EĞİTİMDE İKİ YARIM BİR TAM ETMEZ

Daha önceki yazımda “Hani Teog Kalkmıştı?” diye sormuş ve sistemin neden yürümeyeceğini bir sonraki yazımda açıklamaya çalışacağımı ifade etmiştim. Yani bu yazı, bir önceki yazının devamıdır. Dolayısıyla birlikte okunmasında fayda vardır.

Öğrencilerimle eğitimin geleceği üzerine konuşurken hatalardan, yanlışlardan ve olması gerekenlerden bahisle dedim ki “Eğitimde iki yarım bir tam etmez.” Bu makalenin başlığı da oradan çıktı. Aslında başlığı “Tüm liseler fen lisesi olsun” diye çoktan belirlemiştim.

Her neyse. Mevzu, başlıktan daha mühim. TEOG yerine gelen liselere geçiş sisteminin çıkmazları üzerine söylememiz gerekenler var. 2018 yılında liselere geçiş için sınava giren yaklaşık 1 milyon 200 bin öğrenciden 91 bini açıkta kalırken 342 bin kontenjan ise boş kaldı. Sistem sadece bu verilere göre bile “işlemiyor.” Öte yandan Bu yerleştirme sonucunda 224 bin 950 kontenjanı bulunan Anadolu imam hatip liselerine 117 bin 662 öğrenci yerleşirken bu liselerin 107 bin 288 kontenjanı boş kaldı. 481 bin 482 kontenjanı bulunan Anadolu meslek programlarına 267 bin 448 öğrenci yerleşirken 214 bin 34 boş kontenjan kaldı. Bu rakamlar ilk yerleştirme sonuçlarına göre oluştu. 4 defa nakil hakkı verilen öğrenciler meslek liselerinden ve imam hatiplerden kaçmaya devam etti. Son rakamlar elimizde olmamakla birlikte yerel verilerden hareketle imam hatip liselerinin % 60’ı, meslek liselerinin %65’inin boş kaldığı bir sistem ile karşı karşıyayız. Diğer taraftan bütün çocukları doktor yetiştirmek üzere motive edilmiş aileler öğrencilerine 40 kişilik Anadolu liselerine gönderdiler.

Rakamlarla devam edecek olursak öğrencilerin % 75’i Anadolu liselerine % 25’i meslek ve imam hatip liselerine yerleşti. Durum olması gerekenin tam tersidir. Sanayileşmiş, kalkınmış toplumlarda mesleki yeterlilik sahibi elemanlara ziyadesiyle ihtiyaç vardır. Dolayısıyla meslek lisesi oranı % 70 civarıdır. Bizde ise tam tersi bir sonuç ile karşı karşıyayız.

Bu sonuçların ötesini de düşünerek bir değerlendirme yapalım. Anadolu liselerine giden 900 bin öğrencinin kaçı üniversite kazanacak? 100 bin olsun. Peki, bunların kaçı iş bulacak? 50 bin. Geriye kalan 850 bin gencimiz ne olacak? Meslek edinmediler, mesleki eğitime gitmediler, mesleki formasyona sahip değiller ve mesleki istidatları varsa bile köreldi. Evet, bu durumda ne yapacak bu gençler? Memleketimizin geleceği adına endişe verici bir durumdur bu.

Olması gereken bellidir. Mesleki eğitimin çeşitlendirilerek oranın arttırılması gerekir. Hayatın içinde yer alan her meslek mutlaka meslek lisesinde teorik eğitim ve diploma ile izne tabi kılınmalıdır. Fırıncılıktan, boyacılığa, inşaat demirciliğinden oto yıkamacılığa, yalıtım işlerinden dekorasyon işlerine her alanın mutlaka meslek liselerinde bir karşılığı olmalıdır.

Bir diğer husus ise sayın cumhurbaşkanımızın her seferinde gurur duyduğunu söylediği imam hatiplerin içler acısı halidir. “Ne gerek vardı bu kadar imam hatibe” şeklinde kamuoyunda yerleşik algının yanlışlığını birileri anlatmalıdır. İmam hatipler bu memleketin umudu olduğu kadar İslam dünyasının da umudur. Temel dini bilgisi olmayan insanların merdiven altı örgütlerin elinde ne hale gelebildiğini çok acı tecrübelerle gördük. O halde nedir bu imam hatip düşmanlığı? Müfredatı bile bilmeyenlerin ahkam kesmesine artık dur denilmelidir.

Sahi sayın cumhurbaşkanımızın imam hatiplerin bomboş kalan kontenjanlarından haberi var mı? Yoksa dershane meselesi gibi mi?

15 Ekim’de Milli eğitim bakanımız tarafından milli eğitim vizyon belgesi açıklanacak. Çok büyük beklentiler var. Arkasına kamuoyu desteğini ve öğretmenlerin gönlünü kazanarak eğitim camiasına alan sayın bakandan beklentiler de çok büyük. Ancak kamuoyuna sızan bilgilere bakılırsa liselerin 3 yıla düşmesi, ders saatlerin düşmesi gibi palyatif öneriler meselenin derinliğinden uzaktır. Şimdiden söylemiş olayım, bu tür yaklaşımlar çözüm üretmez, karmaşa doğurur. Bir de bakarsınız rüzgar kesilmiş. Sonra tekrar başa döneriz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.