü söyleyecek kurum biz değiliz. Kalkınma Bakanlığı ile işbirliği içerisindeyiz” diyor, başka bir şey demiyor.

Başkan Saraç’ı dinledikçe, vah YÖK vah diyesiniz geliyor.

Ne gariban bir kurummuş da haberimiz yokmuş!

Hazır anayasa değişikliğine giderken yetkilerini biraz daha artırsalar ne güzel olur!..

Şaka bir yana, Başkan Saraç’ın iyi niyetine şüphe yok ama görünen o ki tek başına eğitim sistemini düzeltmelerine de imkân yok...

Eğitim reformu şart!

Tek başına iktidar dönemleri köklü reformlar için bulunmaz bir fırsat.

Ama nedense reform deyince aklımıza hep ekonomi ya da anayasa değişikliği geliyor.

Oysa eğitimde lime lime dökülüyoruz.

Yani iyi doktor, mühendis, yargıç, gazeteci, politikacı, öğretmen yetiştirmeden, istediğiniz kadar reform yapın, hiçbir anlamı olmaz.

Her şeyden önce, ortak değerleri olan yurttaşlar yetiştirmeliyiz!

Abbas Güçlü
banner182
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol