banner374
                                         

                 Emekli Akademisyen Hasan Güneş yazdı: Özgürlük bağımsız olabilmektir. Ancak, bu süreç kolay edinilmeyen bir süreçtir. Özgürlüğün, birey ve toplum açısından önemi, özgür bireylerin hangi ortamlarda yetiştiği ve bunlardan ailenin ve okulun yeri ve önemi bu makalenin konusunu oluşturuyor.

                  Mutluluğun anahtar öğelerinden biri, bireyin kendisi olmasıdır. Yani, değerlerini, inançlarını, tutkularını özgürce yaşamak bireyi mutlu edebilmektedir.

         Bunu yanında, seçimlerini özgür biçimde belirleyebilmek önemli bir yer tutuyor. Örneğin, sağlıklı bir eş seçimi için başta özgür olmak gerekiyor. Bu ve benzeri seçimler entelektüel birikimle ilgili. Eleştiremeyen, sorgulamayan düşünmeyen bir birey, seçimlerini özgürce belirleyebilir mi? Kuşkusuz, bu önemli işlevi yerine getirecek en önemli öğelerden biri, çağdaş, ilerici ve demokrat eğitimdir. Yoksa, bizde olduğu gibi neoliberal eğitim düzeni ile değil.

         Yine seçimlerden en önemlisi bir meslek seçiminde önemli bir payı olan üniversitede bölüm seçimidir. Üniversitede derslerini okuttuğum öğrencilerin yarısına yakını bölüm seçiminde kendilerinin değil ailelerinin söz sahibi olduğunu belirtmeleri beni oldukça şaşırtmıştı. Yine, Türk bilim dünyasın emek veren bir bilim adamının konferansını dinlemiştim. Bilim adamı, bölüm seçiminde ailesinin rolü olan bir öğrencinin, mutlu olmadığı gerekçesiyle intihar ettiğini belirtmişti.

   Oy verme davranışımızda  da sorunlar bulunuyor. Oy verme özgürlüğünü başkasına ipotek eden var. Yine, aile içi kararlarda söz sahibi olmayan kadınlarımız çoğunlukta.

       Genel anlamda özgür olmayan bireylerin yeniliklere açık olması beklenemez. Böyle bireylerin çevrelerine uyum sağlamadığı için mutlu olmaları da beklenemez.

       Bu olayı ve sonuçları toplum açısından ele aldığımızda, toplumsal kurumlardan etkili olmalarını beklemek mümkün değil. Örneğin, yukarıda ele alınan “oy verme” davranışının biçimi diğer toplumsal kurumları olumsuz etkilemesi kaçınılmazdır.

        Eğitim düzeni, bireyin özgürleşmesinde başlı başına rol oynuyor. Çünkü, eğitim  sistemi bireyin problem çözme, karar verme, eleştirel düşünme ve yaratıcılığını etkiliyor. İdeal koşullarda eğitim düzeninin bireyin özgürleşmesini sağlaması gerekiyor. Ancak, sorunlar yumağı olan eğitim sitemimiz ile değil. Okullaşma oranları istenen düzeyde değil. Okullarda eğitim yöneticiliğinin bir uzmanlık gerektirdiği ve bu yönde eğitimin şart olduğu göz önüne alınmıyor.

          Diğer taraftan okullarda ve sınıflarda genel anlamda demokratik bir sınıf iklimi görmek mümkün değil.

      Yine aile içinde sorunlarımız bulunuyor. Şiddet yerini önemli ölçüde yerini koruyor.

         Sonuç olarak sağlıklı birey ve toplum yaratmada bireyin özgürleşmesi önemli bir etkendir. Bu koşulu sağlayan en önemli olgu ise eğitimdir. Ancak, ülkemizde bulunan eğitimsel sorunlardan dolayı bireyin özgürleşmesi bir yana bağımlı bireyler yetişiyor. Sorunun çözümü bireylerin özgürleşememelerinin nedenlerinde gizlidir. Bunu başka anlamı eğitim düzenimizin yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor.  

Hasan Güneş

Emekli Akademisyen

hgunes0202@gmail.com

   

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol